Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/107
2026/61
4 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/107 Esas
KARAR NO : 2026/61
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 08/10/2025
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "21/05/2025 tarihinde "... ili ... ilçesi ... " adresinde davalı ... maliki olduğu ve ... kontrolünde olan ... Plakalı araç davacının maliki olduğu ... plakalı araca çarparak aracın hasar görmesine sebep olmuştur... plakalı araç, ... Sigorta AŞ nezdinde ... poliçe no’lu Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanmıştır.Dava konusu olayda davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç dönüşü kaçırdığı ve sağdan araç gelip gelmediğine bakmadığı ve trafik kurallarına riayet etmediği için seyir halinde bulunan müvekkile ait ... plakalı aracının sol ön ve yan kısımlarına çarparak maddi hasarlı trafik kazası oluşmasına sebebiyet vermiştir. Söz konusu kazanın meydana gelişinde müvekkile atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmamaktadır. Nitekim kaza tespit tutanağında da; plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46.madde kuralını ihlal ettiği sabittir. Görüldüğü üzere davalı yan %100 kusurlu olup meydana gelen zarardan dolayı tam sorumlulukları mevcuttur.04/08/2025 tarihinde tarafımızca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup 18/08/2025 tarihinde anlaşmama tutanağı tanzim edilmiştir. Toplantıya araç sahibi ... Ve sürücü ... katılmamıştır.Müvekkile ait olan dava konusu araç o süreçte müvekkilim tarafından tamir ettirilmiş ve masrafları yine kendisi tarafından karşılanmıştır. Dava konusu araç ...markalı 2025 model motosiklettir. Araç kaza tarihinde sıfır olup henüz 1.000 km iken kaza meydana gelmiştir. Aracın rayiç bedeli o dönemde 320.000,00 TL civarındadır. Fakat kazadan sonra araçta meydana gelecek onarımlar ve bu onarımların bedeli aracın sigorta tramer kaydına işlendikten sonra araç üzerinde değer kaybı gerçekleşecektir. Zira dava konusu aracın bu ilk kazası olup öncesinde herhangi bir kazaya karışmamış, herhangi bir onarım ve tamir görmemiştir. Bu iddiamız mahkemeniz aracılığıyla temin edilecek bilirkişi raporu marifetiyle de kanıtlanacaktır.
Dolayısıyla müvekkilin aracında oluşan değer kaybının da tahsili gerekmektedir. Bir başka ifadeyle müvekkilin aracının tamirat görmesi, aracında değer kaybı zararının oluşmasına sebep olmuştur. Söz konusu zararı meydana getiren taraf da davalı taraftır. Kaza sebebiyle müvekkilin aracında hasar kaydı oluşmuş, aracın yaşı ve yapmış olduğu kilometre değeri de göz önüne alındığında muadili araçlara göre aracın piyasadaki değerinde çok büyük düşüş meydana gelmiştir. Müvekkilin aracının kaza kaydı, tramer kayıtlarına işlemiş, aracın satışı halinde bu kayıt alcılar tarafından rahatlıkla görülebilecektir. Bu sebeple; davalılardan değer kaybı zararının tahsili gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen ve benzer yerleşik yargıtay içtihatları uyarınca değer kaybı nedeniyle oluşan zararın tüm davalılar tarafından müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.
Davacı müvekkil, işbu kaza gerçekleşmeden önce; her gün aracını kullanmakta, iş için gerekli olan yerlerin tamamına söz konusu araçla gitmekte ve günlük işlerini yapmaktadır. Ancak müvekkil, bu kaza sebebiyle aracının onarımda kaldığı süre boyunca aracını kullanamadığından, oldukça olumsuz etkilemiş, tüm işlerini taksi kullanarak halletmeye çalışmış, bu nedenle de zaman ve para kaybı meydana gelmiş olup; mağduriyet yaşamıştır. Müvekkilin aracı yaklaşık bir ay onarımda kalmıştır.
Müvekkil aracını 17/06/2025 tarihinde servise teslim etmiş ve teslim ederken 5.000,00TL ön ödeme yapmıştır dekont dilekçemiz ekinde sunulacaktır. Akabinde ise aracını servisten 16/07/2025 tarihinde alabilmiş olup bakiye ücreti bu tarihte ödemiştir yine ödeme fişi dilekçemiz ekinde mahkemeye sunulmaktadır. Aynı zamanda servis işlem kaydında da araca yapılan onarımlar ve açılış kapanış tarihi açıkça yazmaktadır.Davaya karışan araç, kaza tarihinde davalı ... adına kayıtlıdır. Trafik kazası esnasında, kaza yapan aracı kullanan şahıs ile aracın sahibinin aynı kişiler olmaması durumunda, aracın sahibi, “kusursuz sorumluluk ilkesi” gereğince hukuken sorumludur. Aracın bir başkasının kontrolündeyken kazaya karışmış olması, araç sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kaza esnasında aracı kullanan şahıs ise Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenen “haksız fiillerden doğan borç ilişkileri” maddesi gereğince, genel hükümlere göre sorumlu olacak ve sorumluluğu kusur oranıyla sınırlı olacaktır. Başka bir deyişle, araç malikinin ve sürücünün birlikte müteselsilen sorumlulukları vardır. Ezcümle davalı araç sahibi ve davalı sürücünün bahse konu haksız fiil nedeniyle Borçlar Kanunu kapsamında sorumlulukları bulunmakta olup müvekkilin aracında meydana gelen zarar sebebiyle değer kaybı ve mahrumiyet bedeli zararının tahsili için iş bu davayı açma zaruretimiz hasıl olmuştur.
Haklı davamızın kabülüne,
21/05/2025 tarihinde davalı yanın kusuru sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebi ile müvekkilin uğradığı değer kaybına ilişkin 500,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline,
Mahrumiyet Bedeli için 500,00-TL'nin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... Ve araç maliki ... yanlardan müşterek ve müteselsilen tahsiline,
Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Davacı taraf HMK m. 121 gereğince, delilleri tarafımıza tebliğ etmemiştir. Delillerin tarafımıza tebliğinden sonra esas hakkında beyanda bulunma ve karşı delil sunma hakkımızı mahfuz tutuyoruz. Davacının HMK madde 194 gereğince; dayandığı deliller ile hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmesi zorunludur. Bu sebeple davacının dava dilekçesinde göstermiş olduğu delilleri somutlaştırmasını talep ederiz.
Uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından ... numaralı ve 02.12.2024-2025 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınmıştır. Huzurdaki dava konusu kaza 21.05.2025 tarihinde meydana gelmiştir. Hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 300.000,00 TL'dir. Müvekkil şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacaktır. Davaya ilişkin yapılan inceleme ve kontrollerde, davacının aracında 11.878,00 TL değer kaybı hesaplanmış ve bu tutar 06.08.2025 tarihinde; işbu davadan önce, davacı vekili ...'a ödenmiştir,
Müvekkil şirket poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu eksiksiz olarak yerine getirdiğinden değer kaybına dair taleplerin reddini talep ederiz.
Ayrıca dava kapsamında değerlendirilecek bir başka husus ise dava konusu aracının daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekecektir. Bu nedenle davacıya aracın dava konusu kazadan önceki kaza kayıtlarının sunulması için kesin süre verilmesine; verilen kesin süre içinde ilgili kayıtların sunulmaması halinde ise huzurdaki davanın reddini talep ederiz.
Bu nedenle değer kaybına ilişkin denetime elverişli değerlendirme yapabilmek adına öncelikle davacıdan yerleşik içtihatlara uygun şekilde beyanda bulunmasına karar verilmelidir. Temin edilecek bilgi ve belgelerin akabinde dosyanın kusur ve hasara ilişkin değerlendirmede bulunmak üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmelidir.Davacı, müvekkil şirketin kazanın meydana gelip gelmediği, araçta hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı ve oluşan maddi hasarın boyutuna dair gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapabilmesi yani ödeme talebinin değerlendirilebilmesi için yeterli ve yeterli evrakları müvekkil şirkete iletmekle yükümlüdür. Ancak müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmamıştır.Huzurdaki davanın kısmi dava olarak ikame edilmesinde menfaat bulunmamaktadır.
Nitekim davacının huzurdaki dava bakımından talep ettiği değer kaybı/hasar tutarı net bir şekilde tespit edilebilir bir zarar kalemi olmakla nitekim daha evvel müvekkil şirkete başvurusu kapsamında da kısmi nitelikte bir talepte değil net bir tutar talep edilmiştir. Dolayısıyla huzurdaki davanın kısmi dava olarak ikamesinin davacı açısından hukuki faydası bulunmamaktadır. İşbu sebeple Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında olduğu üzere öncelikle davanın esasa girilmeksizin usulden reddini talep ederiz.
Öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine,
Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini " talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, 21/05/2025 tarihinde davalı ...'in maliki olduğu diğer davalı ...'in kullanımında olan ve davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ...plaka sayılı araç arasında gerçekleşen trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyet bedeli istemli davadır.
Mahkememizin 2025/759 esas sayılı dosyasının 03/02/2026 tarih 1 numaralı celse 1 numaralı ara kararı gereği dosyanın, araç mahrumiyet bedeli için davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın tefriki ile mahkememizin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına şeklinde karar verilerek mahkememiz iş bu 2026/107 Esas sayılı numarasına kaydı yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı vekilinin 2025/759 esas sayılı dosyasının 03/02/2026 tarihli duruşmada " hak mahrumiyeti davamız yönünden davalılar ... ve ... yönünden feragat ediyoruz, değer kaybı yönünden ise tüm davalılar bakımından davamız devam etmektedir" şeklinde beyanda bulunmuş olması nedeniyle hak mahrumiyeti davası yönünden davalılar ... ve ... yönünden feragatine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ve dava tefrik edildiğinden alınmayan 2026 yılı başvuru harcı 732,00 TL ve peşin harç 732,00 TL olmak üzere toplam 1.464,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan her her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı tarafın yokluğunda verilen kararın davacı tarafa tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile karar verilmiştir. 04/02/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.