mahkeme 2025/479 E. 2025/736 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/479
2025/736
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/479 Esas
KARAR NO : 2025/736
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 25/06/2025
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;"Müvekkillerinin ortağı olduğu Ticaret sicil müdürlüğünde ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Vergi dairesi kayıtlı ... vergi numaralı ... LIMITED SIRKETI ünvanlı şirkete ait Pay ve Karar defterleri müvekkil ceza evinde olduğu için kendi bilgi ve rızası dışında kaybolmuş ve ya çalınmış, zayi olmuştur. Türk Ticaret Kanunun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklindedir. Davacı şirkete ait şirkete ait Pay ve Karar defterleri müvekkil şirket hissedarının tüm özen ve dikkatine rağmen ceza evinde olduğu için kendi bilgi ve rızası dışında kaybolmuş ve ya çalınmış olduğundan zayi belgesinin verilmesi talebiyle işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur.
Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemenin re’sen göz önünde bulunduracağı nedenlerle; müvekkil şirkete ait Pay ve Karar defterleri zayi olduğuna dair belgenin verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
Davacıya zayi belgesi verilmesi talep edilen defter ve kayıtların ikincil örneklerin temin edilip edilmeyeceği hususunda, Gelir İdaresi Başkanlığına başvurusu olup olmadığı ve yine - zayi talep edilen belge ve defterlere ilişkin olarak e-defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlarında evrak ve defterlerin bulunup bulunmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine beyanda bulunulmaması halinde Gelir İdaresi başkanlığına başvuruda bulunulmadığının ve özel entegratör kuruluşlarında evrak ve defterlerin bulunmadığının kabul edileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Şirketi (VKN: ...) için ticaret sicil kayıtlarının araştırılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Davacının yetkilisi olduğu şirketin pay ve karar defterinin zayi olduğundan bahisle açılan davada zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
TTK'nin 82/7 maddesinde, "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir.
TTK'nin 82/7 maddesi uyarınca, tacir, saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin kaybolduğunu öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde zayi belgesi verilmesini istemelidir. Aksi halde istem hakkını kaybeder. Çünkü belirtilen otuz günlük süre hak düşürücü süredir.
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; "... 6102 Sayılı TTK 82/7 madde uyarınca bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içerisinde ziyaı uğraması halinde ziyanın öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde ticari defterlerin zayi olduğuna dair belge verilmesinin talep olunması gerekmektedir. Tacirin, TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi gerekmektedir. Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemez. Somut olayda; davacı şirket yetkilisi, dava dilekçesinde müvekkili şirket hissedarının 20/12/2023 tarihinde taşınma sırasında müvekkili şirkete ait defterinin de içinde bulunduğu koliyi kaybettiğini, istinaf dilekçesinde ise bu durumun 09/08/2024 tarihinde öğrenildiğini, öğrenildikten sonra süresi içerisinde zayi belgesi istemli dava açıldığını beyan etmişse de; tacir olan davacının taşınmadan hemen sonra basiretli bir tacir olarak ilgili defterlerin durumunu kontrol ederek zayi olup olmadığının tespitini yapması ve 30 günlük yasal süre içerisinde dava açması gerekirken; ilgili defterlere ihtiyaç duyulduğunda zayi olduğunu fark ederek 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra zayi belgesi talep ettiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı şirket defterinin taşınma esnasında kaybolduğu iddiasının kanunda öngören tacirin iradesi dışında defterlerin yok olmasını sağlayıcı sebep olarak kabul edilemeyeceği, davacının basiretli bir tacir olarak gerekli özeni göstermediği; taşınma sırasında defterin kaybolduğunun ileri sürülmesi defterlerin muhafazasında gerekli özenin gösterilmediğinin anlaşıldığı ,zayi belgesi talep koşulları bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından karara yönelik ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde görülmeyerek başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir...".
İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin ...Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Talep, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. ... Davacı asil, dava dışı şirkete ait 2013-2023 yıllarına ilişkin tüm defterlerin ve faturaların çuval içinde iken kaybolup zayi olduğunu iddia etmektedir. Davanın zayi belgesi verilmesi talebini içerdiği, davanın, davacının yetkilisi olduğu şirket tüzel kişiliği adına açılması gerekirken doğrudan şirket yetkilisi tarafından şahsı adına açılmış olduğu, şirket tüzel kişiliği adına açılan bir davanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı gerçek kişinin temsilcisi olduğu şirketin ticari defter ve belgelere ilişkin zayi belgesi talep etmikte somut olay açısından aktif dava ehliyeti olmadığı anlaşıldığından ilk derce mahkemesi kararı isabetli olup, aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Buna göre davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir...".
Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet sıfatı yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.
Somut olayda davacı taraf, dava dışı ... ŞİRKETİ'ne ait pay ve karar defterinin kaybolup zayi olduğunu iddia etmektedir. Davanın zayi belgesi verilmesi talebini içerdiği, davanın, davacının yetkilisi olduğu şirket tüzel kişiliği adına açılması gerekirken doğrudan şirket yetkilisi tarafından şahsı adına açılmış olduğu, şirket tüzel kişiliği adına açılan bir davanın bulunmadığı anlaşılmakla; davacı gerçek kişinin temsilcisi olduğu şirketin ticari defter ve belgelere ilişkin zayi belgesi talep etmekte somut olay açısından aktif dava ehliyeti olmadığı anlaşıldığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 16/09/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.