mahkeme 2025/348 E. 2025/726 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/348

Karar No

2025/726

Karar Tarihi

12 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/348 Esas
KARAR NO : 2025/726

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 09/05/2025
KARAR TARİHİ : 12/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda;
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket ... A.Ş., lojistik sektöründe faaliyet gösteren ve taşımacılık hizmeti veren bir şirkettir. Davalı firma ... Şti. ("...") da aynı sektörde hizmet vermekte olup müvekkil firmadan15.04.2024 tarihinde müşterilerine ait metal aksam parçalardan oluşan yükün Kemalpaşa/İzmir adresinden... adresine taşınması için talepte bulunmuştur. Nihai talep kapsamında 3 adet mega tır ile sevkiyat yapılması konusunda anlaşılmış, ödenecek navlun bedeli ise her bir araç için 4.300 EUR olarak belirlenmiştir.Bu kapsamda ..., ... ve ... numaralı CMR belgesi tahtında üç araç ile ...'den ...'e emtialar tam ve eksiksiz bir şekilde taşınmıştır. Taşıma akabinde müvekkil firma davalı yana her biri 4.300 EUR tutarlı olan toplam 12.900,00 EUR bedelli üç ayrı fatura düzenlenerek iletilmiş ancak davalı yanca herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Davalı tarafından faturalara herhangi bir itiraz da edilmemiş olup faturalar itirazsız kesinleşmiştir.
Müvekkil şirket alacağını tahsil etmek amacıyla, davalı ile yazılı ve sözlü olarak defalarca iletişime geçerek borcunu ödemesine ilişkin uyarılarda bulunmuş olmasına rağmen bu girişimlerinden herhangi bir sonuç alamamıştır. Bu sebeple borçlu davalıya karşı ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatmıştır. Davalının/borçlunun haksız itirazı üzerine söz konusu icra takibi durdurulmuş olup itirazın iptali amacı ile huzurdaki dava ikam edilmiştir.
Nihayetinde müvekkil firma tarafından davalı firmaya verilen taşıma hizmetinden kaynaklı olarak ticari defter ve kayıtlarından doğan toplam 12.900,00 EUR alacağı bulunmakta olup alacağının tahsil edilebilmesi adına anılan borca itirazın iptali talep edilmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere; borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına dahi ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Somut olayda müvekkilin alacağının davalı ile yapılan mailleşmeler onayı ile tanzim edilen faturalara ve CMR'ye dayalı olduğu gözetildiğinde müvekkilin alacağı likit ve borçlunun itirazı haksız olduğundan davalı aleyhine İİK.m.67/2 gereğince %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Davalı/Borçlu tarafından ... 28 İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyadan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/Borçlu’nun dava ve takip konusu olan alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile Müvekkile ödenmesine,
karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Her ne kadar davacı tarafından, icra takibine konu edilen faturaların bedellerinin ödenmediği, faturalara süresi içerisinde itiraz edilmediği, bu hali ile faturaların içeriklerinin kabul edildiğinin sayıldığı, icra takibine ise kötü niyetli olarak itiraz edildiği belirtilmişse de bu iddia ve beyanlar tarafımızca kabul edilmemektedir. Davacı yan haksız beyanlar ile mahkeme kanaatini etkilemeye çalışmaktadır. İşbu faturalar davacı tarafından müvekkile tebliğ edilmemiş, faturalar konusunda herhangi bir ihtar gönderilmemiştir. Davacı tarafından gönderilen ödeme emrinde alacağa dair "taraflar arasındaki diğer ticari ilişki, açık hesap, fatura/lardan kaynaklı alacak/lar" şeklinde açıklama yapılmıştır. Cari hesap bilgileri müvekkile gönderilen ödeme emrinde yer almamaktadır. Alacağa konu edilen faturaların bilgileri bildirilmemiştir. Borcun sebebi açıkça anlaşılmamakta, hangi döneme ait cari hesabın, hangi faturaların ve bahsedilen 'diğer' ticari ilişkinin hangi ticari ilişki olduğu anlaşılmamaktadır.
Dolayısı ile borcun sebebini tam olarak açıklamayan davacı karşısında borca itiraz edilmesine davacının kendi kusurlu hareketi sebep olduğundan müvekkil aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de haksız ve hukuka aykırı olacaktır.
Kaldı ki işbu şekilde yeterli açıklama yapılmaksızın başlatılan icra takipleri hakkında açılan itirazın iptali davalarının, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğine yönelik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacı tarafından açılan iş bu davanın da usulden reddine karar verilmesini talep ederiz.
Bahsini etmiş olduğumuz nedenler ile davacının açmış olduğu davanın öncelikle usulden, mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Yukarıda açılanan ve resen göz önüne alınacak nedenler ile haksız davanın öncelikle usulden, mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı ile davalı arasında akdedilen taşıma sözleşmesine istinaden davacı tarafından usulüne uygun taşıma işinin yapılmış olmasına rağmen davalı tarafından bedelin ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58/3. Maddesinde; "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ... E... K sayılı ilamında özetle; "Somut olayda tarafların arasındaki sözleşme taraflarca her ne kadar satış sözleşmesi olarak adlandırılsa da sözleşmenin içerdiği edimler gereği eser sözleşmesi niteliğindedir. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararda vatandaşlarım döviz cinsinden bedel kararlaştırmaları yasaklanmıştır. Sözleşme tarihinde yürürlükte olan tebliğde değişiklik yapılmasına ilişkin 2018-32/52 numaralı tebliğin 8. Maddesi 8.fıkrasında döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerinde bedelin döviz cinsinden belirlenmesi mümkün olduğu belirtilmişse de İcra İflas Kanununun 58/3 ncü maddesi gereğince konusu yabancı para alacağı olan icra takiplerinde İcra İflas Kanunu'nun 58/3. maddesi gereğince yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği gösterilmek zorundadır. Alacaklının yabancı para birimiyle ifayı talep etmesi hâlinde, borçluya aynen veya fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı ödeme biçimindeki sınırlı seçimlik yetkiyi de verir. Dolayısıyla yabancı para üzerinden icra takibi yapılması doğrudan doğruya yabancı paranın borçludan alınıp alacaklıya yabancı para olarak teslim edilmesi mümkün olmadığından, yabancı para alacağının aynen ödenmesini istemiş olan alacaklının fiili ödeme günü üzerinden Türk Lirası karşılığının tahsilini talep etmesi gerekmektedir. Söz konusu İcra Takibi takip talebi incelendiğinde davacı tarafça yalnızca harca esas değer olarak takip tarihindeki TL karşılığı belirtilmiş olup 128.099,10 USD'nin fiili ödeme tarihinde aynen talep edildiği fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının istenildiğine ilişkin bir talebin bulunmadığı bu nedenle de yerel mahkemenin davanın usulden reddine ilişkin kararının hukuka uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin... E ... K sayılı ilamında özetle; "Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalılardan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın "Ülke parası ile" başlıklı 99. maddesinde "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir.
2004 sayılı İİK'nın "Takip Talebi ve Muhtevası" başlıklı 58.maddesinde takip talebinde hangi unsurların bulunması gerektiği açıklanmıştır. Bu unsurlardan birisi de 2. fıkranın 3 no.lu bendinde "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi" olarak belirtilmiştir. Yani icra takibinin konusu olan alacak yabancı para alacağı ise bu alacağın Türk parası karşılığı olan tutarın takip talebinde gösterilmesi gerekir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan resen nazara alınması gerekmektedir.
Alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi mecburiyeti, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri için de geçerlidir (Timuçin Muşul, İcra ve İflas Hukukunda Şikâyet, Ankara, 2018, s. 297).
Takip talebinde ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmesine dair zorunluluğun kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olduğu hususu, Hukuk Genel Kurulu'nun ... tarihli ... K. sayılı kararında; "İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir.
... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında, davacı alacaklı ...Şirketi tarafından, 04/09/2019 tarihinde davalı borçlular ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi aleyhine 29.349,44 USD hasar nedeniyle tazmin edilen fiili zarar, 36,18 USD işlemiş faiz, 962.877,56 USD hasar nedeniyle tazmin edilen fiili zarar, 9.876,75 USD işlemiş faiz, 285.689,07 USD hasar nedeniyle tazmin edilen fiili zarar, 2.930,47 USD işlemiş faiz, 340.751,37 USD hasar nedeniyle tazmin edilen fiili zarar ve 420,10 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.631.930,94 USD üzerinden takip başlatılmıştır.
Takip talebinde ve ödeme emirlerinde, yabancı para alacağının Türk parası karşılığı belirtilmediği gibi alacak doğrudan USD cinsinden talep edilmiştir. İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması özel dava şartıdır.
İİK'nın 58, TBK'nın 99 maddelerine aykırı şekilde takip talebinde ve ödeme emirlerinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemesi halinde usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... E. ...K., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K., Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ... E. ...K. sayılı kararı da aynı yöndedir. Anılan yasa hükümleri kamu düzenine ilişkin ve emredici nitelikte olup somut olayda ise; emredici yasa hükümlerine uyulmadığı, bu itibarla usulüne uygun başlatılmış bir takip bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; takip açılışı esnasında hazırlanan fiziki dosya içerisinde yer alan takip talebinde yabancı para borcunun Türk Lirası karşılığının el yazısı ile yazıldığını belirtmekle birlikte bu beyanın doğru olduğunun kabulü halinde dahi Türk Lirası karşılığının hangi tarihte yazılmış olduğunun yani takip talebinin açıldığı tarihte mi yoksa sonraki bir tarihte mi yazıldığının tespiti mümkün olmadığında denetleme imkanı olmadığı gibi yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde sadece takip talebinde değil ödeme emrinde de alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmesi zorunlu olup, dosya kapsamında yer alan ve UYAP sisteminde incelenen ödeme emrinde ise alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle, bu durumda ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK'nın 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
... 28. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip talepnamesinde; "
12.900,00 EUR Fiili Ödeme Tarihi Toplam Alacak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki TCMB efektif döviz satış kuru üzerinden EUR alacak için işleyecek yıllık %3,8 EURO Mevduata Bankalarca Fiilen Uygulanan Azami Yıllık Faiz 1 Yıl ve Daha Uzun Vadeli ve değişen oranlardaki faizi ile avukatlık ücreti ile birlikte Borçlar Kanununun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsili istemidir. Harca Esas Değer: 473.798,94-TL
(TBK 100. Md., ) Uygulanacaktır. " şeklinde talepte bulunulduğu, ödeme emrinde de aynı ifadelerin kullanıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından icra takip talepnamesinde ve ödeme emrinde 12.900,00 EUR alacağın tamamının harca esas değeri gösterilmiş olmakla hangi tarihli hangi kur üzerinden çevirme işleminin yapıldığı gösterilmemiştir. Bu sebeple İİK 58/3'de açıkça düzenlendiği üzere hangi tarihli kur üzerinden harca esas değerin hesaplandığının açıkça gösterilmesi gerekirken davacı tarafça bu kurala riayet edilmediği, takip talebinde ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmesine dair zorunluluğun kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olduğu hususu, Hukuk Genel Kurulu'nun 12/05/1999 tarihli ...E....K. sayılı kararında; "İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup,Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararı da nazara alınarak hangi tarihteki kur üzerinden harca esas değerin hesaplandığının belirtilmemiş olması, söz konusu durumun kamu düzeninden olması ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle usulüne uygun bir takip bulunmadığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bir diğer yandan ise takip talepnamesinde davacı yanca 12.900,00 EUR alacağın fiili ödeme tarihindeki karşılığının istendiğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmamaktadır. Davacı tarafça yazılan açıklamalarda "fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki TCMB efektif döviz satış kuru üzerinden EUR alacak için işleyecek yıllık %3,8 EURO Mevduata Bankalarca Fiilen Uygulanan Azami Yıllık Faiz 1 Yıl ve Daha Uzun Vadeli ve değişen oranlardaki faizi ile avukatlık ücreti ile birlikte Borçlar Kanununun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsili istemidir." ifadesinin kullanıldığı, açıkça 12.900,00 EUR alacağın fiili ödeme günündeki TL karşılığının istenmediği, onun yerine 12.900,00 EUR alacağın takip tarihinden fiili ödeme gününe kadar işleyecek faizinin TCMB efektif döviz satış kuru üzerinden talep edildiği anlaşılmakla TL karşılığı istenmeksizin EUR alacağın aynen tahsilinin mümkün olmadığı dikkate alınarak emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin kararı doğrultusunda bu yönden de usulüne uygun bir takip bulunmadığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Dolayısıyla itirazın iptali davalarının görülebilmesi için usule uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması gerekmekte olduğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 7.221,72 TL'nin mahsup edilerek bakiye 6.606,32‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ve dava usulden reddedildiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince maktu 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/09/2025

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim