mahkeme 2025/285 E. 2025/722 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/285

Karar No

2025/722

Karar Tarihi

12 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/285 Esas
KARAR NO : 2025/722

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/04/2025
KARAR TARİHİ : 12/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda;
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalı ... tarafından dava dışı borçlu ... Şti. hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak, ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacının, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin kendi nezdinde doğmuş ya da doğacak hiç bir hak ve alacağı bulunmadığını beyan ederek itiraz ettiği, davalının, davacı aleyhinde yalan beyanda bulunduğu iddiası ile İİK 338 uyarınca ... 4. İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, davacının yargılandığı ve beraat ettiği, davacının manevi tazminat ile zengin olma gibi bir amacı olmadığı, davalının haksız suç isnadında bulunduğu, davacının kişilik haklarının zedelendiği belirtilerek, tarafların sosyal ekonomik durumları göz önünde bulundurarak, 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Öncelikle görev yönünden itirazları bulunduğu, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu, davalının hak arama hürriyeti kapsamında şikayette bulunduğu, hak arama hürriyetinin Anayasa'nın 36. Maddesi ile güvence altında bulunduğu, bunun tazminat gerektirmeyeceği, tazminat için davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanması gerektiği belirtilerek; davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava davalı tarafından davacı aleyhine haksız şikayette bulunduğu iddiasıyla manevi tazminat isteminden ibarettir.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin ... E...K sayılı ilamında özetle; "Dava; Haksız şikayet sebebine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.
Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK’nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.
Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.
Dosya kapsamında davaya konu şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığının bulunduğu, hak arama ve şikayet hakkının kötüye kullanılmadığı anlaşıldığından, davalının eylemi davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememiz huzurunda görülmekte olan dava davacı tarafından ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile açılmış olup ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Bunun üzerine mahkememizce 2024/23 Esas sayısı verilerek yargılamaya devam edilmiş ve mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin... Esas ...Karar sayılı emsal kararına dayanılarak karşı görevsizlik kararı verilmiştir. Mahkememizin karşı görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı ilamı uyuşmazlığın esasının her iki ticari işletmenin işlemlerinden kaynaklandığından bahisle mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiş ve yukarıda esas numarasını almıştır. Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki taraflar arasındaki uyuşmazlığın esası her iki ticari işletmenin işlemlerinden değil haksız fiilden kaynaklanmaktadır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce de belirtildiği üzere TBK'nın 58. Maddesi kapsamında davacının haksız şikayet nedeniyle kovuşturma geçirdiğinden bahisle kişilik haklarına saldırıldığı iddiasıyla manevi tazminat istemi olduğundan görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaati mahkememizce muhafaza edilmekle birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin kararı mahkememizi bağlayıcı nitelikte bulunduğundan işin esası hakkında yargılama ve değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Anayasanın 36. Maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Dolayısıyla kişilerin hak arama özgürlüğü Anayasa düzenlemesi ile koruma altına alınmıştır. Diğer yandan ise hak arama özgürlüğü ile birlikte kişilerin temel haklar ve hürriyetleri de Anayasa ile güvence altına alınmıştır.
Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; ... 4. İcra Ceza Mahkemesi'nin ...Esas ...Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davacı şirket yetkilisinin beraatine karar verilmiştir. Aynı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının incelenmesinde ise davacının yetkilisi bulunduğu şirketin 2016 yılı ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, ticari defter ve kayıtlara göre davacının yetkilisi bulunduğu şirketin dava dışı borçlu şirket Sartem ile 29/02/2016 ile 29/05/2016 tarihleri arasında ticaretinin bulunduğu, karşılıklı faturalar keşide edildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı şirket ile dava dışı borçlu şirket arasında bir ticaretin bulunması nedeniyle zayıf ve dolaylı da olsa şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olgular bulunması sebebiyle hak arama ve şikayet hakkının kötüye kullanılmadığı anlaşıldığından, davalının eylemi davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Açıklanan bu sebeplerle davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 651,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL'nin mahsup edilerek bakiye 435,5‬0 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 10.000,00 TL üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/09/2025

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim