mahkeme 2025/114 E. 2025/735 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/114
2025/735
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/114 Esas
KARAR NO : 2025/735
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/02/2025
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
"Müvekkil, davalı firmadan alacaklı konumdadır. eldeki tüm deliller bu durumu ispatlar niteliktedir. Davalı tarafın itirazının kötü niyetli olduğu aşikardır. Bu nedenle iik 67 gereğince davalı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Müvekkilin mağduriyeti mevcuttur ve giderek artmaktadır. Telafisi mümkün olmayan mağduriyetlerin oluşmaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmektedir. Zira Davalı şirketin bu denli açık olan haksız itirazının amacı borçlarını erteleyebildiği kadar erteleyip, şirketin içini boşaltmaktır.Davalı firma yetkilileri açıkça şirketin tüzel kişiliğini kullanarak Müvekkili zarara uğratmak saiki ile hareket etmektedir.Ayrıca Müvekkil tarafından alacağının ödenmesi adına son dönemde Davalıyla iletişim kurma çabalarının tamamı karşılıksız kalmıştır. Müvekkil tarafından, 'Davalı firmanın yakın zamanda otel olarak işletmekte olduğu binasını (ki bu bina Müvekkilin yangın merdiveni yaptığı binadır) satacağı ve piyasadan çekileceği' yönünde oldukça fazla duyum almıştır. Sayın Mahkemenizin de malumudur ki; ülkemizde böyle birçok şirket kurulmakta ve bu şekilde sahipleri tarafından içi boşaltıldıktan sonra faaliyetsiz bırakılmaktadır. Davalı tarafın amacı da budur.
İzah edilen nedenlerden dolayı Davalı firma hakkında hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ederiz.
Öncelikle Davalı firma hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini
akabinde davalının ... 31.İcra Dairesi ... Esas dosyasındaki haksız itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini,
davalının müvekkili zarara uğratma kötü niyetinden dolayı alacağın %20sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
" Mahkemenizde açılan dava dosyası incelediğinde alacağa ilişkin taraflar arasında herhangi bir sözleşme, mesaj, mail vs hiçbir yetkili ile anlaşma ve görüşme olmadığı görülmektedir. Keza dava dilekçesinde iş anlaşmasının kiminle ve hangi bedelle yapıldığı belirtilmemiştir. Müvekkil şirket yaptıracağı her iş için sözleşme akdetmektedir. Sözleşmesiz bir işlem yapılması mümkün değildir. Davacı taraf ile de bir görüşme, bir anlaşma veya sözleşme bulunmamaktadır. Müvekkil firmaya ait binanın yangın merdiveni mevcuttur. Teras ve çekme kat arasında yangın merdiveni yoktur. Bu katları 3. Kişi olan işletmeci kullanmakta olup, kendisi davacı ile görüşmüş olabilir. Müvekkil şirketin hiçbir görüşmesi olmamıştır.Yapıldığı iddia olunan yangın merdiveni ise ... 'ce uygun bulunan bir merdiven değildir. Merdiven konmuş (yaklaşık 1,5 metre) ise de bina içerisine giriş yapılmamıştır. Paslı ve eski demirler kullanılmış, boyanmamış bu durumu ile yangında işe yaramayacak şekilde yapılmıştır. Yapılan iş vermiş olduğumuz 35.000 TL'nin karşılığı dahi değildir. Davacı 100.000 + KDV fiyatı kim ile kararlaştırmış ise onunla görüşmesi ve aralarındaki sorunu çözmeleri gerekirken hiçbir ilişkisi olmayan müvekkil firmayı takip etmesi haksız ve hukuksuzdur. Müvekkil şirketin büyük bir şirket olması nedeniyle davacı müvekkil şirketi davalı olarak göstermiştir.Haksız ve hukuksuz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesini, kötü niyetli olarak dava açmasından dolayı tazminata hükmedilmesini, alacaklarımıza ticari faiz uygulanmasını talep ederiz. ."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 31. İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairesine müzekkere yazılarak 2024 yılına ait BA/BS formlarının iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacı taraf için tacir/esnaf araştırması yapılmasına karar verilmiştir.
Davacının ihtiyati haciz talebinin ara karar ile değerlendirilmesine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir bir mali müşavir bilirkişi ile 08/05/2025 günü saat 14:40 tarihinde Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı, talep edilen faiz miktarı hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
... Vergi Dairesine 12/02/2025 tarihinde yazılan müzekkerenin tekidine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 16.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı tarafından, davalı şirket adına düzenlenmiş ... No.lu 25. li, 100.000,00 TL (KDV Hariç faturanın, bedeli ödenmediği İl lerek, ... 31. İcra Müd. ... Esas Sayılı dosyası ile takip ve dava konusu edildiği, davacıya ait ticari defterlerin incelemesinde, takip ve dava konusu faturanın, ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemece defter incelemesi yapılması kararlaştırılan günde davalı şirket tarafından katılım sağlanmamış olup, yerinde inceleme talebi de mevcut olmadığından, davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, dosyaya, davalı şirket tarafından düzenlenmiş olan 2 adet iade faturasının ibraz edildiğinin görüldüğü, ... No.lu, 16.08.2024 tarihli, 30.000,00 TL (KDV Hariç) tutarlı, *... nolu ft istinaden fazla kesilen tutara istinaden iade (70.000,00TL4 KDV” açıklamasını içeren faturanın, davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ... No.lu, 31.12.2024 tarihli, 40.833,33 TL (KDV Hariç) tutarlı, “ilgili iade faturasıdır." açıklamasını İçeren faturanın ise davacı ticari defterlerinde kaydının bulunmadığı, dosyadaki,... Bankası na ait 06.06.2024 tarihli dekonttan, davalı şirketin, “Kontrol Yangın Yangın Merdiveni" açıklamasıyla davacı hesabına 35.000,00 TL ödeme yapmış olduğunun anlaşıldığı, açıklaması yapılan işlemlerden, davacı defterlerinde kayıtlı olanlar ile davacı hesabına yapılan ödeme dikkate alındığında, davalı şirketin 06.12.2024 takip tarihi itibariyle 40.833,33 TL (KDV Hariç) (49.000,00 TL KDV Dahil) borç bakiyesinin bulunduğu sonucuna varılacağı, fatura içeriği mal/hizmetin teslimi ve ayıplı olduğuna İlişkin davalı şirket itirazlarının teknik değerlendirmeyi gerektirdiği, davalı şirketin, davacı ile aralarında herhangi bir. ticari anlaşma olmadığından, takip ve dava konusu faturayı kabul etmeyip iade faturası kestiği yönündeki beyanlarına karşılık, iade faturasının tek seferde düzenlenmediğinin görüldüğü, 16.08.2024 tarihli 30.000,00 TL (KDV Hariç) lık fatura açıklamasından, aralarında bedeli hususunda anlaşmış oldukları bir. ticari ilişki bulunduğu sonucuna varıldığı, davacının bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen 05.03.2025 tarihli yazı ekindeki 2024 yılına ait Ba-Bs formu incelenmesinde; davalı şirketin ... No.lu, 31.12.2024 tarihli, 40.833,33 TL (KDV Hariç) tutarlı faturasının, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte, Ba Bildirimine konu edildiği, davalı şirketin bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen 14.02.2025 tarihli yazı ekindeki 2024 yılına ait Ba-Bs formu incelenmesinde; davacı tarafından düzenlenen 100.000,00 TL lık (KDV Hariç) fatura ile ilgili bildirimde bulunulmadığının Ba formundan anlaşıldığı, dosyada, taraflar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşme ve kararlaştırılmış bir ödeme vadesi ile, davalı şirketin temerrüde düşi iğüne ilişkin herhangi bir belge ve bilgi (ihtarname vs.) bulunmadığı, fatura üzerinde belirlenmiş herhangi bir vade tarihinin yer almadığının gör davacının işlemiş faiz talebinin. kabulü hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacının alacaklı olduğunun ve işlemiş faiz talebinin kabulü halinde; davacı ticari defterlerindeki cari hesap bakiyesi 40.833,33 TL (KDV hariç) ve 16.08.2024 oluştuğu tarih dikkate alınarak, 251,75 avans faiz oranı ile işlemiş faiz alacağının 6.484,11 TL olarak hesaplandığı.." rapor edilmiştir.
Geçen celse 6 nolu ara karar gereği yazılan müzekkereye ikmalen cevap verildiği görülmüştür.
Geçen celse 3 nolu ara karar gereği eksik avansın ikmal edildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin raporunu sunduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından rapora karşı beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Geçen celse 7 nolu ara karar gereği davacı tarafça tanık listesi sunulduğu, tanıklara tebligat yapıldığı görülmüştür.
HMK m. 241 uyarınca davacının diğer tanığının dinlenilmesine yer olmadığına karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olunmuştur.
(2) S ö z l ü D e l i l l e r ;
Mahkememizin 16/09/2025 tarihli celsesinde tanık ... ... -TC " Biz yangın merdiveninin yapılması konusunda davalı otel ile iletişim halindeydik, ... ve ... isimli otel yetkilileri ile merdivenin yeri ve etrafına çekilecek hasır tel ile ilgili bizi yönlendirdiler, merdiveni inşa ettik, Murat bey otel müdürüdür, otelin muhasebesinden tarafımıza ödeme yapılmıştır.." yönünde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 16/09/2025 tarihli celsesinde tanık ... ... -TC " Biz yangın merdiveninin yapılması konusunda davalı otel ile iletişim halindeydik, merdiveni inşa ettik, daha sonra 3 defa otel yetkilerin yönlendirmesi ile değişiklik yaptık, otelin genel müdürü özellikle bu konuda bizimle iletişim halindeydi, hatta bizimle azarlar şekilde konuştu en son tadilat merdivenin uzatılmasına dairdi, bununla ilgili davacı bana ek ücret çıkıp çıkmayacağını sordu, ben 30-35.000,00TL tutar dedim, davacı otel müdürüne bunu söyledi, otel müdürü de siz yapın biz ödeyeceğiz.."yönünde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 31. İcra Dairesinin....Esas Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20’ sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 31. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 100.000,00 TL asıl alacak ile 16.304,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 116.304,79 TL'nin tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...".
Bursa BAM 7. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Tarafların ticari defter kayıtları ve cari hesap ekstrelerine göre 31/12/2016 tarihinde bakiye alacak miktarında mutabık kaldıkları, davacı tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz edilmeyerek ticari defterlerine işlendiği, kesin kabulün yapılıp işin teslim alındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça işin yapılmadığına ilişkin bir iddiada bulunulmamış, hak edişlerin usulüne uygun düzenlenmediği, fazla düzenlendiğine ilişkin davacı tarafa ihtarda bulunup işin yapımı ile ilgisi bulunmayan bağımsız denetçi firmadan alınan rapor gönderilmiş olup, denetçi firmadan alınan raporun davacı tarafı bağlayıcılığı bulunmamamaktadır. Davalının ticari defterlerindeki aleyhine olan kayıtlar kendisini bağlayacağından icra takibinden sonra düzenlenen ve yargılama sırasında 25/11/2018 tarihinde ticari defterlerine kaydedilen iade faturasına dayalı olarak usulüne uygun hak ediş düzenlenmediği yönünde davalı tarafın iddiası yerinde görülmemiştir.".
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 31. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesinden BA/BS formları celp edilmiş; akabinde dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı, talep edilen faiz miktarı hususunda rapor hazırlamak üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 16/07/2025 tarihli raporunda davacıya ait ticari defterlerin incelemesinde, takip ve dava konusu faturanın, ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Mahkemece defter incelemesi yapılması kararlaştırılan günde davalı şirket tarafından katılım sağlanmadığı, yerinde inceleme talebi de mevcut olmadığından, davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, davacı defterlerinde kayıtlı olanlar ile davacı hesabına yapılan ödeme dikkate alındığında, davalı şirketin 06.12.2024 takip tarihi itibariyle 40.833,33 TL (KDV Hariç) (49.000,00 TL KDV Dahil) borç bakiyesinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Dosya incelendiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 25/07/2024 tarihli, ... numaralı faturadan kaynaklandığı, davalının husumet itirazının dosya kapsamında dinlenen tanıklar ile davalı tarafından 06/06/2024 tarihli davacı hesabına “Kontrol Yangın Yangın Merdiveni" açıklaması içeren İş Bankasına ait 35.000,00 TL ödemeye dair dekont gözetilerek mahkememiz nezdinde kabul görmediği, davaya konu faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından iki adet iade faturası düzenlendiği, ilk iade faturasının 16/08/2024 tarihli, KDV hariç 30.000,00 TL, KDV dahil 36.000,00 TL tutarlı olup, "... NOLU FT İSTİNADEN FAZLA KESİLEN TUTARA İSTİNADEN İADE (70.000,00 TL+ KDV)" açıklaması içerdiği, ikinci iade faturasının ise 31/12/2024 tarihli, KDV hariç 40.833,33 TL, KDV dahil 49.000,00 TL tutarlı olup, "İLGİLİ İADE FATURASIDIR." açıklaması içerdiği; iade faturalarının 8 günlük itiraz süresi içerisinde düzenlenmediği; İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin ... Esas... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere iade faturasının 8 günlük itiraz süresinden sonra düzenlenmiş olması karşısında hizmetin verilmediği hususunda ispat yükünün davalı üzerinde olup, davalı tarafça bu savunmanın ispatına yönelik bir delil sunulmadığı görülmekle, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği; nitekim somut olayda da davalı tarafça hizmetin verilmediği ve hizmetin ayıplı ifa edildiği savunmasına dair delil sunulmadığı görülmüş; bu nedenle iade faturalarına mahkememizce itibar edilmemiştir. İcra takibine ve davaya konu faturanın KDV hariç 100.000,00 TL bedelli, KDV dahil 120.000,00 TL bedelli olduğu, icra takibinde 100.000,00 TL istemde bulunulduğu anlaşılmakla; icra takibindeki alacak isteminde KDV'nin bedele dahil olup olmadığına dair davacı vekilinin 16/09/2025 tarihli celsede kısmi takip başlatıldığını, icra takibindeki 100.000,00TL'ye KDV dahil olduğunu, asıl alacaklarının 120.000,00TL olduğunu, eklenmeyen tutarın kısmi ödemeye ilişkin olduğunu beyan ettiği; 06/06/2024 tarihinde davalı tarafından davacıya 35.000,00 TL ödeme yapıldığı gözetilerek; davacının bakiye (120.000,00-35.000,00) 85.000,00 TL alacağının bulunduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İşlemiş faiz talebi yönünden İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere aksine bir sözleşme olduğu veya taraflarca vade belirlendiği ispat edilmediği gibi icra takibinden önce davalı/takip borçlusu temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı; somut olayda da davacı tarafından ihtarname sunulmadığı, bu nedenle davalının temerrüde düşürüldüğüne dair evrak bulunmadığından takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olması nedeniyle reeskont avans faizi talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmış, takibin 85.000,00 TL asıl alacak yönünden aynı şartlarla devamına karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı tarafından .. 31. İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın 85.000,00 TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİNE, takibin 85.000,00 TL asıl alacak yönünden aynı şartlarla DEVAMINA, asıl alacağa ilişkin bakiye 15.000,00 TL ile işlemiş faize ilişkin 16.304,79 TL olmak üzere toplam 31.304,79 TL yönünden istemin REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.806,35TL harçtan peşin alınan 1.986,20TL'nin düşümü ile bakiye 3.820,15TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.238,14TL'sinin davacıdan alınarak, 3.361,86TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40TL başvuru harcı, 1.986,20TL peşin harç, 8.932,50TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.534,10TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 8.429,56TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 3.104,54 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 85.000,00TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 31.304,79TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olan 30.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 16/09/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.