mahkeme 2024/702 E. 2025/734 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/702
2025/734
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/702 Esas
KARAR NO : 2025/734
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 18/11/2024
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
"24/10/2022 tarihinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı bulunan (poliçe ekte sunulmuştur) malların nakliyesi sırasında zarar meydana gelmiştir. Zararın meydana gelmesinde davalı taraf kusurludur. Olaya ilişkin tutanak ve benzeri belgeler ekte sunulmuştur. Meydana gelen zarar neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından 21/03/2023 tarihinde ödenen tazminat 51.840,73-TL tutarında rücu edilmiştir (Ödemeye ilişkin belgeler). Müvekkil şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğmuştur.
Meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumu ekspertiz raporu ile tespit edilmiştir Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 55.688,31-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 21/03/2023 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline,
Asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
Dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... A.Ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Öncelikle, tüm savunmalarımız saklı kalmak kaydıyla, 6098 sayılı tbk’nın 184. maddesi gereğince alacağın temliki yazılı şekil şartına tabi tutulmuştur. Lakin davacı tarafça ödemeye ilişkin dekont dışında temlik iradesini gösterir ve yazılı şekil unsurunu haiz bir belge sunulamamıştır. Nitekim dekont da tek başına temlik iradesini göstermeye yeterli değildir. Yani huzurdaki davada re’sen gözetilmesi gereken bir dava şartı eksikliği daha söz konusudur. Bu bağlamda somut olayda herhangi bir temlikten bahsedelemeyeceğinden işbu ödeme ancak bir lütuf ödemesidir. Bu nedenle davacı tarafın ttk. 1472 maddesine dayanması da mümkün değildir.Somut olaydaki hasarın meydana gelmesınde müvekkil şirketin hiçbir kusuru bulunmamaktadır. Hasar istifleme ve ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklanmaktadır. Dava konusu edilen eşyanın hasara uğraması sadece istifleme ve ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklanmaktadır. Hasarın istifleme ve ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklandığı sabittir. Davacı tarafın icra inkar tazminatına ilişkin talepleri de isabetsizdir. Yukarıda da belirtildiği gibi dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkil şirketlerin hiçbir kusuru bulunmamaktadır. Davacı tarafın ihtiyati haciz talebi huzurdaki davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini göstermektedir.Tüm bu nedenlerle huzurdaki davanın öncelikle vaki zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı tarafça temlik iradesini gösterir yazılı şekil şartını haiz hiçbir belge ibraz edilemediğinden başkaca incelemeye gerek olmaksızın davanın reddine ve her halükarda davanın reddine, davacının %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. İşbu davanın vaki zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı tarafça temlik iradesini gösterir yazılı şekil şartını haiz hiçbir belge ibraz edilemediğinden başkaca incelemeye gerek olmaksızın davanın reddıne,
her halükârda huzurdaki davanın usulden ve esastan reddine,
davacı tarafın haksız ve yersiz icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davacı taraf huzurdaki davada kötüniyetli olduğundan takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacı taraftan tahsiline,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini.." savunmuştur.
CEVAP; Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Davacı taraf delillerinin tamamını ve türkçe tercümelerini tarafımıza tebliğ etmemiştir.
Dava zamanaşımı süresi geçmiştir.
dava konusu uluslararası taşıma olup cmr konvansiyonu hükümleri uygulanmalıdır.
Davacı aktif dava ehliyetini ispatlamalıdır hasar miktarı yüksektir ve ispatlaması gerekir. Fiili taşıyıcı taşımayı kazasız tam ve zamanında tamamlamıştır. Ambalaj - istif nedeniyle oluşan hasarlardan taşıyıcı sorumlu değildir.Emtiaların yükleme ve boşaltılması gönderici-alıcı tarafından yapılmıştır. Taşıyıcının azami sorumluluğu cmr konvansiyonunun 23. maddesinde düzenlenmiştir sovtaj bedeli hasar bedelinden düşülmelidir. Müvekkil ... sigorta a.ş. hasarı reddetmiştir.
Davacının ihtiyati haciz talebi haksız ve hukuka aykırı olup reddini dileriz.
Davacının haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddi ile, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ederiz. Öncelikle zamanaşamı itirazımızın kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, husumet itirazımın kabulü ile davanın husumet nedeniyle reddine, haksız ve mesnetsiz ihtiyati haciz talebinin reddine,
4-Haksız, mesnetsiz davanın esastan reddine, davacının haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddi ile, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak ... 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlanmıştır.
Davacı vekili, mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; 24/10/2022 tarihinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı bulunan malların nakliyesi sırasında zarar meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olduğunu, meydana gelen zarar neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından 21/03/2023 tarihinde ödenen tazminat 51.840,73-TL tutarında rücu edildiğini, müvekkil şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğduğunu, meydana gelen zararın miktarının, kusur/rücu durumunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini belirterek, davanın kabulü ile davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 55.688,31 TL üzerinden devamı ile 21/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davanın, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla açılması, ... Adliyesi'nde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bulunmaması, bu davalara bakma görevinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne ait olması sebebiyle, dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak, dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, İhtiyati Haciz, yargılama gideri vs. hususların HMK.nun 331/2.maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Dosya; ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18/11/2024 tarih ... Esas, ...Karar sayılı görevsizlik kararı gereğince dosya mahkememize tevdi edilmiş olup, dava dilekçesi ve ekleri incelenerek 2024/702 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizin 2024/702 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller;
... 27. İcra dairesinin ... E. Sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmasına karar verilmiştir.
... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak ... sayılı hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
İhtiyati haczin alacak intikal olmaması, alacağın yeterli ispata yarar delillerin bulunmaması nedeniyle reddine, bu hususta ara karar kurulmasına karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Celse arasında duruşma gününün işbu güne bırakılmasına dair ara karar kurulduğu, ara kararın taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18/11/2024 tarih ...Esas,... Karar sayılı gönderme kararı okunmuştur.
... 27. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasının her iki davalı yönünden başlatıldığı, davalı ... tarafından yetki itirazında bulunulması üzerine gönderme kararı verildiği, davalı ... Sigorta tarafından ise borca itirazda bulunulduğu, dava dilekçesinde hangi icra dosyalarının hangi davalılar yönünden devam ettiği ile itirazın iptalinin hangi dosyalar ve hangi davalılar yönünden talep edildiği açık olmayıp dilekçenin sonuç kısmında “Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 55.688,31-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 21/03/2023 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline” karar verilmesi talebinde bulunulduğundan, davacı vekiline talebini somutlaştırmak üzere bir haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde talebinin somutlaştırılmaması halinde HMK’nın m.119/1-ğ hükmü gereğince davanın açılmamış sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Dosyanın bir taşımacılık (CMR) alanında uzman bilirkişi, bir makine mühendisi bilirkişi ile bir sigortacılık alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdii ile, dava dışı sigortalı ...’ün emtiasının nakliye işini üstlenen davalı şirketçe taşınan emtiaya hasar verildiği iddiasına yönelik rücuen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı yönünde rapor alınmasına karar verilmiştir.
Davalılar vekilinin 22/04/2025 tarihli beyan dilekçesi üzerine dosya yeniden ele alınarak, incelenmiştir.
Davacı vekiline; davacı ...'nın sigortalısı Alıcı/... A.Ş.'nin mal bedelini göndericiye ödeyip ödemediğinin tespiti için; sigortalı Alıcı/... A.Ş.'nin mal bedelini göndericiye ödediğine dair ödeme belgeleri ile dekontu mahkememize sunmak veya aracı banka bilgilerini mahkememize bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
1 nolu ara karara aracı banka bilgilerinin bildirilerek cevap verildiği takdirde, bildirilen aracı bankaya müzekkere yazılarak gümrük beyannamesine konu mal bedelinin alıcı/...A.Ş. Tarafından Gönderici /... Ltd. şirketine ödendiğine dair belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Geçen celse 2 nolu ara karar gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.
Geçen celse 8 nolu ara karar gereği davalılar vekili tarafından beyan dilekçesi sunduğu, 29/04/2025 tarihinde davacı vekiline; davacı Türkiye Sigorta'nın sigortalısı Alıcı/... A.Ş.'nin mal bedelini göndericiye ödeyip ödemediğinin tespiti için; sigortalı Alıcı/... A.Ş.'nin mal bedelini göndericiye ödediğine dair ödeme belgeleri ile dekontu mahkememize sunmak veya aracı banka bilgilerini mahkememize bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, 1 nolu ara karara aracı banka bilgilerinin bildirilerek cevap verildiği takdirde, bildirilen aracı bankaya müzekkere yazılarak gümrük beyannamesine konu mal bedelinin Alıcı/... A.Ş. Tarafından Gönderici /...Ltd. şirketine ödendiğine dair belgelerin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine dair ara karar kurulduğu, ara kararın taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Geçen celse 1 nolu ve 4 nolu ara kararlar gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür.
Celse arasında davalı Hüner Global vekili tarafından talep dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 21/03/2023 tarihinde ödenen 51.840,73-TL ile işlemiş faizin davalılardan tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin 55.688,31-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 21/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında; taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu- ... E, ...K,).
Diğer taraftan, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119. Maddesinde dava dilekçesinin içeriğinin ne şekilde olması ve aynı maddenin 119/1.ğ maddesi uyarınca “Dava dilekçesinin talep sonucu (netice talep; istem sonucu) bölümünün açık olması gerektiği belirtilmiş olup, davacı, neye karar verilmesini (davalının neye mahkûm edilmesini) istiyorsa onu (açık bir şekilde) yazıp belirtmelidir” 119. Maddenin 2. fıkrasına göre ise, “(a), (d), (e), (f) ve (g)” bentleri dışında kalan hususların eksik olması halinde, hâkimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu hükme bağlanmıştır. Talep sonucunun açık şekilde belirtilmesi ve yazılması ile mahkemenin ve uyuşmazlığa bakacak hâkimin karar vermesi kolaylaştırılacaktır. En önemlisi mahkemece; 1) Davanın türü saptanacaktır. 2) Davanın kabulü halinde, mahkeme talep sonucunu aynen hüküm fıkrası olarak kararına yazabilecektir. (Md. 297/1.ç). 3) Talep edilenden, fazlasına karar verilemeyecektir (Md. 26). Bu nedenle davacı, nelerin hüküm altına alınmasını (davalının neye mahkûm edilmesini) istediğini, açık ve noksansız bir şekilde dava dilekçesinin talep sonucu (netice-i talep) bölümünde bildirmelidir. Talep sonucu açık değilse, mahkeme, davacıya talep sonucunu açıklattırmalıdır (Md. 31 Hâkimin aydınlatma görevi).
Yargıtay 14.HD’nin ... esas, ... karar sayılı, 29.05.2017 tarihli ilamında vurgulandığı üzere HMK'nun 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Aynı kanunun kesin süre başlıklı 94. maddesinin 2. fıkrasına göre ise; hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Hâkim tarafından kesin süre verilirken; kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.
Somut olayda; mahkememizin 10/04/2025 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı ile ... 27. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasının her iki davalı yönünden başlatıldığı, davalı ...tarafından yetki itirazında bulunulması üzerine gönderme kararı verildiği, davalı ... Sigorta tarafından ise borca itirazda bulunulduğu, dava dilekçesinde hangi icra dosyalarının hangi davalılar yönünden devam ettiği ile itirazın iptalinin hangi dosyalar ve hangi davalılar yönünden talep edildiği açık olmayıp dilekçenin sonuç kısmında “Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 55.688,31-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile ... (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline” karar verilmesi talebinde bulunulduğundan, davacı vekiline talebini somutlaştırmak üzere BİR HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, verilen kesin süre içinde talebinin somutlaştırılmaması halinde HMK’nın m.119/1-ğ hükmü gereğince davanın açılmamış sayılacağının ihtarına karar verilmiş; davacı vekili duruşmada hazır bulunduğundan ihtarat yapılmıştır. Atıf yapılan yüksek mahkeme içtihatlarında vurgulandığı üzere ara kararda sürenin kesin olduğu, kesin sürede yapılacak işin ne olduğu ve kesin süreye uymamanın müeyyidesi açıkça yazılarak davacı vekiline ihtarat yapılmış; ancak davacı tarafça kesin süre içerisinde dilekçe sunulmamıştır. Davacı tarafça kesin süre içerisinde ihtar kapsamındaki eksikliklerin giderilmediği anlaşılmakla HMK md. 119/2 gereği davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK m. 119/2 uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 951,02 TL harçtan mahsup edilerek fazladan alınan 335,62TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 55.688,31TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda (1/2) verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 16/09/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.