Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/523

Karar No

2026/68

Karar Tarihi

10 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/523 Esas
KARAR NO : 2026/68

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/09/2024
KARAR TARİHİ : 10/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirketin davalı şirketten olan alacağına ilişkin tarafımızca davalı tarafa ... 31. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı tarafça takibe 23.05.2024 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş ve bunun üzerine icra takibi durmuştur. Ancak davalı tarafın yapmış olduğu itiraz haksız ve hukuka aykırı olup ; takibin iptali gerekmektedir. Şöyle ki; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında kurulan ticari ilişki sonucu müvekkil şirket, davalı şirkete, davalı şirketin talep ve isteği doğrultusunda dijital baskı, folyo, kumaş baskı, kutu harf yapımı başta olmak üzere bir çok ürün üretmekte ve yapmış olduğu işe ilişkin de fatura düzenlenmektedir. Düzenlenen faturalar e-fatura olup davalı şirkete tebliğ edilmiştir. Kaldı ki kabul etmemekle birlikte faturaların e-fatura olmaması ihtimalinde dahi davalı şirket ile yapılan whatsapp yazışmaları ile sabit olduğu üzere faturalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmamış ve whatsapp yazışmaları da borçlu şirketin borcu kabul ettiğini ispat eder niteliktedir. Nitekim davalı borçlu şirket tarafından düzenlenen itiraz dilekçesinde yalnızca borca ve faize itiraz edilmiş olup faturalara ilişkin herhangi bir itiraz da bulunmamaktadır.
Davalı ile müvekkilim arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borcun davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
Taraflar arasındaki ticari ilişki uzun süreye dayalı olup müvekkil tarafından düzenlenen faturalara ek olarak muavin defter kayıtları da dilekçemiz ekinde dosyaya sunulmuştur. Ayrıca tarafların ticari defter ve kayıtları ile e-fatura kayıtları incelendiğinde aralarındaki ticari ilişki ve davalı borçlunun müvekkil şirkete olan borcu sayın mahkemece de kolaylıkla tespit edilebilecektir. Davalı şirket ticaretle uğraşan ve ekte sunulan whatsApp yazışmaları ile sabit olduğu üzere bulunduğu mevcut durumda ödeme güçlüğü çeken bir şirkettir. Müvekkil şirket aylardır alacağını tahsil edememiş olduğundan büyük mağduriyet yaşamıştır. Davalı şirketin ödeme güçlüğü çektiği, ticari sıkıntılarının olduğu hususları göz önüne alındığında davalı şirketin mevcut durumunda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle müvekkil şirketin hakkını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşacak hatta imkansız hale gelecektir. İşbu durumda müvekkil şirketin alacağına ulaşmasının imkansızlaşması ve daha fazla zarara uğramaması adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ederiz. Yukarıda anlatılan nedenlerle davalı borçlu itirazında haksız ve kötü niyetlidir. İcra takibini uzatmak ve müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla borca itiraz etmiştir. Borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti ve müvekkilin sabit olduğundan itirazın iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın %20’ sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur. İhtiyati tedbir talebimizin kabulüne,
Haklı davamızın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe konusu alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkarıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava; davacı ile davalı arasında devam eden ticari ilişki nedeniyle davalının 765.297,26 TL alacaklı olduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman mali bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Raporum içerisinde yapılan açıklamalar Muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı ve Davalı yana ait 2023-2024 yıllarına ait ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler Neticesinde; Davacı ...Tic. Ltd. Şti. tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 illarına âit ticari defterlerin TTK. İle tutulmuş olduğu görülmüştür, Davalı ...Tic, Ltd.Şti — tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu görülmüştür. Davacı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davalı yandan 30.04.2024 tarihi itibariyle 765.297,26.-TL lik borç bakiyesinin bulunduğu , bu tarihten sonra faturalaşma ve ödemelerin yapıldığı 30.09.2024 tarihi itibariyle cari hesabın 667.697,26.-TL'lik borç bakiyesi verdiği, tarihi itibariyle cari hesabin 729.527,00.-TL alacak verdiği, Davalının bu kadarlık borçlu olduğu, 2023 yılından devreden herhangi bir bakiyenin bulunmadığı , 30.09.2024 tarihi itibariyle cari hesabın 631.927,00.-TL alacak bakiyesi verdiği ve bu kadarlık borcunun bulunduğu, yapılamadığı, Tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği dosyanın kök rapor sunan bilirkişiye tevdii edildiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Davalı taraf inceleme için 2023 yılına ait ekstre yerine 2024 yılına ait ekstreyi sunduğu, 2024 yılına ait ekstrenin kök raporda mevcut olduğu, Bundan dolayı KÖK Rapordaki sonuçlarda herhangi bir değişiklik olmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememizce 24/12/2024 tarihli duruşma ara kararı ile defter incelemesine karar verilmiş, bilirkişi tarafından sunulan raporda davacı tarafın 2023-2024 defterlerini eksiksiz olarak sunduğu ve davalıdan dava tarihi itibariyle 667.697,26 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ise 2023 yılı muavin defterini sunmadığı, kalan defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve dava tarihi itibariyle davacıya 631.927,00 TL borçlu bulunduğu tespit edilmiştir. Aradaki farkın ise 2023 yılından devreden 35.770,26 TL olduğu, davalı tarafın sunmuş olduğu belgelerde 2024 yılına devreden herhangi bir borcunun bulunmadığı ancak 2023 yılına ait cari hesap ekstresinin(muavin defter) sunulmaması sebebiyle bu hususun tespit edilemediği bildirilmiştir. Mahkememizce 23/09/2025 tarihli duruşma ara kararı ile davalı tarafa 2023 yılı cari hesap ekstresini sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş ve kesin süreye uyulmaması hâlinde mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtar edilmiştir. Davalı tarafından ise 07/10/2025 tarihli dilekçe ile 2024 yılı cari hesap ekstresi(muavin defteri) sunulmuş olup 2023 yılına ait muavin defteri ise sunulmamıştır. Ne var ki muavin defterler kanunen tutulması zorunlu olan defter türlerinden olmayıp ihtiyari defterlerdendir. Dolayısıyla davalı tarafından usulüne uygun tutulmuş defterler HMK 222 gereğince lehine delil teşkil etmektedir. Bu sebeple taraf defterleri arasındaki davacının 35.770,26 TL'lik alacağının ise davacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak davacı tarafından ilgili faturalara ilişkin irsaliyeler ya da imzalı teslim belgeleri sunulmamış olup 35.770,26 TL'lik alacağın varlığı ispat edilememiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; taraflar arasında devam eden bir ticari ilişki olduğu, bu bağlamda davacı tarafından verilen hizmet karşılığı fatura keşide edildiği, tarafların faturaların çoğunu defterlerine işledikleri, tarafların ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfına haiz oldukları, taraf defterleri arasında 35.770,26 TL'lik farkın bulunduğu, davacı tarafından 35.770,26 TL'lik alacağın ispat edilemediği anlaşılmıştır. Ayrıca bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacının takip tarihi itibariyle davalı taraf defterlerine göre 729.527,00 TL alacaklı konumunda bulunduğu dava tarihi itibariyle ise 631.927,00 TL alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda takipten sonra ancak davadan önce yapılan ödemelere ilişkin itirazın iptali davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ... E ... K, ... E ...K) Bu bağlamda dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan toplam 631.927,00 TL alacaklı olduğu, fazlaya ilişkin isteminin ise reddi gerektiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuş olup aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Davalı tarafından ... 31. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 631.927,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacağın % 20'si olan 126.385,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 43.166,93 TL harçtan peşin alınan 13.069,36 TL'nin mahsup edilerek bakiye 30.097,57 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 2.972,62 TL'sinden davalı tarafın, 627,38 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 13.069,36 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 13.496,96 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 631.927,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan100.789,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 133.370,26 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 70,00 TL tebligat, posta gideri ile 6.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.570,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 5,043,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/02/2026

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim