mahkeme 2024/515 E. 2025/698 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/515
2025/698
9 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/515 Esas
KARAR NO : 2025/698
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 29/08/2024
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ...A.Ş; ülke genelinde oldukça bilinir ve tanınır konumda olan, lojistik sektöründe hizmet kalitesi ve çalışma ilkeleri doğrultusunda ticari itibarı üst düzeyde bulunan bir kurumdur. Kamuoyunda ''...'' olarak tanınan müvekkil, ülkenin 81 iline hizmet götürmekte ve bu hizmetin yürütülmesi açısından kendisi de birçok farklı firma ile hukuki ilişki içerisine girmektedir. Bu ticari ilişki de çoğu zaman diğer tarafa belirli bir marka altında lojistik destek verme, kurye temin etme şeklinde tezahür etmektedir. Bu doğrultuda müvekkil ile davalı ... Şirketi arasında gerçekleştirilen akit gereğince müvekkil tarafından davalıya kurye hizmet verilmiştir. Davalı, hizmet karşılığı asıl alacak kaynaklı gereken ödemeyi yapmadığından yine sözleşmeye dayalı taraflar arasında yürürlükte bulunan cari hesap ilişkisine göre 01.01.2024-12.07.2024 dönem tarihli cari hesapta 1.291.875,41 TL alacak bakiye kalmıştır.Akabinde, müvekkil şirket alacağın tahsilini teminen cari hesap bakiyesi olan 1.391.875,41 TL alacak tutarı üzerinden davalı aleyhinde icra takibi başlatmıştır. Takip her ne kadar 1.391.875,41 TL üzerinden başlatılmış ise de kayıtlardaki maddi hatanın anlaşılması üzerine dosyaya feragat gönderilerek 100.000,00 TL düşüm sağlanmıştır. Böylece takibe konu asıl alacak 1.291.875,41 TL olarak vücut bulmuştur.
Davalının itirazı haksız ve mesnetsiz olup itirazın iptali davası ikame etme zarureti doğmuştur. Davalı icra dairesine sunduğu itiraz dilekçesinde; "icra takibine,yetkiye ve BORCUN TAMAMINA tüm ferileri ile birlikte itiraz ediyoruz. Müvekkilin ikametgah adresi Bilecik il sınırları içerisinde yer aldığından yapılan icra takibiyle ilgili ... İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili olup bu nedenle ... İcra Dairelerinin yetkisine ayrıca ve açıkça itiraz ediyoruz " ifadeleri ile icra takibine bu kapsamda yetki ayrıca tüm borç ve ferilerine itiraz etmiştir. Ancak iş bu dava dilekçemiz ile sayın mahkemenize sunulan sözleşme, faturalar ve müvekkil şirkete ait ticari defterler incelendiği vakit taraflar arasında akdedilen bir sözleşmenin mevcut olduğu ve müvekkil şirketin sözleşmeye dayalı gerçekleştirdiği hizmetlere ilişkin alacağının mevcut olduğu görülecektir. Özetle; davalı müvekkil şirketten hizmet almış ancak ödemesi gereken tutarları ödememiştir. Davalı, müvekkil şirketin kesmiş olduğu faturalara ilişkin herhangi bir iade veyahut itirazda da bulunmamıştır. Dolayısıyla dava konusu faturalar davalı tarafça kabul edilmiştir.
Dilekçemiz ekinde sunduğumuz faturalar , tarafların ticari defterleri ve ticari ilişkisi incelendiğinde de müvekkilin davalıya hizmet verdiği, davalının söz konusu faturalara itiraz etmediği, faturaları kabul ettiği davalının müvekkile takip tarihi itibariyle 1.291.875,41 TL borcu olduğu anlaşılacaktır. Söz konusu asıl alacağa sözleşmesel ticari faiz kapsamında aylık % 3 faizinde işletilmesi gerekmektedir.
Yine yapılan yetki itirazı da yersiz olup HMK 17 uyarınca taraflar arasında münhasır yetki sözleşmesince yetkili mahkeme ve icra dairesi olarak İstanbul Adliyesi seçilmiş ve takip gerekse işbu dava yetkili ve görevli mahkeme de ikame edilmiştir. Bu kapsamda haksız yetki itirazınında iptali gerekmektedir. Yukarıda açıkladığımız hususlar akabinde faturalar ve cari hesap ekstresi ile açık olduğu üzere müvekkilimizin alacağı likit olmakla itirazın kötü niyetli olduğu izahtan varestedir. Bu doğrultuda davalının kötü niyetli olarak, yargılama sürecini uzatmak ve müvekkilimizin alacağının tahsilatını güçleştirmek amacıyla hareket ettiği açık olmakla davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini bilvekale talep ederiz.
Yukarıda anlatılanlar ışığında; tarafların ticari defterlerinin incelenmesini, ıslah ve sair haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik davaya konu ettiğimiz 100.000,00 tl üzerinden (HMK 109 uyarınca kısmi dava olarak) itirazın iptalini ve davalı aleyhine %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Davacı yan, müvekkil şirketten alacaklı olduğundan bahisle ilgili tutar kadar alacağı ile ilgili ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatmıştır. Söz konusu takibe süresi içerisinde yapmış olduğumuz itiraz neticesinde davacı yan, Sayın Mahkemesi huzurunda her türlü yasal dayanaktan yoksun işbu davayı ikame etmiştir.Müvekkil şirkete ise öncelikle dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup dilekçede ek olarak gösterilen hiçbir evrak müvekkil şirkete iletilmemiştir.
Müvekkil şirketin ikamet adresi Bilecik il sınırları içerisinde yer aldığından ... Asliye Ticrat Mahkemeleri yetkili olup bu nedenle mahkemeniz yetkisine itiraz ediyoruz.
Öncelikle işbu dilekçe ile; davacı tarafın gerek yasada belirlenen gerekse sayın mahkeme tarafından tensip ara kararı, ön inceleme tutanağı ve takip eden diğer tüm ara kararlar ile yükümlü olduğu, olacağı süreli-kesin süreli işlerinin süresi içinde yerine getirmemesi nedeniyle ve/veya getirilmemesi halinde davacı tarafa bu işin yürütümü için yeni ve/veya ek bir süre verilmesine, davacı tarafın bu anlamdaki her türlü talebine, kesin süre bitiminden sonra yerine getirilen her türlü adli iş ve işleme muvafakat etmediğimizi bildiririz.
yasaların emredici hükmü gereği davacı dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmamıştır.
müvekkilimiz şirket, davaya konu ticari işin tarafı değildir. bu sebeple davacı yana herhangi bir borcu yoktur. davacı ile müvekkil arasında bir ticari ilişki bulunmamaktadır.
davacının sunmuş olduğu fatura, taraflar arasında davaya konu hukuki ilişkiyi ispata medar nitelikte değildir.
hiç bir surette davayı kabul etmemek kayıt ve şartı ile belirtelim ki muayyen belirlenebilir likit bir alacak olayda söz konusu değildir.
Müvekkilimizin her hangi bir borcu olmadığını belirtmekle birlikte,davacının iddia etmiş olduğu alacak likit (muayyen) belirlenebilir bir alacak değildir.Ancak ve ancak yargılama ve bilirkişi incelemesi neticesinde alacağın mevcut olup olmadığı tespit edilebilecektir.Bu anlamda müvekkilimizce bilinebilir,belirlenebilir bir borcun varlığı söz konusu olmadığından likit bir alacaktan bahsedilemez.Bu sebeple davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmektedir.
Nitekim Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 03.04.2002 tarihli ... Esas ve ...Karar sayılı “itirazın iptaline ilişkin davalarda icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit (muayyen) olması gerekir.Somut olayda, yanlar arasında alacak tutarını gösteren yazılı bir sözleşme olmadığından alacağın miktarı bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkmış, yani muhakemeyi gerektirmiştir. Bu haliyle alacağın likit olmadığı sabittir.” şeklinde ki kararı da davacı yanın icra inkar tazminatı isteminin hiçbir şekilde yerinde olmadığını göstermektedir.
Hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtelim ki bir an için alacağın var ve likit olduğu varsayımında dahi davacının talep etmiş olduğu %20 icra inkar tazminatının hiçbir yasal dayanağı bulunmamaktadır. İşbu nedenle bu talebin ayrıca reddini..."talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 19.İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2024 yılına ait BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi ismi üzerinde uzlaşma olmadığı takdirde bilirkişi smmm'nın atanmasına, davacı vekilinin talebinin kabulü ile ticari defterlerinin incelenmesi için bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
Davalının yargı çevremiz dışında bulunduğu anlaşılmakla davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla mahal mahkemesine talimat yazılmasına, talimatta 1 Smmm bilirkişisinin görevlendirilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin 13/12/2024 tarihli alınan ara kararı ile; Davacı vekilinin talebinin kabulü ile; dosyasının bildirilen adreste inceleme yapılmak için bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
Talimat mahkemesinden alınan 08/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Sayın Mahkemenin talepleri doğrultusunda davalının kanuni defterlerinin yerinde incelenmesi neticesinde dosya kapsamında ve tarafların iddia, itiraz ve beyanları dikkate alınarak, belirlenen hususlar yukarıda ayrıntılı olarak yer almıştır. Hukuki değerlendirmelerin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, davalının kayıtlarının Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Tek düzen hesap planına uygun kayıt yapılmamış olduğu, vadeli alışların cari hesaplara aktarılması gerekirken VUK hükümleri gereğince banka veya finans kurumları aracılığı ile ödeme yapılması ve buna uygun kayıt yapılması gerekirken 14 faturanın 12 si Kasadan ödenmiş şeklinde işlem yapılmış olduğu görülmüş ve yukarıda da yevmiye maddeleri yer almıştır. Her ne kadar davalı kayıtlarında cari hesaba aktarılan 98.577,91 TL. olara gözüküyor olsa da, Kasadan ödeme şeklinde yapılan kayıtların belgeye dayanmadığı ve davalının kayıtlarının kendi lehine kanıt oluşturmayacağı hususunun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." rapor edilmiştir.
Mahkememiz bilirkişisinden alınan 28/04/2025 tarihli raporunda özetle: "Dava Konusunun; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğu davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile ... 19.İcra Dairesi ... Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı yan tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davacı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 29.08.2024 tarihinde ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ...E.. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği, davacı tarafın kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yanan gönderildiği ve yapılan incelemelerde 2024 yılına ait ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Bu hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Aittir. Taraflar arasında ticari ilişkinin 2024- yılına ait olduğu tarafların BA-BS 8 adet toplam 701.147,04TL kdv hariç beyanda bulunulduğu, Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2024 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği ve yapılan incelemelerde davalı tarafından faturalara istinaden de ödemeler yapıldığı gibi Davalı tarafın BA Formunda da beyanda bulunduğu görülmüş olup bu hususta iki tarafında kanuni sürelerde itilaf yaşamadığı görülmüştür. Faturanın Kabul Edilmiş Sayılmasının Hukuk! Niteliği Fatura alan kişinin sekiz gün içinde itiraz etmemesi halinde, fatura içeriğini kabul etmiş sayılması (TTK m. 21/2) kanuni bir karinedir.7 Kanuni karineler, belli bir olaydan belli olmayan bir olay için kanun tarafından çıkarılan sonuçlardır.8 Kanun koyucu faturayı alan kişinin süresi içinde itirazda bulunmamış olması vakıasına, bu kişinin fatura içeriğini kabul etmiş olduğu sonucunu bağlamıştır. Taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu, Davalı tarafından davacı yana 1.465.497,41TLfatura kestiği, davacı tarafın bu faturalara istinaden davalı yana 73.622,00TL ödeme yaptığı bu Hususta Davacının yanın davalıdan kaydı olarak 31.12.2024 Tarihi İtibariyle 1.391.875,41 TLtutarında alacaklı olduğu..." rapor edilmiştir.
Mahkememizin 29/05/2025 tarihle verilen ara kararı ile; Davalı vekilinin bilirkişi raporlarına itirazlarının itirazların dosyanın yeniden bilirkişilere tevdi edilmesini gerektirmemesi nedeniyle takdiren reddine, davacı vekilinin 20/05/2025 tarihli dilekçesindeki talebi doğrultusunda davacı vekiline davasını ıslah etmek ve eksik harcı ikmal etmek üzere HMK m. 181 uyarınca bir haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği ve dosyanın mevcut haliyle karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 10/06/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "Mahkemenizin yukarıda esas numarası belirtilen dosyasında, itirazın iptaline konu davada alacak harca esas değer olarak davanın kısmi dava olması itibariyle kısmi değer olan 100.000,00 TL belirtilmiş idi. Dolayısıyla davanın açıldığı tarihte alacağımızın bir kısmı için talepte bulunulmuş, bakiye kısım için ıslah hakkımız saklı tutulmuştu. Gelinen aşamada, bilhassa bilirkişi raporundaki teknik hesaplamalarında tamamlaması sebebiyle davaya konu edilen alacağın tamamı yönünden ıslah yoluna başvurma zorunluluğu doğmuştur. Bu çerçevede, alacak tutarı 1.191.875,41 TL daha ekleme yapmak suretiyle ıslah edilerek artırılmıştır. Dolayısıyla toplamda 1.291.875,41 TL olacak şekilde davaya esas tutarı beyan etmekteyiz. Islah ile artırılan kısım yönünden nispi harcın tamamlayıcı kısmı işbu dilekçemizle birlikte yatırılmıştır. Herhangi bir eksik harç olması halinde tarafımıza bildirilmesi akabinde derhal tamamlanacağını...
" beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında imza edilen paket taksi lojistik hizmet sözleşmesi neticesinde doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali istemine ilişkindir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 1.391.875,41 TL cari hesap alacağının aylık %3 ve değişen oranlarda faizi ile birlikte tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin... Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin...Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...".
Bursa BAM 7. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Tarafların ticari defter kayıtları ve cari hesap ekstrelerine göre 31/12/2016 tarihinde bakiye alacak miktarında mutabık kaldıkları, davacı tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz edilmeyerek ticari defterlerine işlendiği, kesin kabulün yapılıp işin teslim alındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça işin yapılmadığına ilişkin bir iddiada bulunulmamış, hak edişlerin usulüne uygun düzenlenmediği, fazla düzenlendiğine ilişkin davacı tarafa ihtarda bulunup işin yapımı ile ilgisi bulunmayan bağımsız denetçi firmadan alınan rapor gönderilmiş olup, denetçi firmadan alınan raporun davacı tarafı bağlayıcılığı bulunmamamaktadır. Davalının ticari defterlerindeki aleyhine olan kayıtlar kendisini bağlayacağından icra takibinden sonra düzenlenen ve yargılama sırasında 25/11/2018 tarihinde ticari defterlerine kaydedilen iade faturasına dayalı olarak usulüne uygun hak ediş düzenlenmediği yönünde davalı tarafın iddiası yerinde görülmemiştir.".
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 19.İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosyası, tarafların 2024 yılına ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde dosya davalı şirket yönünden ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla mahal mahkemesine talimat müzekkeresi aracılığıyla gönderilerek SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi 08/04/2025 tarihli raporunda davalının kayıtlarının Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve tek düzen hesap planına uygun olmadığı, vadeli alışların cari hesaplara aktarılması gerekirken VUK hükümleri gereğince banka veya finans kurumları aracılığı ile ödeme yapılması ve buna uygun kayıt yapılması gerekirken 14 faturanın 12'si kasadan ödenmiş şeklinde işlem yapılmış olduğu, davalı kayıtlarında cari hesaba aktarılan 98.577,91 TL olarak gözüküyor olsa da, kasadan ödeme şeklinde yapılan kayıtların belgeye dayanmadığı tespit edilmiştir. Davacı şirket yönünden dosya, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi 28/04/2025 tarihli raporunda davacı tarafın kestiği faturaların E-Arşiv Portalından davalı yana gönderildiği ve yapılan incelemelerde 2024 yılına ait ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu tarafların BA-BS 8 adet toplam 701.147,04TL KDV hariç beyanda bulunulduğu, davacı tarafında kesilen faturaların 2024 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafça kanuni süresinde itiraz edilmediği ve yapılan incelemelerde davalı tarafından faturalara istinaden de ödemeler yapıldığı gibi davalı tarafın BA formunda da beyanda bulunduğu; toplam 1.465.497,41 TL fatura kesildiği, bu faturalara istinaden 73.622,00TL ödeme yapıldığı; davacı yanın davalıdan kaydi olarak 31.12.2024 Tarihi itibariyle 1.391.875,41 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Dosya incelendiğinde; dava konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde yer aldığı, defterlerin sahibi aleyhine delil olarak kabulü için kanuna uygun olarak tutulmalarına gerek olmadığı; yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince usulüne uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil oluşturduğu (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve... Karar sayılı, ... Esas ve...Karar sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı, ... Esas ve ... sayılı emsal ilamları); davalı tarafça iade faturası düzenlenmediği, davalının ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığı ve miktarı ispatlandığından davanın kabulü ile; davalı tarafından ... 19. İcra Dairesinin... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın 1.291.875,41 TL yönünden iptaline, takibin 1.291.875,41 TL yönünden aynı koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından ... 19. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın 1.291.875,41 TL yönünden İPTALİNE, takibin 1.291.875,41 TL yönünden aynı koşullarla DEVAMINA,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 88.248,00TL harçtan peşin alınan 427,60TL ve 20.354,26TL ıslah harcı toplamı 20.781,86TL'nin mahsup edilerek bakiye 67.466,14TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60TL Başvuru Harcı, 427,60TL Peşin/nisbi Harcı, 20.354,26TL ıslah harcı, 10.690,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 31.899,46TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 1.291.875,41TL üzerinden hesaplanan 192.862,56TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 09/09/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.