mahkeme 2024/502 E. 2025/845 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/502
2025/845
7 Ekim 2025
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/502 Esas
KARAR NO : 2025/845
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/08/2024
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
"Müvekkil araç alım satımı sektöründe faaliyet göstermektedir. İşi dolayısıyla aldığı ... plakalı ...Model aracın gizli ayıbından kaynaklı uğramış olduğu zararlar nedeniyle davalı şirketten alacağı bulunmaktadır. 7155 Sayılı ve 6 Aralık 2018 tarihli yasa ile 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren, konusu alacak ve tazminat olan ticari anlaşmazlıklarda rakam sınırı olmaksızın zorunlu arabuluculuk uygulanacaktır. Ticari davalardan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulma şartı getirilmiştir. Tarafların tacir olması hasebiyle zorunlu ticari dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş, söz konusu arabuluculuk süreci anlaşamama ile sonuçlanmıştır. İzah edilen nedenlerle işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur.Durumun gerekli kıldığı muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değildir. Fakat onları meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir. Bile bile aldatma yani hile varsa satıcı ne tam zamanında ayıpların ihbar edilmediğine ne de kısa zamanaşımı süresine dayanabilir.
Yine müvekkilimiz yukarıda da belirttiğimiz üzere araç alımı satımı işi ile uğraşmaktadır. Araçta meydana gelen gizli ayıp nedeniyle yaptığı masraflar yanında ayrıca aracın uğramış olduğu değer kaybından kaynaklı olarak aracın satışında kazanç kaybı da yaşamıştır. Bu durumun müvekkilin işlerini aksaklığa uğratmış olduğu da açıktır. Gizli ayıp nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı ve söz konusu diğer maddi zararlar ancak bilirkişi marifetiyle tespit edilebilecek olup belirsiz alacak davasına konu olarak şimdilik 100 TL maddi zararı talep etme gerekliliği hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin gizli ayıp nedeniyle; araç tamir masrafları, araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle uğramış olduğu zarar ve diğer tüm maddi zararları yönünden belirsiz alacak olarak şimdilik 100 TL'nin araç satım sözleşmesinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Müvekkil ...Ltd. Şti. tarafından sahibi olduğu 2007 model ... benzinli aracı ... 20. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekalete istinaden ... tarafından 3 Mayıs 2024 tarihinde Alıcı ...'a 610.000 TL bedelle satmıştır. Satışa konu araç çalışır ve yürür durumda olup 2007 model olup 270.000 km de bir araçtır. Alıcı tarafına expere açık olan satışa konu taşınır, araç alım satımı sektöründe faaliyet gösteren alıcı ... tarafından ikinci el bir araç olduğu ve 270.000 km de 2007 model olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda alıcı aracın fiziki ve kondisyonel olarak kendisi test etmiş olduğundan dolayı expere götürme ihtiyacı duymamıştır.
Söz konusu satışa konu aracın ayıplı olduğu hususu tarafımızda kabul edilmemektedir.Satışa konu araca ait ayıbı kabul etmemekle beraber; iki tarafında tacir olduğu bir satış sözleşmesi ile satılmış olup, araç alım satım sektöründe faaliyet gösteren alıcı ... tarafından aracın model yılı, yaşı kilometresi, fiziki ve kondisyon durumu hakkında deneyim ve tecrübelerine dayanılarak ileri bir zamanda araçta olası arızaları da tahmin edebilecek durumda olması gerekmektedir.Davacını iddia ettiği gibi gizli bir ayıbın varlığını kabul etmemekle birlikte araç satışı yapıldıktan sonra iddia edildiği şekliyle yolda bozulduğu, yolda kaldıklarını ve de aracın motorunda bulunduğu iddia edilen gizli ayıbı şifahen bildirdiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Kabul etmemekle beraber davacının şifahen(sözlü) ayıp ihbarında bulunduğu iddiası da;
Alıcı satışa konu aracı iddia edildiği şekliyle 28 Mayıs 2024 tarihinde İbrahim Rıfatoğlu isimli kişiye sattığı ve de söz konusu gizli ayıp nedeniyle bu kişiden aracı 26/07/2024 tarihinde geri almış olduğunu ikrar etmektedir. Söz konusu gizli ayıbı bulunan ve motoru bozuk aracın 14 gün sonrasında satılarak 2 aylık kullanımı sonrasında ayıp nedeniyle geri alındığı ve akabinde müvekkil ...Şti. 'ye gönderilen 14.06.2024 tarihli ihtarnamede de görüleceği üzere davacının kötü niyetli olduğunun göstergesidir.
Davacı zararın tazmini için bilirkişi incelemesi talep etmişse de aracın bu süre zarfında kullanılmış olması, 3. Kişiye satılmış olup tamir edilmiş veya işlem görmüş olması, aracın ayıptan dolayı tamir edilip edilmediğine ilişkin bir tespitin olmaması nedeniyle de mümkün değildir.Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını.."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 20.Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... 2.Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Gerekli belgelerin gönderilmesi için masraf yatırılması gerektiği tarafımıza bildirilmiş olup müzekkere tebliğe çıkmamıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 10/09/2024 tarihli delil dilekçesi okunarak dosyasına konulmuştur.
Davacı vekiline HMK 119/1ğ mad. Gereğince tazminat taleplerini açıklamak ve kalemleştirmek için 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen süre içinde açıklamadığı takdirde dava şartı yokluğundan davanın reddedileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
Davacı bakımından tacir araştırması için ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
2024 yılına BA/BS formlarının istenilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın 1 Makina Mühendisi, 1 Sözleşme Hukuku alanında uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkisine tevdi ile araçta meydana gelen arızanın satış aşamasında bulunup bulunmadığı, gizli ayıp olarak kabul edilip edilemeyeceği, araçta meydana gelen arızanın davalı tarafından satış aşamasından önce bilinip bilinemeyeceği, arızanın rütin kullanımdan kaynaklı olup olmadığı, ayıp söz konusu ise ayıba yönelik ihbar şartlarının yerine getirilip getirilmediği, davalının ayıptan sorumlu olup olmadığı, ayıp nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın tespiti hususlarında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 04/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"03/05/2024 tarihli; ... 20. noterliği Araç Satış Sözleşmesi: ... plaka sayılı, ... şasi nolu, 2007 model yılı, ... marka, ...model, benzinli, hususi araç 270.000 km. de olduğu; ekspertiz raporu bulunmadığı; satıcı: ... Ltd.Şti.; alıcı: ... ; satış bedeli 610.000,00 TL olduğu, dava konusu aracın; 03/05/2024 tarihli noter satış sözleşmesinde 2007 model yılı olmak üzere 17 yaşında bir araç olduğu; ekonomik ömrünü oldukça geçmiş bir araç olması; bu yaş ve km. de bulunan araçlarda özellikle motor kısımlarından arızaların çıkmasının her sürü, belgesine sahip (temel motor ve trafik eğitimleri alarak sınav sonrası sürücü belgesi almaya hak kazanan kişi) kişiden beklenmesi gerektiği; ekspertiz raporu alarak aracın teknik durumu hakkında satış öncesinde bilgi alabilecekken ekspertiz raporu bulunmadan davacının aracı satın aldığı; hiçbir teknik incelemeye (ekspertiz veya yetkili servis kontrolü gibi) başvurmadan davacının aracı satın alması itibariyle sorumluluğu bulunduğu, dava konusu aracın ayıplı olarak değerlendirilemeyeceği; Somut ihtilafta ayıptan doğan sorumluluğun maddi şartı mevcut olmadığından, davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği; ancak taraflar TBK m. 225/f.2 uyarınca satıcılığı meslek edinmiş kişiler kapsamında olduğundan; bilmesi gereken ayıplar konusunda davalının sorumlu olup olmadığı konusunda takdirin Muhterem Mahkemede olduğu.." rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi üzerine dosya yeniden ele alınarak incelenmiştir.
... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) müzekkere yazılarak davacı vekilinin 10/09/2024 tarihli delil dilekçesinde bildirdiği tanıkların dava dilekçesi ile 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bildirdiği hususlar doğrultusunda dinlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
1 nolu ara karar gereği ikmal edildiğinde dosyanın raporunu sunan bilirkişilere tevdii ile, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçesi ile dosyaya kazandırılacak tanık beyanları doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Celse arasında bilirkişilerin raporunu sunduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulduğu, 26/03/2025 tarihinde ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) müzekkere yazılarak davacı vekilinin 10/09/2024 tarihli delil dilekçesinde bildirdiği tanıkların dava dilekçesi ile 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bildirdiği hususlar doğrultusunda dinlenmesinin istenilmesine, 1 nolu ara karar gereği ikmal edildiğinde dosyanın raporunu sunan bilirkişilere tevdii ile, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçesi ile dosyaya kazandırılacak tanık beyanları doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor tanziminin istenilmesine dair ara karar kurulduğu, ara kararın taraflara tebliğ edildiği, tanıkların dinlenmesi için talimat müzekkeresi yazıldığı, talimat mahkemesince duruşmanın 09/05/2025 tarihine bırakıldığı, iki tanığın dinlenildiği, diğer tanık hakkında ihzar müzekkeresi yazıldığı, duruşmanın 27/06/2025 tarihine bırakıldığı görülmüştür.
Celse arasında davacı vekili tarafından beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Dosyanın talimat mahkemesinden dönüşünün beklenilmesine karar verilmiştir.
1 nolu ara karar gereği ikmal edildiğinde dosyanın raporunu sunan bilirkişilere tevdii ile, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçesi ile dosyaya kazandırılacak tanık beyanları doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 03/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Mevcut dosyadaki evraklara göre; kök rapor kanaatlerinde değişiklik olmadığı.." rapor edilmiştir.
Celse arasında dosyanın talimat mahkemesinden döndüğü, geçen celse 2 nolu ara karar gereği dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişilerin ek raporlarını sunduğu, ek raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından ek rapora itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporuna itirazların takdiren reddine karar verilmiştir.
(2) S ö z l ü D e l i l l e r ;
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyası 09/05/2025 tarihli celsesinde tanık ... (...) " Beni İstanbul da galerici olan ... motorlu araçlar şirketinde ... araç olduğunu söyledi. Ben de bu araca ihtiyacım olmaması sebebiyle arkadaşım ...'a söyledim ... aracı almak için ... a gitti. Aracı alıp dönerken biz aracın ilanını paylaştık. O esnada ... aracı almak için ... aramış. ... gelir gelmez aracı ... sattı. Daha sonra araçta motor arızası çıktı. Daha sonra ... motor ile durumu görüştü. Ancak bu galeri kendi satmış olduğu aracına sahip çıkmadı. Kusuru kabul etmedi. Konu ile ilgili başkaca bir diyeceğim yoktur, tüm bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir. Şahitlik ücreti talep etmiyorum.." yönünde beyanda bulunmuştur.
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyası 09/05/2025 tarihli celsesinde tanık ... (...) "Benim abim... dan ...araç satın aldı. Ertesi gün araçta motor ağrızası çıktı. Bunun üzerine biz aracı ... a geri sattık. ... aracı ... dan bir galeriden satın aldı. Aracı alıp ... dan gelirken yapmış olduğu paylaşım üzerine biz aracı satın aldık. Konu ile ilgili başkaca bir diyeceğim yoktur, tüm bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir. Şahitlik ücreti talep etmiyorum.." yönünde beyanda bulunmuştur.
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası 27/06/2025 tarihli celsesinde tanık ... (...) " Davacı benim arkadaşım olur, ... marka bir aracı bir arkadaşın tavsiyesi üzerine davalıdan satın almak için İstanbul'a gittik. Davalı ile görüştük zaten sanayide ustaydı ortak tanıdıklarımız da olduğu için Eksper yaptırmadık aracın devrini aldık. Boluda gelirken araç arızalandı. Kendi ustamız ile görüştük yavaş yavaş gelip tamirat işlemlerini yaptırdık. Sonradan araç ... birisine satıldı. Tekrar çekici ile ... geldi. Davacı aracı daha sonra üçüncü bir kişiye sattı. Davacı davalı şirket ile görüştü zararın 1/3 'nü ben karşılayım kalanını siz karşılayın dedi davalı taraf bir kuruş bile vermem dedi. Bu sebeple davalık olmuşlardır. Aracın tamirat işleri ... da yapılmıştır. Çekici ile ... gitmiştir. Konu ile ilgili başkaca bir diyeceğim yoktur, tüm bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir. Şahitlik ücreti talep etmiyorum.." yönünde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ... plakalı vasıtanın satın alındıktan sonra araçtaki gizli ayıplar nedeniyle uğranılan maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile davacının araç alım satım sektöründe faaliyet gösterdiği, 03/05/2024 tarihinde davalıdan ... plakalı ... model araç satın aldığı, araçta arıza meydana geldiği, davalının arızayı kabul etmediği, aracı tamir ettirirken araçta ciddi bir sorun olduğunu fark ettiği, arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacının aracı 28/05/2024 tarihinde dava dışı ...'na sattığı, gizli ayıp nedeniyle davacının aracı 26/07/2024 tarihinde fark ödeyerek satın almak zorunda kaldığı, ayrıca aracın tamir masrafları için harcama yaptığı, bu nedenle davacı nezdinde maddi zarar oluştuğundan bahisle işbu tazminat davası ikame edilmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesi ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında araçta meydana gelen arızanın satış aşamasında bulunup bulunmadığı, gizli ayıp olarak kabul edilip edilemeyeceği, araçta meydana gelen arızanın davalı tarafından satış aşamasından önce bilinip bilinemeyeceği, arızanın rutin kullanımdan kaynaklı olup olmadığı, ayıp söz konusu ise ayıba yönelik ihbar şartlarının yerine getirilip getirilmediği, davalının ayıptan sorumlu olup olmadığı, ayıp nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın tespiti hususlarında rapor hazırlamak üzere dosya bir makine mühendisi ile bir sözleşme hukuku alanında uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 04/03/2025 tarihli raporlarında ekspertiz raporu bulunmadığı, 03/05/2024 tarihli noter satış sözleşmesinde 2007 model yılı olmak üzere 17 yaşında bir araç olduğu; ekonomik ömrünü oldukça geçmiş bir araç olması; bu yaş ve km. de bulunan araçlarda özellikle motor kısımlarından arızaların çıkmasının her sürü, belgesine sahip (temel motor ve trafik eğitimleri alarak sınav sonrası sürücü belgesi almaya hak kazanan kişi) kişiden beklenmesi gerektiği; ekspertiz raporu alarak aracın teknik durumu hakkında satış öncesinde bilgi alabilecekken ekspertiz raporu bulunmadan davacının aracı satın aldığı; hiçbir teknik incelemeye (ekspertiz veya yetkili servis kontrolü gibi) başvurmadan davacının aracı satın alması itibariyle sorumluluğu bulunduğu, dava konusu aracın ayıplı olarak değerlendirilemeyeceği; Somut ihtilafta ayıptan doğan sorumluluğun maddi şartı mevcut olmadığından, davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği; ancak taraflar TBK m. 225/f.2 uyarınca satıcılığı meslek edinmiş kişiler kapsamında olduğundan; bilmesi gereken ayıplar konusunda davalının sorumlu olup olmadığı konusunda takdirin Mahkemede olduğu kanaati bildirilmiştir.
Taraflar tacir olup, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1, 4). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/I hükmü de uygulanacaktır.
Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK 23/1 maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, Açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK 223/2 madde hükmü incelendiğinde; Alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Ankara BAM 22. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Davacı, davaya konu aracı davalı...’dan ikinci el olarak satın almıştır. Aracı mevcut hali ile inceleyip teslim aldığı, bununla birlikte davalının ayrıca garanti taahhüdünde bulunmadığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Satım anında davacı, aracı muayene ve varsa mevcut ayıplarını tespit ile yükümlüdür. Bu işlemi yapmadığı anlaşılan davacının, 27/07/2020 tarihinde ihtarname ile davaya konu talebini öne sürmüştür. Aracın motorunda iddia edilen ayıbın davalı tarafından gizlendiği konusunda dosyada delil bulunmamaktadır. Dosya kapsamı itibariyle satıcının TBK'nun 225. maddesinde düzenlenen ağır kusurundan da bahsedilemeyeceğinden, mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek davanın davalı Enver Kocabaş yönünden de reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ve eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...".
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Kamyonun 29/05/2020 tarihli satış sözleşmesinde sigorta ile ilgili yükümlülük davacı alıcı tarafından üstlenilmiş; davacı, aracı satın aldıktan yaklaşık 1 ay sonra ağır hasarlı olduğunun öğrenildiğini iddia etmiş ise de, davacı araç alım satım işiyle iştigal eden tacir olup basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü çerçevesinde aracı satın aldığı tarihte veya kanunen belirlenen yasal süreler içinde aracın servise götürülerek veya sigorta acenteleri aracılığıyla gerekli muayeneler yaptırılarak basit bir araştırma sonucu ağır hasar kaydının bulunup bulunmadığı öğrenilebilecektir. Bu nedenle TBK'nın 225. maddesi anlamında davalının ağır kusurundan söz edilmeyecektir. Kaldı ki aracın hasarlı olarak alındığı, davacının sunduğu 15/09/2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ve istinaf dilekçesinde belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından aracın emsallerinden oldukça düşük değerde satıldığı ve aracın 25/10/2019 tarihli kazada ağır hasar aldığından trafikten çekildiği belirlenmiştir. Davacı aracı trafikten çekmeli olarak mevcut haliyle satın almış ve satıcı bu hususta garanti taahhüt etmemiştir. Ayrıca davacı ayıbı 26/06/2020 tarihinde öğrendiğini belirtmesine rağmen, davalıya her hangi bir ihbarda bulunmamış olup, bu hususu 23/12/2021 tarihinde arabuluculuk görüşmesinde davalıya bildirdiği, dolayısıyla TBK'nın 223. maddesine göre süresinde ihbarda da bulunmadığı ve 225. maddenin olayda uygulama alanı bulmadığı anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir...".
Yukarıda atıf yapılan yasal düzenlemeler, yüksek mahkeme içtihatları, toplanan deliller ve yapılan yargılama doğrultusunda; davacının davalıdan ... 20. Noterliği Araç Satış Sözleşmesi ile dava konusu aracı 03/05/2024 tarihinde 610.000,00 TL bedel karşılığı satın aldığı, aracın 270.000 km'de olduğu, 2007 model yılına ait olduğu, ekspertiz raporu alınmadığı, alınan bilirkişi raporu ile dava konusu aracın; satış tarihinde 17 yaşında bir araç olduğu ve satış sonrası yönetmeliğe göre otomobil ekonomik ömrü 10 yıl olması itibariyle ekonomik ömrünü oldukça geçmiş bir araç olması ve yılda ortalama 25.000 km kat eden bir aracın bu araç ekonomik ömründe 250.000 km doldurmakla dava konusu aracın 270.000 km olarak bu mesafeyi de geçmiş olduğunun anlaşıldığı, bu yaş ve km'de bulunan araçlarda özellikle motor kısımlarından arızaların çıkmasının her sürücü belgesine sahip kişiden beklenmesi gerektiği, ayrıca bu hususlarda bilgi sahibi olmasa dahi ekspertiz raporu alarak uzman teknisyenler vasıtasıyla araç incelenmesini sağlayarak motor gibi özel kısımlarında incelenmesi sayesinde satış öncesinde bilgi alabilecekken noter satış öncesi ekspertiz raporu bulunmadan davacının aracı satın aldığı da göz önünde bulundurulduğunda dava konusu aracın yaşı ve km. itibariyle motor arızasının çıkmasının beklenmesi gerektiği ve hiçbir teknik incelemeye (ekspertiz veya yetkili servis kontrolü gibi) başvurmadan davacının aracı satın alması itibariyle sorumluluğu bulunduğu, dava konusu aracın ayıplı olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varıldığı görülmüştür. Dava dilekçesinde davacının araç alım satımı sektöründe faaliyet gösterdiği, dava konusu aracı işi dolayısıyla satın aldığını beyan ettiği; nitekim mahkememizce yapılan tacir araştırması sonucu davacının tacir olduğunun anlaşıldığı, tacir olmanın sonuçlarından biri olarak davacının TTK m. 18/2 uyarınca ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, günümüzün teknolojik şartları, araçlara ilişkin sigorta bilgi ve altyapısı, ikinci el araçlara ilişkin yönetmelik, ekspertiz imkan ve raporları, internet verileri ve ikinci el araç piyasasının objektif unsurları birlikte değerlendirildiğinde, davacının satış tarihinde 17 yaşında ve 270.000 km'de olan bir aracı ekspertiz raporu almadan satın almasının basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı olduğu, bu yükümlülüğü çerçevesinde aracı satın aldığı tarihte veya kanunen belirlenen yasal süreler içinde aracın servise götürülerek basit bir araştırma sonucu motorunda arıza olup olmadığı öğrenilebilecek iken bunun yapılmadığı, TBK'nın 225. maddesi anlamında davalının ağır kusurundan söz edilemeyeceği, aracın motorunu ve diğer aksamlarını yetkili seviste teste tabi tutmadan araç alınırken tespit edilebilecek muhtemel problemler araştırılmadan, bunlar üzerinde durulmadan ve sadece satıcının anlatımına güvenerek basiretli bir tacirden beklenmeyecek şekilde davranması neticesi aracı satın alan davacının zararından davalının sorumlu olmadığı kanaatine varılmış, davanın reddine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 427,60TL'nin mahsup edilerek bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 100,00TL üzerinden hesaplanan 100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi.07/10/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.