mahkeme 2024/479 E. 2025/251 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/479

Karar No

2025/251

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/479 Esas
KARAR NO : 2025/251

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/08/2024
KARAR TARİHİ : 08/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalılar tarafından 05.08.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ...adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 2.380,20 TL borcun davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 2.380,20 TL hasar bedeli ile işlemiş faiz olarak 156,54 TL olmak üzere toplam 2.536,74 TL'nin tahsili amacıyla ... 33. İcra Müdürli sas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçlu ...ödeme emrinin gönderildiğini, Davalılar/borçluların ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etti; borçlu itirazında takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer 'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nin 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, S.'lı TTK'nin 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, Borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, davalılar her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, Söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçluların, haksız fiilden kaynaklı müvekkil kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmediğini; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiklerini, hasara ilişkin tutanaklar incelendiğinde huzurdaki davanın haklılığı ve davalının itirazlarının haksızlığının ortaya çıkacağını, dava konusu hasar sebebiyle ortaya çıkan zarar kalemlerinin belirlenebilir olduğu ve alacağın likit olduğu da göz önünde bulundurularak, borçluların itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep ettiklerini belirtmiştir. Davacı vekili tarafından, 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ... Şirketi vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49'a göre zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartları oluşmamıştır. Dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı müvekkil şirket değildir, şirketin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar yoktur, hukuken sorumluluğu da bulunmamaktadır. Müvekkili firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapılmıştır. ve bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce Davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Md. ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verilmiştir. Davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı .... firması yetkilisi ...'in imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı ... firmasının yönlendirmesi ve onayı ile yapılan kazıda yerin altında nereden hangi kablo geçtiğini müvekkili firmanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de müvekkili firmaya kusur atfedilemeyeceğini, Kazı yapılan yerde müvekkili firmaya ait ruhsatlı bir çalışma yapılmış olduğunu, ... Alt Yapı Yatırım işini yaparken, yatay sondaj çalışmasının yapıldığı yerlerin resimlerinin belli olduğunu, Fakat ... alt yapısına işaret eden herhangi bir durumun yer yüzünde belli olmadığını, birlikte yatay sondaj yapılan yerde ...’un standart derinlikte (100 cm) alt yapısı olması lazım iken yapılan yatay sondaj daha derinden (260 cm) derinlikten gittiğinde rast geldiğini, Hasar Tespit Tutanağının bölgede ... ekipleri ve arıza kaynaklarının yapılmasına müteakip, ..lokalleri ... (2 adet bakır kablo biri 100 perli diğeri 200 perli, 2 adet fiberoptik kablo biri 4 kıllı diğeri de 6 kıllı) olarak tutulmuş olduğunu, Bölgede hasar verilen 113 metrelik ... cinsi kablonun demontaj edilen kısmı ise ne yazık ki 50 metre olarak yazıldığını, Ayrıca bölgede yapılmış olan kazı öncesi bölge fotoğraflarında alt yapı ile ilgili hiçbir ... belli olmamakla birlikte derinlik olarak daha derinden gidilmesine rağmen ... alt yapısına müvekkil firmaya ait yatay delginin denk gelmesinden dolayı sorumluluk hiçbir şekilde taraflarına ait olmadığını, Burada yapılmış olan ekip raporlarında ...’un alt yapısının bakımı yapılmadığı da belli olduğunu, davacı ... firması kendi görevi olan ... yükseltme ve bulma işlerinin bedellerini de müvekkil firmadan istediğini, Bu da davacının kusuruna delil teşkil ettiğini, zamanında yapılmış olan bir bakım çalışmasıyle bu kayıp ... bulunsaydı bu iş kazası da belki de ortaya çıkmamış olacağını, Ancak belirttiğimiz gibi tüm bu olayların ortaya çıkması tamamen davacının kendi kusurundan ileri gelmekte olduğunu, davacı firmanın bizzat kendi başına tuttuğu zarar tutanağı ile var olduğunu iddia ettiği zararını müvekkilinden istemekte olduğunu, zira Mahkemeden alınmış bir delil tespiti yahut bağımsız bir Bilirkişiden alınmış rapor olmadan davacının salt kendi tuttuğu tutanak ile zararın tazminini talep etmesinin ispat hukukunun temeline de aykırı olacağını, davanın reddinin gerektiğini, haksız ve ispat edilemeyen davanın reddini talep etmiştir.
Kullanılan malzemelerin tespiti ve bedellerin tespiti ile yeniden hesaplanması gerekmektedir. Davacı tarafından talep edilen bedel fahiştir.
Davacı şirket, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine 16. Maddesine göre Dağıtılamayan Enerji Bedeli adı altında bedel hesaplamış ve müvekkil idareden talep etmektedir. Ancak, sözü geçen yönetmeliğin 16. Maddesi; kesintiler için sınır değerler aşıldığında dağıtım şirketinin kullanıcıya tazminat ödemesine ilişkindir. Bu nedenle davacı şirket, dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedelleri müvekkil idareden talep edemez.
Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre, abonelerin, yıllık eşik değerlerin aşılmasında veya günlük süreleri aşan kesintilerde dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıya tazminat ödenmesi gerekmektedir. Yani, sözü geçen yönetmelik, davacı şirketin abonelere tazminat ödemesine ilişkindir. Bu nedenle, davacı şirketin eşik kesinti süresi aşım bedelini talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini belgelerle kanıtlaması gerekmektedir. Dosyada bu konuda hiçbir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiği kanaatindeyiz. yani davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerekmektedir. ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmek mümkün olacaktır.
davacı ... a.ş.’nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıkmaktadır.
davacı tarafından gerçekleştirilen elektrik kablosu döşeme işinin; Elektrik kuvvetli akım tesislerinin kurulmasının, işletilmesinin ve bakımının can (insan hayatı) ve mal emniyeti bakımından güvenlikle yapılmasına ilişkin olarak 30.11.2000 tarihli ve 24246 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin “Kablolar” başlıklı 58. maddesinin (e) bendi uygulaması emredici yasa hükmü niteliğindedir. bu itibarla; tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olması gerekir. davacı tarafın, elektrik kablosu döşeme işinin, mevzuata uygun olup olmadığının araştırılmasını talep ediyoruz.
davacıya ait elektrik kablolarının döşeme işinin durumu da gözden kaçmaması gereken önemli noktalardan biridir. söz konusu elektrik hattı, elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliği hükümlerine tamamen aykırı olarak döşenmiştir.
davacı şirket tarafından açılan benzer davalarda dinlenen tanıkların davacı tesisatlarının olması gereken derinlikte olmadığı, tesisatın haritalandırılmadığı, genelde yeterli derinlikte olmadığı ve aksine yüzeyde olduğu yönünde beyanlarda bulundukları görülmektedir.
Davacı tarafından yapılan tesisat imalat işinin mevzuatına uygun olup olmadığının herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekir.
Davanın konusu hasar olup hasar da haksız fiil olarak nitelendirilmektedir. Haksız fiilden kaynaklanan davalarda ise ancak yasal faiz istenebilir. Bu nedenle davacının faiz talebini de kabul etmemiz mümkün değildir.
davacı şirkete yazı yazılarak söz konusu adresteki tesisatlarının yönetmeliğe uygun olup olmadığının tespiti için gerekli plan, proje, harita diğer tüm tesisat bilgilerinin istenilmesine karar verilmesini talep ederiz.
müvekkilin ... 33.icra müdürlüğü ... e sayılı dosyasında borçlu olmaması nedeniyle davanın reddine,
-davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: Müvekkil ile iş bu davada davalı sıfatıyla bulunan ... Şirketi ile imzalamış olduğu ''...İlçeleri İçmesuyu Ve Atıksu Yapım, Bakım Ve Onarım İşi İşine Ait Devir Sözleşmesi'' ile müvekkil tüm hisselerini ... şirketine devretmiştir. Bu nedenle müvekkil şirket tarafından verildiği iddia edilen zararlarla Müvekkil şirketin herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Müvekkil şirketin bu zarardan hiçbir hukuki ya da fiili bir sorumluluğu yoktur. Bilindiği üzere en kısa tabiriyle, sübjektif bir hakkı dava edebilme ehliyeti olarak tanımlanan “Aktif Husumet” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-d bendi gereğince dava şartı niteliğinde olup, aynı kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her safhasında ve taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece re’sen nazara alınması gereken, usul hukukuna ilişkin ancak sonuçlarını maddi hukuk boyutunda doğuran son derece önemli bir müessesedir. Bu nedenle davacının, davada aktif husumetinin bulunup bulunmadığının öncelikle ve re’sen incelenerek karara bağlanması gerekir. Dolayısıyla yukarıda açıkladığımız nedenlerle davanın, yalnızca ... Şirketi'ne karşı açılması gerekmekte olup, müvekkilimizin ilgili olayda husumeti bulunmadığından davanın husumet yokluğundan reddi gerekmektedir. Usule ilişkin itirazlarımızın kabul edilmemesi halinde esasa ilişkin itirazlarımız;
1-Davacı taraf haksız fiile dair hiçbir delil sunmamıştır. Davacı şirket çalışanlarının kendi arasında tutmuş olduğu tutanağa göre işlem yapmaktadırlar. Olaya ilişkin görüntü, tanık vb hiçbir delil sunulmamıştır. iş bu tutanaklar tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Davaya konu icra takibi ekinde de, dava dilekçesi ekinde de tutanak ve masraf evrakları tarafımıza tebliğ edilmemiştir.
2-Müvekkil şirket tarafından yapılan araştırmada hiçbir personel ya da şirket aracının böyle bir fiilde bulunduğuna dair tespit yapılmamıştır. Müvekkilin ilgili personelin iş akdinin feshi ya da rücu hakkı bulunduğu için haksız fiilin kim ve ne zaman yapıldığının kesin bir şekilde tespiti gerekmektedir.
3-Alacağa işletilen faiz miktarı ve vadesi de hatalıdır. Bu nedenle alacağın bu yönüyle de incelenmesi gerekmektedir.
4-İtirazımız kötü niyetli değildir. Fiilin tarafımızca yapıldığı ispat edilmediği gibi yapılan masrafın da kesin bir hesabı bulunmamaktadır. Tüm tamirat ve tadilatların piyasa rayicinde olup olmadığının ispatı gerekmektedir. Zararın yargılamaya muhtaç olduğu ve likit olmadığı aşikardır. Bu nedenle kötü niyet tazminatının da reddi gerekmektedir.
davanın reddine, aynı zamanda davacının kötüniyetli olması sebebiyle davacı aleyhine müvekkil şirket lehine olacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ile tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, 05/08/2022 tarihinde ... adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında davacıya ait dağıtım altyapısında bulunan kablo ve tesisata zarar verildiği iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davadır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırtıldığı, bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Davacı Şirketin İcra takip Tarihi İtibarıyla Alacağı: Davacı şirketin asıl alacağı 1.652,74 TL İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz 65,68 TL Davacı şirketin toplam alacağı 1.718,42 TL, Davacı... A.Ş.'nin, ... 33. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosya kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalılardan alacağının 1.718,42 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Emsal Yargıtay kararları ve ilgili mevzuatlarda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olduğu hususları dikkate alındığında takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere Davacı tarafından Dağıtılamayan Enerji Bedeli ve Eşik Kesintisi Aşım Bedeli mevzuatlar kapsamında talep edilemeyeceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği bilirkişilerden ek rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları ek raporda özetle: "Kazı çalışmasını gerçekleştiren davalı ... A.Ş.'nin 9670 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı ...'ın 9630 müterafik kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. Davalıların ödemekle yükümlü olduğu zarar miktarı 1666 TL olarak belirlenmiştir. Takip başlangıcında gösterilen işlemiş faiz mevzuata uygun bulunmuştur. Elektrik kablolarının döşenme şartlarının mevzuata tam olarak uygun olmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir..
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; ... adresinde 05/08/2022 tarihinde kazı çalışmasının davalı şirketler tarafından gerçekleştirildiği, davacı şirketin kabloyu yeterli derinlikte döşemediği, kablonun üzerine koruyucu beton blok koymadığı, kabloların arasına tuğla yerleştirmediği, kablo güzergahına işaret levhaları çakmaması sebebiyle meydana gelen zararda %30 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, zararın giderilmesi için davacı şirketçe 2.361,01 TL harcama yapılması gerektiği ve davalıların kusuru oranında toplam 1.652,74 TL ile 65,68 TL işlemiş faizi davalılardan talep edebileceği bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup bu yönde davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle alacağın muayyen olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davalılar tarafından ... 33. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 1.652,74 TL asıl alacak ve 65,68 TL işlemiş faiz yönünden takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL'nin mahsup edilerek bakiye 147,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 2.546,00 TL'sinden davalıların, 1.254,00 TL'sinden davacının sorumlu olması kaydı ile tahsili ve Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 855,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 1.718,42 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 1.718,42 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 818,32 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 818,32 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 237,50 TL tebligat, posta gideri ile 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.237,50 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 4.179,12 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından yapılan her hangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2025

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim