Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/399

Karar No

2026/58

Karar Tarihi

3 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/352 Esas
KARAR NO : 2026/46

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 04/06/2024
KARAR TARİHİ : 22/01/2026

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında 10.06.2021 tarihli İş (Adi) Ortaklığı Sözleşmesi akdedildiğini, ortaklığın amacının Türkiye'de ve yurtdışında ilaç, besin takviyeleri, sağlık ürünleri ve tıbbi cihazların ticareti/ithalatı/ihracatı ve bu işlerden doğacak kâr-zararın paylaşılması olduğunu, ortaklık sermayesinin 50.000 TL olduğu, bunun 25.000 TL'sinin davacı tarafından karşılandığını; davalı ...'in 25.000 TL katılım payı yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ortaklığın maktu vergi beyannamelerine ilişkin masrafların da kendisi tarafından karşılandığını, ... ile iletişim kurulamadığını, ... adına hareket eden ...'ın telefon ve e-posta dâhil hiçbir iletişime cevap vermemesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan faaliyetler başından beri gerçekleştirilemediğini, yönetim ve icra mekanizmalarının işletilemediğini; ...'in yönetim kurulu üyeliği atamalarının yenilenmediğini ve buna bağlı olarak karar alma sürecinin tıkandığını, anılan olgular sebebiyle ortaklığın fiilen faaliyetsiz kaldığını, tasfiyeye konu malvarlığı veya kazanç bulunmadığını, herhangi bir edinim/teçhizat/cihaz alınmadığını, buna rağmen beyan yükümlülüklerinden doğan masrafların ortaya çıktığını, tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmadığını, mevcut kayıtlar üzerinden faaliyet ve malvarlığı yokluğu tespiti yapılarak adi ortaklığın feshine karar verilmesi, davanın kabulü ile adi ortaklığın mahkeme kararıyla feshine ve feshedilen adi ortaklığın mahkemece tasfiyesinekarar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa yargılamanın her aşamasında usulünce tebligat yapılmış olup esasa karşı beyanda bulunulmamıştır.
Dava, taraflar arasında akdedilen 10.06.2021 tarihli adi ortaklık sözleşmesi kapsamında oluşan adi ortaklığın TBK md. 639 kapsamında feshi ve tasfiyesi koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında akdedilen 10.06.2021 tarihli adi ortaklık sözleşmesi kapsamında oluşan adi ortaklığın TBK md. 639 kapsamında feshi ve tasfiyesi koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 18.09.2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...Her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme'ye ait olmak üzere, dava dosyasına sunulu belgeler ile adi ortaklığın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda detayları yukarıda açıklandığı üzere; Dosya kapsamındaki faaliyetsizlik, gelir yokluğu, malvarlığı bulunmaması ve yönetim/iletişim tıkanıklığı olguları birlikte değerlendirildiğinde, TBK m. 639 anlamında sona erme koşullarının oluştuğu görüşüne ulaşılmıştır." şeklinde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
6098 sayılı TBK md. 639'da "...Ortaklık, aşağıdaki durumlarda sona erer:
1. Ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesiyle.
2. Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle.
3. Sözleşmede ortaklığın devam edeceğine ilişkin bir hüküm yoksa, bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesiyle.
4. Bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesiyle.
5. Ortaklık için kararlaştırılmış olan sürenin bitmesiyle.
6. Ortaklık sözleşmesinde feshi bildirme hakkı saklı tutulmuş veya ortaklık belirsiz bir süre için ya da ortaklardan birinin ömrü boyunca kurulmuşsa, bir ortağın fesih bildiriminde bulunmasıyla.
7. Haklı sebeplerin bulunması hâlinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla." düzenlemesi, md. 640'da "...Ortaklık, belirsiz süre için veya ortaklardan birinin ömrü boyunca sürmek üzere kurulmuşsa, ortaklardan her biri, altı ay önceden fesih bildiriminde bulunabilir.
Fesih bildirimi, dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve özellikle uygun olmayan bir zamanda yapılamaz. Fesih bildirimi, ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade eder.
Sözleşmede öngörülmüş olan sürenin bitiminden sonra ortaklık, ortakların örtülü iradesiyle sürdürülürse, belirsiz süreli ortaklığa dönüşür." düzenlemesi yer almaktadır.
Sona ermeyi takiben TBK m. 640 ve devamı hükümleri uyarınca tasfiye yapılır: önce üçüncü kişi borçları, sonra ortakların avans/gider alacakları, ardından katılım paylarının iadesi; bakiye kâr ise paylaştırılır; yetmezse zarar, sözleşmedeki oranlara göre dağıtılır. Yargıtay içtihadı da tasfiyenin (i) malvarlığı tespiti-hesap, (ii) paraya çevirme/rayiç, (iii) paylaştırma hüküm sıralamasıyla yürütülmesini öngörmektedir. Yukarıda yazılı ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan adi ortaklığın süreğen faaliyetsizlik, gelir yokluğu ve malvarlığı bulunmaması olguları; ayrıca yönetim/iletişim tıkanması iddiaları birlikte değerlendirildiğinde, amaca ulaşmanın imkânsızlaştığı ve/veya haklı sebep yönünden sona erme koşullarının oluştuğu, malvarlığı bulunmadığından Yargıtay'ın öngördüğü üç aşamada “paraya çevirme/rayiç tespiti” safhasının fiilen konusuz kaldığı, tasfiyenin yalnızca borç/gider kalemlerinin kapatılması ve zarar paylaştırımı ile sınırlı olarak icra edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Adi ortaklığın satışa konu malvarlığı bulunmadığı ve kıymet takdiri gerektiren bir aktifinin tespit edilemediği, mevcut belge ve kayıtlar üzerinden son tasfiye bilançosu ve paylaştırma yapılmasının mümkün olduğu hususları bir arada değerlendirilerek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, tasfiyeye konu mal varlığı veya alacak-borç bulunmadığından tasfiye memuru görevlendirilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine,
2-Tasfiyeye konu mal varlığı veya alacak-borç bulunmadığından tasfiye memuru görevlendirilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 15.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.099,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 16.099,00-TL ile 976,80-TL harç gideri olmak üzere toplam 17.075,80-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine takdir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2026

Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim