Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/395
2024/946
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/395 Esas
KARAR NO : 2024/946
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2024
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil Şirket ile ... A.Ş. (öncesi ünvanı ...) arasında akdedilen kapsamında bayi sıfatı ile anılan Şirketten uzun süreli kiralama yolu ile temin ettiği araçları anılan Şirket logosu ve kimliği altında üçüncü kişi yada kişilere uzun yada kısa, tekil yada ... kiralama yapmak suretiyle ticari faaliyetini sürdüren ticari bir işletmedir.
Müvekkil Şirket bayilik ilişkisinin kurulduğu tarihten bu yana davalı şirket ile olan ticari münasebetini karşılıklı çıkar dengeleri çerçevesinde titizlikle yürütmüş; cari dönemlere ilişkin borçlarını vadeleri içerisinde titizlikle, temerrüde hiçbir şekilde düşmeksizin yerine getirmiştir. Davalı şirket ile müvekkil şirket adına uzun dönem kiralanan araçlara yönelik olarak ilgili araçların Şirket filosuna dahil edildiği tarihi takip eden süreçte mevcut sözleşme hilafına davranılarak kiralama bedellerinin birçok kez artırıldığı gibi yine yerel temsilcilik sözleşmesi’nin eki uzun dönem araç kiralama sözleşmesi hükümleri bir kenara bırakılarak ticari ilişkinin kurulduğu tarihi takip eden süreçte kendilerinden uzun dönem kiralanan araçların davalı yanın zorunlu kıldığı servislerde gerçekleştirilen periyodik bakımlarına yönelik servis ücretlerini yansıtma faturaları tanzim etmek suretiyle müvekkil şirketden tahsili yoluna gittiği,ayrıca yerel temsilcilik sözleşmesi’nin eki uzun dönem araç kiralama sözleşmesi’nin 4.4. maddesinde yer bulan lastik değişimlerine ilişkin giderler davalı şirketin yükümlülüğünde olmasına karşın,müvekkil tarafından işletilen araçların yol güvenliklerini sağlama zorunluluğuna istinaden lastik tedariği yoluna gidilmiş ve bedelleri müvekkil Şirket tarafından üstlenilmek zorunda kalınmıştır.Faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı taktirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar. Bu durumdan, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılmaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir. Ayrıca, davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesi söz konusu olamaz. Faturanın deftere kaydı taşımanın gerçekleştiğine yalnızca karine teşkil eder. Bu karinenin aksinin ispatı her zaman olanaklıdır. Davalı alım satım ilişkisini kabul etmemektedir. Bu nedenle davacının fatura deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre (yemin teklifi dahil ) kanıtlaması gerekir. Çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir. Davalı Şirket ile bayilik ilişkisi kurulduğu tarihten bu yana sözleşme hilafına yapılan kiralama bedeli artışlarına ve bakım giderlerini içeren yansıtma faturalarına ve yine araçların lastik değişimlerinin davalı yan tarafından üstlenilmemesi ve bu çerçevede müvekkil şirketin maddi kaybına yol açan süreç; Bayilik ilişkisinin sonlandırılması tehditi Özellikle talebin fazla olduğu yaz döneminde araç talebinin karşılanmayacağı yolundaki davalı yan beyanları,
Mevcut teminat mektubunun nakde çevrileceği yolundaki söylemler, müvekkil şirketin aleyhine olan ve maddi kaybına neden olan sözleşme hilafına uygulamalar keyfi uygulamalarıda aşacak şekli ile özellikle; uzun dönem kiralama yolu ile işletilen araçların geri çağrılması, mevcut bayilik ilişkisinin sonlandırılacağına yönelik olarak müvekkil adına gönderilen ihtar,müvekkil tarafından uzun dönem kiralama yolu ile işletilen araçlara yönelik olarak davalı yan adına muayene işlemleri,trafik ekiplerince otoparklara çekilen araçların araçların teslim alınması ve benzeri süreçlerin yönetimi açısından öncesinde müvekkil şirket yetkilileri adına verilen vekaletnamenin davalı yan tarafından düzenlenen azilnameler ile sonlandırılması gibi nedenler sözleşme ile kurulan ticari münasebeti çekilmez boyuta getirmiş,bu şekli ile davalı yanın müvekkil şirkete yazılı sözleşme hilafına uygulamaları dolayısıyla müvekkil aleyhine yarattığı zararının tazminini Yüce Mahkemeden talep etme zarureti hasıl olmuştur.
Davalı şirket ile müvekkil şirket adına uzun dönem kiralanan araçlara yönelik olarak ilgili araçların Şirket filosuna dahil edildiği tarihi takip eden süreçte mevcut sözleşme hilafına davranılarak kiralama bedellerinin birçok kez artırıldığı Davalı şirket ile müvekkil şirket adına uzun dönem kiralanan araçlara yönelik olarak ilgili araçların Şirket filosuna dahil edildiği tarihi takip eden süreçte mevcut sözleşme hilafına davranılarak kiralama bedellerinin birçok kez artırılmış,bu şekli ile müvekkil şirket tarafından müşterilerine sabit bedellerle kiralanan araçların kiralama bedelleri zaman zaman davalı şirkete ödenen kira bedellerinin dahi altında kalmış,işleticiliğini üstlendiği araçların kiralanamadığı günler itibariyle de anılan kira bedelleri ödenerek zarar katmerlenmiş,bu şekli ile karşılıklı çıkar dengelerinin korunmasını hedefleyen yerel temsilcilik sözleşmesi ve eki uzun dönem araç kiralama sözleşmesi hükümleri bir kenara bırakılarak mevcut ticari ilişki sözleşme hilafına davalı şirketin tek yanlı karlılığı üzerine inşa edilmeye çalışılmıştır.davalı şirket ile müvekkil şirket arasında akdedilen yerel temsilcilik sözleşmesi’nin eki
uzun dönem araç kiralama sözleşmesi nin (ek2) 6.1.maddesi kapsamında “kira süresi boyunca kira bedelleri sabit olup,taraflar kur,faiz gibi değişikliklerden kaynaklanan farkları ihtilaf konusu yapmayacaklarını peşinen kabul ve taahhüt ederler.kdv oranlarında oluşabilecek her türlü değişiklik aynen yansıtılacaktır” açık hükmüne karşın,davalı şirketden uzun dönem kiralanan araçların kiralama bedellerinin süreç içerisinde sözleşme hilafına yapılan artışlar müvekkil şirket yönüyle sözleşmenin kurulduğu tarih itibariyle ortaya koyulan karşılıklı irade açıklamalarına aykırı sonuçları beraberinde getirmiştir.
Diğer taraftan, davalı şirket ile müvekkil Şirket arasında akdedilen yerel temsilcilik sözleşmesi’nin eki uzun dönem araç kiralama sözleşmesi nin 6.1.maddesi öngörülen kira bedellerinin belirli zaman aralıklarında artırılacağına dair anılan sözleşme içeriğinde herhangi bir unsurun da yer almadığı dikkate alındığında, davalının resen uyguladığı fiyat artışlarının ancak yetkili ve görevli Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edilmesi olanaklı olan Sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin dava sürecinde değerlendirilebileceği, sözleşme uyarlama talebinin ilgili Mahkemelerce kabulünün ise Borçlar Kanunu’nun 136, 137 ve 138. maddelerinde yer bulan sebeplerin varlığı halinde olanaklı olduğu yerleşik yargı kararlarıyla ortada olmasına karşın davalı yan ile müvekkil şirket arasında mevcut sözleşmenin tadiline yönelik karşılıklı irade oluşumuna dair ek sözleşme yada protokol bulunmadığı gibi,mevcut sözleşme kapsamında müvekkil şirkete kiralanan araçların ilk kiralama bedellerinin artırımına dair görevli ve yetkili yargı yerlerince kira bedellerinin Borçlar Kanunu’nun 136, 137 ve 138. maddelerinde yer bulan sebepler bağlamında uyarlandığına dair yargı ilamı da mevcut değildir.
Bu çerçevede müvekkilim şirket tarafından davalı şirketden bayilik sözleşmesi kapsamında uzun dönem kiralanan araçların kiralama bedeli için düzenlenen ilk fatura içeriğinde yer bulan kira bedelinin anılan aracın davalı şirkete iade edildiği tarihe kadar geçen süre içerisinde aylık dönemler itibariyle tanzim olunan diğer tüm faturalar itibariyle kira süresi boyunca kira bedelleri sabit olduğu,tarafların kur,faiz gibi değişikliklerden kaynaklanan farkları ihtilaf konusu yapmayacaklarını peşinen kabul ve taahhüt ettikleri yerel temsilcilik sözleşmesi’nin eki uzun dönem araç kiralama sözleşmesinin 6.1.maddesi nin açık hükmü iken sözleşme hilafına müvekkilim şirket adına tanzim olunan ve müvekkil şirketin cari kayıtlarına işlenen kiralama faturalarında fazladan tahsil edilen kira bedelinin bilirkişi incelemesi marifetiyle tespiti suretiyle müvekkil şirket adına tazminen ödenmesi gerekmektedir.
Bayilik ilişkisinin kurulduğu tarihi takip eden süreçte kendilerinden uzun dönem kiralanan araçların davalı yanın zorunlu kıldığı servislerde gerçekleştirilen periyodik bakımlarına yönelik servis ücretlerini yansıtma faturaları tanzim etmek suretiyle müvekkil şirketden tahsili yoluna gidilerek sözleşme hilafına uygulamalar ile müvekkil şirket yüksek miktarda maddi kayba uğratılmıştır.yerel temsilcilik sözleşmesi’nin eki uzun dönem araç kiralama sözleşmesi nin 4.2. Maddesi içeriğinde; “...,üretici tarafından tavsiye edilen bakımları ve bakım çizelgesinde yer alan periyodik parça değişimlerini yaptırmayı kabul ve taahhüt eder.Araç/araçların her türlü bakım ve onarımlarının,... tarafından yönlendirilecek servislerde yaptırılması ve yapıma başlanılmadan önce ilgili servis tarafından ...’dan onay alınması gerekmektedir.Onay alınmaması halinde ...’in ödeme yükümlülüğü olmayacaktır.Acil ve geçerli bir sebeple Müşteri,anlaşmalı servis dışında bir servise bakım için gitmek zorunda kalır ise,mutlak surette üretici yada distribütör firmanın yetkilendirdiği servislerde ...’in yazılı onayı olmak şartı ile uygun olan bakımı yaptırabileceklerdir.Bu durumda şayet ödeme müşteri tarafından yapılır ise faturanın ruhsat sahibi adına düzenlenmesi şartı ile masraflar ... tarafından karşılanacaktır.Bakım masraflarının ... tarafından üstlenilmiş olması park,yıkama,akaryakıt temini,normal bir kullanım için üreticiler tarafından önerilen çeşitli özel yağları,katkı maddelerini ve sözleşmede öngörülmemiş aksesuarlarla ilgili masrafları kapsamaz” denilmek suretiyle akde bağlanan yükümlülük davalı şirket tarafından yerine getirilmemiş,kendisinin zorunlu kıldığı servislerde yaptırılan bakımlara ilişkin giderler müvekkil şirket adına yansıtılarak fatura edilmiş,faturaların cari kayıtlara alınarak ödenmesi suretiyle özünde davalı şirkete ait olan bakım giderleri müvekkil şirket üzerine yıkılarak maddi kayba neden olunulmuştur.Davalı şirketin sözleşme hilafına uygulaması nedeniyle sebep olduğu maddi kayıp,ticari münasebetin kurulduğu tarihten iş bu davanın ikame edildiği tarihe kadar devam etmiş olup, maddi kaybın miktarı “bakım bedeli yansıtma faturası” açıklaması ile davalı şirket tarafından düzenlenen faturalara ilişkin kayıtlarımızın bilirkişi marifetiyle incelenmesi halinde maddi kayıp tüm açıklığı ile tespit edilebilecektir.
yerel temsilcilik sözleşmesi’nin eki uzun dönem araç kiralama sözleşmesi’nin 4.4. maddesi içeriğinde ; “...,sözleşme süreci boyunca her ellibin (50.000) kilometre de lastiklerin ücretsiz yenileri ile değiştirilmesi sorumluluğunu üstlenir” yolundaki sözleşme hükmüne karşın müvekkil şirket tarafından uzun dönem kiralanan araçların kullanım düzeyinin 50.000 km yi bulmasına karşın bu konuda kendileri ile yapılan görüşmelerde anılan yükümlülüklerinin yerine getirilemeyeceği,diğer bayilerinde aynı yönde ki taleplerinin karşılanmadığı ileri sürülerek lastik değişimlerine ilişkin giderler davalı şirketin yükümlülüğünde olmasına karşın,müvekkil tarafından işletilen araçların yol güvenliklerini sağlama zorunluluğuna istinaden lastik tedariği yoluna gidilmiş ve bedelleri müvekkil Şirket tarafından üstlenilmek suretiyle mevcut sözleşme davalı yanın çıkarları doğrultusunda ihlal edilmiştir.Müvekkil Şirketin cari kayıtlarına alınan lastik satın alım faturaları bilirkişi marifetiyle irdelendiğinde sözleşme hilafına yapılan bu uygulamanın müvekkil şirkete verdiği zarar objektif kriterlere dayalı olarak belirlenebilecektir.Diğer taraftan müvekkil şirket adına uzun dönem kiralanan araçların ilk kiralandığı tarihteki kilometre düzeyi ile anılan aracın davalı şirkete iade edildiği tarihteki ekspertiz raporunda yer alan kilometre düzeyi davalı şirket kayıtlarında yer aldığı gibi bayilik ilişkisinin kurulduğu tarihten bu güne değin müvekkilim şirketin öz mal aracının bulunmadığı,öz mal araç bulundurma yada diğer firmalardan araç kiralamanın mevcut bayilik koşulları ile davalı şirketçe kısıtlanmış olduğu da dikkate alındığında ilgili sürece ait lastik alımı karşılığı ödemenin davalı şirkete ait araçlar için yapıldığı tartışmadan uzak maddi bir gerçeklik olup, davalı şirketçe tazmini gerekmektedir.
Diğer taraftan Davalı Yan tarafından müvekkil aleyhine ...10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...kaydında açılı bulunan ve davalı yanın müvekkil şirketden haksız ve mesnetsiz yere tazminat talebine matuf davasının da iş bu dava ile aynı hukuki sözleşmeye dayalı olduğu da dikkate alınarak dava dosyalarının birleştirilmesi yüce Mahkeme’nin takdirindedir.
müvekkil şirket ile davalı şirket arasında kurulan bayilik ilişkisinin dayanağı yerel temsilcilik sözleşmesi ve eki uzun dönem araç kiralama sözleşmesi hilafına uygulamalar nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak suretiyle Müvekkil Şirketin uğradığı 50.000,00 TL maddi kaybın iş bu davanın ön koşulu olan arabuluculuk başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte Davalı Şirketden tazminine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirketden alınıp tarafımıza ödenmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "2019 yılı ağustos ayı itibari ile türkiye varlık fonu içinde bulunan ... bankası a.ş.' nin iştiraki olan ve % 100 hissesine sahip olduğu ...'nun çatısı altında (%100 hissesine sahip) ve 19.02.2024 tarihi itibari ile ...a.ş. unvanı ile hizmet vermeye başlamıştır. (ek-1: ticaret sicil gazetesi). 2011 yılından itibaren ve halıhazırda portföyündeki yaklaşık 8.000 adet araç ile türkiye'nin farklı illerinde bulunan şubeleri aracılığıyla bireysel ve kurumsal müşterilere araç kiralama hizmeti sunmaktadır.cevap dilekçemiz ekinde sunulan ticaret sicil gazetesi suretinden anlaşılacağı üzere; müvekkil şirketin adresi, ... olup yetkili mahkeme, ... asliye ticaret mahkemeleridir. işbu nedenle, yetkiye itirazımızın kabulüne, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini saygıyla talep etmekteyiz. Bilindiği üzere; HMK’nın 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112 ve 113. maddelerinde dava türleri açıkça yazılmış olup, HMK 107. maddesinin birinci fıkrasında; "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." Ancak hukukî yararın mevcudiyetinin gerekliliği ve hakkın kötüye kullanılması yasağı bakidir. Buna göre, anılan madde hükmü gereğince, davacı tarafın belirsiz dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı şirketin de araç kiralama konusunda ticari faaliyetlerde bulunması ve geçmiş yıllarda müvekkil şirketin bayisi olması nedeniyle müvekkil şirket tarafından davacı şirket adına o tarihlerde düzenlenen kira, bakım, lastik ve sair başkaca faturaların gerek posta gerekse elektronik ortamda iletilmesi ve davacının da eksik dahi olsa faturalara itiraz etmeyerek ödemelerde bulunması nedeniyle davacının iddia ettiği maddi zararını bilebilecek veya belirleyebilecek konumda olduğu her türlü izahtan varestedir. bu durumda kanunen ve yargıtay içtihatları uyarınca belirsiz alacak davası açılamayacaktır.
neticeten, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından talep edilen alacak belirlenebilir alacak olmasına ve herhangi bir hukuki yararı olmadan eksik harç ödemek suretiyle hakkın kötüye kullanımı olacak şekilde, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması suretiyle belirsiz dava açılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca, hmk 107. maddesine göre, davacı tarafından talep ettiği alacak tutarları belirlenebilir olup, belirsiz dava açılamayacağından, mezkur davanın öncelikle bu yönden de usulen reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Müvekkil şirket, araç kiralama faaliyetinde bulunmakta olup, müvekkil şirket hisselerinin ...tarafından hisselerin %99'unu devralındığı 07.08.2019 tarihinden önce akdedilen ve taraflar arasında bayilik ilişkisinin olduğu dönemde Müvekkil şirketin logosu ve kimliği altında 3. Kişi ve/veya kurumlara kiralanması amacıyla, müvekkil şirket mülkiyetindeki araçların bir kısmının zilyetliğini devretmek suretiyle, Müvekkil şirket (..., ..., ..., ... olarak işletme adı değişmiştir) ile davacı. arasında, “...” markasının; sözleşme süre, şart ve kapsamı çerçevesinde ve ... ili sınırları dahilinde kullanımınıza verilmesi konusunda 14.05.2012 tarihli 36 ay süreli “yerel temsilcilik sözleşmesi” tanzim edilmiştir Müvekkil şirket tarafından 04.08.2022 tarihinde davacı şirketin elektronik posta adresine "Uzlaşma ve Uzlaşma Yönetimi Protokolü" gönderilmiştir. İşbu uzlaşma protokolü kapsamında mevcut bayilik ilişkisinin sonlandırılarak, müvekkil şirket tarafından hazırlanan yeni bayilik ilişkisi şekil ve şartlarını taşıyan sözleşmenin imzalanması gerektiği, tarafların mutabık olması halinde çalışmaya devam edileceği ve mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan araçların 01.11.2022 tarihine kadar iade edilmesi gerektiğine yönelik hak ve yükümlülükler bildirilmiştir. Lakin davalı şirket yetkilileri tarafından Uzlaşma ve Uzlaşma Yönetimi Protokolü kabul edilmemiş ve müvekkil şirkete ait araçlar da iade edilmemiştir.
Yürütülen bayilik ilişkisi kapsamında; Müvekkil şirket, ifayla mükellef olduğu tüm edimleri eksiksiz olarak yerine getirmiş, ticari itibarının zedelenmemesi ve sunulan hizmetin aksamaması adına davacı şirkete her türlü imtiyazı tanımıştır. Ancak İlgili şirketin zilyetliğinde bulunan araçların kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle, Müvekkil şirket tarafından gönderilen ... 24. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşme haklı nedenle tek taraflı olarak 01.11.2022 tarihinde feshedilmiştir. İşbu fesih ihtarında mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan ve ilgili şirket zilyetliğinde bulunan araçların 01.11.2022 tarihine kadar iade edilmesi de talep edilmiştir Feshin gereği olarak mülkiyeti Müvekkil şirkete ait araçlar tam ve zamanında iade edilmediği gibi kira bedelleri de ödenmemiş olduğundan müvekkil şirket tarafından ... 24.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ''26 adet araç bugüne kadar teslim edilmediğinden, her gün için doğmuş ve doğacak kira bedeli, kazanç kaybı dahil tüm zararlardan sorumlu olmanız sebebiyle hukuki yollara başvuracağımızı ve ayrıca Şirket yetkilileriniz hakkında güveni kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunacağımızı, Müvekkil şirkete ait marka ve logoyu kullanım hakkınız sona erdiğinden bunların yer aldığı tüm materyallerin toplanması için yasal yollara başvurulacağı'' hususu tekrardan bildirilmiştir Ne yazık ki Müvekkil şirketin tüm iyi niyetli çabaları sonuçsuz kalmıştır. Davalı şirketin zilyetliğinde bulunan araçları müvekkil şirkete iade etmemesi nedeniyle, müvekkil şirketin, bayilik ilişkisinin sona erdirildiğine yönelik iradesi baki kalmak suretiyle, araçları kendisine teslim edilmediğinden olası zararların engellemek adına ilgili firmaya fatura düzenlemeye devam etmiştir. Davacı sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca tacirdir. Aynı kanunun 18/II. maddesi maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiretli bir işadamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkânlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli ve öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğunu vurgulamaktadır Tacir özellikle ticari işletmesiyle ilgili sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirirken basiretli bir işadamı gibi davranmak zorundadır. Tacir, ister icapta bulunan, isterse kabul eden durumunda olsun akdin kurulmasından önce ve kurulması sırasında ticaretinin özelliğini gözönünde tutan tedbirli ve ileriyi makul ve mutad bir oranda gören bir tacir gibi davranmak zorundadır. Araştırma yapmaksızın ve tedbirsiz bir şekilde hareket ederek icapta ve kabul beyanında bulunan tacir basiretli bir işadamı gibi davranma mükellefiyetini yerine getirmemiş sayılır.
Davacı şirket; dava dilekçesinde detaylıca değindiği üzere, Müvekkil şirketin sözleşmeye aykırı olarak fazladan kira bedeli tahsil ettiğini, yine ödenmemesi gereken bakım giderlerinin ve lastik bedellerinin tarafınca karşılandığını beyan ve iddia etmiştir. Yukarıda da değindiğimiz üzere, davacı yan talep ve iddiasını dava dilekçesinde somut bir şekilde açıklamadığından ve dava dilekçesi ekinde atıfta bulunduğu ve iddia ettiği "Yerel Temsilcilik Sözleşmesi ve eki uzun dönem araç kiralama sözleşmesi, taraflar arasında gönderilen ihtarlar" başlıklı belgeler tarafımıza tebliğ edilmediğinden tarafımızca beyan ve itirazda bulunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasındaki ticari ilişki boyunca ticari teamül halini almış uygulamalar neticesinde davacı tarafından yapılan tüm ödemeler (eksik olsa dahi) davacı şirketin kendi hür iradesiyle gerçekleşmiş olduğundan ve yine davacı şirket ile müvekkil şirket arasında oluşturulan cari hesaplara ilişkin gerek 19.08.2020 yılı gerekse 31.12.2021 yılına ilişkin imzalamış olduğu mutabakat belgeleri nedeniyle davacının tüm talep ve iddialarına itiraz eder, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini sayın mahkemenizden talep ediyoruz. Taraflar arasındaki ticari teamül uyarınca müvekkil şirket yönetim kurulu 1 Nisan 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ve yüksek sezona girilmesi sebebiyle kira bedellerinde artış kararı almış ve bu karar ... A.Ş.'nin bütün bayilerine iletilmiştir. Akabinde ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle temmuz itibarıyla asgari ücrete yapılan artış neticesinde tüm ürün ve hizmetlere zamlar yapılmıştır. Dolayısıyla müvekkil şirket tarafından da 1 Ağustos 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kira bedellerine zam yapılması zaruriyeti hasıl olmuştur. Taraflar bayilik sözleşmesinin kurulduğu tarihten itibaren her yıl araç kiralama sektöründe teamül hale gelen yüksek sezonda fiyat artışı uygulamasını eksiksiz ve tam olarak uygulamış, davacı şirket de bu artışlara yönelik herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Bu kapsamda 2022 yılının yüksek sezonuna gelindiğinden müvekkil şirket yönetim kurulu tarafından küresel ve ülkemizin ekonomisinin şart ve gereklerine uygun olarak 01.04.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere artış yapılacağına ilişkin karar alınmış ve tüm bayilere uygulanmıştır. Sektördeki diğer firmalarca yapılan fiyat artışları, araçların bakım, onarım, sigorta gibi zorunlu giderlerindeki artış ve küresel çip krizi gibi birçok faktöre bağlı olarak yapılan kira bedeli artış oranları; gerek küresel ekonomik daralma gerekse de ülkemizin içinde bulunduğu enflasyonist ortam nazara alındığında son derece anlaşılabilir ve makul düzeydedir. İddia edildiği üzere, " kira süresince kira bedellerin aynı kalacağı" na dair ileri sürülen madde taraflar arasında ve hatta diğer hiçbir bayiler ile uygulanmadığı gibi söz konusu husus gerek araç kiralama sektöründeki uygulamaya gerekse ticari hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki, dava dilekçesi eki araç kiralama sözleşmesini kabul etmemekle birlikte, davacı tarafından zilyetliğinde bulunan araçların lastik değişimi için müvekkil şirkete herhangi bir talepte bulunmamıştır. Bu durum dahi sözleşmenin taraflar arasında uygulanmadığının açık bir göstergesidir. Bu nedenle de davacının haksız ve mesnetsiz olarak "uzun dönem kiralanan araçların kullanım düzeyinin 50.000 km yi bulmasına karşın bu konuda kendileri ile yapılan görüşmelerde anılan yükümlülüklerinin yerine getirilemeyeceği,diğer bayilerinde aynı yönde ki taleplerinin karşılanmadığı ileri sürülerek lastik değişimlerine ilişkin giderler davalı şirketin yükümlülüğünde olmasına karşın,müvekkil tarafından işletilen araçların yol güvenliklerini sağlama zorunluluğuna istinaden lastik tedariği yoluna gidilmiş ve bedelleri müvekkil Şirket tarafından üstlenilmek suretiyle mevcut sözleşme davalı yanın çıkarları doğrultusunda ihlal edilmiştir" şeklindeki iddiasının da gerçeğe aykırı olduğu her türlü izahtan vareste olup reddini talep ederiz.
Müvekkil şirketin feshi iradesinin bir diğer göstergesi de, fesih ihtarında da bildirildiği ve aşağıda detaylıca açıklanacağı üzere davacı şirket yetkilisine karşı müvekkil şirket tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı kanalı ile başlatmış olduğu suç duyurusudur. Müvekkil şirket tarafından defaatle davacıdan araçların iade edilmesi istemi ve tüm iyi niyetli çabalarına rağmen, davalı tarafından araçların iade edilmemesi, ödemelerde bulunmaması ve bayilik ilişkisinin haklı sebeple sonlandırılmış olması nedeniyle, davalı aleyhine ... Cumhuriyet Başsavcılığı ...Soruşturma numaralı suç duyurusunda bulunulmuştur. Ancak savcılık tarafından Takipsizlik Kararı verilmiştir. Tarafımızca 07.07.2023 tarihinde yasaya ve hukuka aykırı olan bu kararın kaldırılarak kamu davası açılması yönündeki talebimiz ... Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sunulmuş, ancak ... 1. Sulh Ceza Hakimliği ...D.İş dosyasında itirazımız reddedilmiştir. Bununla birlikte müvekkil şirket tarafından, gerek mülkiyetleri müvekkil şirkete ait olan araçların davacı tarafından iade edilmemesi, gerekse davacı tarafından müvekkil şirkete haksız olarak zilyetliğinde bulundurduğu araçların kira bedellerini de ödememesi nedeniyle müvekkil şirket tarafından "mülkiyeti davacıya ait araçların iadesi, iade edilmemesi nedeniyle haksız kullanım bedeli dahil doğmuş ve doğacak tüm maddi zararların fazlaya dair tüm haklarımız saklı kalmak şartıyla şimdilik 100.000,00-TL tutarındaki kısmi alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili" talepli ...10. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dava açılmış olup, alacak davamız halen derdesttirÖte yandan davacı dava dilekçesinde "davalı yanın müvekkil şirket ile aynı koşullar ve aynı sözleşme metni ile Bursa İlinde bayilik ilişkisi kurduğu Tolsen Tur.inş.mim.müh.san.tic.ltd.şti. tarafından iş bu davanın konusu ile aynı nitelik ve talepler ile davalı yan aleyhine ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... kaydında ikame ettiği dava sürecinde gerçekleştirilen bilirkişi incelemesi sonucunda dava dosyasına sunulan ve bir örneğine de iş bu dava dilekçesinin ekinde yer verilen bilirkişi raporu da müvekkil şirketin tüm taleplerinin haklı ve hukuksal dayanağının olduğunu ortaya koymaktadır." şeklindeki iddia ve beyanı da tamamıyla gerçeğe aykırıdır. Zira işbu davada sadece davacı ... şirketinin iddia ve beyanları doğrultusunda ticari defterleri incelenmiş olup müvekkil şirkete ait ticari defterler incelenmediği gibi, iddia ve savunmalarımız ile dosyaya sunduğumuz belgeler de incelenmeden işbu rapor düzenlenmiştir. Henüz mahkeme tarafından bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğumuz itiraz değerlendirilmemiştir. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yan Müvekkil şirket ile bayilik ilişkisinin kurulduğu andan itibaren fazladan ödemiş olduğunu iddia ettiği bedellerin iadesini talep emiş olduğundan, zamanaşımı def'inde bulunmaktayız.
fazlaya dair tüm talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Dava dilekçesine karşı cevaplarımızın kabulü ile davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden bayilik ilişkisi kurulduğu, yerel temsilcilik sözleşmesi ekinde bulunan araç kiralama sözleşmesine davalı tarafça aykırı davranıldığı iddiasıyla fazla alınan kira bedelleri ve bakım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan 50.000,00 TL zararın davalıdan tahsili isteminden ibaret davadır.
... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; ... aleyhine taraflar arasında bulunan 14.05.2012 tarihli yerel temsilcilik sözleşmesinin davacı tarafça 01.11.2022 tarihinde feshedilmesi sonrası davacının araçların iadesi ve kiralama bedellerinin ödenmesi taleplerinin yerinde olup olmadığı yerinde ise kira bedeli miktarının ne olduğu hususlarında yargılamanın yapıldığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/2. maddesinde "Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır" düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda yukarıda incelenen ...10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sırasında kayıtlı davada ve mahkememizde görülen iş bu davada uyuşmazlığın aynı sözleşmeden kaynaklandığı, tarafların aynı oldukları, uyuşmazlığa konu sözleşmenin aynı olduğu, mahkememizde.... tarafından fazla ödenen kira bedelleri ile bakım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebiyle uğranılan zararlar talep edilmekte iken, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ise ... tarafından araçların iadesi ile kira bedellerinin ödenmesinin talep edildiği, her iki yargılamada da kira bedellerinin miktarının belirlenmesi gerektiği ve tarafların birbirlerinden herhangi bir kira borcu bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği anlaşılmakla davalar arasında hukukî ve fiilî bağlantı bulunduğu, bu durumda her iki davanın birlikte görülmesinin usul ekonomisine uygun olduğu anlaşılmakla HMK'nın 166/2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Mahkememizin ...Esas sayılı dosyası ile ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunması ve usul ekonomisi gereğince dosyamızın ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile HMK 166/2. madde uyarınca BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-HMK 166/3 gereğince birleştirme kararının derhâl ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına bildirilmesine,
3-Harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin esas dosyada karar altına ALINMASINA,
4-Mahkememiz esasının bu şekilde KAPATILMASINA,
5-Yargılamanın ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine,
6-Karar kesinleştiğinde dosyanın ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına gönderilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 166/2 ve 168 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.