mahkeme 2024/373 E. 2025/511 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/373

Karar No

2025/511

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/373 Esas
KARAR NO : 2025/511
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "İşbu davanın açılmasından önceki tarihte ... Arabuluculuk Bürosunun... sayılı dosyası ile arabuluculuk yoluna başvuruda bulunulmuştur. Yürütülen araculuculuk süreci sonunda düzenlenen 31/01/2024 tarihli tutanak ile arabuluculuk süreci anlaşamama şeklinde sona ermiştir. Elektronik imzalı olarak düzenlenen arabuluculuk anlaşamama tutanağı ekte ibraz edilmiştir. Müvekkil şirket, ... ülkesi merkezli faaliyet gösteren Türkiye'de herhangi bir şubesi bulunmayan bir firmadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ... Cumhuriyeti arasında ... tarihli "Türkiye Cumhuriyeti ile ... Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Karşılıklı Adli Yardımlaşma Anlaşması" yapıldığı, bu anlaşmanın ... tarihli ve ...sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 437 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe girdiği, anlaşmanın 16'inci maddesinde “... birinin vatandaşları, salt yabancı olmalarından ve diğer ...ülkesinde ikametgâh veya meskenleri olmamasından ötürü diğer ... geçekleşen adli bir işlemde teminat akçesi (...) vermekle yükümlü tutulamazlar.” hükmünü içermektedir. Sözleşme hükmü uyarınca ... Cumhuriyeti merkezli şirket olan müvekkilin ülkemiz ile taraf olunan ikili sözleşme hükümlerine göre teminat göstermekten muaf olduğu ortadadır. Davalı ... Ticaret Odası kayıtlarına göre davalı şirketin tek yetkilisi konumundadır. Davalı şirket ... Ticaret Odası kayıtlarına göre her türlü klozet lavabo ve banyo malzemeleri ile bunların yedek parça ve aksesuarlarının toptan ve perakende alım, satım, ithalat, ihracat ve imalatını yapmak gibi birçok alanda faaliyet gösteren bir şirkettir. Müvekkil şirket, Sırbistan ülkesine ithal etmek istediği bir takım banyo malzemelerinin satışı hususunda davalı şirket ile görüşmüştür. Akabinde davalı şirket tarafından müvekkil şirkete ekte yer alan ... numaralı ... tarihli proforma faturası gönderilmiştir. İşbu proforma faturası içeriğinde 11 kalem banyo malzemesinin birim satış fiyatları ve bu malzemelerin toplam satış fiyatı yazılmıştır. İşbu proforma faturasının toplam bedeli 39.826,00 Eurodur. Bu proforma faturasının içeriğinde yer alan ürünlerin bir kısmını almak isteyen Müvekkil şirket, davalı şirketin yetkilisi olan davalı ...'e ait... Bankasında bulunan...BAN numaralı Euro hesabına 30/08/2019 tarihinde 20.000,00 Euro, 28/10/2019 tarihinde ise 3.500,00 Euro olmak üzere toplamda 23.500,00 Euro para göndermiştir. Müvekkil tarafından 30/08/2019 tarihinde gönderilen 20.000,00 Euroluk havalenin açıklama kısmında açıkça "... no:..." ibaresi yazılmıştır. İşbu havale evrakı ekte ibraz edilmiştir. Görüldüğü üzere müvekkil şirket tarafından davalı taraflara gönderilen bu ödemeler proforma faturası içeriğinde yer alan malların satın alınması amacıyla gönderilmiştir. Davalıya ait yukarıda bilgileri verilen banka hesabına ait hesap hareketleri celp edildiğinde bu ödemeler ve açıklamaları net bir şekilde görülecektir. İşbu toplam 23.500,00 Euro tutarındaki ödemeyi tahsil eden davalı taraflar müvekkil şirkete yalnızca 17/08/2019 tarihli proforma faturasının son satırında yer alan "..." açıklamalı ürünü göndermiştir. İşbu ürünün değeri 10.000,00 Eurodur. Davalı şirket tarafından bu ürüne ait ekte yer alan 24/10/2019 tarihli fatura müvekkil şirkete hitaben tanzim edilmiştir. İşbu ürüne ait ... Gümrük Müdürlüğüne sunulmuş 24/10/2019 tarihli gümrük beyannamesi de ekte ibraz edilmiştir. İşbu gümrük beyannamesi içeriğinde "..." ticari tanımıyla ihraç edilen mallar tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere müvekkil şirket tarafından davalı taraflara gönderilen toplam 23.500,00 Euronun yalnızca 10.000,00 Euroluk kısmına denk gelen mallar müvekkil şirkete gönderilmiştir. Müvekkil şirket tarafından davalı tarafla muhtelif tarihlerde birçok kez görüşme yapılmışsa da, davalı taraf bakiye 13.500,00 Euroyu para iadesi yoluyla ya da mal göndermek suretiyle müvekkil şirkete göndermemiştir. Nihayetinde davalı taraflarla 13.500,00 Euronun iadesi hususunda anlaşamayacağını anlayan müvekkil şirket işbu bedelin tahsilinin sağlanması amacıyla davalı taraflar aleyhine ... 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatmak durumunda kalmıştır. Başlatılan işbu icra takibinden gönderilen örnek-7 ödeme emrini tebliğ alan davalı taraflar haksız şekilde işbu icra takibine itiraz etmişlerdir. Dosya içerisinde mevcut ve celp edilecek ilgili belgeler incelendiğinde davalıların icra dosyasına vaki itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılacaktır. Bu nedenle davalıların itirazının iptali ile davalıların itirazlarına konu alacak miktarının 9620'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ile tecziyesine karar verilmesini talep ediyoruz. Borçlu davalıların ... 6.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazlarının iptali ile takibin her iki davalı/borçlu yönünden aynen devamına, İtirazın haksız ve kötü niyetli olması ve dava konusu alacağın likit olması nedeniyle itiraz olunan kısım üzerinden müşterek müteselsilen davalılar aleyhine müvekkil lehine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ve vekalet ücretinin müşterek ve müteselsilen davalılara yüklenmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "...açısından cevaplarımız; Davacı tarafından müvekkil şirket hesabına yapılmış hiçbir ödeme bulunmamaktadır. Davacı, yapmadığı bir ödemenin iadesini isteyemez. Bu nedenle davanın ... açısından reddi gerekmektedir. ... açısından cevaplarımız; davacı, müvekkillerden ...'in hesabına 23.500,00 Euro göndermiş ise de davacı ile müvekkil ... arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı, müvekkil ...'in hesabına gönderdiği paranın iadesini ancak sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında isteyebilir. Söz konusu ödeme 2019 yılında gerçekleşmesine rağmen icra takibi 2023 yılında başlatılmıştır. Yani davacının talepleri zamanaşımına uğramıştır. Bu nedenle davanın ... açısından da reddi gerekmektedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Huzurdaki dosyada davacı 'gönderilen para' açıklamasıyla icra takibi başlatmıştır. Davacı, işbu davada ise taraflar arasında bir alım satım ilişkisi olduğunu ileri sürmüş ve bir kısım fatura ibraz etmiştir. itirazın iptali davalarında takip dayanağı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespit edilmesi mümkün değildir. Davacı, icra takibinde dayanmadığı belgeleri, itirazın iptali davasının konusu yapamayacağından işbu dava özelinde geçerli bir icra takibi bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın usulden de reddi gerekmektedir. Proforma faturada bahsi geçen ürünlerin davacı tarafa eksik teslim edildiği iddiası da yerinde değildir. Müvekkil ..., düzenlemiş olduğu proforma faturadaki tüm ürünleri davacı tarafa teslim etmiştir. Zaten yerleşik Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere malların hiç teslim edilmediği iddiasının ispat yükü malları teslim eden tarafa düşmekte ise de malların eksik (bir kısmının teslim edildiği bir kısmının ise teslim edilmediği) teslim edildiği iddiasının ispat yükü malların eksik teslim edildiğini iddia eden tarafa düşmektedir.
Davacı da malların eksik teslim edildiğini iddia ederek ispat yükünü kendi üzerine almış durumdadır. Davacı, malların eksik teslim edildiğini usulüne uygun delillerle ispat etmelidir. Davacı, dava dilekçesinde buna yönelik hiçbir delil sunulmadığı gibi eksik ifa ile ilgili olarak bir ihtar yahut ihbarda da bulunmamıştır. Bu aşamadan sonra sunulacak deliller yönünden de muvafakatimiz bulunmamaktadır. Davanın reddine, kötüniyetli olan davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini " talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan dava, davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmeye istinaden davacının davalıya 23.500,00 EUR ödeme yaptığı, davalının ise davacıya sadece 10.000,00 EUR'luk kısma tekabül eden ürünleri gönderdiği, kalan ürünleri göndermediği gibi parayı da iade etmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları 11/02/2025 tarihli raporda özetle: "Davacı ... 'da bulunması nedeniyle herhangi bir Ticari defter incelemesi yapılamadığı, Davacı tarafin Sırpça'dan tercüme edip sunduğu belgeler içerisinde Dava dosyasında bulunan Davalı ... tarafından düzenlenen 24.10.2019 tarih 021819 nolu 10.000 Euro'luk İNVOİCE'un kaydına ait bilgilerin bulunduğu, Davalı ... ve ... tarafından incelemeye sunulan 2019 yılına ait ait ticari defterlerin TTK. hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmadığı, Davacı tarafın 2019 yılında 23.500 EURO ödeme yaptığı, sadece 10.000 EURO ile ilgili Gümrük çıkış beyannamesinin bulunduğu, 10.000 EURO ile ilgili ... bulunduğu fakat Maliye Bakanlığı'na ait e arşiv faturasının görülemediği, Davacı tarafça yapılan ödeme ile Gümrük çıkış beyannamesindeki tutar arasında 13.500 EURO Farkın bulunduğu (23.500 curo-10.000 euro), Yazılı bir sözleşmenin bulunmaması taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığı anlamına gelmediği; nitekim tarafların eylemlerinin sözleşme ilişkisinin kurulduğuna yönelik olduğu, Heyetimiz mali üyesi yaptığı incelemeler ışığında, davalının 10.000,00 Euro'luk kısım dışındaki malzemeler bakımından eksik teslimde bulunduğu sonucuna varıldığı, Davacının, kendisine teslim edilmeyen ürünler yönünden ödediği tutarın iadesi talebinde bulunabileceği, Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği bilirkişilerden ek rapor aldırılmış olduğu ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları 12/05/2025 tarihli ek raporda özetle: "Davalı şirketin 10.000,00 Euro'luk kısım dışındaki malzemeler bakımından eksik teslimde bulunduğu sonucuna varıldığı; davacının, kendisine teslim edilmeyenler yönünden davalı şirketten ödediği 13.500,00 EURO fazla tutarın iadesi talebinde bulunabileceği, proforma faturayı gönderen şirket, faturada yer alan IBAN bilgisinde gerçek kişi davalının yer alması, havale açıklaması ve davalı gerçek kişiye ödeme yapılması ile birlikte değerlendirildiğinde davacı, davalı gerçek kişi ve şirket arasında hukuki bir ilişki olduğu, Muhterem Mahkemece, davacının davalı gerçek kişiye gönderdiği paranın davacı ile davalı gerçek kişi arasında hiçbir hukuki ilişkiye dayanmadan gönderildiği sonuç ve kanaatine varılır ise davalı gerçek kişinin 23.500,00 EURO'nun iadesini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapması gerekebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı ile davalılar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalı şirket tarafından davacıya proforma fatura düzenlendiği, faturada ödeme bilgisi olarak davalı ...'in isim ve bilgilerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı ... ile diğer davalı şirket arasında hukuki bir ilişki bulunduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bilirkişiler tarafından yapılan incelemede davacı tarafından davalı ...'e 23.500,00 EURO ödeme yapıldığı, ... Gümrük Müdürlüğü'nden alınan yazı cevabına göre ise davalı şirket tarafından davacıya 10.000,00 EURO bedelli ihracat yapıldığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda davacılar ile davalılar arasında tarafların sözleşmenin objektif esaslı noktalarında uyuştukları, davalı tarafından davacıya proforma fatura kesilmiş olması akabinde davalı tarafından davacıya 10.000,00 EURO bedelli ürün tesliminin yapılmış olması ve davacı tarafından davalılara 23.500,00 EURO ödeme yapılmış olması dikkate alındığında taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından 23.500,00 EURO ödeme yapılmış olmasına rağmen davalı tarafından 10.000,00 EURO bedelli ürünün davacıya gönderildiği, 13.500,00 EURO'luk ürünün ise davacıya gönderildiğine ispat külfeti altında bulunan davalılar tarafından herhangi bir delil sunulmamış olduğu dikkate alındığında davanın kabulü ile itirazın iptaline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜNE,
1-Davalı tarafından ... 6. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA,
2-Alacağın % 20'si olan 95.215,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 32.520,70 TL harçtan peşin alınan 5.749,80 TL'nin mahsup edilerek bakiye 26.770,9‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 5.749,80 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 6.177,4‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 476.075,24 TL üzerinden hesaplanan 75.411,29 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 1.261‬,00 TL tebligat, posta gideri ile 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.261,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/06/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim