mahkeme 2024/349 E. 2025/250 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/349

Karar No

2025/250

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/349 Esas
KARAR NO : 2025/250

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 047/06/2024
KARAR TARİHİ : 08/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılamaları sonunda;
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkilin ...adresinde bulunan ... isimli işletmede market işletmeciliği yapmakta olduğu. Müvekkile ait, ... isimli ticari işletmesinde 24/05/2024 tarihinde tahmini olarak 00:35 sularında mekanik statik ısınma sebebiyle yangın çıktığı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu yangının 01:18 sularında söndürülebildiği. Ancak bu yangından dolayı müvekkilin dükkânının tamamen kullanılamaz hale geldiği. Dava konusu ticari defterler dâhil tüm dükkânın yandığı ve müvekkilin büyük bir zarara uğradığı. Müvekkilin işyerinde müvekkilin iradesi dışında meydana gelen bu yangın sebebiyle ticari işletmesinin bir yıkıma uğradığı ve bunun yanında bazı resmi evrak ve ticari defterlerin de kullanılamaz hale geldiği. Yangın nedeniyle müvekkilin işyeri ile ilgili resmi ve evrak ve belgelerinin de yandığı. Kullanılamaz hale gelen belgelerin listesinin dilekçesinin aşağıda bildirildiği. Yangın nedeniyle müvekkilin ... Polis Merkezi Amirliğinde ifade verdiği iye Olay Raporunun ekte sunulmuş olduğu. Yangın Raporunun da gerekli görüldüğü takdirde ... İtfaiye Grup Amirliği'nden celbi taleplerinin bulunduğu. Meydana gelen elim hadise neticesinde işletmenin içerisindeki tüm malzemelerin tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini gösterir nitelikteki fotoğrafların da yine sayın mahkemenin değerlendirmesine sunulmak üzere dilekçemiz ekinde olduğu. Yangın olayına tanıklık eden ve ticari defterlerin orada olup olmadığını bilen kişilerinde tanık olarak bildirildiği. Bir diğer delilinde müvekkilin ticari işletmesine ait ve zayi olan ticari defterlerin noter tasdikleri olduğu. Ticari Defterlerin 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait noter tasdiklerinin ... Noterliğinden celbini taleplerinin bulunduğu. Müvekkilin ticari işletmesinde bulunan ve aşağıda sundukları resmi evraklar ve ticari defterler bu yangın sebebiyle zayi olduğundan Türk Ticaret Kanunu m.d2/d-7 uyarınca sayın mahkemeden ilgili belge ve defterlerin zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesini talep etme zaruretnin hâsıl olduğu, yukarıda kısaca izah olunan sebeplerle aşağıda belirtilen zayi olmuş resmi evrak ve ticari defterlerin zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesi ile ilgili karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, TTK 82/7 maddes uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerin zayi olduğuna dair belge verilmesi talebine ilişkindir.
TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi ... E ... K sayılı ilamında özetle; "Dava; TTK.'nın 82/7 maddesine dayalı zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesi "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği davanın hasımsız olarak açılacağı belirtilmektedir.
Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının iradesi dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir.
Somut olayda; davacı banka tarafından 25/10/2019 tarihinde arşivde yapılan düzenleme sırasında 2019 yılı içerisinde meydana gelen yağışlar sonrası yaşanan su sızıntıları nedeniyle arşivde bulunan bir kısım evrakların zayi olduğunu ileri sürmektedir. Buna karşılık mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucunda, davacı banka tarafından arşiv olarak kullanılan bodrum katın zeminin altında bulunduğu, bodrum katın tavan bölümünün bir kısmının ise ana binaya göre açıkta kaldığı, taşınmazın bulunduğu alanın zemininin kumtaşı, çamurtaşı ve kireçtaşı olan yumuşak toprak biriminden meydana geldiği, ayrıca bodrum katın bina altı tarafında bulunan tavan kısmı ve açıkta kalan diğer tavan kısımlarına su geçirgenliği açısından izolasyon yapılmadığı, su sızıntısının da bodrum katının tavanından ve duvarlarından meydana geldiği tespit edilmiştir.
Zayi belgesi verilebilmesi için davacının her türlü özeni gösterdiğini ispat etmesi gerekmektedir. Somut olayda mücbir sebep olarak kabul edilebilecek nitelikte su baskını bulunmamaktadır. Bankaya ait evrakların muhafaza edildiği belirtilen arşiv odasının bulunduğu bodrum katının duvarlarının su geçirgenliğini önlemek için izolasyonunun bulunmadığı, bodrum katının tavanının binanın zeminine göre dışarda kaldığı dikkate alındığında, bankaya ait belgelerin saklandığı arşiv odasına su sızıntısının önlemesi için gerekli kontrollerin yapılmadığı ve önlemlerin alınmadığı, zayi olgusunun muhafazadaki kusurdan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; zayi belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığından davanın reddine dair karara yönelik olarak davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın alanında uzman bilirkişilere tevdii edildiği ve bilirkişilerin mahkememize vermiş olduğu raporda özetle: "Olayın meydana gelmesinde kasıt unsurunun bulunmadığı, Yangının soğutucu dolabın motor bölümündeki elektrik aksamada meydana gelen herhangi bir arazı sonucu elektrik enerjisinin ısı enerjisine dönüşmesiyle yanma olayının başladığı, İşyeri dahilinde bulunan soğutucu dolaplar ve gıda malzemeleri kısmen yanarak, işyeri dahilinde bulunan klima ve asma tavanlar kısmen yanmak, işyeri dahili islenmek ve ıslanmak, kırılmak şekilde zarar gördüğü, Davacı ... ’nun işletmesindeki soğutucu dolaplarında ve işyerinde yangın güvenlik, önlem
ve tedbirlere yeterli hassasiyet, dikkat, özen göstermediği ve denetim eksikliği nezdinde kısmen
kusurlu olacağı,
Davacı tarafın 2016 yılında işletme usulüne göre defter tuttuğu ve noter onay açılış işleminin süresinde yapıldığı, Davacı tarafın 2017-2023 yılları arasında Bilanço usulüne göre defter tuttuğu , 2017-2023 yıllarına ait Yevmiye, Kebir ve Envanter defterinin e. TTK. Mad. 69 hükmü uyarınca açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Yevmiye defterlerinin e. TTK. Mad. 70/6-son hükmüne göre bulunması gereken kapa tasdiklerine ait herhangi bir noter onay sureti sunulamadığı, sadece noter onay Mali Müşaviri tarafından watsap ile tarafımıza iletilmiştir. Fakat herhangi sunulmadığı takdirin Sayın Mahkemede olduğu Türk Ticaret Kanunu 82/7 uyarınca: “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler: yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” sayın mahkemeden ilgili belge ve defterlerin zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "TTK'nın ticari defter ve belgelerin saklanması ve ibrasına yönelik 82/1. maddesinde tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin neler olduğu sayılmıştır. Buna göre; tacir ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, alınan ticari mektupları, gönderilen ticari mektupların suretlerini, TTK'nın 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri,sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür. Aynı maddenin 2 inci fıkrasında; ticari mektupların, bir ticari işe ilişkin tüm yazışmalar olduğu hüküm altına alınmıştır.
TTK'nın 64/1 fıkrasına göre tacir; ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir.
TTK'nın 82/5 fıkrasında; aynı maddenin birinci fıkrasının a ve d bentlerinde öngörülen belgelerin saklanma süresi on yıldır.
TTK'nın 82/7 fıkrasında; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması halinde, tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği, bu davanın hasımsız açılacağı, mahkemenin gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebileceği, düzenlenmiştir.
Somut davada; davacı vekili, şirketin merkezinde bulunan defter ve belgelerinin sel felaketi sırasında su baskını sebebiyle zayi olduğu iddia etmiş ve delil olarak 20/07/2017 tarihli İtfaiye müdürlüğü tarafından tutulan raporu göstermiştir. Mahkemece gerekçesinde de isabetli olarak belirtildiği üzere söz konusu raporda davacının adresinde ofis dahilinde televizyon, klima, ses sistemleri, ve koltuklar ıslanmak suretiyle zarar gördüğü tespit edilmiş, ancak davacının saklamakla yükümlü olduğu ve dava dilekçesinde belirtilen defter ve belgelerin zayi olduğuna ilişkin tutanağa herhangi bir şerh düşülmemiştir. Davacı vekili, itfaiye görevlileri tarafından ilk etapta tespiti yapılan eşyaların raporda belirtildiğini, dava konusu belgelerin ise sonradan kendileri tarafından zayi olduğunun tespitini ve bu sebeple raporda belirtilmediğini iddia etmiştir. Ancak dava dilekçesinde belirtilen dava konusu evrakların ıslanmış olması halinde ilk etapta bakılarak zayi olduğu tespit edilebilecek nitelikte evraklar olup, söz konusu evrakların ıslanmak suretiyle zayi olması halinde itfaiye görevlileri tarafından da raporda belirtilecek hususlardandır. Bunun yanında Mahkemece verilen süreye rağmen ve istinaf aşamasında da davacı tarafından söz konusu evrakların ıslanmak suretiyle zayi olduğunun kendileri tarafından ne şekilde, ne zaman tespit edildiğine ve zayi olan evraklara ilişkin herhangi bir tutanak ve fotoğraf dosyaya sunulmamıştır. Davacı tarafından dava konusu evrakların sel baskını sırasında zayi olduğu iddiası geçerli deliller ile ispat edilemediğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " şeklinde karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK' nın 18/2. maddesine göre her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir işadamı (insanı) gibi hareket etmesi gerekir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından ticari işletmeye dair envanter defteri, işletme defteri, yevmiye defteri, kebir defteri ve faturaların zayi olduğundan bahisle zayi belgesi verilmesi talep edilmiş olsa da TTK'nın 82/7. Maddesi ile emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararı dikkate alındığında tutulan itfaiye olay raporunda davacıya ait ticari defter ve belgelerin zarar gördüğü tutanak altına alınmamış sadece soğutucu dolaplar ve gıda malzemelerinin kısmen yandığı, klima ve asma tavanların kısmen yandığı, işyeri dahilinin ıslandığı ve islendiği belirtilmiştir. Ayrıca davacı tarafından kolluk kuvvetine verilen ifadede de zayi olduğu iddia edilen evraklara ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Her ne kadar davacı vekili tarafından sunulan fotoğraflarda bir takım dosyalar bulunsa da bu dosyaların neye ilişkin olduğu anlaşılamamaktadır. Bu nedenle öncelikle davacı tarafından bahse konu evrakların zayi olduğu ispat edilememiştir.
Aksi düşünülse dahi mahkememizce davacının gereken tüm özen ve dikkati göstermesine rağmen evrakların zayi olup olmadığının tespiti amacıyla dava konusu işyerinde yerinde inceleme yapılması suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişiler tarafından davacının işyerindeki soğutucu dolapların gerekli bakımlarını ve yangın
çıkmadan önce gerekli önlem ve tedbirleri almadığı hali hazırda serbest ve çalışır bir şekilde
bıraktığı,
davacının işletmesindeki soğutucu dolaplarında ve işyerinde yangın güvenlik, önlem ve tedbirlere yeterli hassasiyet, dikkat, özen göstermediği ve denetim eksikliği nezdinde kısmen
kusurlu olacağı bildirilmiştir. Bu bağlamda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin emsal mahiyetteki içtihatı doğrultusunda davacı tarafından zayi olduğu iddia edilen defter ve belgelerin korunması için gereken tüm dikkat ve özeni gösterdiğinin kabulü mümkün olmadığı ve zayi olgusunun davacının gereken dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklandığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL'nin mahsup edilerek bakiye 187,8‬ TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/04/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim