Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/811
2024/943
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/811 Esas
KARAR NO : 2024/943
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2023
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Müvekkilimiz ... 2019 yılında sahibi olduğu iş yerinde işlerinin kötüye gitmesi nedeniyle o dönem yanında çalışmakta olan davalı ... müvekkilimize ortaklık teklif etmiş, bu teklife karşılık müvekkilimiz ...'a 20.000 Türk Lirası ödeme yapmıştır. Sonraki süreçte davalı ... müvekkilimiz ile ortak olmaktan vazgeçmiş ve paranın kendisine iade edilmesini istemiştir. Müvekkilimiz o dönemde kendisine 20.000 Türk Lirası meblağlı bir bono düzenlemiş, geri kalan kısımları boş olmak üzere sadece bedel kısmına 20.000 TL yazıp senedi imzalamıştır. Bu bono kendisine verildikten sonra müvekkilimiz davalıya tanıklar huzurunda 30.000 Türk Lirası ödeme yapmış, ancak davalı taraf müvekkilimize "evimi taşırken senedi kaybettim." diyerek müvekkilimize senedi vermemiş, davalı, o dönem yanlarında çalışmakta olduğu için müvekkillerimiz bonoyu almak için daha fazla ısrarcı olmamışlardır. Davalı daha sonra 20.000 TL meblağlı senede bir "0" daha ekleyerek meblağ kısmını 200.000 TL ye çıkarmış, kötüniyetli olarak senedin kalan kısımları da doldurulmuş ve bu şekilde icra takibine konulmuştur.
Esasında müvekkillerimizin işletmekte olduğu yer ... Meydanında küçük bir gazete bayisi olup, 2019 yılında böyle bir yere ortak olmak için 200.000 TL ödeme yapılması hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur. Yine davalının 200.000 TL'lik hukuki ilişkiyi ortaya koyması gerekmektedir. Nitekim bu meblağ hem davalı hem de müvekkillerimiz açısından Türk Lirasının 2020 yılındaki alım gücü dikkate alındığında çok çok yüksek bir meblağdır.
Özetle izah etmek gerekirse müvekkillerimizin davalıya icra takibine konu bonodan kaynaklı hiçbir borçları bulunmayıp, bononun aslı 20.000 TL meblağlıdır ve bu borç mahkeme karşısında dinleteceğimiz tanıkların huzurunda fazlasıyla (30.000 TL olarak) davalıya ödenmiştir.
Yukarıda açıkladığımız nedenlerle ... 1. İcra Dairesinde takibe konu edilen 20.03.2020 Düzenleme Tarihli, 25.08.2020 Ödeme Tarihli, 200.000 TL meblağlı bononun tahrif edildiğine, bu bononun aslının 20.000 TL meblağlı olduğuna ve borcun müvekkilimiz tarafından ödendiğine ilişkin tespitin yapılması amacıyla iş bu menfi tespit davasını açma zaruretimiz hasıl olmuştur.
Dava açılmasından önce dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş, ... Arabuluculuk Bürosu ... numaralı arabuluculuk dosyasında davalı tarafla yapılan müzakerelerde olumlu bir sonuç alınamamış ve dosya anlaşamama şeklinde 1. İcra Dairesin ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu edilen 20.03.2020 Düzenleme Tarihli, 25.08.2020 Ödeme Tarihli, 200.000 TL meblağlı bononun tahrif edildiği, bu bononun aslının 20.000 TL meblağlı olduğu, bu borcun müvekkillerimiz tarafından 30.000 TL olarak ödendiği ve icra takibine konu bono bakımından müvekkillerimizin davalıya hiçbir borçlarının olmadığının tespitine,
... 1. İcra Dairesi ... Esas Sayılı İcra Dosyasında takibin iptaline,
Haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlatan davalı aleyhine yüzde 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına,
Yargılama Giderleri ile Vekalet Ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacılar açmış oldukları davada, daha önce Müvekkille yapacakları ortaklık nedeniyle Müvekkille aralarında bir para alışverişi olduğunu buna da dayanarak, 20.000,00 TL (yirmi bin) bonoyu imzalayıp Müvekkile verdiğini, Müvekkilin de bu senetteki, 20.000,00 TL'nin yanına "0" rakamını ekleyerek bu bonoyu 200.000,00 TL şeklinde icra takibine konu edindiğini belirterek dava açmıştır. Ayrıca Davacılar tarafın bir başka iddiası da bu senede dayalı borcun Müvekkile ödendiğine ilişkin bir iddia ileri sürmektedirler. Bu iddialara ilişkin cevaplarımızı ve yazılı hukuki delillerimizi aşağıda sunuyoruz. Davaya konu edilen bonoyu ... 1. İcra Dairesi Müdürlüğü ... Esas Sayılı İcra Dosyası ile takibe koymamızdan sonra, davacılar tarafından bu senede itiraz edilmiş yapılan itirazlarda; Yine bu senedin 20.000,00 TL olarak verildiğini ancak bu senette tahrifat yapılarak yanına "0" rakamı eklenerek 200.000,00 TL olacak şekilde takibe konulduğuna ilişkin itirazlarda bulunulmuştur. Davacılar tarafından yukarıdaki iddialardan kaynaklı olarak, Davacılardan ... tarafından, ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dava açılmıştır. Yine diğer Davacı ... tarafından da ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nde... Esas sayılı dava açılarak bu hususlar yargılama konusu edilmiştir.Yukarıda belirtmeye çalıştığımız gibi, her iki dosyanın da konusu aynı olduğu ve aynı kambiyo senedinden kaynaklandığı için, bu iddiaların incelenmesi için dosya grafoloji uzmanı Bilirkişi ...'a havale edilmiştir. Adli Tıp Grafoloji uzmanı Bilirkişi ... hazırlamış olduğu raporda senedin rakamları üzerinde herhangi bir tahrifata rastlanmadığına ilişkin rapor hazırlamıştır.Yukarıda belirtmeye çalıştığımız gibi, Davacı tarafın Mahkemenizde de ileri sürülen bu iddiası daha önce yargılama konusu yapılmış ve kambiyo senedinde herhangi bir tahrifat olmadığının tespit edilmesinden sonra, Mahkeme tarafından Davanın, Davaların reddine karar verilmiştir. Celb edilecek olan dava dosyası kararından bu husus anlaşılacaktır.Bilindiği gibi, kambiyo senetlerinde; sebepten soyut "mücerretlik" ilişkisi mevcuttur. Senedin varlığı tek başına alacağın varlığı için yeterlidir. Davacı tarafların bu senede ilişkin bir alacağın olmadığını veya bu senede dayalı borcun ödendiğine ilişkin yazılı bir belge ortaya koymaları gerekmektedir. Davacıların "senede ilişkin borcu şahitler huzurunda ödedik" tanık dinleteceğiz iddiasını, tanık deliline muvafakatimiz yoktur. Yazılı belgeye ilişkin ispatın mutlaka yazılı bir belgeyle ortaya konulması gerekmektedir. Açılan davanın reddine karar verilerek, Davacılar aleyhine, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin Davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Davacının işlerinin kötü gitmesi nedeniyle davalının davacıya ait işyerine ortak olması amacıyla 20.000,00 TL ödeme yaptığı daha sonra davalının ortaklık fikrinden vazgeçtiği ve davacı tarafından davalıya 20.000,00 TL bedelli bononun düzenlenerek verildiği, akabinde 30.000,00 TL olarak söz konusu borcun ifa edilmesine rağmen davalının senedi kaybettiği gerekçesiyle davacıya iade etmediği, daha sonra ise davacı tarafından düzenlenen bonoyu tahrif ederek 200.000,00 TL haline getirdiği ve icra takibine konu ettiği iddiasıyla menfi tespit istemi davasıdır.
Dosya arasına alınan ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ...Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 07/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, düzenleme tarihi 20.03.2020, ödeme tarihi 25.08.2020, miktarı 200.000,00-TL olan senedin rakamla yazılan miktar hanesindeki “200.000,00” ibaresinin tersiminde tek kalem kullanıldığı, tüm “0” rakamlarının aynı şekilde başlanıp sonlandırıldığı, ibaredeki tüm rakamların tersimi, rakamlar arasındaki boşluk ve mesafeler göz önünde bulundurulduğunda, miktar hanesinde tahrifat niteliği taşıyan herhangi bir bulgu saptanmadığını bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu senette tahrifat bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nce tahrifat iddiasına ilişkin alınan raporun usule ve yasaya uygun olarak hazırlanmış olduğu anlaşılmakla mahkememizce yeniden aynı şekilde ileri sürülen tahrifat iddiasına ilişkin bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş olup davacının yemin deliline dayanmış olması nedeniyle yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı tarafından davalıya yemin teklif edilmiş olup mahkememizin 22/10/2024 tarihli iki numaralı celsesinde davalı tarafça usulüne uygun şekilde yemin eda edilmiştir.
Toplanan deliller ile birlikte tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafça ...'da bulunan iş yerinin devri amacıyla davalıdan bir miktar para alındığı ve karşılığında 20.000,00 TL bedelli senet verildiği, davalı tarafça senet üzerinde tahrifat yapılarak senedin 200.000,00 TL olarak takibe konu edildiği iddia edilmiş olsa da ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nce alınan bilirkişi raporu ile senet üzerinde tahrifat olmadığı tespit edilmiş olup mahkememizce de usul ekonomisi ilkesi uyarınca usule, yasaya ve mahkememiz dosya kapsamına da uygun olarak tanzim edilen bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Davacı tarafça yemin deliline dayanılmış olmakla davalı tarafa yemin teklif edilmiş olup davalı asil iki numaralı celseye iştirak ederek davacı tarafa Üsküdar Büfe olarak bilinen iş yerine ortak olmak amacıyla davacıya 2019 yılında 200.000,00 TL verdiğini, ortaklıktan vazgeçmesi üzerine vermiş olduğu paranın karşılığı olarak davacıdan 200.000,00 TL bedelli dava konusu senedi aldığını beyan ederek yemini icra etmiştir. Bilindiği üzere kambiyo senetlerinde sebepten mücerretlik ilkesi mevcuttur. Bu kapsamda alınan bilirkişi raporu ve icra edilen yemin dikkate alındığında senedin bedelinin 200.000,00 TL olduğu, davacıların senet bedelinin 20.000,00 TL olduğuna ilişkin iddiasını ispat edememiş olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 13.662,00 TL'den mahsup edilerek geriye kalan 13.234,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince 32.000,00 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardın müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı ve davacının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.