mahkeme 2023/797 E. 2024/788 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/797

Karar No

2024/788

Karar Tarihi

25 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/797 Esas
KARAR NO : 2024/788

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/12/2023
KARAR TARİHİ : 25/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Müvekkili davacı 2009 yılında, ...Şirketi ortaklarından olan ...'ın 240 hissesinin kayıtlı değeri olan 6.000 TL'sini devralmıştır.Bu devir 22 Nisan 2009 tarihli ve 7297 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığını, müvekkili davacı, hisse bedelini ödeyerek hisseyi devraldığından şirkete karşı hiçbir borcu ve sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle de şirketin borçlarından dolayı da davacının sorumluluğu olmayacağının ortada olduğunu, davalı, ...A.Ş. Tarafından ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacının ortağı bulunduğu ... Şirketi'ne karşı icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyasından müvekkil davacıya Birinci-İkinci ve Üçüncü Haciz İhbarnamesi gönderildiğini, haciz İhbarnameleri 21/2 ye göre tebliğ edilmiş olduğunu, müvekkili davacı çoğunlukla yurt dışında bulunduğunu, bu nedenle tebligatlar davacıya hiç ulaşmadığını, bu nedenle de müvekkilimin şirkete karşı başlatılan icra takibinden ve haciz ihbarnamelerinden hiçbir bilgisi olmadığını, müvekkili davacınin haciz ihbarnamelerinden haberi olmadığından itiraz edemediğini, borçlu bulunmadığı halde müvekkilime karşı haksız yere yürütülen icra takibi nedeniyle müvekkilimin taşınmazı satışa çıkarıldığını, müvekkilinin hiç haberi olmadığından birden bire taşınmazının satışa çıkarılacağını duyunca şaşırdığını ve oldukça zor bir duruma girdiğini, taşınmazın satılması durumunda ise müvekkilim için telafisi imkansız zararlar doğacağını, bu nedenle icra dosyasında tahsil edilecek paraların davalıya ödenmemesi yönünde tedbir koyulmasını" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Huzurda görülmekte olan dava, ...A.Ş.'ye ("Müvekkil Şirket") 08.06.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu halde, Müvekkil Şirket'in davaya cevap süresi 22.06.2022 tarihinde sona ermektedir. Ancak 13/05/2022 tarihinde Sayın Mahkemeniz görevsizlik kararı vermiştir. Hal böyle olunca, Müvekkil Şirket'in ek cevap süresi isteme gibi haklarını kullanması imkansız hale gelmiştir. İşbu husus hukuki dinlenilme hakkına aykırı olup Yargıtay İçtihatları uyarınca bozma sebebidir.Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar göz ardı edilerek davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmekle birlikte cevap süresi dolmadan görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Her halükarda, hukuki dinlenilme hakkı zedelenen Müvekkil Şirket'in başkaca hak kaybına uğramaması açısından, işbu cevap dilekçesinin sunulması zarureti hasıl olmuştur. İşbu nedenle, süresi içerisinde sunulan işbu cevap dilekçesinin kabulü ile dosya muhtevasına dahil edilmesi ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde, dosya muhtevasıyla beraber görevli mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir.Huzurda görülmekte olan davada, davacı tarafından dosyaya sunulan Ticaret Sicil Gazetesi sayfasından da görüleceği üzere davacı, icra takibi borçlusu ... Limited Şirketi ("Borçlu Şirket") hissedarı olan ...'ın 240 hissesini usulüne uygun olarak devralmış ve borçlu şirketin hissedarı haline gelmiştir.
Takibin kesinleşmesi üzerine ve alacaklının talebi ile icra dairesi, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczine karar vererek, haciz tutanağı düzenler ve bu haczi üçüncü kişiye bir haciz ihbarnamesi göndermek suretiyle bildirir. Bu ihbarnameye birinci haciz ihbarnamesi denir. Bu haciz ihbarnamesi ile, üçüncü kişiye, bundan böyle haczedildiği bildirilen miktarı (borcunu)11 yalnız icra dairesine ödemesi gerektiği, borçluya yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı, aksi halde borcu icra dairesine tekrar ödemek zorunda kalacağı ihtar edilir. üçüncü kişiye, takip borçlusunun kendisinden alacağı bulunmadığı veya takip borçlusuna daha önce ödediği veya borcun emrettiği kişiye ödendiği gibi bir iddiası varsa, icra dairesine (haciz ihbarnamesine) itiraz edebileceği (cevap verebileceği); aksi durumda, borcun zimmetinde sayılacağı ve bu miktarı icra dairesine ödemek zorunda kalacağı uyarısı yapılır (İİK m.89,II; Yönetmelik m.42,IV). Haciz ihbarnamesinde üçüncü kişiye, haciz ihbarnamesine itiraz edecekse, bu cevabını (itirazını), ihbarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde, icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapması gerektiği de bildirilir.
Üçüncü kişi, birinci haciz ihbarnamesinde bildirilen hususlar hakkında icra dairesine cevap (bilgi) vermezse; örneğin, birinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde “itiraz etmezse”, haciz kararına konu olan ve haciz ihbarnamesi ile kendisinden istenilen alacak miktarı kadar takip borçlusuna borçlu olduğunu kabul etmiş sayılır; yani, bu miktar (borç) zimmetinde sayılır (İİK m.89,III) ve bu husus (sonuç) ikinci bir ihbarname ile üçüncü kişiye bildirilir. Bu ikinci haciz ihbarnamesi ile, üçüncü kişiye, borcun zimmetinde sayıldığı hususundan başka, ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde, İİK m.89,II’de belirtilen sebeplerle itiraz edebileceği; itirazda bulunmadığı takdirde, zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi gerektiği bildirilir(İİK m.89,III). Başka bir deyişle, İkinci haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiye, birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle borcun zimmetinde sayıldığı; buna rağmen, bu (ikinci) ihbarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, takip borçlusuna borçlu olmadığı itirazında bulunabileceği; itiraz etmezse, zimmetinde sayılmış bulunan borcu icra dairesine ödemek zorunda olduğu bildirilir.
Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesine de itiraz etmezse ve buna rağmen zimmetinde sayılan borcu ödemezse, üçüncü kişiye, on beş gün içinde bu miktarı icra dairesine ödemesi veya bu süre içerisinde menfi tespit davası açması, aksi halde zimmetinde sayılan miktarı (borcu) cebri icra kurallarına göre ödemeye zorlanacağı bildirilir (İİK m.89,III). Bu “bildirime” üçüncü haciz ihbarnamesi de denilmektedir. Birinci haciz ihbarnamesine, tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmemiş olan ve bu yüzden borç zimmetinde sayılmış bulunan, kendisine gönderilen ikinci haciz ihbarnamesine de itirazda bulunmayan ve buna rağmen borcu icra dairesine ödemeyen üçüncü kişiye bildirimde (üçüncü haciz ihbarında) bulunulması üzerine, üçüncü kişi, takip borçlusunun kendisinde böyle (haciz ihbarnamesinde belirtilen) bir alacağı yok ise, zimmetinde sayılan bu borcu ödemekten kurtulmak için, “bildirim”den (üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden) itibaren on beş gün içinde, genel mahkemede menfi tespit davası açabilir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 389, Madde 390 ve Yargıtay İçtihatları uyarınca, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu aranmaktadır. Ancak açıkça görüldüğü üzere, davanın doğrudan reddi gerekmektedir.
Süresi içerisinde sunulan işbu cevap dilekçesinin kabulü ile dosya muhtevasına dahil edilmesi ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde, dosya muhtevasıyla beraber görevli mahkemeye gönderilmesine,
İhtiyati tedbirin koşullarının oluşmamış olması sebebiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine,
Huzurda görülmekte olan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması sebebiyle usulden reddine,
Davacının, kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine itiraz etmemiş olması, menfi tespit davasını hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmemiş olması nedenleriyle; usule ve yasaya uygun olarak gerçekleştirilen haciz işleminin hukuka uygun olması neticesinde Davanın kötüniyetli ve hukuka aykırı olarak ikame edilmesi ve davacının iddialarını ispat edememiş olması sebebiyle esastan reddine,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından dava dışı borçlu şirkete herhangi bir borcu bulunmaması iddiasıyla İİK 89/3 uyarınca menfi tespit istemli davadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamında özetle; "III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... İcra Müdürlüğünün...Esas dosyasında davacıya İİK 89 haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, son haciz ihbarı olan İİK 89/3 haciz ihbarının 01.11.2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, eldeki davanın 19.11.2021 tarihinde açıldığı, İİK'nın 89 uncu maddesine göre davanın 15 günlük sürede açılması gerektiği, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir.
(...)
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesine ve kararda belirtilen gerekçelere göre, yukarıda yer verilen hukuk kuralı gereği menfi tespit davasının üçüncü ihbarnamenin tebliğinden itibaren on beş gün içinde açılması gerektiği ve bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu, hak düşürücü süreye tâbi dava ve şikayetlerin bu süre içinde açılması ya da yapılması gerektiği, dava veya şikayetin görevsiz mahkemeye yöneltilmesi halinde dahi bu hakkın korunacağı, eldeki dava bağımsız olarak açılmış olup, anılan şikayetin görevsizlikle gönderilmesi suretiyle esasa alınmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; ... 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasından davacı adına çıkarılan İİK 89 hükmüne göre birinci haciz ihbarnamesinin 08/03/2016 tarihinde davacının evde bulunmaması sebebiyle komşusuna haber verilmek ve ihbar kağıdının kapıya yapıştırılması suretiyle muhtarlığa tebliğ edildiği, ikinci haciz ihbarnamesinin 23/05/2016 tarihinde adreste bulunan ...'in beyanına binaen icra dairesine iade edildiği akabinde ise icra dairesi tarafından davacının mernis adresine TK 21/2 şerhi ile birlikte yeniden ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğe çıkarıldığı, posta memuru tarafından 27/06/2016 tarihinde usulüne uygun şekilde ikinci haciz ihbarnamesinin davacıya tebliğ edildiği, üçüncü haciz ihbarnamesinin ise 23/01/2018 tarihinde davacının eşi ...'ye davacının ikametinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da vurgulandığı üzere İİK 89/3 uyarınca menfi tespit davasının üçüncü ihbarnamenin tebliğinden itibaren on beş gün içinde açılması gerektiği ve bu sürenin hak düşürücü süre olduğu göz önüne alınarak davacı tarafından menfi tespit davasının süresi içerisinde açılmadığı anlaşılmakla hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip ihtiyati tedbir kararının re'sen kaldırılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 1.084,45 TL'nin mahsup edilerek bakiye 656,85‬ TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 63.501,50 TL üzerinden hesaplanan 30.000.00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/10/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim