mahkeme 2023/703 E. 2024/796 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/703
2024/796
5 Kasım 2024
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/703 Esas
KARAR NO : 2024/796
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/11/2023
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil ... aleyhinde; ...Düzenleme tarihli, 24.08.2023 Ödeme tarihli 50.000,00 TL tutarlı ve 21.08.2023 Düzenleme Tarihli, 05.09.2023 Ödeme Tarihli 900.000,00 TL tutarlı kambiyo senetleri sebebiyle, 29.08.2023 tarihinde ... 13. İcra Dairesinin ...E. Sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmıştır. Müvekkil ...' ın işbu kambiyo senetlerinden dolayı davalılara herhangi bir borcu bulunmayıp, müvekkil ... "cebri icra tehdidi " altında davalıların baskısı ve hileli hareketleri ile işbu kambiyo senetlerini imzalamak zorunda kalmıştır. Şöyle ki;
Müvekkil ..., davalı ... ile evli olup müşterek çocuğu bulunmaktadır. Davalı ... ise diğer davalı şirket ... Ltd. Şirketinin sahibidir. Müvekkil ..., ... Şirketinde sigortalı çalışan olup şirket üzerinde herhangi bir hak sahipliği bulunmamaktadır. Davalı ...' in sahibi olduğu diğer davalı ... Ltd. Şirketi yaklaşık bir yıldır ekonomik kriz içerisindedir. Bu süre içerisinde davalı ..., müvekkil ...' dan evlilik birliği içerisinde edinilen ve müvekkilin evlilik öncesi edindiği taşınmazların satılmasıyla şirket borçlarının ödenmesini talep etmişse de müvekkil ..., davalı ...' in taleplerini kabul etmemiştir.
Dava konusu kambiyo senetlerinin düzenlenmesine dayanak olan ... 10. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında 21.08.2023 tarihinde davalı ... Ltd. Şirketinin mersis adresi olan "..." adresine davalı ... vekili ... tarafından fiili haciz işlemi yapılmıştır. Fiili haciz tutanağını ekte sunmaktayız.
21.08.2023 tarihli fiili haciz işlemi sırasında, haciz mahallinde alacaklı ... vekili ile birlikte şirket çalışanları, müvekkil ... ve davalı ... de bulunmuştur. Davalı ... vekili ... ve haciz memurlarının şirket adresine gelmesinin akabinde davalı ..., şirket avukatını arayarak bilgi almak istemiştir. Şirket avukatı tarafından davalı ...' e haciz mahalli sırasında herhangi bir evraka imza atmamaları gerektiği söylenmiştir.
Fiili haciz mahallinde Davalı ... vekili ... tarafından ısrarla mal kaldırma işlemi yapılmak istenilmiştir. Haciz memurları ile karşı karşıya kalan müvekkil ... bir hayli üzülmüş ve korkmuştur. Haciz sırasında davalı ... ve ... vekili ... baş başa görüşmüşlerdir. Müvekkil bu görüşme sırasında tarafların ne konuştuğunu bilmemektedir.
Davalı ... ve ... vekili ...' ın görüşmesinin akabinde davalılar müvekkil ...' ın yanına gelmiş, müvekkil ...' dan iki tane kağıda imza atmaları gerektiği söylenmiştir. Davalı ... ise müvekkile bu kağıtlara imza atması halinde " mal kaldırma işleminin olmayacağını, haciz memurlarının iş yerinden ayrılacağını" söylemiştir. Müvekkil imzaladığı kağıtların kambiyo senedi olduğunu, sonuçlarının ne olacağını dahi bilmeden haciz tehdidi altında, cebri icra işlemi olmaması adına dava konusu iki kambiyo senedini imzalamıştır. Yine aynı gün müvekkil ... davalı ... vekili ... tarafından hazırlanan icra takibinin dayanağı yapılan 21.08.2023 tarihli protokole imza atmıştır. Müvekkil ..., 21.08.2023 tarihinde imzaladığı kağıtların kambiyo senedi olduğunu icra takibinin açılmasının ardından öğrenmiştir. Davalı ..., diğer davalı ... firmasının sahibi olup basiretli tacir olma yükümlülüğü bulunmaktadır. Davalı ..., limited şirketinin sermayesi ile sorumlu olmasına bilmesine rağmen haciz mahallinde müvekkili korkutarak dava konusu kambiyo senetlerinin imzalanmasını sağlamıştır. Müvekkilin kambiyo senetlerinin lehtarı olan eşi ...' e ve davalı ...' in sahibi olduğu ... firmasına herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Gelinen aşamada, davalı ... ve diğer davalı ... arasında muvazaa olduğunu düşünmekteyiz. Zira davalı ...' in müvekkilin kişisel taşınmazlarını satmak amacıyla işbu kambiyo senetlerini imzalatma olasılığı kuvvetle muhtemeldir. Öte yandan haciz işleminden önce davalı ...' in müvekkilden taşınmazlarını satmasını istemesi bu ihtimali kuvvetlendirmektedir. Müvekkilin diğer davalı ...'a herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Hatta ve hatta davalı ... ve diğer davalılar ... ve ... firması arasında gerçek bir borç ilişkisi dahi bulunmamaktadır. Müvekkil davalılar tarafından cebri icra tehdidi ile kandırılarak dava konusu kambiyo senetlerini imzalamıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 687 uyarınca kişisel def’ilerin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olan hamile karşı ileri sürülmesi mümkündür. Davalı ... tarafından haciz yapıldığı esnada müvekkil cebri icra tehdidi ile kambiyo senetlerini imzalatmış, yine davalı ... vekili tarafından hazırlanan protokol müvekkile imzalatılmıştır. Davalı ... iyi niyetli hamil olmayıp menfi tespit talebimizin kabulü gerekmektedir. ... 13. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası kapsamında tarafımızca zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunmamızın akabinde davalı ... tarafından müvekkile ait "..."in satışı talep edilmiştir. Bu taşınmaz müvekkil ...' ın babasından kalan evlilik birliği içerisinde edinmediği taşınmazdır. Davalı tarafından müvekkilin evlilik birliği içerisinde edindiği taşınmazın satışını talep etmek yerine kişisel mal varlığının satışını talep etmesi davalılar arasında muvaza ilişkisi olduğunu ispat etmektedir.
Dava konusu icra takibi nedeniyle müvekkilin tüm taşınmazları hacizli olup müvekkilin başkaca bir geliri bulunmamaktadır. Bu nedenle müvekkil dava masraf ve harçlarını ödeyememektedir. Bu nedenle adli yardım talebimizin kabulünü talep etmekteyiz. Öncelikle ve ivedilikle ... 13. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyasında yapılan takibin durdurulmasına, durdurulması için teminat olarak dosya kapsamında haciz konulan ve başkaca bir dosya açısından da haczi bulunmayan Müvekkil ...' in ... İli, ... İlçesi , ... Mevkii, 290 Parselde bulunan tarla ve ... İli ... İlçesi ... Mevkii 136 Ada 5 Parselde kayıtlı ...' nun (%115'in de üstünde bir meblağ olan) üstüne konmuş olan haczin yeterli kabul edilerek teminat olarak kabul edilmesine, aksi halde %15 oranında teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına karar verilmesine,
21.08.2023 Düzenleme tarihli, 24.08.2023 Ödeme tarihli 50.000,00 TL tutarlı ve 21.08.2023 Düzenleme Tarihli, 05.09.2023 Ödeme Tarihli 900.000,00 TL tutarlı kambiyo senetlerinden dolayı müvekkil ...' ın borçlu olmadığının tespitine,
...13. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyasında yapılan icra takibinin iptaline, davalılarca tarafımıza en az %20 oranında icra inkar tazminatı ödenmesine, adli yardım talebimizin kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "huzurda görülen dava istirdat davasıdır. istirdat davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunduğundan işbu dava şartını sağlamayan huzurdaki davanın reddi gerekmektedir. şöyle ki; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 30.03.2022 tarihli “kanun yararına bozma” kararı ile ticari davalarda, istirdat davasının dava şartı arabuluculuğa tabi olduğuna karar vermiştir. Mahkeme bu nedenle, davanın ticari dava olduğunu ve Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 5/ A maddesi gereği, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğunu belirtmiştir. TTK’nın ilgili 5/A maddesi şu şekildedir: “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Söz konusu maddede her ne kadar “alacak ve tazminat talepleri”nden bahsetmiş ise de Yargıtay, yukarıdaki kararı ile “para alacağının geri ödenmesi” talebini içeren istirdat davasının da zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğuna hükmetmiştir. Bu durumda, ticari davaya konu istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olup bu şartın yerine getirilmemesi halinde davanın usulden reddi gerekecektir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden ... E. ... K. Sayılı kararı da bu yöndedir. Bu sebeple hukuka aykırı ve mesnetsiz davanın reddi gerekmektedir. Tensip zaptı davacı tarafa 02/11/2023 tarihinde tebliğ olmuştur ancak davacı taraf 7 gün içerisinde arabulculuk tutanağını sayın mahkemenize sunmamıştır. İşbu sebeple davanın reddi gerekmektedir. Dava dilekçesinde harca esas değer bildirilmemiştir. Harçları yatırılmamıştır bu sebeple işbu davanın reddi gerekmektedir. Davacı taraf hukuka aykırı ve mesnetsiz bir biçimde alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla sayın mahkemenizde hukuka aykırı ve mesnetsiz işbu davayı ikame etmiştir. Davacı tarafında açıkladığı üzere borçlu ...Ticaret şirketine hacze gidilmiştir. Davacı ... şirkette SSKlı çalışan olup şirketin yetkilisi yahut ...ticaretin borçlu olduğu dosyada taraf değildir. Bir şirketin SSKlı çalışanının haciz tehdidi altında senet imzalaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Zira anılan şirkette yalnızca SSKlı çalışan olduğunu iddia eden ... şirkette bulunan malların muhafaza altına alınması takdirde uğrayacağı herhangi bir zarar bulunmamaktadır. Özetle ... tatbik edilen haczin bir tarafı olmadığından cebri icra tehdidi altında bir senet imzalaması mümkün değildir. Zira kendisi haczin bir tarafı değildir.
Davacı tarafın taraf olmadığı yahut yetkilisi olmadığı hacizde haciz baskısı altında kalması mümkün olmadığı açıktır. Zira ...ticarette bulunan mallar ne davacı tarafa aittir ne de şirkette yetkilidir. Davacı taraf yine kendi dava dilekçesinde belirttiği üzere ... yetkilisi ...'in alacaklı ve davalı müvekkilin alacağını ödemek maksadıyla tarafımıza taşınmaz yahut taşınırlarından birisini satarak bu borcu ödeyeceğini yahut taşınır ya da taşınmazlardan birinin tarafımıza devredilerek bu borcu kapatabileceğini teklif etmesi üzerine haciz mahallinde bulunan ... bu hususu kabul etmemiş bu mallarda borçlu davalı şirket yetkilisi ... öldükten sonra çocuklarının hakkı olduğunu beyan ederek taşınır ve taşınmaz malların satışına gönlünün razı olmadığını söylemiş ve davalı borçlu şirket yetkilisini borcunu ödememeye teşvik edici kendisini gerekirse boşanacağını beyan ederek alacaklı müvekkilin alacağına ulaşmasını engellemiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde bu hususu açıkça ikrar etmiştir.
Davacı taraf dört bir yandan açmış olduğu davaların sonuç ve istemlerinde ne istediği halen tarafımızca ve sayın mahkemenizce anlaşılamamış olup sayın mahkemeniz tensip tutanağında dava türünü menfi tespit olarak belirlemiştir. Davacı tarafın alacaklı vekilinin ...'i neyle korkuttuğunu sorma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. ...'ın taraf olmadığı üstelik polis ve icra memurunun da bulunduğu bir mahalde neye ilişkin bir hacizle korkutulmuştur ki anılan senetleri versin bu husus açıkça mantık dışıdır. Davacı davalı borçlu şirketin şirketin arabası ve davalı borçlu şirketin yetkilisinin kendi şahsi aracını teklif etmesi üzerine davacı taraf atılmış ve kendisinin arabaları vermek istemediğini senetlerini vereceğini söylemiştir. Davacı taraf önlerine konulan senetlere imza atılmadan mahalden çıkılmayacağına ilişkin alacaklı vekilinin söylemde bulunduğu şeklinde mesnetsiz ithamlarda bulunmuştur. Davacı taraf şirketin ltd şirketi olduğunu ve yalnızca sermayesi ile sorumlu bulunduğunu çok iyi bilmektedir. Muhafazayı önlemek amacıyla kendisi senet imzalamayı teklif etmiştir. Davacı taraf mantık sınırlarını aşarak davalı borçlu ile alacaklı müvekkilin işbirliği içerisinde olduğunu beyan edecek kadar asılsız ithamlarda bulunmuştur. Bu iddiaların tümünü reddediyoruz. Davacı taraf anılan senetleri haciz baskısı altında ödediğini beyan etmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını açıkça görmekteyiz. Zira kendisine karşı 29/08/2023 tarihinde takibe geçilmiş kendisi işbu davayı 11. Ayda yani senetleri verdikten 3 ay sonra ikame etmiştir. Davacı taraf hüsnü kuruntu ve mesnetsiz iddialarını hiç bir şekilde ispatlayamamıştır. Aksine davacı taraf ... 13. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasından satışı istenen taşınmazı teminat olarak kabul edilmesi şeklinde anlamsız taleplerde bulunmuştur. Davacı taraf alacaklıyı zarara uğratmak kastı ile hem eşini boşanmak ile tehdit etmekte hem de gereksiz yere alacaklı müvekkile gerçeği yansıtmayan beyanlarıyla rahatsız etmektedir. Ezcümle davacı taraf anılan senetleri kendisi davalı borçlu şirkete ait lüks araçta rahatça gezip bankalarına konulan blokelerin kaldırılarak rahatça alışveriş yapabilmesi için kendi isteği ve arzusu ile vermiştir. Bu hususta haciz mahalinde bulunan ...'ın da dinlenebileceğini açıkça beyan ediyoruz. Davacı taraf bunları beyan ederken davalı ... Şirketinin alacaklı olduğu firmaları arayarak .... firmasına olan borçlarını kendi hesabına aktarmaları gerektiğini beyan etmiştir. Tarafımız bu hususu davalı ...'nin ticari faaliyette bulunduğu kuruma haciz ihbarnamesi göndermesi ile öğrenmiştir. Tarafımızda bu iddiamıza ilişkin davalı borçlu şirkete borçlu olan firmanın dekontları da vardır. Dolayısıyla davacı ... davalı borçlu şirkete ve yetkilisine aslında borçludur. Bu husus davacı tarafın kötü niyetli olduğu da açıkça anlaşılabilmektedir. Davalı borçlu ... şirketine borçlu olan firma 89/1 haciz ihbarnamesi göndermemiz sonrasında tarafımızla iletişime geçmiş bir kısım borcunu ... in hesabına yolladığını beyan ederek dekontlarını sayın mahkemenize sunacağız. Özetle davacı tarafa davalı borçlu şirketin hesabından davacı tarafa da geçen ödemeler vardır.. Davacı taraf davalı borçlu şirketin alacaklı olduğu firmalardan para tahsilatı yapmaktadır. Anılan sebeplerle işbu hukuka aykırı ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden akabinde esastan reddedilmesi gerekmektedir. Hukuka aykırı ve mesnetsiz davanın dava şartı arabuluculuk şartı sağlamaması sebebiyle usulden reddine esasa ilişkin itirazlarımız göz önünde bulundurularak işbu davanın reddine davacı tarafın tedbir taleplerinin reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Davacının davalı ...'in eşi olduğu, ...'in aynı zamanda diğer davalı şirketin sahibi olduğu, diğer davalı ... tarafından davalı şirketin mersis adresine ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden fiili hacze geldiği, bu esnada davacının korku ile cebri icra tehdidi altında davaya konu kambiyo senetlerini imzaladığı iddiasıyla aleyhine başlatılan ... 13. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti istemli davadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin... sayılı ilamında özetle; "Davalı ... A.Ş. 'nin ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasıyla dava dışı ... aleyhine icra takibi başlatıldığı ... 1.İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasından borçlunun adresine hacze gidildiği, 05.02.2020 ve 05.08.2020 tarihlerinde haciz işlemi gerçekleştirildiği haciz yapılacağı ve mallarının kaldırılacağı korkusuyla ve 05/08/2020 tarihli haciz sırasında davalının istemiyle borçlunun borcuna istinaden davalıya 10.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığı ödeme protokolü bono düzenlendiği aynı gün ve aynı anda yapılan her iki işlem dolayısıyla müvekkillerin baskı altında oldukları belirtilmiş ise de haciz tehdidi iddiasının ancak borçlu tarafından ileri sürülebileceği, davacılar protokol imzalarken ve ödeme yaparken ihtirazi kayıt düşmedikleri ayrıca davacıların eyleminin TBK'nun 195 ve devamı maddeleri kapsamında borcun üstlenmesi niteliğinde olduğu borcun sona erdiği ve imzalanan protokolün hükümsüz kaldığı da davacılar tarafından ispat edilmediği anlaşılmakla istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ..., borçluların ise ...,...Şirketi, ..., ... olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; fiili hacze gelinen ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacının borçlu sıfatının bulunmadığı, emsal Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da ifade edildiği üzere haciz tehdidi iddiasının ancak ilgili dosyanın borçlusu tarafından ileri sürülebileceği göz önüne alındığında davacının haciz tehdidi altında bulunduğunun kabulü mümkün olmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 16.224,00 TL'den mahsup edilerek geriye kalan 15.796,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 145.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.