mahkeme 2023/689 E. 2025/506 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/689
2025/506
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/689 Esas
KARAR NO : 2025/506
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/10/2023
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "
Davalı/borçlu ... Şirketi tarafından 18/03/2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edilmiştir.Davalı/borçlu ... Şirketi tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 8.328,16-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçluya ... ödeme emri gönderilmiştir.Davalılar/borçlular ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir. Borçlu itirazında takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep etmiştir.Borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunulmaktadır. Borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksızdır. Şöyle ki; davalılar her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumludur.
Meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet vermiştir. Nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görülmüş ve müvekkil şirketin delilleri ışığında müvekkil şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verilmiştir.Ayrıca müvekkil şirket tesislerine hasar verilmiş olup söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu ... Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. Maddesinin atfı ve HMK'nın 16. Maddesi gereği yetkilidir.
Söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçilmiştir. Borçlular, haksız fiilden kaynaklı müvekkil kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmemiş; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz etmişlerdir. Dilekçemiz ekinde sunduğumuz hasara ilişkin tutanaklar incelendiğinde huzurdaki davamızın haklılığı ve davalının itirazlarının haksızlığı ortaya çıkacaktır. ... 18. İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Dava konusu alacak, davacı ile müvekkil arasındaki ticari bir ilişkiden kaynaklanmış olmayıp, haksız fiile dayalıdır. Bu sebeple huzurdaki davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olup, bu sebeple görevsizlik itirazında bulunmaktayız. Davacı tarafça takip konusu edilen alacağın nasıl oluştuğuna ilişkin hiçbir belge sunulmamıştır. Bu anlamda müvekkilimizin davaya konu edilen maddi olay hakkında bilgisi bulunmamaktadır. Davacı yan icra takibi başlatmadan önce müvekkilimize hiçbir bildirim yapmadığından vadesi gelmiş bir alacaktan da söz edilemez.
Dava konusu yerde meydana gelen hasar ve zararın sorumlusu müvekkil şirket değildir. Bölge altyapı çalışmalarının eksik olduğu bir yer olup ...., ... ve ... gibi idarelerce çalışmaların yapıldığı bir yerdir. Kazaya müvekkili şirketin sebebiyet verdiği iddiası izah ve ispata muhtaçtır. Bu sebeple öncelikle belirttiğimiz kurumlardan bölgede çalışma yapılıp yapılmadığının sorulmasını ve ona göre bir inceleme yapılmasını talep ediyoruz.
Dava konusu bölgede ... Belediyesince 3194 sayılı yasanın 18. Maddesi gereğince imar uygulaması çalışmaları 2018 yılında tamamlanmış ve bölgedeki taşınmazlar mevcut kadastral niteliklerini ve alanlarını kaybetmiş ve dolayısıyla imar planlarına uygun bir şekilde tahsis ve tescil edilmişlerdir. Davacı kurumun ise “kabul anlamına gelmemek kaydıyla” bu yerdeki altyapı tesislerini taşınmazların yeni durumlarına uygun hale getirmesi gerekmektedir. Kabloların nereden geçtiğinin belli olmamasının ve müvekkilin faaliyet inşaat faaliyetini yürüttüğü taşınmazın içinden geçen hat var ise bu hatların harita ve planlarda yer almaması nedeniyle oluşan zarardan asıl davacı taraf sorumludur. Zira kendi hatlarını özel mülkiyet içinden hiçbir kayıt olmadan geçirmesi, yeni oluşan parseller ve yolların durumuna göre hatlarını tashih etmesi gerekirdi.
Davacı tarafın tek yanlı tespitleri ve hasar bedeline ilişkin ifade ettiği zarar bedeli de objektif nitelikte değildir. Bu husus yargılamayı gerektirmektdir. Alacak likit olmayıp, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi kanuni şartlardan yoksundur.
Ayrıca işlemiş faiz olarak talep edilen bedel müvekkile tebliğ olunmayan bir dönem için istendiğinden bu döneme ilişkin faiz talebi de yolsuzdur. Evleviyetle Mahkemenizin görevsizliğine karar verilerek davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine, neticeten haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile davacının asıl alacağın % 20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava; davalı şirket tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait kablo ve tesisata zarar verildiği iddiasıyla başlatılan .... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
Emsal mahiyette Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı ilamında özetle; "2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesindeki düzenlemeye göre, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi için; davaya konu alacağın gerçek miktarın belli olması veya belirlenebilmesi için bütün unsurlarının borçlu tarafından bilinebilecek nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. Birleşen davada davalının kaçak tüketim yapıp yapmadığı, yapmış ise tahakkukun Yönetmelik hükümlerine göre hesaplanıp hesaplanmadığı hususları yargılamayı gerektirdiğinden, takip tarihi itibariyle davalı tarafından hesaplanabilir ve likit bir alacağın söz konusu olmadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; birleşen davada davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda bu konudaki talebin kabulüne karar verilmesi doğru değildir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği elektrik mühendisi bilirkişisinden rapor alındığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 08/05/2024 tarihli raporda özetle: "Dosya kapsamına sunulan hasar tespit tutanağı ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğu, hasar onarımı için 1 adet 1x400 mm2 XLPE orta gerilim kablo * ek mufu kullanıldığı anlaşılmakla, kopartılan kablo için kullanılan kablo ve EK mufunun teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerden olduğu. Hasar için talep edilen yukarıda çizelge halinde detayı verilen malzeme bedeli kadri maruf değerdir. Yine yukarıda ayrı başlık açılarak yapılan değerlendirmeler kapsamında, davacı tarafça 2.322,40 TL. (malzeme) * KDV - 2.740,43 TL. bedel talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Davacı ... tarafından arızanın kendi elemanları dışında adam tutularak onarımının yapıldığı hususunun belgelendirilemedi. kanaatine varılmıştır. Nihai karar sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda detayı verilen emsal ilam gereği işçilik, monta, araç, personel giderlerinin davacı kurumca talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Takip alacağı, 2.740,43 TL. (asıl alacak-malzeme) * 349,61 TL. (takip tarihine kadar işlemiş avans faiz) — 3.090,04 TL. olarak hesap edilmiştir. Sunulan fotoğraflardan, davacı şirkete ait hasarlanan kablonun Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usül ve Esasları hükümlerine uygun olarak montajının yapılmadığı, montaj esaslarının. (kablo üzerine tuğla-ikaz bandı vb.) sağlanmadığı anlaşılmaktadır. Olay öncesinde davalı şirket tarafından hasar mahallinde yapılacak Alt Yapı Kazı Ruhsatının alınmamış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum davalı şirket için kusur atfı gerektirecektir. Şayet olay öncesinde kazı ruhsatı alınmış olsa davalı şirket yeraltı güzergahından haberdar olacak, gerektiğinde davacı şirket yetkilisi tarafından yer gösterme işlemi ile hasarın önüne Geçilebilecekti. Açıklanan gerekçelerle, Davalı şirketin %70 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. (Kablo derinliği uygun ise de kablo üzerinde tuğla-ikaz bandı yoktur. Bu durum davacıya müterafik kusur atfı (%30 oranlı) gerektirir. Bu kapsamda, Takibin 2.740,43 TL. (asıl alacak-malzeme) * 349,61 TL. (takip tarihine kadar işlemiş AVANS faiz) - 3.090,04 TL. x 701/100 - 2.163,03 TL. üzerinden davalı ... Ltd.Şti. adına devam edebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği bilirkişiden ek rapor aldırılmış olduğu ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Taraf vekillerinin itirazları yukarıda tek tek değerlendirilmiş olup kök raporumdaki kanaat aynen devam etmektedir. Şayet, hasar adresi, tarihi ve onarımında kullanılan malzemelere dair hasarın yüklenici konumundaki 3.kişilere yaptırıldığını ispatlar, fatura, hakediş vb. belgeler davacı tarafça sunulur ise kanaatimde değişiklik olabilecektir." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan araştırmada haksız fiil tarihi itibariyle davalı şirket tarafından alınmış alt yapı kazı ruhsatı tespit edilememiş ancak haksız fiilin gerçekleştiği İhsangazi Sokak No:21 için davalı şirket tarafından 20/10/2020 tarihinde 5 yıllık yapı ruhsatı alındığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce her ne kadar tarafların bildirmiş olduğu tanıklara davetiye çıkarılmış olsa da akabinde celp edilen evraklar incelendiğinde tanık dinlenmesinin dosyaya herhangi bir yenilik katmayacağı anlaşıldığından tanık dinlenilmesine dair mahkeme ara kararında rücu edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davalı şirket tarafından davacının alt yapısına ve kablolarına zarar verilmediği savunulmuş olsa da davacı şirket personeli tarafından tutulan tutanak ve ekindeki görseller ile celp edilen belgeler ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davalı şirket tarafından ... için yapı ruhsatı alındığı, şantiye sahası içinde bulunan alt yapıya zarar verildiği, aynı bölgede başkaca bir şirket tarafından alt yapı ruhsatı alınmadığı da dikkate alınarak haksız fiilin davalı şirket tarafından işlendiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bu kapsamda bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar ve tespitler doğrultusunda davalı şirketin alt yapı kazı ruhsatı almaması ve meydana gelen zararda çalışma yapan operatörün tedirsiz ve dikkatsiz davranması nedeniyle davalı şirketin %70 oranında, davacı şirket tarafından ise kablo üzerine farkındalık yaratacak koruyucu ekipman tedarik edilmemesi nedeniyle kablo montajının Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usul ve Esas şartlarını sağlamadığı ve haksız fiilin meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bu doğrultuda bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar doğrultusunda 2.322,40 TL + KDV = 2.740,43 TL hasarın %70'i olan 1.918,30 TL hasar ile tutanak tarihinden takip tarihine kadar işleyen 248,13 TL faiz bakımından davalının itirazının iptaline fazlaya ilişkin istemin ise reddine dair karar vermek gerekmiştir. Ayrıca her ne kadar davacı tarafça %20 oranında icra inkar tazminatı talep edilmiş olsa da Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin haksız fiile dayanması, takip tarihi itibariyle davalı tarafından hesaplanabilir ve likit bir alacağın söz konusu olmaması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Davalı tarafından ... 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 1.918,30 TL asıl alacak ve 248,13 TL işlemiş faiz üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL'nin mahsup edilerek bakiye 345,55 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 811,62 TL'sinden davalı tarafın, 2.308,38 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen (%26,01 oranında kabul edilmiştir) 2.166,43 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 2.166,43 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/3 maddesi gereği takdir olunan 2.166,43 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 939,00 TL tebligat, posta gideri ile 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.939,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 1.544,93 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.