Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/684
2025/92
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/684 Esas
KARAR NO : 2025/92
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/10/2023
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
"Davacı müvekkilimizin davalı taraftan; 14.08.2023 düzenleme tarihli, 14.08.2023 faiz başlangıç tarihli 422.003,40TL tutarında cari hesap alacağı mevcut olup bu alacağın davaya konu icra takibine şimdilik olmak koşulu ile 200.000,00TL'lik kısmı konu edinmiştir. Bu cari ilişkiden kaynaklı borç müvekkilimize ödenmesi gerekirken davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Davalı taraf icra takip dosyasına konu cari hesap ile ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş ve geçerli bir ödeme belgesi de sunmamıştır. Davalı borçlunun bu itirazı tamamen kötü niyetli olup, alacağı sürüncemede bırakmaya müteveccihtir. Mahkemenizce ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmektedir. Davalı adına başlatılmış çok sayıda icra dosyasının mevcut olması, davalının mal kaçırma ve borçlarını ödememe eylemleri içerisinde olduğunu gösterdiğinden ihtiyati haciz için aranın yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını ispat edecektir. Davaya konu alacak bir para alacağıdır. Davaya konu alacak rehinle teminat altına alınmamıştır. İhtiyati haciz talep edilen alacağın vadesi gelmiş ve alacak muaccel olmuştur. Alacağa ilişkin ve ihtiyati haciz talebinin haklı olduğuna ilişkin deliller mevcuttur. Borçlunun kaçma ve mallarını gizleme tehlikesi bulunduğundan ve buna ilişkin hazırlık eylemleri yapıldığından, alacağın tahsilinin imkansız hale gelme tehlikesi ile karşı karşıya olunduğuna sayın mahkenizce kanaat getirilmesi ve buna binaen sayın mahkemenizce ihtiyati hacze karar verilmesi usul, yasa ve içtihatlara uygun olacaktır. Davalının ...bul 26. İcra Dairesi ...Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile kaldığı yerden devamına, ihtiyati haciz talebimizin dava değeri üzerinden; borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi, menkullerinin muhafazası için öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanatteyse uygun ve makul bir teminat karşılığında teminatlı karşılığında teminatlı kabulüne, haksız ve kötüniyetli takibe itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine ... 26. İcra Dairesi Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak iş bu icra takibine konu borç, ... 26. İcra Dairesi Müdürlüğünün dosyasına sunulmuş olan tahsilat makbuzları ve çeklerden de anlaşılacağı üzere ödenmiştir. Dolayısıyla başlatılan icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde tarafımızca borca itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. Davacı yan ise müvekkilin dava konusu takibe itirazının haksız ve mesnetsiz olduğu yönündeki talepleri ile mahkemenizden itirazın iptali ve müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi kararı verilmesi talebi ile işbu davayı açmıştır. Ancak davacının ileri sürmüş olduğu sebepler hukuki mesnetten yoksun olup, haksız davanın reddi gerekmektedir.Davacı taraf ıslah ile artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır diyerek, harca esas değeri 100.000,00 TL olarak belirlese de Yargıtay 23. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ve 24.05.2016 tarihli ilamında davacıların takip konusu yaptığı ve davalının itiraz ettiği alacak miktarının davacılar açısından belirli olmasından dolayı kısmi davaya konu edilemeyeceğini içtihat etmiştir; Belirtilen Yargıtay içtihatları da göstermektedir ki itirazın iptali davasının kısmi dava şeklinde açılması mümkün olmayacaktır çünkü davalı (alacaklı) tarafından aleyhimize başlatılan icra takibinin konusunu oluşturan, takibi yapılan alacak miktarı belirli olduğundan davacı itiraz edilen alacağı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali davası açamaz. Şayet açıldığı taktirde de açılan davanın "hukuki yarar" yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekmektedir. İşbu nedenlerle, ilgili davanın usulen reddi gerekmektedir.
Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenler ile, haksız ve kötü niyetli bir şekilde müvekkile karşı başlatılan icra takibinden kaynaklı işbu itirazın iptali davasının reddine karar verilerek, davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini.." savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
Tarafların ilgili vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2021 yılından bugüne kadar olan BA/BS kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... 26. İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının mahkememiz dosyası arasına alınmasına karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talebinin yargılamayı gerektirdiğinden reddine, sair hususların gerekçeli ara karar ile açıklanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 15/11/2023 tarihli talebi üzerine, davacı vekilinin talebinin kabulü ile ileride imza incelemesi ara kararı kurulması halinde imza ve yazı örneklerinin gerekli olma ihtimalinin bulunması nedeniyle müvekkilinin günsüz olarak kalemde hazır etmesi için süre verilmesine, davacı vekiline müvekkilinin ıslak imzalarının bulunduğu kurum ve kuruluşların isimlerini bildirmek üzere süre verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi ...Esas... Karar numaralı sayılı karar gereği; HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına, karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 08/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sonuç olarak tarafımıza iletilen, tüm dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemeler sonrasında ve yukarıda paylaşılan bilgiler ışığında nihai karar Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere; Tespit, Davacı/ davalı tarafından düzenlenen/alınan faturaların davacı / davalı tarafın yasal defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, faturalarla ilgili mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, belgelerin kaydedildiği dava döneminde davalı tarafın açılış ve kapanış kayıtlarının kanun öngördüğü süreler içinde yaptığı, davacının 2021-2022 yıllarında kapanış kayıtlarını yaptırmadığı, davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, davacı konusunda kararın sayın mahkemeye ait olacağı, davacı tarafından 2021 yılında düzenlenen 26 adet fatura konusunda dava dosyasına her iki tarafında bağlı olduğu vergi dairelerinden sunulan belgeye göre davacının düzenlediği fatura adet ve tutarında mutabık oldukları, taraflar mali idareden paylaşılan belge ve tutarda mutabık olmalarına karşılık, davacı tarafından düzenlenen 10.08.2021 tarih ... nolu e arşiv faturanın “İmalat çeliği-27.300 kg” KDV dahil 422.003,40 TL faturanın Davalı taraf kanuni defterlerinde yer almadığı, davacının takip tarihi (16.08.2023) itibari ile 422.003,40 TL davalı taraftan alacaklı olduğu, değerlendirme ve kanaatine varılmış olmakla birlikte, yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermemektedir. Bilcümle hukuki tavsif ve değerlendirme münhasıran Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere, işbu inceleme ve tespitlerimi Sayın Mahkeme'nizin yüksek takdirlerine sunarım.." rapor edilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler ,davalıya ait ilgili vergi dairesi müdürlüğünden gönderilen mal ve hizmet alımına ilişkin BA formları ile dosyaya sağlanan bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucu alacağın varlığı ve muacceliyeti hakkında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, İİK 257. maddesi gereğince %20 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdi ile tarafların itirazları dilekçeleri ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle dava dosyasının aynı bilirkişiye tevdii edilerek tarafların itirazları tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor alınmasına, karar verilmiştir.
Celse arasında davacı vekilinin talep dilekçesi sunduğu, icra dosyasından mahkememize ihtiyati hacze dair müzekkere yazıldığı, davalı vekili tarafından ihtiyati haczin geri alınması isteminde bulunulduğu, ilgili icra müdürlüğü tarafından 21/11/2024 tarihinde talebin kabul edildiği, hacizlerin kaldırıldığı, davalı tarafça davacı tarafa tazminat davası açılmadığı, davacı vekili tarafından teminat iadesi talebinde bulunulduğu, talebin kabul edilerek teminatın iade edildiği görülmüştür.
Geçen celse 3 nolu ara karar gereği davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, dilekçenin davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından ıslaha karşı beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Geçen celse 1 nolu ara karar gereği davalı tarafça eksik avansın ikmal edilmediği, bu nedenle dosyanın bilirkişiye tevdi edilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; tarafların cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda kısmi iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında tarafların 2021 yılından bugüne kadar olan BA/BS kayıtları ile ... 26. İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosya celp edilmiş; akabinde dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere SMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 08/10/2024 tarihli raporunda her iki tarafın da bağlı olduğu vergi dairelerinden sunulan belgeye göre davacının düzenlediği fatura adet ve tutarında mutabık oldukları, taraflar mali idareden paylaşılan belge ve tutarda mutabık olmalarına karşılık, davacı tarafından düzenlenen 10.08.2021 tarih ... nolu e arşiv faturanın “İmalat çeliği-27.300 kg” KDV dahil 422.003,40 TL faturanın davalı taraf kanuni defterlerinde yer almadığı, davacının takip tarihi (16.08.2023) itibari ile 422.003,40 TL davalı taraftan alacaklı olduğuna dair kanaat bildirmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir.
Toplanması gereken deliller yönünden delil avansı konusunda HMK m. 324, "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." düzenlemesini havidir.
İstanbul BAM 2. HD’nin... esas, ...karar sayılı, 17/05/2022 tarihli ilamında vurgulandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...esas, ..karar sayılı, 12.12.2012 tarihli ilamında belirtildiği üzere HMK 324. maddede düzenlenen delil avansının süresinde yatırılmaması halinde uygulanacak müeyyide bu delile dayanmaktan vazgeçme olarak uygulanmalıdır. Delil avansına yönelik ara kararında mahkemece, hangi delil için ne miktarda avans yatırılacağı açıkça belirtilmeli ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulüyle dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğinin ihtar edilmesi gerekir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır.
Yargıtay 14.HD’nin... esas, ... karar sayılı, 29.05.2017 tarihli ilamında vurgulandığı üzere HMK'nun 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Aynı kanunun kesin süre başlıklı 94. maddesinin 2. fıkrasına göre ise; hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Hâkim tarafından kesin süre verilirken; kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.
Mahkememizin 12/11/2024 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı uyarınca itiraz dilekçesi incelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişiye 2.000,00TL ek ücret takdir edilmiş, davalı tarafa delil avansının yatırılması iki haftalık kesin süre verilmiştir. Davalı vekili duruşmada hazır bulunmuş, kesin süre içerisinde delil avansı yatırılmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının ve dosyadaki mevcut raporun hükme esas alınmaksızın dosyadaki diğer belgelere göre karar verileceğinin ihtarı yapılmıştır. İlgili ara kararda sürenin kesin olduğu, kesin sürede yapılacak işin ne olduğu ve kesin süreye uymamanın müeyyidesi açıkça yazılarak davalı vekiline ihtarat yapılmıştır. Ayrıca verilen süre bilirkişi ücretini yatırmak için yeterli ve makuldür; ancak davalı vekili kesin süre içerisinde delil avansını yatırmamıştır. Dosyada mevcut bilirkişi kök raporunda BA/BS formlarının değerlendirildiği, bu formlar uyarınca davacının iddiasını ispatladığı kanaatine varılmış, davanın kabulü ile; davalı tarafından ... 26. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 26. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; takibin başlatıldığı tarih itibariyle takibe konu asıl alacak olan 200.000,00 TL’nin %20’si oranındaki 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından ... 26. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; asıl alacak olan 200.000,00 TL’nin %20’si oranındaki 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00TL harçtan peşin alınan (1.707,75 + 707,75TL) 2.415,50 TL'nin mahsup edilerek bakiye 11.246,5TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan; 269,85TL Başvuru Harcı, 1.707,75TL Islah Harcı, 707,75TL Peşin/Nisbi Harcı, 5.608,50TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.293,86TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 200.000,00TL üzerinden hesaplanan 32.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 11/02/2025
Katip
...
¸E-imzalıdır
Hakim
...
¸E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.