mahkeme 2023/583 E. 2025/531 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/583

Karar No

2025/531

Karar Tarihi

24 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/583 Esas
KARAR NO : 2025/531

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/09/2023
KARAR TARİHİ : 24/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davacı kurum ve davalı şirketler arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, söz konusu şirketlerde görev yapan dava dışı ...'ın davacı aleyhine işçilik alacakları için dava açtığını, davanın ... 28. İş Mahkemesi ...E. ...K. kararıyla kısmen kabul edildiğini, ...20. İcra Müdürlüğü'nün...GE, sayılı icra dosyasına davacının cebri icra yoluyla 48.333,66TL tutarında ödeme yapıldığını, dava dışı diğer yüklenici şirketlerin kendi dönemlerine karşılık gelen tutarı ödediğini, davacının rücu hak ve yetkisi bulunduğunu, davacı idare tarafından ödenmiş 9.940,75TL'nin davalı şirketlerden istendiğini, fakat karşılık alınamadığını beyan etmiş ve 9.940,75 TL'lik tutarı ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
Mahkememizin 20/02/2024 tarihli celsesinde duruşma saati geçmesine rağmen tarafların gelmediği, mazeret dahi bildirilmediği anlaşılmakla, taraflarca takip edilmeyen davanın yasal süre içinde yenileninceye kadar HMK.m.150 hükmü gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildi.
Davacı vekilince 23/02/2024 tarihli dilekçe ile yenilenmekle davanın kaldığı yerden devamına, yenileme talebinde bulunana duruşma gününün, karşı tarafa duruşma günü ve yenileme dilekçesi örneğinin tebliğine karar verilmiştir.
Taraf kurumlara müzekkere yazılarak davadışı işçiye ait varsa özlük dosyalarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacı kuruma müzekkere yazılarak davalılar ile yapılan hizmet alım sözleşmesinin onaylı suretinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
SGK'ya müzekkere yazılarak davadışı işçinin kaydının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... 28.İş Mahkemesi'nin ...E. ...K.sayılı dosyasının kül halinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... 20.İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
SGK'ya yeniden müzekkere yazılarak dava dışı işçi ... T.c. ...'ın SGK sicil dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi, 1 sözleşmeler konusunda uzman bilirkişi ve 1 işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişi ile 16/02/2025 tarihinde saat 14:00de Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişilerce taraflar arasındaki sözleşme , celp edilen dosyalar kapsamı itibariyle davacı tarafça dava dışı işçilere yapılan ödemelerden davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, takip tarihleri itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarının tespiti hususunda rapor alınmasına, taraf vekillerine inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri , ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir.
Mahkememizin 02/12/2024 tarihinde verilen ara kararında taraflar arasındaki sözleşme, celp edilen dosyalar kapsamı itibariyle davacı tarafça dava dışı işçilere yapılan ödemelerden davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, takip tarihleri itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarının tespiti hususunda rapor alınması amacıyla tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, davacı vekili tarafından bilirkişinin harcayacağı emek ve mesaisi için takdir olunan 6.000x3= 18.000,00 TL ücretin yatırıldığı görüldüğünden dosyanın bilirkişilere tevdine, SMM bilirkişisine, davacı şirketin bulunduğu adreste 16/02/2025 tarihinde saat 14:00'de HMK.m.218 hükmü gereği yerinde inceleme yetkisi verilmesine, rapor geldiğinde, raporun taraflara tebliğine, tarafların rapora beyanda bulunmaları için tebliğden itibaren taraflara 2 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre sonuçlarının ihtarına (ihtarın iş bu ara kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına), masrafın gider avansından karşılanmasına karar verilmiştir.
Bilirkişilerden alınan 13/04/2025 tarihli raporunda özetle; "İş mevzuatı yönünden inceleme neticesinde; “İş Kanunu Madde: 2 Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü kapsamında müteselsil sorumluluğun düzenlendiği; dava dışı işçinin alacaklarından alt işveren ve asıl işveren birlikte sorumlu olduğu için sorumluluk şekli ve süresi yönünden ilgili hesaplamalar işbu raporun 3. bölümünde yapılmış olup her ne kadar davalı Alfatek'in sorumluluk tutarının 5.396,07TL ve diğer davalı HGS'nin de sorumluluk tutarının 6.229,39TL olduğu hesaplanmışsa da davacının talebi ile bağlı kalınarak her iki davalının da 9.940,75TL'den sorumlu olduğu; Faiz talebi yönünden inceleme neticesinde: Davacı, ödeme tarihinden dava tarihine kadar 9.940,75 TL'lik tutarın ticari faiziyle ödenmesini talep etmiş olup 05/01/2023 ödeme tarihinden 12/09/2023 dava tarihine kadar işlemiş olan ti tutarının 811,14 TL olduğu..." rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; dava dışı işçi ...'a ödenen işçilik alacağının rücuen tahsili talebi mahiyetinde alacak davasıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı, 05/09/2022 tarihli ilamında “Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.” yönünde belirleme yapılmıştır.
Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... esas... karar sayılı, 18/04/2022 tarihli ilamında "Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bu durumda mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davalıların ödenen bedelin yarısından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Davalı yükleniciler tacir olup, 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi gereğince taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm yoksa diğer taraf için de ticari iş sayılmaktadır. Ticari işlerde 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesine göre avans oranında faiz istenebilecektir. Bu halde mahkemece hükmedilen alacağa avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi hatalı olmuş kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir." yönünde belirleme yapılmıştır.
İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin ...Esas...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Somut olayda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Konuya ilişkin sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin, işçi alacağından asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli ... E. ... K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verildiği görülmüş olmakla emsal Yargıtay kararı dairemizce de benimsenmiştir.
Emsal karar, TBK'nın 167. maddesinde yer alan "...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir... Bu durumda, sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin, işçilik alacaklarından (fazla mesai ücreti ile ulusal bayram-genel tatil ücreti) davacı asıl işveren .... Genel Müdürlüğü'nün sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmadığından dava dışı işçilere işçilik alacağından dolayı ödenen bedelden davalı alt yüklenicilerin sorumlu olduğu, yüklenicinin işçisi ile organik bağı olduğu ispatlanamayan davacı asıl işverenin rücu hakkı bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekili, ıslah ile artırılan kısım yönünden faizin ıslah tarihi değil ödeme tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirterek mahkemece verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin ...E. ... K. sayılı 16/03/2016 tarihli ilamı "...Dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 117/2. maddesinde, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olmaması halinde haksız iktisap tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebilir ise de, somut olayda, yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan alacağın tahsili kapsamında talep edilen bedele borçlunun bir ihtar ile temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz istenebilir. Hüküm altına alınan bedel yönünden davalı borçlunun, dava tarihinden önce TBK'nın 117. maddesine uygun şekilde miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtar ile temerrüde düşürüldüğü iddia edilmediği gibi, bu yönde bir delil de ibraz edilememiştir. Bu durumda mahkemece, faizin dava tarihinden başlatılması gerekirken kesinti tarihinden başlatılması doğru olmamıştır." şeklindedir. Yargıtay kararında ifade edildiği üzere sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan davada alacak talebi yönünden dava/ıslah tarihinden önce faiz istenebilmesi için davalının temerrüde düşürülmesi gerekir. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin ... E....K. sayılı 21/10/2020 tarihli ilamında bu husus ile ilgili "...İş Mahkemesi davalarında davalı alt işverenlerin davada bulunmaması nedeniyle temerrüde düşmediği, açılan rücuen tazminat davasıyla temerrüde düştüğü göz önünde bulundurulduğunda davalılar yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ödeme tarihinden itibaren faiz verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda ise dava dışı işçinin, işçi alacağı için açılan davalarda davacı asıl işveren yanında davalı alt işverenlerden yalnızca son yüklenici ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi bulunması nedeniyle dava tarihinden önce temerrüde düşen davalılardan ... Şirketi yönünden ödeme tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden kısmi alacak talebinin dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısmın ise ıslah tarihinden itibaren ticari avans faize hükmedilmesi gerekirken kısmi alacak taleplerin, tüm davalılar temerrüde düşürülmüş gibi ödeme tarihi esas alınması hatalı olmuştur...".
Davacı ile davalılar arasında imzalanan hizmet alımına ait sözleşme ve teknik şartnameler incelendiğinde; sözleşme ve şartnamede ihale konusu iş kapsamında çalıştırılacak işçi personellerin ücret ve tazminatlarından davacı asıl işverenin sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı; bu nedenle davacının dava dışı işçiye ödediği işçilik alacakların tamamını dava dışı işçinin davalı alt işverendeki toplam hizmet süresine göre davalı alt işverene rücu edebileceği, Yargıtay’ın yukarıda da değinilen 05/09/2022 tarihli kanun yararına bozma ilamı ile güncel içtihatlarında kabul edildiğinden; 13/04/2025 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
İşbu dosyamızda iş akdinin yükleniciler ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı olmayıp SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
Bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere dava dışı işçi ...'ın 01/09/2018-30/12/2019 tarihleri arasında dava dışı işçinin hizmet süresi dikkate alınmak suretiyle işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalı yüklenicilerin işverene karşı sorumlu olduğu kanaatine varılmış; davacı tarafından dava dışı işçi ...'a ... 28. İş Mahkemesinin ...E,... K. Sayılı kararı ile kıdem, ihbar tazminatı ve ulusal bayram genel tatil ücreti olarak ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına 48.333,66TL ödeme yapıldığı, ödeme konusunda anlaşmazlığın bulunmadığı, kıdem tazminatı yönünden her bir davalının sorumluluğunun işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı olduğu, bilirkişi raporu ile her bir davalı nezdinde çalışılan sürelerin tespit edildiği ve raporun denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olarak düzenlendiği görülmüştür.
Dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler incelendiğinde, davacı kurum tarafından dava tarihi öncesi davalı Alfatek'ten 8.079,49-TL istemde bulunulduğu, davalı ...'ten ise 1.861,35-TL istemde bulunulduğu görülmüş; bu nedenle davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 16/1. Maddesi kapsamında davalıların tacir olması, dava konusu alacağın davalıların ticari işletmesi ile ilgili olması, TTK m. 19/2 uyarınca taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır yönündeki hüküm de gözetilerek hükmedilen alacağa davacı tarafın talebi doğrultusunda ticari (avans) faiz uygulanmasına, ayrıca faizin başlangıç tarihi açısından davacı tarafça ödeme tarihlerinden itibaren faiz isteminde bulunulduğu, yukarıda atıf yapılan İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere dava tarihinden önce temerrüde düşen davalı yönünden ödeme tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden kısmi alacak talebinin dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısmın ise ıslah tarihinden itibaren ticari avans faize hükmedilmesi gerektiği, dava dilekçesi ekindeki belgeler incelendiğinde, dava tarihinden önce davalı ...'e 18/10/2022'de tebligat yapıldığı, 7 gün içinde ödeme yapılması istenildiği gözetildiğinde, temerrüt tarihinin 26/10/2022 olduğu; davalı Alfatek'e dava dilekçesi ekindeki PTT barkod numarasından sorgulama yapıldığında 25/10/2022'de tebligat yapıldığı, 7 gün içinde ödeme yapılması istenildiği gözetildiğinde, temerrüt tarihinin 02/11/2022 olduğu gözetilerek temerrüt tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş; davalıların sorumluluğu esas alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a-1.861,35 TL rücu alacağının 26/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
b- 5.396,07 TL rücu alacağının 02/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 269,85TL'nin mahsup edilerek bakiye 345,55‬TL harcın, 88,62 TL'sinin davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketi'nden, 256,93 TL'sinin davalı ... Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına,
3- 6325 Sayılı Yasanın 18/A maddesinin 13.bendi gereğince Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 3.200,00 TL arabulucu ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak 2.336,22-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 863,78 TL bakiye yargılama giderinin ise davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85TL Başvuru Harcı, 269,85TL Peşin/nisbi Harcı, 20.915,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.454,70‬‬TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 15.663,38-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye 5.791,32 TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Vekalet ücreti yönünden;
a-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince kabul edilen 1.861,35TL üzerinden hesaplanan 1.861,35TL'nin davalı ...Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince kabul edilen 5.396,07TL üzerinden hesaplanan 5.396,07TL'nin davalı ...Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 24/06/2025

Katip
E-imzalıdır

Hakim
E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim