mahkeme 2023/325 E. 2025/137 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/325
2025/137
21 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/325 Esas
KARAR NO : 2025/137
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/02/2022
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkilleri ...” ın, 20.12.2021 tarihinde saat 19.30 sıralarında ... Caddesi üzerinde karşıdan karşıya yaya geçidinden geçmeye çalışır iken, seyir halinde bulunan ...plakalı aracın sürücüsü ...” in asli kusurlu olarak kendisine çarpması nedeniyle kaza geçirdiğini, ekte CD ile sayın mahkemeye sunmuş oldukları kaza anını gösteren kamera kayıtlarından çok açık şekilde görüleceği üzere; müvekkilleri ...” ın defalarca sağına soluna dikkatli bir şekilde baktıktan ve uygun zamanı bekledikten sonra yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen araç sürücüsü davalı ...” in süratli bir şekilde kendisine çarpması neticesinden davaya konu kazaya sebebiyet vermiş olduğunu, Müvekkilinin yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada defalarca sağına soluna dikkatli bir şekilde bakmış ve uygun zamanı bekleyerek bir yaya olarak kendisinden beklenen dikkat ve özen yük iğünü yerine getirmiş olduğunu, Müvekkilinin yolun yarısını geçtikten sonra, araç sürücüsü davalı ...” in süratli bir şekilde gelmesi ve aracın hakimiyetini sağlayamaması üzerine davaya konu kazanın gerçekleştiğini, Davalı araç sürücüsü ...” in yolda yayayı gördükten sonra yavaşlaması ve gerekli takip mesafesini koruması gerekirken, daha da hızlanması ve yaya geçidinin ortasındaki müvekkilinin arkasından geçmeye çalışırken süratli bir şekilde çarpması gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin kanıtı olduğunu, Bu nedenle araç sürücüsü davalı ...” in asli kusurlu olarak bu kazaya sebebiyet vermesi sebebiyle %100 kusurlu olduğunun tartışmasız olduğu, Ayrıca kamera görüntülerine bakıldığında davalı araç sürücüsünün elinde telefon olduğu ve kaza anında ştüğünde elindeki telefonu cebine koyduğu açık şekilde ortada olup, Davalı araç sürücüsünün önüne bakmadığı, telefonuyla oynadığı sırada kazaya sebebiyet verdiğinin aşikar olduğu, kask bile kullanmayarak kendi hayatını tehlikeye atan sürücünün, başkasının hayatını da umursamasının beklenmeyeceğini. Davalı araç sürücüsünün telefonla meşgul olduğu sırada kazaya sebebiyet vermesi sebebiyle %100 kusurlu olduğunun ortada olduğu, Kaza sebebiyle müvekkilinin vücudunun birden fazla bölgesinde derin kesikler ve morluklar ile muhtelif yerlerde yaralanmalar meydana geldiğini, ayrıca müvekkilinin sol bacağının birden fazla bölgesinde kırık oluştuğunu, Müvekkilin vücudunun birden fazla bölgesinde oluşan derin kesikler ve morlukların tedavisi için çeşitli cerrahi operasyonlar yapılmış olduğunu, sol bacağına çok sayıda platin takılmış ve tedavi süreci henüz neticelenmediğini, meydana gelen kaza sebebiyle, müvekkilinin sol ayak bileğinde 4 kırık ve diz kapağında 1 kırık meydana geldiğini, netice itibari ile müvekkilin sol bacağına şu aşamada 5 adet platin takılmış olup, tedavisi hastanede devam etmekte olduğunu, Müvekkilinin diz kapağında ve bileğinde oluşan kırıkların neden olduğu ağrılar sebebiyle gece uyuyamamakta olduğunu, ayrıca müvekkilinin sol bacağında kalıcı hasar meydana gelmiş olup, bir ömür boyu takılan platinlerin sıkıntısını çekecek olacağını, Davalı ...” e ait kazaya karışan ...plakalı aracın ZMMS” sinin diğer davalı ...Sigorta Şirketi tarafından ... nolu poliçe ile yapıldığını, zararlarının tazmini için davalı sigorta şirketine 17.01.2022 tarihli ekli dilekçe ile müracaat yapılmış olduğunu ancak taraflarına herhangi bir cevap verilmemiş olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığına ve davalı şirket tarafından tebliğ alındığına ilişkin iadeli taahhütlü belgeleri ekte sayın mahkemeye sunulduğunu, Müvekkilleri ...” ın henüz 43 yaşında ve 3 çocuklu genç bir insan olduğunu, kaza neticesinde vücudunun muhtelif yerlerinde meydana gelen yalanmalar ve sol bacağındaki çok sayıda kırık ve platinler sebebi ile çalıştığı işten ayrılmak zorunda kaldığı gibi çocuklarıyla da yeteri kadar ilgilenememekte olduğunu, ayrıca tedavi sürecinde uzun bir süre acı ve ızdırap duymuş, devam eden tedavileri nedeni ile acı duymaya devam etmektedir. — Ayrıca müvekkilinin de kaza sebebi ile psikiyatrik ve depresif rahatsızlıklar meydana gelmiş olup, müvekkilinin yolculuk esnasında sürekli tedirgin bulunmakta ve olayın etkisiyle sürekli birisinin arkadan çarpacakmış gibi hissetmekte olduğunu, kaza sebebi ile meydana gelen depresif ve psikiyatrik rahatsızlıklar dolayısıyla müvekkilinin kullandığı ve kullanmaya devam ettiği ilaçlar bu durumun açık şekilde kanıtı olduğunu, ayrıca müvekkilinin vücudunun değişik bölgelerindeki kalıcı izler nedeni ile psikolojik olarak çöküntü içerinde olduğunu, bu nedenle müvekkilinin uğradığı acı ve elemi bir nebze gidermek açısından davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç sahibi ...” den 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsili talebinde bulunduklarını, Müvekkilinin kazadan önce özel bir şirkette asgari ücrette çalışmakta olduğunu, kaza sebebiyle hem çalıştığı işten ayrılmak zorunda kaldığını hem de işyerindeki kariyer ilerlemesinin sona erdiğini, Müvekkilinin şu an bile 90 günlük raporunun mevcut olduğunu, ayrıca tedavi sürecinde uzun bir süre acı ve ızdırap duymuş, bacağında meydana gelen çok sayıda kırık sebebiyle iş gücü kaybı meydana gelmiş, tedavi sürecinde de çalışmamıştır ve hala çalışamamakta olduğunu, Müvekkilinin bacağında meydana gelen çok sayıda kırık ve kesikler sebebiyle ayakta duramamakta olduğunu ve bu sebeple en elzem ihtiyaçlarında bile başkasına muhtaç durumda olup, koltuk değnekleri ile hayatına devam etmektedir. Ayrıca müvekkilinin söz konusu kırıkların iyileştirilmesi ve platin takılabilmesi için şu ana kadar toplamda 40.000,00 TL ödeme yapmış olup, tedaviler için harcamalar halen devam etmekte olduğunu, ödemelere ilişkin dekontların ekte Sayın Mahkemeye sunulmuş olduğunu, bütün bu zararların tazmini bakımından tüm davalılardan HMK 107. Madde kapsamında ileride arttırmak üzere şimdilik 250.00 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, Müvekkilin kazadan sonra ilk olarak ... acil servisine ambulans ile götürülmüş, muhtelif tetkiklerden sonra tüm tedavisi bu hastanede yapılmış ve tedavisinin bu hastanede devam ettiğini, ayrıca müvekkilinin çeşitli tedavi işlemleri için ... e toplamda 40.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, teşhis tetkik ve tedavi ile ilgili müvekkilinin elindeki mevcut belgeleri de ekte sunmakta olduklarını, ayrıca konuyla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyasıyla re'sen soruşturma başlatılmış olup, soruşturma aşamasının devam ettiğini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalılar vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " İşbu dosyada yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri değil İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkilidir. Sayın Mahkemeniz nezdinde ikame edilen dosyada görev itirazımız mevcuttur. Yasal unsurlar dikkate alındığında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemeleridir.
Karayolları Trafik Kanunu 91.maddesine göre zorunlu trafik sigortasında, sigortacı işletenin aynı yasanın 85/1 maddesi gereği hukuki sorumluluğunu üzerine alır. Anılan maddeye göre, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olursa işleten bu zararlardan sorumlu olacaktır. Bu maddenin ışığında işbu davaya husumet itirazımız vardır. Müvekkillerimiz işbu davanın tarafı değildir. Asla kabul anlamına gelmemekle; iddia edildiği gibi oluşan bir zarar mevcut ise tüm zararların sigorta şirketinden talep edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda müvekkillerimiz açısından husumet itirazımızın mevcut olması sebebi ile de davanın müvekkillerimiz adına ayrı ayrı reddine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.
Müvekkilimiz ... 20.12.2021 tarihinde ...plakalı araç ile ... Caddesi üzerinde 30 km/h hızla seyir halinde iken davacı ... aniden iki aracın arasından müvekkilin önüne tedbirsiz bir şekilde çıkmıştır. tamamen davacının dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davranması sebebi ile trafik kazası gerçekleşmiştir. konu kazada tüm kusur davacıya aittir. Kaldı ki; Kazanın gerçekleştiği yerde park halinde sevkiyat araçları bulmaktadır. Müvekkilimiz şehir içi hız sınırlarına uygun bir şekilde seyir halinde gitmekte iken davacı yan park halindeki 2 uzun aracın arasından ani bir şekilde araç yoluna atlamıştır. Müvekkilimiz davacı aniden yola atladığında müvekkilimizle arasında sadece yaklaşık 2 metre gibi çok kısa bir mesafe olması nedeni ile müvekkilimizin tüm çabalarına rağmen üzücü kaza gerçekleşmiştir. Müvekkilimizin davacıyı gördüğü anda frene bastığına ve gerekli tüm gayreti gösterdiğine ilişkin olay yerinde fren izi de bulunmaktadır. Kaza görüntüleri ile de davacının iddialarının asılsız olduğu ortaya çıkacaktır. Müvekkilimizin kaza anındaki sürati cadde üzerindeki azami süratin oldukça altındadır. Davacı tarafından müvekkilimizin olay anında telefona bakmakta olduğu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Davacı müvekkilimin görüş açısının kapalı olduğu iki aracın arasından bir anda önüne çıkması sonucu kaza meydana gelmiştir. Kaza gerçekleştikten hemen sonra müvekkilimiz de aracından düşmesine rağmen kendisine ve motoruna bakmaksızın derhal davacının yanına gitmiş ona nasıl olduğunu sorarak ambulansa haber vermiştir. Müvekkilimiz iddia olunanın aksine davacı için ambulans çağırma amacıyla cebinden telefonunu çıkarmıştır. Müvekkilimiz aynı zamanda ilk yardım ve diğer acil yardımlara ilişkim eğitimleri almış olan bir sağlık bölümü öğrencisi olarak davacıya ambulans gelene kadar ilk kontrolleri yapmış ve sağlık çalışanlarını da bu hususta önden bilgilendirmiştir. Müvekkilimiz tüm iyi niyeti ile davacıya yardımcı olmaya çalışmış, olay yerinden kaçmamış. Polise giderek ifade vermiş akabinde de karakoldan çıkıp davacıyı hastanede ziyaret etmiştir. Müvekkilimiz kaza anında ve sonrasında üzerine düşen tüm sorumlulukları iyiniyetli bir şekilde yerine getirmiştir.
Müvekkilimizin kaza anında aracı durduramamasının sebebi davacı ile arasında çok kısa bir mesafe kala karşılaşmış olmalarıdır. Müvekkilimiz ...' e ait ... plakalı aracın tüm bakımları ve kontrolleri düzenli aralıklarla zamanında yapılmıştır. Aracın kaza anında herhangi bir sorunu da bulunmamaktadır. Kazaya karışan aracın fren sistemleri ve diğer tüm kısımlarına ilişkin bakım ve kontrollerin yetkili servis ve ustalarca tutulan ,müvekkillerimize teslim edilen belge, kayıt, tutanak ve raporlar doğrultusunda eksiksiz ve düzenli bir şekilde zamanında yapılmış olduğu sabittir.
Davacı tarafça dava dilekçesinde tedavi giderleri talep edilmiş ise de 25/02/2011 tarihinde yayımlanan 6111 sayılı Kanun ile trafik kazalarına bağlı sağlık hizmet bedellerinin karşılanması görevi Kurumumuza verilmiştir. Bahse konu yasanın 98 inci maddesinde; "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.” ifadesi yer almaktadır.
Bu kapsamda davacı yanın talebi haksız ve kötü niyetli olup davacı yanın hastaneye ödemiş olduğu ücreti müvekkillerimizden ve sigorta şirketinden talep etmesi hukuka aykıdır. Somut olayda Şişli Kolan İnternational Hospital'da davacının tedavisi ile ilgilenen doktor müvekkillerimiz de hastanedeyken davacı yana devlet hastanesine gidebileceklerini devam eden tedaviyi orada devam ettirmelerinin onlar için daha uygun olacağını söylemiştir. Kanun kapsamında ilk muayene ve tedavi ücretsiz olarak yapılmış olup devamında kendi isteği ile özel hastanede tedavisine devam etmiştir. Kaldı ki davacının iddia ettiği gibi bir maluliyeti de söz konu değildir. İlgili hastaneden sağlık evrakları dosyaya celp edildiğinde bu husus Sayın Mahkemenizce de görülecektir.Davacı tarafça talep edilen manevi tazminatın da reddi gerekmektedir. Davacı tarafın talep etmiş olduğu 100.000,00 TL manevi tazminatın hukuka aykırı olduğu, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı da yargıtay içtihatları ile sabittir. Manevi tazminatın hukukumuzdaki amacı kişinin uğradığı acı ve elemi az da olsa gidermek açısından kişiye fayda sağlamaktır. O yüzden karşı tarafın istemiş olduğu manevi tazminat bedelinin haksız ve hukuka aykırı olduğuna dikkat çekerek Sayın Mahkemenizce reddini talep ediyoruz.
Dava dilekçesine karşı beyan ve itirazlarımızı içeren cevap dilekçemizi Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirlerine sunmaktayız. Yukarıda izah edilen nedenlerle davacının her bir talebi ile birlikte davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak manevi tazminat istemine ilişkin davadır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... E ... K. Sayılı ilamında; "Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür." denilmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden aldırılan raporda özetle: "Yaya konumunda olan ...” ın, meydana gelen kazanın oluşumunda rapor kapsamında izahatları yapıldığı üzere, Asli ( %75 oranında ) Kusurlu olduğu,... plaka sayılı motosikleti sevk ve idare eden ...” in meydana gelen kazanın oluşumunda rapor kapsamında izahatları yapıldığı üzere, Tali ( %25 oranında ) Kusurlu Bulunduğu, Dosya muhteviyatında bahse konu meydana gelen trafik kazasında tarafların kusurları oranında sorumlu oldukları" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığına rapor alınmak üzere gönderildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Kurumu'nun 24.01.2023 tarihli raporunda özetle: "Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki sevk ve idaresindeki motosiklet ile kaza mahalli yolda seyir halindeyken gereken dikkatini yola vermesi, ön görüş alanını kontrolü altında bulundurması, sağından kaplamaya giren ve yolun karşısına geçmek isteyen davalı yayanın varlığını dikkate alarak kazaya karışmamak adına ikaz ile birlikte zamanında etkin fren ve/ veya direksiyon tedbirine başvurması gerekirken belirtilen bu hususlara riayet etmediği ve davalı yayaya çarptığı anlaşılmakla gerçekleşen kazada kusurludur. Davalı yaya ... kaza mahalli yolda karşıdan karşıya geçmeden evvel mahaldeki taşıt trafiğine dair yeterli- gerekli kontrollerini yapması, solundan gelen davalı sürücü idaresindeki motosikleti dikkate alarak bu araca ilk geçiş hakkını vermesi, yolun müsait olduğundan emin olduktan sonra karşıya geçişine başlaması ve kendi can güvenliği açısından karşıya geçişi süresince de yola ilişkin kontrollerine devam etmesi gerekirken belirtilen bu hususlara riayet etmediği, solundan gelmekte olan bahse konu motosikleti fark etmiş olmasına rağmen kaplamaya girdiği ve kontrolsüz bir şekilde yolun karşısına geçmek istediği anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurludur.
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; Davalı sürücü ...’in %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, davalı yaya ...'ın %75 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığına rapor alınmak üzere gönderildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 31/01/2023 tarihli raporunda özetle: "... oğlu 20/07/1978 doğumlu, ...’ın 20/12/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, olay tarihinde yürürlükte bulunan 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; I.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %7, II.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı özürlülük, Tablo 3.33.b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, III.Balthazard formülüne göre: %11.65 olup Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği " şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığına rapor alınmak üzere gönderildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Kurumunun 09/12/2024 tarihli raporunda özetle:" Davacı yaya ... karşıdan karşıya geçiş yapmadan önce taşıt yolu üzerinde seyir halinde olan araçların hız ve mesafelerini dikkate alması, ilk geçiş hakkını araç sürücülerine vermesi, gerekli ve yeterli kontroller akabinde karşıya geçiş yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde karşıdan karşıya geçiş yaparak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla; meydana gelen kazada kusurludur. Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosikleti ile gece vakti aydınlatmanın mevcut olduğu meskun mahal içerisindeki seyiri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya karşı sesli ikazla birlikte zamanında etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla; meydana gelen kazada kusurludur. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; Davacı yaya ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Davalı sürücü ...'in %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasen mahkememizin ...Esas sayılı dosyası ile yargılaması sürdürülürken davacı tarafından maddi tazminat talepleri bakımından tarafların sulh olduğunu ancak manevi tazminat yönünden davaya devam ettiklerini bildirmeleri üzerine ilgili dosyadan manevi tazminat talebi olarak tefrik edilerek yukarıda yazılı esas numarasını aldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda olayın oluş şekline göre tarafların kusur oranlarının ve davacıda meydana gelen yaralanmanın boyutunun tespiti için bilirkişi raporları alınmıştır. Bu bağlamda; 20.12.2021 günü saat 19:30 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken kaza mahalline geldiği sırada idaresindeki aracın ön kısımlarıyla; gidiş istikametine göre sağından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'a çarpması neticesinde dava konusu trafik kazası meydana geldiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Söz konusu kazanın meydana gelişinde davalı ...'in yolda seyir halindeyken gereken dikkatini yola vermesi, ön görüş alanını kontrolü altında bulundurması, sağından kaplamaya giren ve yolun karşısına geçmek isteyen davalı yayanın varlığını dikkate alarak kazaya karışmamak adına ikaz ile birlikte zamanında etkin fren ve/ veya direksiyon tedbirine başvurması gerekirken belirtilen bu hususlara riayet etmemesi sebebiyle %25 kusurlu, davacının ise yolda karşıdan karşıya geçmeden evvel mahaldeki taşıt trafiğine dair yeterli- gerekli kontrollerini yapması, solundan gelen davalı sürücü idaresindeki motosikleti dikkate alarak bu araca ilk geçiş hakkını vermesi, yolun müsait olduğundan emin olduktan sonra karşıya geçişine başlaması ve kendi can güvenliği açısından karşıya geçişi süresince de yola ilişkin kontrollerine devam etmesi gerekirken belirtilen bu hususlara riayet etmediği, solundan gelmekte olan bahse konu motosikleti fark etmiş olmasına rağmen kaplamaya girdiği ve kontrolsüz bir şekilde yolun karşısına geçmek istediği anlaşılmakla meydana gelen kazada %75 kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Alınan ATK raporuna göre davacının meydana gelen kaza nedeniyle %6 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğu ve 6 ay geçici iş göremez kaldığı anlaşılmıştır.
Davalının yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre kurye olduğu, asgari ücret ile çalıştığı ve bekar olduğu, davacının ise okulda hizmetli olduğu ve asgari ücret ile çalıştığı ayrıca eşi ve üç çocuğunun bulunduğun tespit edildiği de dikkate alınarak; davacı bakımından zenginleşme aracı olmaması fakat çektiği acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, davacının yaralanması yönünden olayın meydana gelişindeki kusur oranı da dikkate alınarak 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE
1-30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 30.000,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen davacıya verilmesine,
4-Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden davanın kısmen red edilen 70.000,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 275,50 TL tebligat, posta gideri, 3.900,00 TL ATK fatura bedeli ile 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.675,50 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 2.002,65 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.