mahkeme 2023/268 E. 2025/711 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/268
2025/711
11 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/268 Esas
KARAR NO : 2025/711
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/04/2023
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ...Ticaret A.Ş. Arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin yıl içerisinde yapacağı alımlara karşılık bağlantı/sipariş avansı olmak üzere ...'a 6.870,000,00 TL meblağlı ... Seri Numaralı Çeki keşide ettiğini, anılan çekin kargo ile gönderildiğini, kargo zarfının teslim edilmesine rağmen çekin ulaşmadığının bildirildiğini, ... tarafından çek zayi davası açıldığını, davalı şirketin ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına müdahale dilekçesi sunarak çeki tahsilini teminen icra takibi başlattıklarının öğrenildiğini, 14/04/2023 tarihinde müvekkiline ödeme emri gönderildiğini, müvekkili şirketin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının çekin hamili konumuna nasıl geldiğinin bilinmediğini, taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına dayanak teşkil eden çekten dolayı borçlarının da bulunmaması dikkate alınarak müvekkili şirketlerin borçlu olmadığının tespitine, karşı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatın mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacının dava konusu çekin kendileri tarafından keşide edildiğini ve çek lehtarıyla olan ticari ilişkisini ikrar ettiğini, çek bedelinin ödendiği iddiasının şahsi defi niteliğinde olup iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki çek hamili müvekkiline karşı öne sürülemeyeceğini, karşı tarafın kargoya verdiği iddiasıyla kendi kusurundan yararlanmaya çalıştığını, ciro silsilesinin kopuk olduğu iddiasının yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit-istirdat davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümü için davacının davaya konu çek nedeni ile davalı tarafa borçlu olup olmadığının, borçlu değil ise borçlu olmadığı tutarın tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 12.07.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...A. Mali inceleme neticesinde: 1) Davacı ... Tic. A.Ş. ye ait 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1 uyarınca eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olduğu, Dava konusu 0011669 numaralı 04.03.2023 vadeli ... Bankası ... Şubesi nezdindeki hesaptan keşide edilmiş olan 6.870.000,00 TL tutarındaki çekin davacı tarafından 28.11.2022 tarihinde dava dışı ...Tic. A.Ş. için düzenlenmiş olduğu, Davacı tarafından dava konusu 6.870.000,00 TL tutarındaki Vakıfbank çekini ticari defterlerine 28.11.2022 tarihinde kaydettiği, 31.12.2022 tarihinde ödenecek çekler bölümünde bu çekin bulunmaya devam ettiği, çekin gönderildiği gün çalındığı iddiası karşılığında davacı tarafından herhangi bir muhasebe kaydının yapılmadığı, dava konusu çekin ödenecek çekler hesabından çıkarılmadığı, dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin hesabına iptale ilişkin bir kaydın yapılmadığı, davacı tarafından iptal kaydının ancak ... tarihinde ... no'lu yevmiye kaydı ile yapılmış olduğu, 4) Dava konusu çekte ciro silsilesinin bulunduğu, son ciranta olan davalının kendisinden önceki ciranta olan dava dışı ...A.Ş. arasında ticari bir ilişki olduğu, mal satışı yaptığı ve dolayısıyla bu çeki mal satışı karşılığında almış olduğu, aksine bir bilgi veya belgenin dosyada sunulu olmadığı, bu durumda davalının iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğu, B. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: “Çekte bedelsizlik” kavramının, kanunda düzenlenmediği, uygulama ve Yargıtay uygulaması ile hukukumuza girmiş bir kavram olduğu; karşı edimin yerine getirilmemesi halinde çekin bedelsiz hale geldiği; bu durumda borçlu keşidecinin, elbette ki İİK m.72 hükmü kapsamında menfi tespit davası açmak suretiyle borçlu olmadığını tespit ettirebileceği; temel borç ilişkisinin tarafı olarak senet lehtarı olmuş kişiye karşı açılabilecek bu davanın temelinde ise, TBK m. 77 vd. hükümlerinde düzenlenmiş sebepsiz zenginleşme iddiasının yer aldığı; davacı tarafından dava konusu 6.870.000TL. tutarlı, muhatabı ... A.Ş. olan çeke ilişkin olarak bedelsizlik iddiası ile borçlu olunmadığı iddiasıyla işbu dava açılmış ise de bedelsizlik ile temel borç ilişkisindeki karşı edimin yerine getirilmediği iddiasına dayanıldığı; oysa davalının çeki, kendisinden önceki 3 (üç) ciro sonrasında edindiği ve meşru hamil olduğu, davacının keşideci olması sebebiyle kötüniyetli edinim iddiasına vs. de dayanamayacağı, kaldı ki mali inceleme kısmında da belirtildiği üzere hamil olan davalının, kendisinden önceki ciranta olandava dışı ... A.Ş. ile arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu; dolayısıyla davacının, keşide ettiği dava konusu çeke ilişkin olarak bedelsizlik iddiasının ileri sürülemeyeceği kanaatine varıldığı; takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davacı vekilinin itirazlarının incelenip değerlendirilmesi kaydı ile bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 18.11.2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında "...A, Mali inceleme neticesinde: 1. Davacı ...Tic. A.Ş.” ye ait 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1 uyarınca eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikt... İmal. San. ve Tic. A.Ş. için düzenlenmiş olduğu, 3. Davacı tarafından dava konusu 6.870.000,00 TL tutarındaki Vakıfbank çekini ticari defterlerine 28.11.2022 tarihinde kaydettiği, 31.12.2022 tarihinde ödenecek çekler bölümünde bu çekin bulunmaya devam ettiği, çekin gönderildiği gün çalındığı iddiası karşılığında davacı tarafından herhangi bir muhasebe kaydının yapılmadığı, dava konusu çekin ödenecek çekler hesabından çıkarılmadığı, dava dışı ...Tic. A.Ş.'nin hesabına iptale ilişkin bir kaydın yapılmadığı, davacı tarafından iptal kaydının ancak 01.05.2023 tarihinde 1931 no'lu yevmiye kaydı ile yapmış olduğu, 4. Dava konusu çekte ciro silsilesinin bulunduğu, son ciranta olan davalının kendisinden önceki ciranta olan dava dışı ... A.Ş. arasında ticari bir ilişki olduğu, mal satışı yaptığı ve dolayısıyla bu çeki mal satışı karşılığında almış olduğu, bu durumun dosyaya sunulu faturalardan anlaşıldığı, netice olarak davalının iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğu, B. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Mali yönden değerlendirmede değişiklik olmamakla birlikte tüm dosya incelendiğinde, “çekte bedelsizlik” kavramının, kanunda düzenlenmediği, uygulama ve Yargıtay uygulaması ile hukukumuza girmiş bir kavram olduğu; karşı edimin yerine getirilmemesi halinde çekin bedelsiz hale geldiği; bu durumda borçlu keşidecinin, elbette ki İİK m.72 hükmü kapsamında menfi tespit davası açmak suretiyle borçlu olmadığını tespit ettirebileceği; temel borç ilişkisinin tarafı olarak senet lehtarı olmuş kişiye karşı açılabilecek bu davanın temelinde ise, TBK m. 77 vd. hükümlerinde düzenlenmiş sebepsiz zenginleşme iddiasının yer aldığı; davacı tarafından dava konusu 6.870.000TL. tutarlı, muhatabı ... A.Ş. olan çeke ilişkin olarak bedelsizlik iddiası ile borçlu olunmadığı iddiasıyla işbu dava açılmış ise de bedelsizlik ile temel borç ilişkisindeki karşı edimin yerine getirilmediği iddiasına dayanıldığı; oysa davalının çeki, kendisinden önceki 3 (üç) ciro sonrasında edindiği ve meşru hamil olduğu, davacının keşideci olması sebebiyle kötüniyetli edinim iddiasına vs. de dayanamayacağı, kaldı ki mali inceleme kısmında da belirtildiği üzere hamil olan davalının, kendisinden önceki ciranta olan dava dışı ...A.Ş. ile arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu; dolayısıyla davacının, keşide ettiği dava konusu çeke ilişkin olarak bedelsizlik iddiasının ileri sürülemeyeceği kanaatine varıldığı; takdirin elbette Mahkeme'ye ait olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; UYAP sorgusu sonucunda, İstanbul Böle Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, davalı şirketin kambiyo senetlerini haksız olarak iktisap ettiğine dair başka bir uyuşmazlığa ilişkin 26/09/2024 tarihli ve ... Esas ve... Karar sayılı ilamında "Dava çek keşidecisi tarafından lehtar ve cirantalara karşı açılmış menfi tespit davası olup, ilk derece mahkemesince davacının çeklerdeki imzasını inkar etmediği, lehdara ait imzanın inkar edilmesinin ciro zincirini koparmayacağı, imzaların istiklali ilkesi gereği davacının sorumluluğunun devam ettiği, çek zayi sebebiyle ödeme yasağı ve iptal kararının tek başına çekin icra takibine konmasına bir engel de teşkil etmediği gerekçeleriyle aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Çeklerin keşidecisi olan davacının, lehdar ve cirantalara karşı borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmasında yasal bir engel bulunmayıp, ilk derece mahkemesince davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Dolayısıyla, davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiş; davacının huzurdaki davayı yürütmekte hukuki yararının bulunduğu değerlendirilerek işin esasına girilmiştir.
Bilindiği üzere, kambiyo hukukunda mücerretlik ilkesi geçerlidir. Bir başka ifadeyle, kambiyo senedi, kayıtsız şartsız bir borç ikrarını ve ödeme taahhüdünü içermektedir. Bu nedenle, senet hamilinin alacağını ya da bunun kaynağını ispat etme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Tam aksine, senet borçlusunun bunun soyut borç ikrarı içermediğini, teminat veya avans senedi olduğunu ya da bedelsiz olduğunu yazılı belgeyle ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, kambiyo senetlerinde ispat külfeti yer değiştirdiği kabul edilmektedir. Buna ek olarak, imzaların istiklali ilkesi gereği, görünüşte ciro silsilesi kopuk olmayan senedin meşru hamiline karşı keşidecinin veya lehtarın kişisel defilerini ileri sürebilmesi için hamilin bu durumdan haberdar olduğunu ya da kötü niyetli olduğunu ispat külfeti yine davacıya aittir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, kural olarak davacının, senedin meşru hamili olan ... A.Ş.nin kötü niyetli olarak senetleri elinde bulundurduğunu, gerçek bir alacağının olmadığını ispatlaması gerekmektedir. Davalı ... A.Ş. ise savunmasında, söz konusu çeklerin "ticari ilişkiye" istinaden alındığını belirtmiştir. Dolayısıyla davalı, somut olay bağlamında kambiyo senedinin mücerretlik prensibine dayanmamış; alacağının ticari ilişki bağlamında olduğunu savunmuştur.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen ... Esas, ... karar sayılı kararında davalı ... A.Ş. ile ... A.Ş. Arasındaki ticari ilişki irdelenmiş ve taraflar arasındaki ciro ilişkisinin gerçek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anılan kararın ilgili kısmı şu şekildedir:
" Mahkememizce, bu savunma kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, ticari ilişkiye dayalı olarak çekleri ciro ettiği belirtilen ... A.Ş.nin ... Vergi Dairesi başkanlığından alınan yazıya göre 30.11.2017 tarihinde resen terkin edildiği tespit edilmiştir. Buna ek olarak, Ticaret Bakanlığı Mersis sisteminden yapılan sorguda, ... A.Ş.nin temsil yetkilisinin bulunmadığı, bir başka ifadeyle organsız olduğu görülmektedir. Nitekim, davalı cirantalara yapılan tebligatların tamamı da iade edilmiş; belirtilen adreslerinde fiilen faaliyet göstermedikleri anlaşılmıştır. Yukarıda yer verilen bilirkişi raporu ve davalılardan ...A.Ş.nin ticari kayıtlarından da anlaşılacağı davalının vergi sisteminden sekiz yıl önce resen terkin edilen ve o tarihten itibaren kaydı bulunmayan, dahası yetkili temsilcisi olmayan bir şirketten ticari ilişki karşılığı çek teslim aldığı yönündeki savunmanın kabulü mümkün değildir. Zira söz konusu çekleri ciro etmeye yetkili bir şirket temsilcisi bulunmamaktadır. Basiretli tacir konumunda olan davalının söz konusu şirketin organsız olduğunu herkese açık ticaret sicil kayıtları nedeniyle bildiği veya bilebilecek durumda olduğu ve bu nedenle somut uyuşmazlıkta anılan çekler nedeniyle gerçek bir ticari ilişkisinin veya alacağının bulunmadığı ve çekleri kötü niyetli olarak iktisap ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla, davalıların görünüşte ciro zinciri oluşturmak suretiyle kötü niyetli olarak dava konusu çekleri iktisap ettiklerinin kabulü gerekmiş; asıl ve birleşen davada davaya konu çekler nedeniyle davacı şirketin davalı şirketlere borçlu olmadığının tespitine, asıl dava yönünden 100.000,00-₺ ve birleşen dava yönünden 200.000,00-₺ kötüniyet tazminatının icra takiplerini başlatan davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, ... Tic. Ltd. Şti.nin dava açılmasında kusuru bulunmaması nedeniyle aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."
Sonuç olarak, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen ...Esas, ... karar sayılı kararında yapılan tespitler ve ortaya konulan gerekçelerden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı sonucuna ulaşılmış; anılan gerekçelerle davanın kabulüne, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe dayanak 04.03.2023 keşide tarihli, keşide yeri ... olan ... Bankası T.A.O. ... Şubesi'ne ait 6.870,000,00-TL bedelli ... seri numaralı çek nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, borçsuzluğu tespit edilen alacağın (6.870.000,00-₺) %20'si üzerinden hesaplanan 1.374.000,00-₺ kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar kısa kararın 2. Paragrafında "...Borçsuzluğu tespit edilen alacağın (6.870.000,00-₺) %20'si üzerinden hesaplanan 1.374.000,00-₺ kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıdan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine" yazılmış ise de HMK 304 madde gereğince; hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar mahkemece re'sen düzeltilebileceğinden maddi hata düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurma gereği hasıl olmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe dayanak 04.03.2023 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan ... Bankası T.A.O. ... Şubesi'ne ait 6.870,000,00-TL bedelli ... seri numaralı çek nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine,
Borçsuzluğu tespit edilen alacağın (6.870.000,00-₺) %20'si üzerinden hesaplanan 1.374.000,00-₺ kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 469.289,70-₺ harçtan peşin alınan 118.176,31-₺ harcın mahsubu ile bakiye 351.113,39-₺ karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 30.000,00-₺ bilirkişi ücreti, 403,50-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 30.403,50-₺ ile 118.381,81-₺ harç gideri olmak üzere toplam 297.570,62- yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 610.100,00-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/09/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.