Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/572
2025/98
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/572 Esas
KARAR NO : 2025/98
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 11/08/2022
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Müvekkilinin Müflis ... Bankası A.Ş. Nezdinde uzun yıllar çalışmış olup 17.03.2015 tarihinde iş akdi feshedilerek işten çıkarıldığını, akabinde müvekkil tarafından feshin geçersizliğine ilişkin açılan dava sonucunda, ... 25. İş Mahkemesinin ...E. - ...K. Sayılı Kararı ile, feshin geçersizliğine, müvekkilin işe iadesine, müvekkilin yasal başvuruya rağmen işe başlatılmaması halindeki tazminatın 4 ay, müvekkilin kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için belirlenen ücret ve sosyal hakların 4 ay olarak tespitine, karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar Sayılı ve 02.05.2017 Tarihli Kararı ile onandığını, işe iade kararının kesinleşmesinden sonra müvekkilin vekilleri tarafından "müvekkilin başka bir dava nedeniyle ceza infaz kurumunda tutuklu bulunduğu, bu nedenle işe başlayamayacağı ve karardan doğan tazminatlarının ödenmesi gerektiği" işverene bildirildiğini, işveren Müflis ... Bankası A.Ş. tarafından ise, müvekkilin ceza evinde tutuklu olması nedeniyle işe başlayamayacak olması fırsat bilinerek müvekkile işe başlama daveti yapılmış olup müvekkil anılan tarihte tutuklu olması nedeniyle işe başlayamadığını, müvekkil 13.05.2022 tarihinde ceza evinden tahliye edilmesinin akabinde yukarıda anılan davadan doğan alacaklarını ... 1. İflas Dairesinin ... İflas Numaralı Dosyasına bildirdiğini ve ... alacak kayıt no ile dosyaya kaydolduğunu, müvekkilin dosyaya alacağını bildirmesinin akabinde ... 1. İflas Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirme neticesinde "Müvekkilin işe davet edildiği halde işbaşı yapmadığının tespit edilmesi nedeni ile" alacak talebinin tamamının reddine karar verildiğini, boşta geçen süre ücretinin müvekkilin işe başlayıp başlamaması ile bir bağlantısı bulunmadığını, müvekkilin kararın kesinleşmesine kadarki süreyi boşta geçirmiş olmasının bu ücrete hak kazanılması için yeterli olduğunu, müvekkilin iş akdinin 17.03.2015 tarihinde Müflis ... Bankası A.Ş. tarafından feshedildiğini, müvekkilin ... Bankası A.Ş.'ye karşı ikame ettiği işe iade davası devam ederken 2016 yılından itibaren geçimini sağlayabilmek için başka bir şirkette çalışmaya başladığını, bu nedenle müvekkilin Müflis ... Bankası A.Ş.'nin işe başlatma çağrılarına zaten olumlu yanıt veremeyeceği ve bu hususta da haklı bir nedeni bulunduğunu, hal böyle iken, Müflis ... Bankası A.Ş.'nin müvekkile yönelik seneler sonra yaptığı işe başlatma davetinin
gerçek bir davet olduğundan bahsedilemeyeceğini, işverenin davetinde samimi olmadığını, keza, aynı tarihlerde Müflis ... Bankası A.Ş. tarafından, işe iade talebi mahkemelerce kabul edilen ve işe başlama imkanı olan hiçbir işçiye işe başlama daveti yapılmamasının da işverenin müvekkile yönelik çağrısının gerçek dışı ve samimiyetten yoksun olduğunun göstergesi olduğunu beyan ederek iflas müdürlüğünün kararının itirazımızın kabulü ile iptaline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Somut olayda davacı tarafından 12.06.2017 tarihli ihtarname ile işe iade talebinde bulunulmasına karşılık, müvekkil Banka tarafından 21.06.2017 tarihli ihtarname ile 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde işçinin işe davet edilmiş olmasına rağmen işçi tarafından işe başlanılmadığını, dolayısıyla işçinin süresi içerisinde işe iade talebinde bulunmasına karşılık 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde işe başlatılmasının, işverenin samimi olmadığı yönünde değerlendirilmesinin mümkün olmadığnı, işe başlamak için işçi tarafından işverene yapılacak başvurunun ciddi ve samimi olması gerektiğini, diğer bir ifadeyle, işçinin fesihten önceki işine ve görevine dönmeyi gerçekten istemeli ve işveren tarafından işe davet edildiği takdirde işe başlayabilecek durumda olması gerektiğini, bu arzu işveren tarafından işe davet edildiğinde, onun buyruğunda çalışmaya yönelik bir davranış ve imkanı gerektirmekte olduğunu, ancak somut olayda, davacı taraf cezaevinde tutuklu iken diğer bir ifadeyle işe davet edilmesi halinde hiçbir şekilde bu davete icabet edemeyecek bir durumda iken yalnızca iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacaklarına hak kazanma amacıyla işe iade başvurusunda bulunduğunu, bu başvurusunun ciddi ve samimi bir başvuru olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine hak kazanamadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, 2004 sayılı İİK'nın 235.maddesinde düzenlenmiş olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.
Kayıt kabul davalarında ispat yükü kural olarak hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olur. Davacının, alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukukî ilişkiye dayandığını, sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan deliller ile ispatlaması gerekir.
İİK 235. maddesinde "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. (1) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “297 nci maddenin son fıkrasına” ibaresi “302 nci maddenin altıncı fıkrasına” şeklinde değiştirilmiştir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur." düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Yapılan tespit ve değerlendirmeler altında dosyada mevcut olan tüm delillerin geçerliliği
konusundaki takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere;
Davacı tarafın işe başlama yönündeki iradesi/başvurusu ve davalı tarafın işe davet konusundaki samimiyeti ile ilgili tüm takdirin ve hukuki yorumun sayın mahkemeye ait olduğuna, Sayın mahkeme tarafından davacının 4 aylık işe başlatmama tazminatı ile yine 4 aylık boşta geçen süre ücretine hak kazandığının takdiri halinde bu iki alacak açısından sıra cetveline kaydının yapılabileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği bilirkişilerden ek rapor alındığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Davacı tarafın işe başlama yönündeki iradesi/başvurusu ve davalı tarafın işe davet konusundaki samimiyeti ve buna bağlı olarak davacının 4 aylık işe başlatmama tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücretine hak kazanıp kazanmadığı ile ilgili tüm takdirin ve hukuki yorumun sayın mahkemeye ait olduğuna,
Davacının 4 aylık işe başlatmama tazminatının net 50.161,32 TL, işleyen faizinin ise net 1.941,86 TL olduğuna,
Davacının 4 aylık boşta geçen süre ücretinin net 43.733,51 TL, işleyen faizinin ise net 2.896,96 TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi'nin,,,E ,,, K sayılı ilamında özetle; "Somut olay açısından değerlendirildiğinde; davacının iş akdinin davalı işverenlikçe feshedildiği ,... 5.İş Mahkemesi ,,, Esas ve,,,Karar sayılı ilamı ile işe iadesine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 9. HD ,,, Esas-,,, Karar sayılı ilamı ile onandığı, kararın davacıya 29.06.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı vekilince ,,, 27.Noterliğinin,,, tarih ve ,,, yevmiye nolu ihtarnamesi ile işe iade talebinde bulunulduğu,davalı yanca ,,, 23.Noterliğinin ,,, tarih ve ,,, yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacının işe davet edildiği ve davacının tutuklu olması nedeniyle işe başlayamadığı anlaşılmaktadır.
,,, 37.Ağır Ceza Mahkemesinin ,,, Esas sayılı dosyasından verilen cevapta davacının ,,, 12. Sulh Ceza Mahkemesinin ,,, tarih ve ,,, sorgu sayılı kararı ile FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne üye olma suçundan tutuklu olduğu ve tutuklu olarak yargılamasına devam edildiği bildirilmiştir.
Davacının işe iade başvurusu vekili aracılığı ile 21.07.2017 tarihinde yapıldığı ve başvuru tarihinde tutuklu olduğu anlaşılmaktadır. Davalı yanca işe başlama daveti tarihinde ve dava tarihinde halen tutuklu olduğu gelen yazı cevaplarından anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının işe başlayamayacağı ortadadır.Yargıtay kararlarına göre davacı işe davete rağmen işe başlamadığından, davalı işverenin yaptığı fesih geçerli hale gelecektir. Bu halde davacı işe iade sonrası haklarından olan boşta geçen sürelere ilişkin talepte bulunamaz.Davalı tarafça yapılan geçersiz fesih geçerli hale geldiğinden 20.127,28 TL kıdem tazminatı ve 8.358,38 TL ihbar tazminatını hakettiği , davacının işe başlamaması nedeniyle davalı işverence yapılan fesih geçerli hale geldiğinden boşta geçen süre ücretini hak etmediği kanaatine varılmıştır." şeklinde karar verilmiştir.
Davacı tarafça ... 25. İş Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile işe iadesine karar verildiği ve davalı tarafça usulüne uygun, samimi şekilde işe davet edilmediğinden bahisle toplam 101.089,92 TL alacağın kaydı için 7060 numara ile davalı iflas idaresine başvuruda bulunmuş olmasına rağmen alacak kayıt talebinin davacının işe davet edilmesine rağmen işe başlamadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf esasen müflis banka tarafından davacıya gönderilen işe iade davetinin usulüne uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf kendisine işe iade davetinin tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu sırada gönderilmesi nedeniyle işe başlamasının mümkün olmadığını ve davalı tarafın aynı dönem içerisinde işe iade davasını kazanan kimseyi işe davet etmezken müvekkilinin cezaevinde olmasından faydalanmak kastıyla davet gönderildiğini belirterek usulüne uygun bir davetten söz edilemeyeceğini, davalının esas niyetinin davacının işe başlaması olmadığını, davetinde samimi olmaması nedeniyle geçerli bir işe iade daveti bulunmadığını iddia etmiştir. UYAP kayıtlarının incelenmesinde gerçekten de davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10/01/2017 ile 13/05/2022 yılları arasında tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu ve dosyanın incelenmesinde ise davacı tarafından 12/06/2017 tarihinde işe başlama isteği davalıya bildirilmiş ve davalı tarafından 21/06/2017 tarihli ihtarname ile işe davet edildiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının başvuru tarihinde tutuklu olması, işe davet çağrısının tebliği esnasında tutuklu bulunması ve hatta somut olayda 13/05/2022 tarihine kadar tutuklu kalmış olduğu dikkate alınarak; davacının zaten işe başlama kastıyla davalıya başvurmadığı, tutuklu bulunması nedeniyle işe başlamasının mümkün olmadığı dolayısıyla davacının işe başvurusunun samimi olmadığı ve emsal mahiyetteki kararda da belirtildiği üzere davalının işe davete rağmen işe başlamadığından, davalı işverenin yaptığı feshin geçerli hâle geldiği ve boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatına hak kazanamadığı kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE,
2-Dava açıldığı sırada peşin harcın yatırılmadığı anlaşılmakla, karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL peşin harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL tebligat-posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.