mahkeme 2022/423 E. 2025/706 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/423

Karar No

2025/706

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/423 Esas
KARAR NO : 2025/706

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/05/2017
KARAR TARİHİ : 11/09/2025

... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.K. sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderilen dava dosyasının yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında davalının ...'da gerçekleştireceği ve davacının taraf olmadığı ... kullanılacak çelik ürünlerinin tedariki konusunda sözleşme akdedildiğini, müvekkili tarafından sözleşmede kararlaştırılan ürünlerin davalıya teslim edildiğini ve davalı tarafından itirazsız bir şekilde kabul edildikten sonra üstlenilen inşaat işinde kullanıldığını, davalının sözleşme kapsamında kendisine teslim edilen çelik imalatlar hakkında hiçbir şikayet ve itirazda bulunmadığını, sözleşmeye konu ürünlerin davalıya tam ve eksiksiz olarak telsim edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından bakiye borcun tüm ikazlara rağmen hiçbir gerekçe göstermeyerek ödenmediğini ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, 111.136,38-USD bedelli bakiye hak ediş alacağının ödenmesi hususunda davalıya ... 18. Noterliği'nin... tarihli ... yevmiye ihtarnamesi keşide edilip tebliğ edilmesine rağmen davalının borcunu ödememekte ısrar ettiğini, davalı borçludan ihtarnameden sonra 39.631,022-USD bedelli ... tarihli ... numaralı kantar farkı çeki listesi faturası da tanzim edildiğini ancak davalının bu fatura bedelini de ödemediğini, yapılmayan ödemeler nedeni ile davalı aleyhine 151.635,38-USD borcun ödenmesi amacı ile... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun süresi içerisinde takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğinden takibin durdurulduğunu belirterek borçlunun ... 23. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, takibin tüm fer'ileri ile birlikte devamına, takip borçlusunun alacağın %100'ü oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi müteakip davacı tarafından müvekkiline bir kısım malların teslim edildiğini, müvekkili şirketin kendisine teslim edilen bazı mallar için ödemeler gerçekleştirdiğini, devam eden süreçte davacı tarafından imal edilerek müvekkili şirkete teslim edilen ve müvekkili şirketin ...'da projesine yerleştirdiği mallarda ciddi sıkıntılar yaşandığını, öyle ki çatı platformları ve merdivenler ile trabzanlarda montelemenin ve aradan geçen bir kaç aylık sürenin devamında boyalarda atmalar meydana geldiğini, bu durumun müvekkili şirket tarafından malların teslimi anında ve ilk kontrollerde tespit edilemediğini, zaman içerisinde kendisini gösterdiğini, yapılan incelemeler neticesinde davacı tarafından imal edilen çelik ürünlerde astar boyası olarak gerekli boyaların kullanılmadığını, davacı tarafından imal edilerek müvekkiline teslim edilen mallarda ilk gözlem anında tespit edilemeyen ancak zaman içerisinde ortaya çıkan bir takım kusurların bulunduğunu, bu durumun davacıya bildirildiğini, ayıp bildiriminin usulüne uygun olarak yapıldığını, davacı şirketin bu bildirime yönelik hiçbir cevap vermediğini ve ayıplı ürünlerindeki ayıpları gidermediğini belirterek haksız davanın ve icra inkar tazminat taleplerinin reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen 16.04.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; alacaklı ... Şti tarafından borçlu ... A.Ş aleyhine 150.767,60-USD asıl alacak, 867,78 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 151.635,38-USD'nin tahsili talebi ile 03/02/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde "Borcun Sebebi"nin "... tarih ve ... sayılı sözleşme gereği bakiye 150.767,60 USD alacak, ... 18. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi" gösterildiği, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK 67. Maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... E.K. sayılı 28/02/2019 tarihli kararı ile "...1-Davanın kısmen kabulü ile davalının ...23. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 111.186,38-USD asıl alacak ve 858,64-USD işlemiş faiz miktarı üzerinden ve asıl alacağın 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı yönünden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
Hüküm altına alınan alacağın (111.186,38-USD asıl alacak + 858,64-USD işlemiş faiz) 112.045,02-USD'nin takip tarihi itibari ile -TL karşılığı olan 331.985,15-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 66.397,03-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Reddedilen alacağın (39.581,22-USD asıl alacak + 9,14-USD işlemiş faiz) 39.590,36-USD'nin takip tarihi itibari ile -TL karşılığı olan 112.174,01-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 22.434,80-TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine..." karar verilmiş, anılan kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin... E.K. sayılı 10/05/2022 tarihli ilamı ile "...Davacı ,davalı ile yapılan eser sözleşmesi kapsamında bakiye bedel alacağını talep etmiş, davalı malların ayıplı olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını, ayıp sebebiyle sözleşmenin feshedildiğini iddia ederek davanın reddine talep etmiş, mahkemece , malların ayıplı olduğunun ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığının işveren davalı tarafından ispat edilememiş olması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Dava dayanağı çelik imalatını konu alan eser sözleşmesi konusu itibariyle tek taraflı olarak feshedilebilir. Fesih sözleşmeyi geçmişe etkili olacak şekilde sona erdirse de tarafların davadaki taleplerine göre ileriye etkili şekilde feshettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda sona eren sözleşme ilişkisinin ileriye dönük olarak tasfiye edilmesi gerekir.
Her ne kadar mahkemece sözleşmenin, sözleşmede kararlaştırılan prosedüre uygun şekilde sona erdirilmediğinden bahisle feshin geçerli olmadığı kabul edilmiş ise de sonuçta davalı iş sahibinin iradesi sözleşmenin feshine yönelik olup bu irade beyanı karşı tarafa ulaştığı anda tüm sonuçlarını doğurur. Feshin sözleşmede kararlaştırılan şekilde yapılmamış olması feshi geçersiz kılmaz ise de, olsa olsa varsa bundan kaynaklanan zararlar istenebilir.
Davacı vekili istinafında, kantar farkı çeki faturasının kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. O halde mahkemece davaya konu kantar farkı çeki faturasına dayalı talebinde incelenip araştırıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken ,bu konuda teknik inceleme yapılmadan ve sözleşme hükümleri de değerlendirilmeden ,sadece buna ilişkin faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından bahisle defter incelemesi ile yetinilerek bu alacak yönünden verilen ret kararı hatalı olmuştur. Bu talep yönünden teknik inceleme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Davalı vekilince kararda hükmedilen icra inkar tazminatı yönünden istinaf talebi bulunmadığından bu yönüyle kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili yine istinafında kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini ,davalı tarafça kötüniyetli olarak takibe giriştiklerinin ispat edilemediğini belirtmiş, yasal şartları oluşmadığı anlaşılan bu talep yönünden kabul kararı verilmesi de hatalı olmuştur. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmüştür.
Davalı iş sahibi işin ayıplı ifa edildiğini ve bu nedenle sözleşmeyi feshettiğini iddia etmiş mahkemece malların ayıplı olduğunun ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığının davalı tarafça ispat edilmemiş olması sebebiyle bu savunmaya itibar etmemiştir.
Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, ayıp ihbarı yapılması hukuki bir işlem değil "hukuki işlem benzeri bir fiil" olması nedeniyle süresi içinde ayıp ihbarının yapıldığı tanık da dahil her türlü deliller ispatlanabilecektir. 6102 sy TTK'nın 18. Maddesi ayıp ihbarını kapsamadığından tacirler arasındaki ayıp ihbarı bakımından da bu durum aynen geçerlidir. Ayrıca, yine Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, eser sözleşmelerinde TTK'nın 23. maddesinde düzenlenen 2 ve 8 günlük ayıp ihbar süreleri geçerli olmayıp, TBK'nın 474. maddesi gereğince eserin teslimden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirilmesi ve ayıp var ise bunun uygun bir süre içerisinde yükleniciye bildirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda her ne kadar davaya konu malların ayıplı olduğunun ve ayıp ihbarının yapıldığının ispat edilemediği mahkemece kabul edilmiş olsa da; davalı tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde sunulan mail çıktılarının ve ayıplı olduğunu iddia ettiği mallarla ilgili fotoğrafların incelenmesi için itiraz ve talepte bulunduğu, mahkemece ek rapor talebinin reddine karar verilerek , mail ve fotoğraflarla ilgili inceleme yapılmadığı, yine davalı tarafından sunulan uzman raporunun da bu kapsamda değerlendirilmediği ve mahkemece eksik araştırma ve değerlendirme yapılarak karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Mahkemece , davalı tarafından sunulan mail ve fotoğraflar ile uzman raporunun değerlendirilmesi, malın ayıplı olup olmadığının tespiti ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için ek rapor alınarak davalının rapora itirazları da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden , mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir,
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı ve davalı vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile, usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6. bendi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2-... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ...Esas,... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA..." karar verilmesi üzerine bu kez yargılamaya mahkememizin 2022/423 esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir.
Yukarıda yer verilen istinaf ilamı doğrultusunda uyuşmazlığın çözümü için dosyada mevcut bilirkişi kök ve ek raporları, tarafların raporlara beyan ve itirazları, tüm dosya kapsamı nazara alınmak sureti ile raporlar arasındaki çelişkiler giderilecek şekilde yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. 27.05.2025 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında "...3) Mali inceleme neticesinde: a. Davacı tarafından tanzim edilen ... tarihli, ... no.lu 39.631,22USD tutarlı kantar farkı-çeki listesi faturasının davalı şirkete tebliğ edildiği, ancak davalı tarafından kabul edilmeyerek ... 30. Noterliği'nin... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacıya iade edildiği, Davacı şirket tarafından toplam 374.393,20kg, için 854.273,04USD tutarında üretim faturaları tanzim edilmiş olduğu, Kantar Fişlerinde kayıtlı olan net miktar toplamının 389.320kg. olduğu, aradaki fark olan 14.926,80kg. miktarının sözleşme ile belirlenen 2,25USD/kg birim fiyat ile hesaplanması neticesinde toplam 33.585,30USD Kantar Fark bedeli oluştuğu ve bu tutarın davalı şirketten talep edilebileceği, Sözleşme konusu ürünlere ilişkin Davacı şirket tarafından tanzim edilen toplam 854.273,04USD bedelli faturaların ve faturalara istinaden davalı tarafından davacıya yapılan toplam 743.137,15USD tutarındaki ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 31.08.2015 tarihi itibarıyla davalı şirketin davacıya 111.136,28USD borçlu durumda olduğu, Davacı şirketin 111.136,28 USD cari hesap alacağına takip tarihi itibar (111.136,28USD x 94 gün x %3/365) 858,64USD işlemiş faiz talep edilebileceğini: hesaplandığı, 25.11.2015 tarihi itibarıyla 33.585,30 USD tutarındaki kantar farkı için takip tarihi itibarıyla; (33.585,30 USD x 57 gün x %3/365) 157,34 USD işlemiş faiz talep edilebileceğinin hesaplandığı,Sonuç itibariyle davacı şirketin alacağının, takip tarihi itibarıyla toplam (144.721,58 USD* 1.015,98 USD =) 145.737,56 USD olduğu..." yönünde görüş belirtilmiş, Bilirkişi heyeti raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen "Pant Platform, Korkuluk ve Merdiven Çelik İmalatları İşi Üretim Ve Hizmet Sözleşmesi" ile davacı şirket tedarikçi sıfatı ile sözleşme ekinde yer alan teknik şartnameye uygun olarak yine sözleşme ekinde belirtilen malların imalatını gerçekleştirerek davalı şirkete teslim etme yükümlülüğünü üstlenmiştir. Bu anlaşma 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 maddesinde tanımlanan eser sözleşmesi niteliğindedir. Eser sözleşmesinde kural olarak yüklenici, yükümlendiği imâlatı fen ve sanat kurallarına, sözleşmeye ve iş sahibinin amacına uygun tamamlayarak teslim etmek zorundadır. İmâlatın ayıplı olması halinde iş sahibinin hakları TBK'nun 475 maddesinde sayılmıştır. Buna göre eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteyebilir. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteybilir. Ayrıca iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işin yapılıp teslim edildiğini yüklenici, iş bedelinin ödendiği ve varsa ayıplı imâlat yapıldığı savunmasını iş sahibi ispatlamak zorundadır. Somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden davacı tarafından imal edilen malların davalıya teslim edildiği sabittir. Davacı tarafından davalıya keşide edilen ... 18. Noterliği'nin... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile anılan sözleşme gereği bakiye 111.136,38-USD iş bedelinin 2 gün içerisinde ödenmesi hususu ihtar edilmiş, anılan ihtarname davalı tarafa 28/10/2015 tarihinde usulünce tebliğ edilmiştir. Ödemenin yapılmaması üzerine iş bu davaya konu icra takibi açılmıştır. Davalı, anılan sözleşme gereği teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu, bu durumun 21/03/2015 tarihli uzman raporu ile tespit edildiğini, söz konusu raporun 18/03/2015 tarihinde davalı şirket yetkilisine iletildiğini ve anılan uzman raporunun davalı şirket yetkilisi tarafından davacı şirket yetkilisine e-mail mesajı ile gönderildiğini ve bu suretle ayıp bildiriminin yapıldığını, davacının ayıp bildirimine cevap vermediğini, anılan sözleşme gereği sözleşmenin kendiliğinden feshedilmiş sayıldığını savunmuş olup, savunmada geçen "e-mail mesajı" örneği dosyaya delil olarak sunulmamıştır. Bu sebeple savunmada geçen uzman raporunun bir örneğinin davacıya gönderildiği ve bu suretle davacıya ayıp ihbarında bulunulduğu ispat edilememiştir. Diğer yandan savunmada geçen uzman raporu 21/03/2015 tarihli olup davalı anılan raporun 18/03/2015 tarihinde davalı şirket yetkililerine iletildiğini ve bilahare davacıya gönderildiğini iddia etmiş ise de tarihler arasında zamansal çelişki olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan davalı ayıp iddiasının ispatını temin için resmî yollardan delil tespiti yaptırmamış, dosyaya delil tespit raporu sunmamış olup, sadece uzman rapor örneği sunulmuş olup, anılan rapor yeterli görülmemiştir. Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden davacı tarafından imal edilip teslim edilmiş olan malların ayıplı olduğunun davalı tarafından ispat edilemediği, yine davacıya yasal süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğunun ispat edilemediği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu durumda davalının bakiye cari hesap borcunu davacıya ödemekle yükümlü olduğu, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre davacının takip tarihi itibari ile alacaklı olduğu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. İİK 67/2 maddesi uyarınca icra takibine konu alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçlunun itirazında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; davalının ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
Hüküm altına alınan alacağın takip tarihi itibari ile -TL karşılığı olan (151.635,38-USDx2,9621-TL) 449.159,16-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 89.831,83-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 30.682,06-₺ harçtan peşin alınan 7.670,52-₺ harcın mahsubu ile bakiye 23.011,54‬-₺ karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 46.650‬,00-₺ bilirkişi ücreti, 353,93‬-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 47.003,93-₺ ile 7.740,02-₺ harç gideri olmak üzere toplam 54.743,95‬-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 71.373,87-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/09/2025

Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim