Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/654
2025/96
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/654 Esas
KARAR NO : 2025/96
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2021
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Asıl dava açısından Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacının, satışını yaptığı ürünlerin davalı tarafından taşındığını, bir çok ürünün alıcısına ya teslim edilmediğini ya da zarara uğradığını, hasarlı ürünlerin bedellerinin ödenmesi talebiyle ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalınınsa itiraz ederek takibin durmasını sağladığını belirterek; arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, Davalı yanın %20'den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere, vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Asıl dava açısından davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı tarafın dilekçesinde iddia olunan hususlara ilişkin deliller belirtilmişse de, tarafımıza iletilen dava dilekçesinde işbu deliller tebliğ edilmemiş durumdadır. Söz konusu dava dilekçesi eklerinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ('HMK") gereği davalı sayısından bir adet fazla düzenlenerek dava açılması zorunludur. Dilekçede belirtilen ancak somut bir iddia ile desteklenmeyen tüm iddiaların dayanaksız olduğu ve davaya esas teşkil etmeyeceği izahtan varestedir. Bu çerçevede herhangi bir hak kaybına uğramamak adına, söz konusu delillere ilişkin cevap verme hakkımızın saklı olduğunu belirtmekle birlikte, dayanaksız iddialara karşı itiraz eder, gerek hukukun genel kaidelerinden biri olan Türk Medeni Kanunu ('TMK") m. 6 ve gerekse de HMK m. 190 hükmü gereğince davacının iddialarını ispatla mükellef olduğunu belirti Davacı tarafın dilekçesinde iddia olunan hususlara ilişkin deliller belirtilmişse de, tarafımıza iletilen dava dilekçesinde işbu deliller tebliğ edilmemiş durumdadır. Söz konusu dava dilekçesi eklerinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ("HMK") gereği davalı sayısından bir adet fazla düzenlenerek dava açılması zorunludur. Dilekçede belirtilen ancak somut bir iddia ile desteklenmeyen tüm iddiaların dayanaksız olduğu ve davaya esas teşkil etmeyeceği izahtan varestedir. Bu çerçevede herhangi bir hak kaybına uğramamak adına, söz konusu delillere ilişkin cevap verme hakkımızın saklı olduğunu belirtmekle birlikte, dayanaksız iddialara karşı itiraz eder, gerek hukukun genel kaidelerinden biri olan Türk Medeni Kanunu ('TMK") m. 6 ve gerekse de HMK m. 190 hükmü gereğince davacının iddialarını ispatla mükellef olduğunu belirtiriz. Ayrıca dava dilekçesi Hukuk Muhakemeleri Kanunumuz İle Getirilen Düzenlemeye Uygun Değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun 119.maddesi ile dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar açıkça sayılmış, bu madde kapsamında iddia edilen her bir vakanın hangi delillerle ispat edileceğinin açıkça belirtilmesi gerektiği yönünde düzenleme getirilmiştir. Davacı yan sunmuş olduğu delil listesinde hangi delilin hangi vakıanın ispatı olduğunu belirtmemiştir. Tüm bu belirttiğimiz usulü eksikler dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun getirdiği düzenleme gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ediyoruz. Müvekkil Şirket, 2003 yılında kurulan 800'den fazla şubesi, 7 tanesi Teknolojik Aktarma Merkezi olmak üzere toplam 25 aktarma merkezi, 15 bölge müdürlüğü, 8000'i aşkın çalışanı, 2200'den fazla kara taşıma aracı ve 6 uçağıyla hizmet vermektedir. Müvekkil Şirket, Türkiyenin bir ucundan diğer ucuna ve dünyada 220 farklı ülkede, günde 700 bin adrese dünya standartlarında hizmet ulaştıran Türkiye'nin lider kargo şirketlerindendir. Müvekkil Şirket, sektörde ilk ve tek Teknolojik Aktarma Merkezlerine sahip kargo şirketidir. Bu çağ değiştiren teknoloji sayesinde saatte 65 bin kargoyu yüksek hızda ayrıştırıp, el değmeden hatasız olarak hat araçlarına yükleyerek teslimat sağlamaktadır. Davacı, her ne kadar ikame ettiği davada Müvekkil Şirket'in üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu, Müvekkil Şirket'in kusuru olduğunu iddia ederek zararın tazmini amacıyla icra takibine girişmiş olsa da, mezkür taşımaya ilişkin olarak Müvekkil Şirket'in Davacı'ya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Gönderen tarafından Müvekkil Şirket'e teslimi anında kargonun içeriği beyan edilmemiş kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmemiştir. Hiçbir şekilde içeriğin dava dilekçesinde beyan edildiği gibi olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanın bu beyanlarının doğruluğu bir an için düşünülecek olsa dahi Müvekkil taşıyanın yanıltıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim bu takdirde kargonun içerik beyanı Müvekkil Şirket'e doğru bir şekilde yapılmamış sayılacaktır; zira teslim anında yapılması gereken içerik beyanı adeta geçiştirilmiş olup bu husus tarafımızdan düzenlenen faturadan da açıkça anlaşılmaktadır. Müvekkil Şirket tarafından kargo içeriğinin bilinmesi mümkün olmayıp Davacı'nın tüm bu iddialarının da ispata muhtaç olduğu açıktır. Müvekkil Şirket'in kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma (açarak içine bakma, vs.) hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceği açıktır ve tartışmasızdır, ayrıca kanun gereğidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ("TTK") m. 864 uyarınca, gönderen kusuru olmasa da; taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden doğan zarar göndericiye aittir. Bu anlamda gönderici kargonun içeriği ve değeri taşıyıcıya tam ve eksiksiz olarak bildirmekle mükellef olup yapılan eksik bildirimler dolayısıyla Müvekkil Şirket'in sorumluluğuna gidilmesi kabul edilemez. Zira Kara Yolları Taşıma Kanunu m. 8 gereği gönderenin tam ve eksiksiz bildirim yükümlülüğü ve eksik bildirimden doğacak her türlü zararın gönderene ait olduğu da açıkça şu şekilde hüküm altına alınmıştır: "Gönderen, eşyanın varış noktası, cinsi, miktarı ve nitelikleri ile diğer önemli bilgileri tam ve doğru olarak taşımacıya bildirmek zorundadır. Yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluk gönderene aittir. Taşımacı, bir ihbar veya şüphe halinde yetkili ve görevlilerin huzurunda eşyayı kontrol ettirebilir.” Davacı tarafından taşınan eşyanın içeriği bildirilmemiştir. Taşınan kargonun içeriği ve değeri gönderen tarafından tam ve doğru olarak beyan edilmemiştir. Bu yüzden de taşıma senedinde emtianın içerik ve değerine ilişkin tam bir bilgi yer almamaktadır. Dolayısıyla kanunun açık hükmü gereğince yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluk gönderen konumunda olan Davacı'ya aittir. Müvekkil Şirket İcra Takibi Açılmasına Sebebiyet Vermemiştir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere ve yapılacak bilirkişi incelemesiyle de sabit olacağı üzere müvekkil Şirket'in davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu suretle de davaya konu olan icra takibinin açılmasına sebebiyet vermemiştir. Davacı Herhangi Bir Zarara Uğramamıştır. Davacının müvekkil Şirket'ten olan alacağı bulunmamaktadır. Bu nedenle de davacının herhangi bir şekilde zarara uğraması söz konusu değildir. İş bu nedenlerden dolayı da takibe yapmış olduğumuz itiraz haklı olup, davacının icra inkar tazminatı talep etmesi usul ve yasaya aykırı olup bu talebinin reddi gerekmektedir. Davacının Alacağı Likit Değildir. Yargılama neticesinde davacının herhangi bir alacağının olmadığı anlaşılacak olup, likit olmayan bir alacak için tazminat talep edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yargıtay içtihatları ve yasa açıkça kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit olması gerektiğini belirtmektedir. İş bu nedenlerden dolayı davacının icra takibindeki talebi ile davadaki talebi arasında fark olduğu aşikar olup, davacının alacağının likit olmadığı da sabittir. Davacının dayanaktan yoksun davasının reddini, Davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini" talep etmiştir.
Birleşen ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi Dosyası Bakımından
TALEP:
Birleşen ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; "Müvekkili Şirket ile Davalı arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğinin; taşıyıcının taşıma taahhüdünde bulunması, gönderenin ise taşıma ücretini vermeyi borçlanması olduğunu, müvekkil şirketin, davalı ile aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirdiğini, taşıma işlemleri neticesinde faturalar kesildiğini, buna karşılık davalının, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmiş olan taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödemediğini, bu fatura değerlerinin toplamı 34.676,03 TL olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu taraf arasında ... Arabuluculuk Numaralı dosya ile 25.10.2021 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında gerekli muvafakat sağlanamaması sebebiyle takibe konu olan alacağın tahsili amacıyla işbu davanın ikame edilmesi zorunluklarının doğduğunu, davalının, ... 25. İcra Dairesi' nin... Esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri 34.676,03 TL tutarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen alacağa itiraz ettiklerini, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu belirterek, karşı tarafın ... 25. İcra Dairesindeki ...Esas sayılı takibine yaptığı itirazın iptalinini, takibin asıl alacak yönünden devamını, 34.676,03 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizle davalıdan tahsilini ve faturaya dayalı bu alacağın likit olması nedeniyle, davalının İcra İflas Kanunu m.67/2 uyarınca asıl alacak ve tüm ferileri üzerinden % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
SAVUNMA:
Birleşen ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkile şirket ile davacı arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketin müşterilerine olan gönderilerini... (davacı) şirket vasıtasıyla teslimi yapıldığını, buna ilişkin olarak müvekkil şirket sorumluluklarını yerine getirdiğini, ancak davacı birçok ürünü yerine teslim etmediğini, ürünlerin yerine teslim edilmemesi nedeniyle müvekkil şirketin zarara uğradığını, bu nedenle davacı tarafın taşıma taahhütlerini özen ve ivedilikle yerine getirdiği beyanı gerçeği yansıtmadığını, Müvekkili şirketin davacıya borcunun değil alacağının olduğunu, bu nedenle açılmış olan davanın haksız ve mesnetsiz olduğu ve reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan esas dava, taraflar arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı kargo şirketi tarafından teslim edilmesi gereken ürünlerin teslim edilmemesi ya da hasarlı teslim edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla başlatılan ... 26. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali ve birleşen dava bakımından ise davacı kargo şirketi tarafından gerçekleştirilen taşımalara karşılık fatura düzenlendiği ancak davalı tarafından söz konusu faturaların ödenmediği iddiasıyla faturaların tahsili amacıyla başlatılan ... 25. İcra Dairesindeki ...Esas sayılı icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali davasıdır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları 21/09/2022 tarihli raporda özetle: "Tarafların, 25.08.2014 tarihinde 12.01.2015 tarihine kadar geçerli taşımacılık sözleşmesi akdettikleri, Her iki şirket yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapılmış ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz oldukları, Davalı şirket kayıtlarında davacının 34.663,99.-TL cari hesaptan doğan borcu bulunduğu, ancak huzurdaki davanın cari hesap alacağı yönünde olmadığı, Davacı şirketin dava dosyası içerisinde celp edilmiş olan mail ve yazışmalarda kayıp ürün olduğuna dair bir çok bildirimi davalı şirkete yapmış olduğu, Türk Ticaret Kanunu Madde 875 hükmüne göre; Davalı taşıyıcı, Davacı'dan sevk etmek üzere aldığı kargoları alıcısına teslim etmesi gerektiği, dava dosyasında ilgili kargoların teslim belgelerine ulaşılamadığı, davaya konu sevkiyatların teslim bilgilerini ve belgelerini dava dosyasına sunması gerektiği; ayrıca tazmin dilekçeleri ile ilgili mail yazışmalarında da ilgili kargoların teslim edilmediğine bir itirazının olmadığı (genellikle, konunun araştırma sürecinde olduğu bilgilerinin verildiği) teslimatı yapılmayan kargolardan Davalı taşıyıcının sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, Davaya konu taşımacılıklarda teslim edilemeyen kargolarla ilgili, Davalı Taşıyıcının bu kargolara yönelik kasti, bilerek ve isteyerek, pervasızca bir tutumunun olmadığın anlaşıldığı ve bu konuda dava dosyasına her hangi bir bilgi ve belgenin ve itirazın da sunulmadığı; bu nedenlerle, TTK 882 hükmüne göre taşıyıcı kargo firmasının taşıyıcının sınırlı sorumluluk uygulamasından yararlanabileceği kanaatine ulaşıldığı, Tazmin Çalışma Tablosunda sarı renkle işaretlenmiş olan 5 adet sevkiyatın sevk bilgilerine ulaşılamadığı için, ilgili sevkiyatların ağırlıklarının kaç kg/desi olduğu bilinemediği, bu nedenle ilgili 5 sevkiyatın tazmin hesaplamasına dahil edilemediği; Bu 5 sevkiyatın ilgili sevk belge ve bilgilerinin dosya kapsamına sunulması halinde, tazmin hesaplaması ayrıca yapılabileceği, Davacının Toplam Tazmin Talebi: 52.189,05 TL+KDV olmakla birlikte; 45 adet sevkiyatın Sınırlı Sorumluluk/ SDR Tutarı: 12.580,68 TL (Bazı sevkiyatlardaki ürün fatura tutarları SDR hesabının altında kalması nedeni ile, bu sevkiyatlarda ürün fatura değeri dikkate alınmış olup; bu kapsamda TTK 882 hükmüne göre; Tazmine baz alınacak Tutarın : 10.504,38 TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereği daha evvel rapor aldırtılan bilirkişilerden ek rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları 07/07/2023 tarihli raporda özetle: "Sayın mahkemenin ek görevlendirme kapsamı da gözetilerek ve Tarafların İtirazları da değerlendirilmek suretiyle; yukarıdaki tazmin tablosunda detaylı olarak gösterilen verilere göre tazmin hesaplaması, Alternatifli olarak aşağıdaki gibi tespit edilmiştir. Sayın Mahkemece Dijital Ortamdaki Teslim Bilgilerini “Teslim” Olarak Kabul Edilmemesi Halinde:
Kök Raporda Baz Alınan Toplam Gönderi Sayısı :50 Adet, Taşıyıcı Firmanın Teslimatını Bulduğu Gönderi Sayısı :3 Adet (Tabloda Pembe ile işaretli olan), Ek Raporda Baz Alınacak Gönderi Sayısı 147 Adet, Baz Alınacak 47 Adet Kargonun Tazminleri: Gönderici Tarafından Kargo Bilgileri Sunulan Kargo Sayısı : 44 Adet, Gönderici Tarafından Kargo Bilgileri Sunulmayan Kargo Sayısı: 3 Adet ¸
Gönderici tarafından kargo bilgileri sunulmayan kargo sayısı 3 adet ¸
Taktiri Sayın Mahkemede olmak üzere tazmin değerleri: Sayın Mahkemenin sevkiyata konu kargolar için sadece Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluk Tutarını taktir etmesi durumunda ödenecek toplam Tazminat Tutarı: 10.411,57 TL, Sayın Mahkemenin sevkiyata konu kargolar için sadece Kargo Ürün İçerik Tutarını taktir etmesi durumunda ödenecek toplam Tazminat Tutarı: 39.111,66 TL, Sayın Mahkemenin, gönderici tarafından kargo bilgisi sunulamayan ve tabloda sarı ile işaretli olan 3 adet gönderiler de dahil olmak üzere tazmin ödemesini ve toplamda Ürün Kargo İçerik Tutarını taktir etmesi durumunda ödenecek toplam Tazminat Tutarı: 50.725,05 TL'dir. Sayın Mahkemece Dijital Ortamdaki Teslim Bilgilerinin “teslim” olarak kabul edilmesi halinde: Kök Raporda Baz Alınan Toplam Gönderi Sayısı :17 Adet Ek Raporda Baz Alınacak Gönderi Sayısı :17 Adet, Baz Alınacak 17 Adet Kargonun Tazminleri: Gönderici Tarafından Kargo Bilgileri Sunulan Kargo Sayısı : 17 Adet Gönderici Tarafından Kargo Bilgileri Sunulmayan Kargo Sayısı: 3 Adet ¸Gönderici tarafından kargo bilgileri sunulmayan kargo sayısı 3 adet ¸ Sayın Mahkemenin sevkiyata konu kargolar için sadece Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluk Tutarını taktir etmesi halinde ödenecek toplam Tazminat Tutarı: 2.519,28 TL, Sayın Mahkemenin sevkiyata konu kargolar için sadece Kargo Ürün İçerik Tutarını taktir etmesi durumunda ödenecek toplam Tazminat Tutarı: 15.303,66 TL, Sayın Mahkemenin gönderici tarafından kargo bilgisi sunulmayan ve tabloda sarı ile işaretli 3 adet gönderiler de dahil olmak üzere tazmin ödemesini ve toplamda Ürün Kargo İçerik Tutarını taktir etmesi durumunda ödenecek toplam Tazminat Tutarı: 26.917,05 TL'dir" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Yine mahkememiz ara ara kararı gereği bilirkişilerden ek rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları ek raporda özetle: "Davalının davaya konu taşıma faturalarına yönelik, taşıma hizmetine itiraz ettiği; Davalının Hizmet itirazına yönelik olarak, Asıl dosya üzerinde dosya kapsamına sunulan ve hizmet sorunu olduğu iddia olunan tüm sevkiyatlar taşımacılık yönüyle incelenerek, Davacı Taşıyıcının sorumlu olduğu tazmin tutarının alternatifli olarak hesaplanarak sayın mahkemenin taktirine sunulduğu; (İlgili çalışmalar Asıl dosya rapor detayında belirtilmiş olduğundan, burada tekrar aynı detaylara burada yer verilmemiştir.) 50.725,05.-TL alacak için 17057,85.-TL faiz hesaplanabileceği, Birleşen dosyada davacı/karşı davalı ... Kargo'nun 34.676,03 TL alacaklı olduğu, Davalı emin kayıtlarında ...'ye ait hesap hareketleri incelendiğinde takip tarihi olan 26.02.2021 tarihinde 53.375,80.-TL alacaklı olduğu görülmektedir. Tarafların hiçbir tarihte mutabık olmadıkları ve 2015 yılı öncesinde de çalıştıkları görülmektedir. Şirketlerin birbirleri ile binlerce satırlık hesap hareketi mevcut olup; bu farkların tespitinin heyetimizce yapılmasının mümkün değildir. Şirketlerin öncelikle kendi aralarında mutabakat yapmaları, ardından tespit edilen fark faturalarının tebliğ belgeleri ile fark olan ödeme dekontlarının ibraz edilmesi gerektiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Esas dava bakımından yapılan değerlendirmede;
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin ... E ...K sayılı ilamında özetle; "Dava, karayoluyla yurt içi eşya taşıma sözleşmesi uyarınca tüketiciye ait gönderinin tam zıyaından dolayı maddi tazminat talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ile; 17.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
TTK'nun 875. maddesinde taşıyıcının ziya ve hasardan sorumlu olduğu belirtilmiş, 882. maddesinde de sorumluluğun sınırları açıklanmıştır. Böyle bir sınırlama CMR madde 23/3'de de öngörülmüş ve buradaki düzenleme TTK madde 882'ye aynen geçmiştir. TTK 882 ve CMR 23/3'e göre ziya haline özgü olmak üzere, hesaplanan tazminat hiç bir zaman eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamayacaktır.
Sınırlı sorumluluk durumu bu olmakla beraber TTK madde 886'da "Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı" başlığı altında, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı hallerin belirlendiği görülmektedir. Benzer hükümler, sorumluluğun sınırlanmasının kaybedilmesi bakımından CMR madde 29'da da yer almaktadır. Taşıyıcının taşınan eşyalara zarar veren davranışının kasta dayanmasında taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaması hususunda bir tartışma yoktur. Buna karşın asıl önemli olan, kastın yanında aynı yaptırımı öngören diğer kavram olan pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinci ile işlemiş bir fiil veya ihmal kavramıdır. Bu kavram yeni bir kusur türüdür. Bu çerçevede her somut olayda, ortaya çıkan zarara sebep olan davranışın pervasız bir nitelik taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir. Bu belirlenirken zararı doğuran taşıyıcı yada fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin zararın ortaya çıkması ihtimalini öngördüğü, bu öngörü içinde, zararın ortaya çıkma ihtimalinin büyük olduğunu bilip bilmediği esas alınacaktır (Doç.Dr. Burak Adıgüzel Taşıma Hukuku, Adalet Yayınevi, Ankara 2018).
Davalı tarafından düzenlenen 22/11/2011 tarihli faturaya göre toplam ağırlığı 53 kg olan 1 adet şanzumanın taşınması konusunda sözleşme yapıldığı, taşıma konusu eşyanın alıcısına teslim edilmediği, davalı tarafça da kargo teslim teyit belgesinin bulunmadığı, taşıma konusu eşyanın alıcısına hiç teslim edilememesi nedeniyle eşyanın tam ziyaya uğradığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu Çerçevesinde Faaliyet Gösteren Hizmet Sağlayıcılardan olduğu ve posta gönderilerinin alıcıya teslimi aşamasında teslim alanın adı, soyadı, T.C kimlik numarasını kayıt altına almakla, alıcının kimlik bilgilerini vermek istememesi durumda gönderiyi teslim etmemek ve göndericisine iade etmekle yükümlü olduğu, davalının kargonun teslimine dair kayıt sunmadığı dikkate alındığında davalı taşıyıcının oluşan zarardan sorumlu olduğu, zararın 6102 sayılı TTK 886. maddesi gereğince ziyanın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlendiğinin kabulü gerekir. Davalının dava konusu kargonun kaybına ilişkin bir açıklama getirememesinin 6102 sayılı TTK 886. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun istinasını oluşturduğundan davalı şirketin sorumluluk sınırlamalarından yararlanması mümkün değildir.
6102 sayılı TTK'nın 880.maddesi uyarınca davalı taşıyıcı eşyanın tamamen veya kısmen ziyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan bu tazminat eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanındaki değerine göre belirlenir. TTK 880. maddesine göre davalı şirketin eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanındaki değeri olarak eşyanın piyasa fiyatına göre ilk derece mahkemesince alınan 06/05/2020 tarihli rapor uyarınca davacının zararının 25.222,32 TL şanzımanın olduğunun belirlendiği, mahkemece davacının dava dilekçesinde şanzumanı 17.0000,00 TL'ye satın aldığını beyanı davacının zarar miktarı kabul edilerek toplam zarar 17.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Somut olayda, 22/11/2017 tarihli kargo fişinde, dava konusu 1 paket 1 adet şanzumannın kargo gönderisi içerisinde olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafça, bedelinin tazmini talep edilen eşyaların alış faturasını deliller arasında gösterilmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince bu hususta davacıya süre verilmesine rağmen davacı verilen sürede faturaları ibraz etmemiştir. Ancak, kargo teslim alma belgesinde açıkça teslim alınan ürünün 1 adet şanzıman olduğunun belirtildiği, bu durumda davalı taşıyıcının kargo içeriği hakkında bilgilendirildiğinin kabulü gerekir. Ayrıca, davalı tarafça dosyaya sunulan kargo ön izleme başlıklı evraklarda davacının gönderisi için kayıp-arama notu düşülmekle, sonrasında 29.11.2017 tarihinde teslim ediliği belirtilmiştir. Davalı tarafa ilgili kargo evraklarının sunulması için süre verilmesine rağmen tüm aramalara rağmen bulunmadığı gerekçesiyle yerine getirmemiştir. Davalının yargılama aşamasında ve istinafında teslimi gereken ürünün dava konusu kargonun şirkette muhafaza edildiği iddiasına mahkemece itibar edilmemesi yerindedir. Bu nedenlerle davacının beyanının somut olayla örtüştüğü kanaatine varılmakla, davacının beyanına göre davaya konu emtianın, taşınmak üzere taşıyıcıya teslim edildiği yer ve zamandaki gerçek piyasa değerinin 17.000,00 TL olduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu görülmekle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Bilindiği üzere gönderilerin alıcısına teslim edildiğini ispat külfeti taşıyıcının üzerindedir. Davalı tarafından söz konusu gönderilerin teslim edildiği ise ancak ıslak imzalı teslim formu ya da kargo teslim teyit tutanağı ile ispat edilmelidir. Nitekim davalı şirket 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu Çerçevesinde Faaliyet Gösteren Hizmet Sağlayıcılardan olduğu ve posta gönderilerinin alıcıya teslimi aşamasında teslim alanın adı, soyadı, T.C kimlik numarasını kayıt altına almakla, alıcının kimlik bilgilerini vermek istememesi durumda gönderiyi teslim etmemek ve göndericisine iade etmekle yükümlü olduğu da dikkate alındığında somut olay incelendiğinde; davacı tarafından 50 adet gönderiye ilişkin tazmin talebinde bulunulduğu ancak davalı tarafından karşılanmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda bilirkişilerce yapılan inceleme ve değerlendirmelerde davacı tarafından 3 adet gönderiye ilişkin gönderi bilgisi sunulmadığı ve 3 adet gönderinin ise davalı şirket tarafından alıcılarına teslim edildiğinin ıslak imzalı teslim belgesi ile ispatlandığı ancak 44 adet gönderinin alıcılarına teslim edildiğinin ıslak imzalı teslim formu ya da kargo teslim teyit tutanağı ile yahut alıcının ismi soyismi TC Kimlik numarası gibi bilgilerle ispatlanamadığı değerlendirilmiştir. Bu bağlamda 44 adet gönderi bakımından gönderilerin tam ziyaa uğradığı kabul edilmekle birlikte davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluktan mı yararlanması gerektiği yoksa sınırlı sorumluluğun istisna hallerinin olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı şirketin kargonun kaybına ilişkin yargılama esnasında bir açıklama dâhi getirememesi ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında da belirtildiği üzere davalının kişilerin zararın ortaya çıkması ihtimalini öngördüğü, bu öngörü içinde, zararın ortaya çıkma ihtimalinin büyük olduğunu bildiği de dikkate alındığında pervasız bir nitelik taşıdığı ve söz konusu fiilin 6102 sayılı TTK 886. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun istinasını oluşturduğundan davalı şirketin sorumluluk sınırlamalarından yararlanması mümkün değildir. Bu kapsamda bilirkişiler tarafından hesap edilen gerçek zarar üzerinden toplam 39.111,66 TL asıl alacak ve 14.896,48 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiş ve alacak likit ve muayyen olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava bakımından yapılan değerlendirmede;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. Maddesinde; "Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır.
Talepte şunlar gösterilir:
1.Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.);
2.Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri; Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri;
3.Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;
4.Senet, senet yoksa borcun sebebi;
5.Takip yollarından hangisinin seçildiği;
Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
... 25. İcra Dairesindeki... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; birleşen davacı tarafından 34.676,03 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı ve borcun sebebi kısmına ise herhangi bir açıklama yapılmaksızın sadece 34.676,03 TL yazıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda İİK'nın 58. Maddesi uyarınca alacaklı takip talebinde borcun dayanağı olan senedi, senet yoksa borcun sebebini göstermek mecburiyetindedir. Borcun sebebinin gösterilmemiş olması nedeniyle usulüne uygun şekilde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Usulüne uygun bir takip bulunduğu düşünülse dâhi mahkememizin 7 numaralı celsesinde davalı-birleşen davacı vekilinin yüzüne karşı; "1-Davalı-birleşen davacı vekiline ... 25. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takip dosyasına konu faturaları mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmaması hâlinde dosyanın mevcut hali ile karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)
2-Birleşen dava bakımından uyuşmazlığın çözümü ve tarafların birbirlerine olan borç ve alacaklarının tespiti, birleşen davaya konu faturaların esas davada kaybolan gönderilere ilişkin olup olmadığının tespiti amacıyla dosyanın rapor sunan bilirkişilere tevdii ile ek rapor hazırlanmasının istenilmesine,
*Bilirkişilerin sarf edeceği emek ve mesailerine karşılık ayrı ayrı 3.000,00'er TL ücret takdirine, toplam 6.000,00 TL bilirkişi ücretini yatırmak üzere davalı-birleşen davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmaması hâlinde bilirkişi deliline dayanmamış sayılacağının ve mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı),
*Bilirkişilerin incelemeyi yapmak için yeniden defter incelemesine ihtiyaç duymaları halinde bu hususu ön rapor olarak mahkememize bildirmeleri halinde celse arasında defter incelenmesine ilişkin ara karar kurulmasına," şeklinde ara kararlar kurulmuştur. Ancak davalı-birleşen davacı vekili tarafından takibe konu faturalar verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunulmamıştır. Bahse konu faturalar icra takibi açılırken icra müdürlüğüne de ibraz edilmemiştir. Ayrıca davalı-birleşen davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti de ikmal edilmemiş olduğundan davanın esası bakımından da haklılığını ispat edemediği kanaati mahkememizde hâsıl olmuş olup aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A-)Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
A-1)Davalı tarafından ... 26. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 39.111,66 TL asıl alacak ve 14.896,48 TL işlemiş faiz olarak takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
A-2)Alacağın % 20'si olan 10.801,62 TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine,
B-)Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasının USULDEN REDDİNE,
C-1)Mahkememizde açılan esas dava yönünden; Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.404,24 TL harçtan peşin alınan 955,50 TL'nin mahsup edilerek bakiye 4.448,74 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,
C-2)6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 897,60 TL'sinden davalı tarafın, 422,40 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
C-3)Davacı tarafından yatırılan 955,50 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.014,8 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C-4)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 54.008,1 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C-5)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 25.105,36 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 25.105,36 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
C-6)Davacı tarafından yapılan 260,00 TL tebligat, posta gideri ile 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.760,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 3.916,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
C-7)Davalı tarafından yapılan 15,50 TL tebligat, posta masrafı ve 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.015,5 TL masrafın kabul ve red durumuna göre 644,96 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
D-1)Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden; Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 418,80 TL'nin mahsup edilerek eksik yatırıldığı anlaşılan 196,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
D-2)... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
D-3)... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
D-4)... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden dava değeri olan 34.676,03 TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
D-5)... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
D-6)Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı birleşen davalı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.