Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/24
2024/292
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/24
KARAR NO : 2024/292
DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 19/09/2017
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...nin (Eski unvanı ... AŞ) "..." markasının TPMK nezdinde marka sahibi olduğunu, ... markasının TPMK nezdinde ... tescil nolu ...sınıflarda, ...tescil nolu ....sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, ... ibaresinin ... unvanlı ... şirketinin de tescilli ticaret unvanı olduğunu, bu ibareleri içeren marka ve logoları ticari iş, faaliyet ve ürünlerinde kullanma hakkının münhasıran müvekkiline ait olduğunu, ... markasının ayrıca TPMK nezdinde tanınmış marka statüsünde olduğunu, davalının ... satış mağazasında ... marka ve logosunu vitrin yazılarında ve poşetlerde kullandığının anlaşılması üzerine ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığını, davalının izinsiz ve yetkisiz kullanımının markasal kullanım anlamına geldiğini ve tüketiciler nezdinde müvekkilleri ile idari ve ekonomik birliktelik algısına yol açtığını, ayrıca unvana tecavüz ve haksız rekabet yarattığını, davalının iş yerinde markasal kullanımın devam ettiğini, davalı müvekkilinin uzun yıllara dayanan zahmetli ve masraflı bir çalışmayla markaya kazandırdığı imajdan herhangi bir ücret ödemeksizin karşılıksız yararlandığını ve haksız kazanç elde ettiğini belirterek, ... marka ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın haksız fiillerin tespit edildiği 21/07/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın haksız ve hukuka aykırı şekilde açıldığını, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilince ... harflerinin kök unsur olarak kullanılmış olduğu hususunun gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin iş yerinde belediyece tüm caddeler düzenlenmiş tek tip tabela üzerinde kuşam erkek giyim ismi ve logosunun doğrudan ön plana çıktığını, bu nedenle bilirkişinin vermiş olduğu rapordaki ... harflerinin asli unsur olarak kullanıldığına dair beyanların doğru olmadığını, müvekkilinin bu markanın iş yerinde satıldığını ve bu markanın ürünlerinin iş yerinde bulunduğunu belirtmek amacıyla dükkanın sadece üst iç camında ... ibaresinin yazıldığını, müvekkilinin herhangi bir marka kullanarak iş yaptığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davacının belirtmiş olduğu ürünleri ve diğer ürünleri faturalı olarak bağlı bulunduğu toptancıdan satın aldığını, bir hukuka aykırılık varsa sorumluluğun tamamen ...'daki diğer firmada olduğunu, müvekkilinin kök unsur ve logo olarak davacı firmanın bir hiç unsurunu öne çıkarmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Cevaba cevap: Davacılar vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesinde ... markasının kök unsur olarak kullanılmadığını iddia etmekte ise de ... 3. ASLİYE HUKUK MAH. ... DİŞ sayılı dosyasından yapılan mahallinde keşif ve bilirkişi raporunun son derece açık olduğunu, ... ibaresinin camekanda ve işyerindeki poşetlerde ayrıca kartvizitte dahi kullanıldığı ve kullanımın markasal bir nitelik arz ettiğinin izahtan vareste olduğunu, davalı yanın aksine beyanlarını kabul etmediklerini, davalı tarafın bu kullanıma son vermediği için işyerinde ihtiyati tedbir kararı ile kullanımın engellenebildiğini, davalı tarafın iyi niyetli davranmadığı ve markanın dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanıldığının açık olduğunu, davalı vekilinin dilekçesindeki aksine beyanları kabul etmediklerini, davalının, müvekkilinin uzun yıllara dayanan zahmetli ve masraflı bir çalışmayla markaya kazandırdığı imajdan herhangi bir ücret ödemeksizin karşılıksız yararlanmak istediğini, cevap dilekçesindeki beyanları kabul etmediklerini, bu nedenle açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.
İhtiyati tedbir: Mahkememiz 05/12/2017 tarihli ara kararı ile; "6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159.maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 10.000TL nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ ile; ... marka ve logosunun davalının mağazasında, vitrin yazılarında, ilan-reklam tanıtımlarının engellenmesine" karar verilmiştir.
Mahkememizden verilen ilk karar: Mahkememiz 2017/608 Esas- 2020/140 Karar sayılı ilamı ile; "Davanın KABULÜ ile, davalı kullanımlarının davacıya ait tescilli markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Davacının maddi tazminata yönelik açmış olduğu davanın KISMEN KABULÜ ile, takdiren 3.000,00 TL maddi tazminatın 21/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının manevi tazminata yönelik açmış olduğu davanın KISMEN KABULÜ ile, takdiren 3.000,00 TL maddi tazminatın 21/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, İlan talebinin dosya kapsamı ihlal durumu dikkate alınarak reddine" karar verildiği anlaşılmıştır.
Bozma ilamı: İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece maddi tazminat yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığı, "davalının ürünleri başka marka isimleriyle piyasaya sunduğu, ürünlerde doğrudan davacıya ait markanın yer almadığı, davacının sahte kumaş kullanımı vs yönünden iddiasının olmadığı, davalının başka marka ismiyle piyasaya sunulan ürünlere ilişkin olarak "iş yeri girişindeki camekânda ve poşetlerde yer alan "..." ibaresini" kullanmasından kaynaklı davacının zararını tespitin mümkün olmadığı, emsal dosyalarda alınan raporların farazi değerlendirmeler içerdiği ve HMK 30 maddesi gözetildiğinde inceleme yapılmasının esasa etkili olmayacağı, bu noktada davacının talebinin SMK 151 deki seçenek hesaplama yöntemlerden hangisine dayandığının da sonuca etkili olmayacağı zira tazminat miktarının TBK 50. maddesi gereği takdiren belirlenmesi gerektiği" açıklanarak, mahkemece 3.000.00 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 28/05/2019 tarihli duruşmada; " davalının satışa sunduğu ürünlere yönelik herhangi bir taklit ürün iddiasında değiliz tabela yönünden markasal kullanımın ve markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti yönünden talebimiz bulunmaktadır" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde tazminat seçeneğini, 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesine göre, markanın lisans sözleşmesiyle kullanılması halinde ödenmesi gereken lisans bedeline göre yoksun kalınan karın hesaplanmasını talep ettiklerini beyan ederek açıkladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece ... mahkemesine talimat yazılarak, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenerek, SMK 159/2-c ve 159/3 maddesindeki kriterler dikkate alınarak tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile mahkemece tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği" şeklinde karar verilerek dosya mahkememizin yukarıda yazılı esasına kayıtlanmıştır.
Islah dilekçesi: Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; maddi tazminat yönünden 15.000-TL. artırarak toplam 20.000-TL.maddi ve 10.000-TL.manevi tazminatın, davalının haksız eylemlerinin tesbit edildiği 21.07.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller:
Değişik iş dosyası: ... 3. AHM'nin ...D.iş sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...D.iş sayılı tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda, ... harflerinin asli-kök unsur olarak kullanıldığı, siyah kalın puntoların kullanılmış olduğu, markanın düzyazı olarak TPMK'da ... nolu "..." ibareli, 29/09/2004 tarihinde ...sınıf emtialarında tescil edildiği ve tanınmış marka olduğu, aleyhine tespit istenen tarafın, işyerine ait camekanda ve poşetlerde ... ibaresini kullanımın marka hukuku açısından haksız bir kullanım olduğu, ... ibaresinin tespit isteyen tarafın tesclili markasıyla aynı olması ve tescilli olduğu aynı mal ve hizmetlerde kullanımı nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 7/2(a) maddesi uyarınca ihlal ettiği, ancak ... markasının takım elbise kumaş etiketlerinde kullanılmasının orijinal ... kumaş olabileceğinden orijinal kumaş olup olmadığı uzmanlık konusu olmadığından kumaşların orijinal olması halinde markasal anlamda haksız bir kullanım olmadığı belirtilmiştir.
TPMK Kayıtları: ..., ... tescil numaralı marka tescil kayıtları dosya arasına alınmıştır.
İTO Kayıtları: İTO'dan gelen cevabi yazıda "Söz konusu markaya ilişkin firmalar arasında lisans sözleşmesinin yapılmış olması durumunda sözleşmede belirtilen şartların geçerli olacağı, sözleşmenin olmaması durumunda ise, davaya konu olan markanın cirosunun %15'i oranında rakamın emsal lisans bedeli olarak tespit edilebileceği" şeklinde görüş belirtilmiştir.
Gelir idaresi: ... Vergi Dairesi'nden ...'nın 2012-2013-2014-2015-2016 yıllarına ait gelir beyannamesi kayıtları dosya arasına getirilmiştir.
Bilirkişi raporu:
02/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalının mağazasının camında ... markasını izinsiz ve yetkisiz olarak kullandığı, bu kullanımın davacı markası ile iltibasa sebebiyet verdiği ve davacının marka hakkına tecavüz ettiği, Bu kullanımın SMK madde 7/5-b kapsamında değerlendirilemeyeceği, yukarıda detaylı açıklanan davalı eyleminin başkalarının emeğinden iş sonuç ve deneyimleri ile haklı olarak üretmiş olduğu iş ve faaliyetlerinden yetkisiz olarak yararlanma başkasının iş ve usullerini kendisine ait gösterme, başkasının emeğiyle haklı olmadığı halde fayda sağlamak gibi dürüstlük kuralına aykırı davranışları içinde kaldığı ve TTK m. 55(1)/c ve 55(1)a/4 kapsamında haksız rekabet oluşturduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
05/04/2023 tarihli bilirkişi ön raporunda; "Davalı ...'ya ait ticari defterlerinin dava dosyasında mevcut olmadığı, ayrıca davalı ... ile davalı vekili Avukat ... ait ... nolu iletişim numarasına ulaşılamadığını bu nedenle davalı ...'ya ait ticari defterleri ve evrakları üzerinden inceleme yapılamadığı, davaya konu olan marka itibarının kaybı nedeniyle değerlendirilecek tazminat miktarın tespiti için davalı ... 'nın haksız fiillerin tespit edildiği 21/07/2017 tarihinden dava tarihi olan 19/09/2017 tarihleri arası değerlendirilerek, davalının ilgili dönemlerdeki Net Satışları, Brüt Satış Karı, Faaliyet Karı ve Dönem Karı tespit edilerek marka itibarının kaybı nedeniyle değerlendirilecek tazminatın takdiri sayın mahkemenize aittir." şeklinde görüş bildirmiştir.
14/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı ...'nın 2017 yılına ait ticari defterlerinin TTK 64 ve 65 maddesine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu tespit edilmiştir. Davalının 21/07/2017- 19/09/2017 tarihleri arasındaki satış cirosunun belirli bir kısmının yazarkasa fişi ile düzenlendiği, diğer bir kısmının ise fatura ile düzenlendiği, düzenlenen yazarkasa fişlerinin rapor özetlerinin mevcut olmadığı, satış faturaların mevcut olduğu, davaya konu olan markanın davalının düzenlediği satış faturalarının açıklama kısmında ve defter kayıtlarında markaya ait herhangi bir ibarenin mevcut olmadığı, satış faturaları ve satış muavin kayıtları ekte sunulduğu, davalı ...'ya ait 2017 yılına ait ticari defterleri ve ilgili yıllara ait gelir tablosu hesapları Tablo-1 de çıkartılmış olup, davaya konu olan ... markası ile yapılan satışlarına dair haksız fiillerin tespit edildiği 21/07/2017 tarihi ile dava konusu tarihi olan 19/09/2017 tarihine kadar gelir tablosu hesapları Tablo-2 de çıkarılarak 2017 yılı 365 gün hesabı ile 21.07.2017 - 19.09.2017 tarihleri arası 61 gün olarak değerlendirilmiş olup, davalının ilgili dönemlerdeki net satışları, brüt satış karı, faaliyet karı, dönem karı çıkartılarak marka itibarının kaybı nedeniyle değerlendirilecek tazminat takdiri sayın mahkemenize sunulmuştur." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; davalının eylemlerini davacı adına tescilli marka hakkına, ticaret unvanına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olup olmadığının tespiti ve maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; davacı adına TPMK nezdinde "..." ibaresini taşıyan tanınmış markanın bulunduğu, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit sırasında davalının iş yerinde davacı adına tescilli markanında yer aldığı ürünlerin ve amblemlerin tespit edildiği edildiği anlaşılmıştır.
Davalının dava konusu kullanımlara ilişkin lisans sözleşmesi ibraz etmediği, ayrıca davacının kullanımlara ilişkin bir iznin olmadığı anlaşılmıştır. Davacı adına tescilli ... markasının davalının iş yerinde mağaza girişinde camekânda yer almak suretiyle kullanıldığı yapılan keşif ve sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ve çekilen fotoğraflar ile tespit edilmiştir. Aynı keşif ve sonrası alman raporda mağaza içindeki takım elbiseler gömlekler ve pantolonlarda ... markasının yer aldığı, takım elbiselerde ... markası olduğu, bazı elbiselerde ... markasının altında ... kumaş etiketi olduğu, ... kumaştan ... markalı takım elbiseler olarak üretildikleri, gömleklerde ise ... markasının olduğu vergi levhasının ... adına olduğu, satış fişinde ... ibaresinin geçtiği ... ibaresinin geçmediği, davalının kullanmış olduğu alışveriş poşetlerinde "..." ibaresinin kullanılmış olduğu ayrıca davalıya ait işyerinde davalı iş yeri camekânı poşet ve ürünler üzerinde kullanılan etiketlerde "..." ibaresinin altında küçük puntolarla "..." ibaresinin kullanmış olduğu tespit edilmiştir.
Değişik iş dosyası nazarında yer alan keşif esnasında çekilen fotoğraflar ve tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sunulmuş olan ... yazılı naylon poşet ve kartvizit ve sunulu tüm delillerin incelenmesinde, davalı iş yeri girişindeki camekânda ve poşetlerde yer alan "..." ibaresinin davacının ... ibareli tescilli markalarının aynısı olduğu, "..." ibaresinin yanında yer alan "..." ibaresinin ayrıt edicilik sağlayamaya yeterli olmadığı, iltibas karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı, tanınmış marka olan "..." ibaresinin davalı iş yerinde birebir aynısının yer alması, tüketiciler nezdinde davacının yetkili bayisi olduğu izlenimini verecek ve karıştırma ihtimali yaratacak bir kullanım şekli olduğu, davalı tarafın bu halde belirtilen markayı ekonomik ve tanıtım işlevlerinden yararlanılacak markasal biçimde kullandığı, bu kullanımın davalı işyerini sadece "..." ürünleri satan bir mağaza gibi göstermekte olduğu ancak davalı iş yerinde yapılan tespitte başka markalara ait ürünlerin satıldığı da görüldüğünden bu kullanımın kaliteyi garanti etme, reklam ve tanıtım imaj sağlama unsurlarından oluşan markasal işlevleri gerçekleştiren markasal bir kullanımın olduğu, SMK madde 7/5-b kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.
Davalının mağaza girişinde ve poşetlerinde ... markasının kullanımı malın türü, kalitesi, miktarı, kullanım amacı, değeri, coğrafi kaynağı, üretim veya sunuluş zamanı ya da diğer niteliklerini göstermekten öte markasal bir kullanım olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ayrıca bu durumun "..." markasının tanınmış marka statüsünde olması nedeni ile tüketiciyi yanıltıcı ve markanın tanınmışlığından haksız olarak fayda sağlayan nitelikte olduğu, davalı iş yerinden mal ve hizmet satın almak isteyecek tüketici tanınmış marka olan ... markasını vitrin camında gördüğünde içeride sadece "..." markalı ürünler bulunduğunu ve/veya bu iş yerinin marka sahibi ile bir bağı olduğunu düşünerek yanılmasına ve tanınan markaya duyulan güven sebebi ile buradan alışveriş yapmaya yönelteceği iltibasa sebebiyet verdiği, bu izinsiz kullanımın marka tecavüzü niteliğinde olduğu da tespit edilmiştir.
Yine davalının vitrin camı üzerinde "..." ibaresine yer vererek haksız rekabet hallerini hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler başlığı altında örnek kabilinden sayan hükümlerden olan TTK m. 55 (1) a/4 hükmünde belirtilen "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," ve TTK M. 55 "(1) c)Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma ..." şeklindeki düzenlemelerin ihlali niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bilirkişi raporları ve ... yazılı naylon poşet ve kartvizit ve sunulu tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davalı iş yeri girişindeki camekânda ve poşetlerde yer alan "..." ibaresinin davacının ... ibareli tescilli markalarının aynısı olduğu, "..." ibaresinin yanında yer alan "..." ibaresinin ayrıt edicilik sağlayamaya yeterli olmadığı, iltibas karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı, tanınmış marka olan "..." ibaresinin davalı iş yerinde birebir aynısının yer alması, tüketiciler nezdinde davacının yetkili bayisi olduğu izlenimini verecek ve karıştırma ihtimali yaratacak bir kullanım şekli olduğu, davalı tarafın bu halde belirtilen markayı ekonomik ve tanıtım işlevlerinden yararlanılacak markasal biçimde kullandığı, davalı kullanımlarının SMK 7/5 maddesi kapsamında kalmadığı şu hale göre izahı yapılan mevzuat gözetildiğinde davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu anlaşılmakla markaya tecavüz ve haksız rekabet iddiası yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede ise davacının maddi tazminat talebinin SMK 151/2-c maddesinde belirtilen yoksun kazanca ilişkin olduğu, mahkememizce mali müşavir bilirkişi den alınan raporda tarafların ticari defterleri incelenerek rapor sunulduğu, ancak raporda yapılan hesaplamada davalının 2. Sınıf tacir olması nedeniyle yoksun kalınan kazanca ilişkin hesaplama yapılamadığı bu nedenle TBK 50.madde gereğince maddi tazminat miktarının takdiren belirlenmesi gerektiği, davacının tazminat talebinin ıslahla 20.000,00 TL olduğu, tarafların maddi durumları ve dosya arasına alınan ticari defterler incelendiğinde takdiren 20.000,00 TL tazminatın dosya kapsamında uygun olduğu anlaşılmakla davacı lehine 20.000,00TL maddi tazminat hükmetmek gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede davalının eylemleri, tarafların ekonomik sosyal durumları dikkate alınarak takdiren 3.000,00 TL manevi tazminat hükmetmek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda açılan davanın kabulü ile davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne ve hükmün ilanına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davalı kullanımlarının davacıya ait tescilli markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
2-Davacının maddi tazminata yönelik açmış olduğu davanın KABULÜ ile 20.000,00 TL maddi tazminatın 21/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davacının manevi tazminata yönelik açmış olduğu davanın KISMEN KABULÜ ile, takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın 21/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-İlan talebinin dosya kapsamı ihlal durumu dikkate alınarak reddine,
5-Alınması gereken 1.571,13 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 256,17 TL peşin harç+ 260 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 516,17 TL 'nin düşümü ile kalan 1.054,96 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 516,17 TL karar ve ilam harcı+ 31,40 TL başvuru harcı+ 5.300 TL bilirkişi ücreti+ 1.530,60 TL posta/ müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.378,17 TL yargılama giderinin kısmen kabul/ kısmen red oranı ile davaların yığılması da dikkate alınarak takdiren 6.517,10 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Tecavüz davası yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Haksız rekabet davası yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Maddi tazminat davası yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Manevi tazminat davası yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Reddedilen kısım yönünden; Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-Taraflarca yatırılan gider avansından varsa harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.