mahkeme 2023/280 E. 2025/119 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/280
2025/119
8 Nisan 2025
T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/277 Esas
KARAR NO : 2025/81
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli markası olan "...", "...", "..." ve “... A.Ş.” markalarının hukuki ve ticari açıdan ayırt edici ve asli unsurunu teşkil eden "..." çatı markasının müvekkili adına tescilli olduğu sınıflarda aktif ve yoğun şekilde kullanıldığı, bu suretle kendi alanında kazandığı bilinirliği gösteren delillerinin ile davalı’nın “...” markasını tescilsiz olarak, “...” markasını ise tescilli olarak müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıflar kapsamındaki hizmetlerde, üstelik “...” ibaresini markanın asli ve ana unsuru olarak aynı sektörde aynı alıcı kitlesine yönelik şekilde fiilen kullandığını, “...” ve “...” markalarının Müvekkil adına tescilli markalarla benzerliği ve karıştırılma ihtimali yüksek olduğunu, müvekkile ait tescilli markaların ticari değeri ve ayırt ediciliği ciddi şekilde zarar görmekte olduğunu, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilsiz “...” markasının fiilen kullanımı ile davacı markalarının aleyhine gerçekleştirilen tecavüzün tespitine, men’ine ve ref’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2006 yılından beri faaliyet göstermekte olup 18 yılda 16 proje tamamlayarak kaliteli projeleriyle uluslararası ödüller aldığını, hakkında yüzlerce haber yapılmış kalitesiyle öne çıkan tanınmış bir marka haline geldiğini, müvekkile ait yurtdışında ve yurtiçinde 100'e yakın marka tescili bulunmakta olup sektörde önemli bir yere sahip olduğunu, marka bilinirlik araştırmalarına göre 4100'e yakın bilinirliği bulunan müvekkilinin bağımsız kuruluşlar tarafından inşaat sektöründe yapılan araştırma sonucuna göre de en itibarlı ilk 10 firma arasında yer aldığını, davacı tarafın 2020 yılında başladığı ve milyonlarca lira yatırım yaptığı iddia ettiği projeyi yıllardır bitiremediği gibi bundan başka bir projesi de bulunmadığını, davacı'nın “...” ve “... A.Ş.” markalarının müvekkilinin markasından sonra tescil edildiği için dava kapsamında mesnet gösterilmesinin mümkün olmadığı gibi taraf markaları arasında tek ortak sınıf olan ...'ncı sınıf yönünden inceleme yapıldığını, “Gerçek hak sahipliği” iddiasının dinlenebilmesi için gerçekleşmesi gereken “yoğun kullanım” şartının somut olayda mevcut olmadığını, ...” ibaresi herkes tarafından kullanılan sıradan ve günlük kullanıma açık zayıf bir ifade olduğunu, zayıf markaların dar bir korumadan yararlanmakta olduğunu, bu nedenle de “...” ibaresi özelinde davacı'ya tekel hakkı tanınması düşünülemez olduğunu, zayıf markalar karşılaştırılırken marka başvurusundaki diğer unsurların öne çıktığını, müvekkili markasındaki “...” ibaresinin inceleme dışı bırakılmasının mümkün olmadığını, bununla birlikte, “...” ibaresi zayıf unsur olması sebebiyle inceleme dışı bırakılacak olduğundan taraf markaları arasında kalan ögeler arasında hiçbir benzerlik bulunmayıp iltibas koşullarının oluşmadığının görülmekte olduğunu, ayrıca markanın bütünsel olarak oluşturduğu izlenime bakılarak yapılan değerlendirme sonucunda “...” ibaresinin tüketiciler tarafından “...” asli unsur olacak şekilde algılanacağı kabul edilerek karıştırılma tehlikesinin olmadığının kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin markasının hükümsüzlük koşulları oluşmadığı gibi müvekkilinin kullanımlarının davacı'nın markalarına tecavüz etmesi de söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır.
Mahkememizce alınan 07/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda, tespit edilen davalı kullanımları ...ibaresini ihtiva etmekle birlikte ... ibaresinin ... ve ... ibarelerinin arasında daha büyük puntolarla ... ibaresini çizgileri birleşik dalgalı tek çizgi halde yazıldığı, ... ibaresi marka görselinde daha büyük yer kaplamakla birlikte ... ibaresinin herhangi bir anlamı bulunmayan fantezi bir kelime olması nedeniyle ayırt edici gücünün daha yüksek olduğunun söylenebileceği, hal böyle iken her ne kadar davacı markaları ve tespit edilen kullanımlar ortak olarak ... ibaresini ihtiva ediyor olsa da hem davacı markalarının hem de ilgili kullanımların ihtiva ettiği farklı kelime ve şekil unsurları ve davacı markalarında farklı olarak ihtiva edilen ... ibaresini ayırt edici gücünün yüksek olması nedeniyle arz edilen farklılıkların, ilgili kullanımları davalı markasından uzaklaştırmaya yeterli olduğu, ... unsurunun ihtiva ettiği anlamı çerçevesinde marka korumasının zayıf olduğu, bu çerçevede tespit edilen kullanımlar ile davacı markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin var olduğundan bahsedilemeyeceği, ilgili markasal kullanımların davacı marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğundan bahsedilemeyeceği görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 30/01/2025 tarihli ek raporda kök rapora karşı itirazlar değerlendirilmiş, kök rapordaki kanaatin korunduğu anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesi ile, TPMK nezdinde tescilli markası "...", "...", "..." ve “... A.Ş.” markalarının ayırt edici ve asli unsurunu teşkil eden "..." çatı markasının müvekkili adına tescilli olduğu sınıflarda aktif ve yoğun şekilde kullanıldığı, davalı’nın “...” markasını tescilsiz olarak, “...” markasını ise tescilli olarak müvekkili markalarının tescilli olduğu sınıflarda kullandığını belirterek markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesini ve davalı’nın ... başvuru numaralı 19., 35., 36. ve 37. sınıflarda tescil başvurusu devam eden “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde, davalı kullanımlarının ... ibaresini ihtiva ettiği, ... ibaresinin ... ve ... ibarelerinin arasında daha büyük puntolarla ... ibaresinin çizgileri birleşik dalgalı tek çizgi halde yazıldığı, ... ibaresinin marka görselinde daha büyük yer kapladığı, ... ibaresinin herhangi bir anlamı bulunmayan fantezi bir kelime olması nedeniyle ayırt edici gücünün daha yüksek olduğu, davacı markalarının ve kullanımlarının ihtiva ettiği farklı kelime ve şekil unsurları ile davalı markasında ve kullanımında farklı olarak ihtiva edilen ... ibaresinin ayırt edici gücünün yüksek olması nedeniyle arz edilen farklılıkların, ilgili kullanımları davacı markasından uzaklaştırmaya yeterli olduğu, ... unsurunun ihtiva ettiği anlamı çerçevesinde marka korumasının da zayıf olduğu, bu çerçevede tespit edilen kullanımlar ile davacı markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, böylelikle davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olmadığı ve haksız rekabete sebebiyet vermediği, hükümsüzlüğü talep olunan ... başvuru numaralı ... markasının ihtiva ettiği farklı kelime unsuru ve bu kelimenin davalı markasında baskın unsur olarak yer alıyor olması göz önüne alındığında, davalı markasının ihtiva ettiği farklılıkların, markayı davacı markalarından uzaklaştırmaya yeterli olduğu, davalı markası ile yukarıda belirtilen davacı markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin var olduğundan bahsedilemeyeceği, ...başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markanın SMK m. 6/1 bakımından hükümsüzlük koşulunun oluşmadığı, davacı yanca gerçek hak sahipliği iddiasında bulunulan ibareler ile davalı yan markasının birbirinden uzaklaştığı ve dava konusu markalar arasında benzerliğin tespit edilemediği, davalının... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markasının SMK m.6/3 ve SMK 6/6 bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı,taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada mevcut bilgi ve belgelere göre davalının kötü niyetinin ispat olunamadığı, böylelikle SMK m.6/9'daki şartların da gerçekleşmediği anlaşılmakla davalının markasının hükümsüzlük şartlarının da oluşmadığı anlaşılmakla davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın tümden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 269,85 TL harcın düşümü ile kalan 345.55 TL 'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 1.096,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;
a-)Marka hakkına tecavüz davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
b-)Haksız rekabet davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-)Marka hükümsüzlüğü davası bakımından 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.