mahkeme 2022/275 E. 2024/110 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/275
2024/110
16 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/275 Esas
KARAR NO : 2024/110
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 26/12/2022
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, kendine özgü tasarımlarıyla Türkiye'de ve dünyada sektörün öncülerinden olduğunu, "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." markalarının müvekkilinin TPE nezdinde tescilli markaları olduğunu, davalı tarafın esasen kozmetik sektöründe ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, kuyumculuk sektöründe faaliyet göstermediğini ancak "..." markasının Türk Patent Enstitüsü nezdinde 02.05.2005 tescil tarihi ve ...sayı ile .... sınıfta kötüniyetli bir şekilde tescilini aldığını, müvekkili ...'un kuyumcu "..." markası ile piyasada tanındığını beyan ederek davalının TPE nezdinde Türk Patent Enstitüsü nezdinde 02.05.2005 tescil tarihli ve ...sayı ile tescilli bulunan “...” markasının iptali ile sicilden terkin edilmesine, davalının davaya konu "..." markasının üçüncü kişilere devretmesinin önlenmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, verilecek ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili firmanın yalnızca kozmetik sektöründe değil; kuyumculuk, hijyen ve temizlik ürünleri, elektronik ev eşyası gibi çeşitli ürünlerin üretimini yaparak çeşitli sektör ve sınıflarda faaliyet gösterdiğini, müvekkili firmanın "..." markasını ilk kez 02/05/2005 tarihinde tescil ettirdiğini, davacı firmanın ise "..." markasını ilk kez 30/04/2019 tarihinde müvekkilinin muvafakati ile tescil ettiğini beyan ederek ihtiyati tedbir talebi kararının kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise davacı yanın mahkemece takdir edilecek tutarda teminat yatırmasına karar verilmesini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; Marka hükümsüzlüğü ve markanın sicilden terkini talebine ilişkindir.
Dosyaya sunulan 05.04.2024 tarihli dilekçe incelenmiş olup, tarafların sulh oldukları, anlaşma sağladıkları görülmüştür.
Sulh 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."
Sulh, 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 313/1. maddesine göre sulh; "Görülmekte olan bir davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dahil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." Aynı Kanunun 314. maddesine ise; sulhun hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Yine anılan Kanunun 315. maddesi gereğince sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki netice doğurur. Mahkeme dışı sulh ise, borçlar hukukunun konusu olduğundan düzenleme dışı bırakılmıştır. Madde gerekçesinde, taraflardan birinin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin, diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir. Mahkeme taraflar sulha göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre karar verir. (Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2021/6752 Esas ve 2022/7024 Karar sayılı kararı.)
Yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/7764 Esas 2022/9438 Karar sayılı kararında; "... Sulh, bir sözleşme olarak mahkeme dışında da yapılabilir; buna, mahkeme dışı sulh denir. HMK’da mahkeme dışı sulh düzenlenmemiştir. ...HMK’nın “Sulhun etkisi” başlığı altında düzenlenen 315. maddesinde ise ; “Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hallerinde sulhun iptali istenebilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır..." belirlemesinde bulunmuştur.
"...Sulh görülmekte olan bir davada taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdiren bir sözleşmedir. Dosyada, her iki taraf sulh sözleşmesine göre karar verilmesini talep etmediğinden HMK'nın 315/1.fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, her iki tarafça yapılan yargılama giderlerinin beyanları doğrultusunda kendi üzerilerinde bırakılmasına ve taraflar lehlerine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, davacı vekili istinaf başvurusundan feragat ettiğini beyan etmiş ise de tarafların sulh olduğu, buna ilişkin protokolün dosyaya ibraz edildiği anlaşıldığından davacının istinaf başvurusu hakkında inceleme yapılmasına ve karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (İSTANBUL BAM 17. HD 2021/1210 Esas-2022/1093 Karar)"
Somut hadisede; davacı ve davalı vekillerinin mahkemeye sundukları sulh protokolü sebebi ile sulh sözleşmesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ettikleri açıkça anlaşılmaktadır. Gelinen aşamada HMK'nın 315. maddesinin emredici hükmü gereğince sulh sözleşmesi gereğince karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından da sulh sözleşmesindeki iradeleri ile talepleri olmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraflar arasında düzenlenen 05.04.2024 tarihli sulh protokolü çerçevesinde davanın KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
"1-TARAFLAR:
İşbu protokol bir taraftan ... adresinde mukim ... Vergi Numaralı ...ŞTİ. (Bundan böyle DAVACI olarak anılacaktır)’yi temsilen ... ile diğer tarafta... adresinde faaliyet gösteren ... Vergi Numaralı ... TİC. LTD. ŞTİ. (Bundan böyle DAVALI olarak anılacaktır)’yi temsilen ... arasında aşağıdaki şartlarda işbu sulh protokolü akdedilmiştir.
2)PROTOKOLÜN KONUSU:
İşbu protokolün konusu, DAVACI tarafından DAVALI aleyhine açılmış bulunan ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının işbu protokolde yer alan şartlarda SULH OLUNARAK sona erdirilmesidir.
3)PROTOKOLÜN ŞARTLARI:
İşbu protokol ile taraflar dava konusu olan davalının Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde 02.05.2005 tescil tarihli ve ... sayı ile tescilli bulunan “...” markasının 14 nolu sınıftaki tescilinin iptali ile ... nolu sınıf bakımından sicilden terkin edilmesi konusunda aşağıdaki şekilde anlaşmaya varmışlardır. Buna göre:
3.a) Taraflar; Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde ... sayı ile ... numaralı sınıflarda davalı adına tescilli bulunan “...” markasının yalnızca ... nolu sınıftaki marka hakkının sona erdirilmesi ve sicilden terkini konusunda anlaşmaya varmışlardır. Taraflar bu nedenle mahkemeden bu hususta karar verilmesini talep edeceklerdir.
3.b) Davacı, davalının “...” markasının ... nolu sınıf dışında kalan tescilli sınıflardan (...) terkini talebinden feragat etmiştir. Yine davacı, davalıdan maddi-manevi tazminat ve her ne ad altında olursa olsun başkaca hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacaktır. Bununla birlikte Davalı, davacı tarafın (...) nolu sınıflar dışında “...” ve/veya içeriğinde ... içeren başka bir marka hakkı için tescil başvurusunda bulunması durumunda (özellikle ...sınıflarda) herhangi bir itirazda bulunmayacağını, gerekirse davacı ile iş birliği yapacağını gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder.
3.c) Taraflar ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .. Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin, harcama yapan taraf üzerinde kalacağını ve birbirlerinden karşılıklı olarak yargılama gideri ve avukatlık ücreti bulunmadığı konularında anlaşmaya varmışlardır.
3.d) Taraflar işbu protokol ile sulh olduğundan birbirlerine karşı “...” markasına yönelik hiçbir zaman, hiçbir kayıt ve şartta marka hakkı nedeniyle dava/şikayet/itiraz yoluna gitmeyeceklerdir.
3.e) Protokolü imza eden kişiler, protokolü imza ve infaz etmeye tam yetkili olduklarını beyan, kabul ve taahhüt ederler."
Şeklindeki 05.04.2024 tarihli Sulh Protokolü'nün tüm hükümlerinin aynen onaylanmasına ve hükümlerin Mahkeme hükmü olarak icrasına,
2-Taraflar arasında düzenlenen 05.04.2024 tarihli Sulh Protokolü'nün hükmün ayrılmaz bir parçası sayılmasına,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan, daha önce ödenen 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile arta kalan 346,90 TL davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Sulh sözleşmesi gereği vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair tarafların yokluğunda, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.