mahkeme 2022/232 E. 2025/121 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/232

Karar No

2025/121

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/232
KARAR NO : 2025/121

DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 26/01/2017
KARAR TARİHİ : 08/04/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... markasının tüm dünyada sektörünü aşan tamnmışlığı ile tüketiciler üzerinde güven ve saygınlığa sahip olduğunu, ...’ın yurt ve dünya çapında tanınmış sanatçı ve sporcular ile spor müsabakalarında (... ve... de gerçekleştirilecek dünya kupasının) resmi sponsorlarından olduğunu, ...'ın dünya çapında pek çok ulusal ve uluslar arası marka tescili bulunduğunu, ...’ın "...” markasının da tüm markaları gibi yüksek tanınmıştık/ ayırtedicilik gücüne ulaştığım, tüketicilerin marka ile ilgili ürünü ilişkilendirdiklerini, yoğun üretim ve reklam faaliyetleri yürüttüklerim, ... markasına ilişkin TürkPatentte pek çok tescilin bulunduğunu, davalılar tarafından davacının dünyaca tanınmış “...” markasının iltibas yaratacak şekilde benzerlerinin kullanıldığı, ürünler üzerinde konumlandınldığının tespit edildiğini, ... adresli internet sitesinden ..., ... kod nolu ürünlere ilişkin numune alımı yapıldığım, bu şekilde davalı tarafından ... markalarının reklam değerinin sömürülmesinin hedeflendiğini, davalıların üreterek piyasaya sürdüğü ürünlerin davacımn yoğun emek ve bütçe ile çalışmasının ürünü .., ..., ... modellerinin tüketiciler nezdinde karışıklık ve iltibasa yol açacak kopyası plduğunu, dava konusu ayakkabıların genel görsel bütünlük, desen ve renk kombinasyonları, taban yapısı ile davacı ayakkabılarına iltibas, karışıklık yaratacak şekilde benzer olduğunu, ... kod nolu modelde davalının davacıya ait “...” markasını da kullandığını, davacının marka ve modelleri ile iltibas yaratan ürünlerin ..., ... ve ... internet sitelerinde kamuoyuna sunulduğunu, sitelerin sahiplerinin, sitelerin geçmişi ile güncel içeriklerinin müvekkiline ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu, haksız rekabet ile müvekkilimin ticari itibarına önemli ölçüde zarar vererek ciddi boyutta haksız kazanç elde ettiklerini, ...,... ve ... sayfalara erişimin durdurulması için ihtiyati tedbir karan verilmesini, davalılann ürünlerde kullandığı işaretlerin davacının “...” markası ile iltibasa yol açtığının, davalılann markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve men’ ine, davaya konu ürünlerin davacı ürünleri ile tasarım, dizayn, model vs şekilde haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, durdurulması, önlenmesi ve men’ine, 20.000.- TL maddi, 30.000.-TL manevi tazminat, imha ve hüküm özetinin Türkiye çapında tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 19.11.2004 tarihinde kurulduğunu, sektörde üretici ve pazarlamacı olarak faaliyet gösterdiğini, ...,..., ..., ...numaralı markalan olduğunu, ... markasının sahibi olduğunu, ürettiği ... markalı ürünleri ... markalı ve logolu kutularda sattığım, ... poşetlerini kullanılarak müşteriye böyle teslim edildiğini, taklit ürün üretmediğini, kendi markalı ürünlerini sattığım, ... markasının tanınan bilen bir marka olduğunu, dosyaya sunulan 24.02.2017 tarihli bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, bilirkişinin DVD çözümleyicisi olduğunu böyle bir raporu sektör bilirkişisinin düzenleyebileceğim, bilirkişinin müvekkili şirketin ürününü satan başka bir internet firmasının fotoğrafım rapora koyduğunu, ... ürünlerin iltibas oluşturmayacağını, raporun .... Sayfasında yer alan ürünlerin müvekkilinin ... sayılı markasını taşıdığım, ayakkabıcılık sektöründe süslemenin sınırlı ve bantların süsleme aracı olduğunu, 4 bant ürünlerin deneme amaçlı üretildiğini, iltibas olmadığını, ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, dosyadaki ürünlerde müvekkilinin markasının yer aldığım ve bilinçli tüketicinin yanılmayacağını, davacının piyasadaki hakim durumunu kötüye kullanarak küçük üreticileri bertaraf etmeye çalıştığım, açtığı davaların bir kısmım kaybettiğini, ... FSHM’ nin ... E sayılı dosyasının reddedildiğini, davacının “...” marka ve ayakkabı modellerinin kullanılmadığını, davalının ürettiği ürünlerde kendi tescilli ... marka ve logosunu kullandığını, ... markasının kullanılmadığını, taklit ürün için birebir aynısının yapılması gerektiğini,... tescilinin davacıya sınırsız koruma sağlamadığını, rekabet ve tekel hakkı arasındaki dengenin sağlanması gerektiği, davacıya ait ... markalı ürünlerin ... mağazalarında ya da ..., ... gibi büyük alışveriş merkezlerinde satıldığım, fiyatının yüksek ve müşteri kitlelerinin farklı olduğunu, davalı markasını taşıyan ürünlerin perakende olarak aleladede mağazalarda satıldığım, iki ürün arasında fiyat farkı olduğunu ve tüketicinin yanılmasının mümkün olmadığını, davacının ..., ... ve ... modelleri ile iltibas yaratacak ürün üretmediklerini, davacımn bu ürünlere ilişkin sadece fotoğraf sunduğunu, ürün orijinali sunmadığını, aramalarda da bu modellerin bulunmadığını, bu ürünlerin müvekkili tarafından 5-6 yıl önce çok az sayıda üretildiğini, talep gelmediği için aynı yıl üretimden kaldırıldığını, süsleme amaçlı 4 şeritli olarak üretildiğini, iltibas oluşturmadığını aleyhine açılan davanın reddini talep ettiğini beyan etmişlerdir.
Mahkememizden verilen ilk karar: Mahkememiz 11/03/2020 karar tarihli ...Esas- ... Karar sayılı kararı ile "Davanın kısmen kabulüne dair " karar verildiği anlaşılmıştır.
İstinaf İlamı: Mahkememizin 2017/433 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile " Somut uyuşmazlıkta davacı dava dilekçesinde; davalının ..., ..., ..., ..., ... kod nolu spor ayakkabı ürünlerine dayanmış ve dava dilekçesi ekinde de bu ürünlere ilişkin kodları içerir görseller ve internet sitesindeki görsellerini eklemiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna göre karar verilmiş ise de; bilirkişi raporunda dava dilekçesinde yer almayan ürünlerin de incelendiği görülmektedir. Bu durumda dava konusu edilmeyen ürünler yönünden HMK 26.maddesine aykırı şekilde talep aşılarak değerlendirme yapılarak esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Mahkemece alınan 1.rapordaki bilirkişinin CD-DVD çözümleyicisi - zabıt katibi olduğunun yazılı olduğu, 2.raporda ise bilirkişilerin davacının davaya konu hangi "..." markaları ile dava konusu ürünlerin iltibas oluşturup oluşturmadığının ayrı ayrı karşılaştırmadığı, davacının birden fazla ... markası olduğu ve yine davacı ..., ..., ... modellerinin "davaya konu ürünlerin tasarım, dizayn, model ve sunuluş biçimleri itibarı ile müvekkilinin ürünleri ile iltibas ve haksız rekabet oluşturduğunu" ileri sürdüğünden hangi modelin hangi kodlu ürünle haksız rekabet oluşturup oluşturmadığını her ürünü ayrı ayrı değerlendirilerek karşılaştırmalı olarak incelemesi gerekirken bu yönde denetime elverişli bir rapor tanzim etmedikleri, mahkemenin de bu husustaki haksız rekabet iddiası yönünden gerekçesinde değerlendirme yapmadığı, davalının savunmasında adına tescilli ... markasının ürünler üzerinde kullandığını ve bu nedenle iltibas tehlikesi olmadığını ileri sürdüğü davalının bu yöndeki savunmasının da irdelenmediği, kararın gerekçesinde sadece bilirkişi raporundaki tespitlere yer verildiği görülmekle yetersiz bilirkişi raporuna dayalı ilk derece mahkemesi kararının bu yönlerden kaldırılması gerekmiştir.
Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde ..., ..., ... internet sitelerinde dava konusu ayakkabıların satışının yapıldığını ileri sürerek erişimin engellenmesini talep etmiş, mahkemenin 01.03.2017 Tarihli ihtiyati tedbir kararında ..., ... internet sitelerine Türkiye'den erişimin engellenmesi kararı verilmiş, 11.04.2017 Tarihinde ... sitesine ilişkin 15.02.2019 Tarihinde ise ... internet sitesine ilişkin erişimin engellenmesine dair tedbirin kaldırılmasına karar verilmişse de; gerekçeli kararda ise dava dilekçesinde yer alan internet sitelerine erişimin engellenmesi talebi hakkında herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemesi de yerinde görülmemiştir.
Keza dosyada davacı vekili tarafından dilekçe ekinde sunulan marka kayıtları ile değerlendirme yapıldığı, TPMK'dan davacının dayandığı markaların renkli tescil belgelerinin de getirtilmediği görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf isteminin HMK 355, 353/1-a-6 md gereğince kısmen kabulüne, kaldırma sebebine göre sair istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir." denilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıda esas numarası yazılı sıraya kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
İstinaf sonrası yapılan işlemler:
TPMK kayıtları: Dava konusu edilen ve ekli listede bilgileri belirtilen markalara ilişkin, kullandıkları ürün ve hizmet listelerini, renkli ibaresini ve tescil belgesindeki bilgilerin aynısını içerir onaylı renkli sicil kayıtları dosya arasına getirtilmiştir.
Bilirkişi Raporu:16/09/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Sitede davaya konu ürünlerin halihazırda yer almadığı, site tescil bilgilerinde; alan adının ... A.Ş. firması tarafından ... firması adına kayıt edildiği, alan adının 11.08.2009 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 10.08.2024 tarihinde son bulacağı, site erişim ve yer sağlayıcısının ... A.Ş. firması olduğu tespit edilmiştir, ... alan adlı sitede yapılan incelemede; sitede halihazırda davaya konu ürünlerin satışının yapılmadığı, site tescil bilgilerinde; alan adının ... firması tarafından .... firması adına kayıt edildiği, alan adının 05.05.2007 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 05.05.2025 tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ... Teknolojileri firması olduğu tespit edilmiştir. https://.../ alan adlı web sitede yapılan incelemede; site içeriğinde herhangi bir ürünün yer almadığı, site tescil bilgilerinde; alan adının ... A.Ş. firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ... sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (...) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 17.02.2014 tarihinde kayıt ettirildiği ve 17.02.2025 tarihine kadar kayıtlı olduğu, site erişim ve yer sağlayıcısının “...” olduğu tespit edilmiştir. Mali değerlendirme neticesinde önceki heyet raporu ile yapılan farazi hesaplama katıldığımızı, elde edilen 66.306,17 TL tazı at tutarında teknik bir hata bulunmadı. Davalı tarafa ait ... kodlu ürünün tasarımı ile davacı tarafa ait karşılaştırılan ürünün tasarımının genel görünümleri bakımından bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları izlenimlerinin farklı olduğu, davalı tarafa ait 1705 kodlu ürünün tasarımı ile davacı tarafa ait “...” isimli ürünün tasarımının genel görünümleri bakımından bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları izlenimlerinin benzer olduğu, davalı tarafa ait ... kodlu ürünün tasarımı ile davacı tarafa ait “...” isimli ürünün tasarımının genel görünümleri bakımından bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları izlenimlerinin benzer olduğu, davalı tarafa ait ... kodlu ürünün tasarımı ile davacı tarafa ait “...” isimli ürünün tasarımının genel görünümleri bakımından bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları izlenimlerinin benzer olduğu, Tescil koruması altında olan Davacı markalarındaki görseller ile Davalının ticari sunum şeklinin benzerlik gösterdiği ve Davalının bu şekilde Davacı markalarına yanaşma iradesi gösterdiği, Davalının ... ibareleri, markalar arasında ayırt edicilik sağlasa da, davalının tescil kapsamında bulunmayan "..." kullanımının, Davacının tanınmış "..." markaları ile karışıklık yaratacak markasal nitelik arz ettiği, bu şekildeki ticari sunumun, ambalaj ve tasarımdaki benzerliğin görsel ve bütünsel mevcut olduğu, zira ürünün benzer satış kanallarından geçmesi nedeniyle bu riskin söz konusu olduğu ve ürünün piyasaya sunum şeklinin ortalama tüketiciyi yanıltabileceği, dolayısıyla davalının ticari sunum şeklinin Davacı markalarına tecavüz için SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince gerekli şartları oluşturduğu ve bağlantılı olarak TTK 55/la(4) kapsamında Haksız Rekabetin şartlarının mevcut olduğu"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Ek Raporu:10/02/2025 Tarihli Ek Bilirkişi Raporunda Özetle;"Mali inceleme neticesinde; Kök raporumuzun sonuç bölümünde ... kod “FARKLI OLDUĞU” kanaati oluştuğu ve bu kodun da tazminat hesaplanan 11 adet kod içinde bulunmadığı, dolayısı ile düzeltecek husus bulunmadığı kanaati oluşmuştur. Tasarım inceleme ve değerlendirme kapsamında kök raporda aşağıda ulaşılan görüşlerimizde herhangi bir değişiklik olmadığı, Davalı tarafa ait ... kodlu ürünün tasarımı ile davacı tarafa ait karşılaştırılan ürünün tasarımının genel görünümleri bakımından bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları izlenimlerinin farklı olduğu, Davalı tarafa ait ... kodlu ürünün tasarımı ile davacı tarafa ait “...” isimli ürünün tasarımının genel görünümleri bakımından bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları izlenimlerinin benzer olduğu, Davalı tarafa ait ... kodlu ürünün tasarımı ile davacı tarafa ait “...” isimli ürünün tasarımının genel görünümleri bakımından bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları izlenimlerinin benzer olduğu, Davalı tarafa ait ... kodlu ürünün tasarımı ile davacı tarafa ait “...” isimli ürünün tasarımının genel görünümleri bakımından bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları izlenimlerinin benzer olduğu, Marka inceleme ve değerlendirme kapsamında kök raporda aşağıda ulaşılan görüşlerimizde herhangi bir değişiklik olmadığı, Tescil koruması altında olan Davacı markalarındaki görseller ile Davalının ticari sunum şeklinin benzerlik gösterdiği ve Davalının bu şekilde Davacı markalarına yanaşma iradesi gösterdiği, Davalının, ... ibareli markalar arasında ayırtedicilik sağlasa da, davalının tescil kapsamında bulunmayan "..." kullanımının, Davacının tanınmış "..." markaları ile karışıklık yaratacak markasal nitelik arz ettiği, Bu şekildeki ticari sunumun, ambalaj ve tasarımdaki benzerliğin görsel ve bütünsel açıdan ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açma ihtimalinin mevcut olduğu, zira ürünün benzer satış kanallarından geçmesi nedeniyle bu riskin söz konusu olduğu ve ürünün piyasaya sunum şeklinin ortalama tüketiciyi yanıltabileceği, Dolayısıyla Davalının ticari sunum şeklinin Davacı markalarına tecavüz için SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince gerekli şartları oluşturduğu ve bağlantılı olarak TTK 55/1a(4) kapsamında Haksız Rekabetin şartlarının mevcut olduğu"na dair kanaatlerini sunmuşlardır.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; davalının eylemlerinin davacına tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazmianat ile davacı markası ile benzer nitelik taşıyan ürünlerin yer aldığı internet sitelerine erişimin engellenmesine ilişkindir. Davacı taraf; davalının kullandığı ... kod nolu spor ayakkabı ürünlerinde kullanılan markasal şekillerin davacı adına tescilli "..." ibareli marka ile benzer olduğunu belirterek davanın kabulünü, davalı ise davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; Türk Patent ve Marka Kurumu’nun kayıtlarından ... markasının ... numara ile tanınmışlığının kabul edildiği, davacının “...” markasının davacı adına ..., ..., ...,..., ... numaralarla tescilli olduğu ve aynca başka pek çok tescili markasının bulunduğu, dosya kapsamına alınan istinaf öncesi ve sonrası bilirkişi raporlarında davacı adına tescilli bulunan “...” markasının yüksek ayırt edicilik gücüne sahip olduğu, ... markası ile özdeşleştiği, “...” markasının sektörel açıdan da yaygın kullanımının bulunduğunun tesptit edildiği, Davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... “...”, ... “...”, ... “...”, ... “...” numaralı markalann tescilli olduğunu anlaşılmaktadır.
Mahkememizin istinaf öncesi yaptığı yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporlarında davacının tescilli markaları ile davalının tescilli markalar ile iltibas oluşturduğu iddia edilen ürünlerin karşılaştırılması sonucu rapor alındığı, mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda davacı adına tescilli markaların tescil kayıtları dosya arasına getirtilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapıldığı, dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında davalının kullandığı ..., ..., ... kod numaralı ayakkabılarda kullanılan ... şerit uygulamasının davacı adına tescilli markalar ile benzerlik oluşturduğu bu hususun tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiği kanaati bildirilmiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda tecavüz iddiası doğrultusunda davacının talep edebileceği tazminat miktarının 66.306,17 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.
Yapılan incelemeler ile istinaf öncesi ve istinaf sonrası alınan bilirkişi raporlarında davalının internette satılan, keşif esnasında işyerinde tespit edilen ve 2017 yılı katalogunda yer alan ürünlerden ve davalı vekilinin beyanlarından; tescilli ... markalı üretimini yaptığı ayakkabılar üzerinde “...” şeritlerin kullanıldığı tespit edilmiştir.
Davalının ürettiği ayakkabılarda “...” kullanımının Davacı tarafın tescilli “...” markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu sonucuna varılmıştır.
b)Malların ve Hizmetlerin Aynılığı ve Benzerliği
Marka sahibi, markası hangi sınıflarda tescil edilmişse markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisi, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlıdır.
Davacının “...” markası ... Sınıflarda tescillidir. Davacı tarafından marka spor ayakkabılarında, spor malzemelerinde kullanılmaktadır.
Davalının “...” ve “...” ibareleri .... Sınıflarda tescillidir. Aynca davalı davacımn “...” markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olan “...” kullanımını ayakkabılar üzerinde ... Sınıfta uygulamaktadır.
Sonuç olarak davacının korunduğu sınıflar ile davalının kullanımının aynı sınıflarda olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
c)Halk tarafından Karıştırılma ihtimali
SMK Md. 6/1 maddesinde belirtilen nispi red sebepleri değerlendirilirken, ilgili sektördeki ortalama tüketici algıları dikkate alınmaktadır. Bu tüketici modeli, kural olarak alışveriş sırasında çok vakit harcayan, inceden inceye araştıran karşılaştıran bir tüketici anlamına gelmemekte, ancak bilgisi olan ve malı daha önce almış, kullanmış veya bilen bir tüketici olarak kabul edilmektedir. (İlhami Güneş, Uygulamada Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları / Haksız Rekabet Davaları isimli eserinde sf. 145-146) Halk tarafından kanştınlma ihtimalinde ölçü ise, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz önünde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. (Prof. Dr. Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, İst. 1999, Birinci Baskı,sh. 400 vd.)
Firmaların hizmet verdiği kitle özel bir tüketici grubu yada uzmanlık/ihtisas sahibi bir tüketici grubu değildir. Bu sebeple ortalama tüketici kitlesinin dikkate alınması gerekmektedir.
Markaların aynı sınıfta korunmak istendiği ile birlikte aynı zamanda karıştırılma ihtimali olduğu ve iltibas yarattığı sonucuna varılmıştır.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’ da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanun’ nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK madde 29’ a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.
Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’ da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ nun 7. Maddesinde ise;
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
6769 sayılı SMK’ nin yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Aynca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “kanştınlma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya kanştınlma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.
Dosya kapsamından, taraflann sunduğu delillerden ve numunelerden davacının “...” markasının davalı tarafından ayakkabı ürünlerinde “...” şekilde kullanıldığı tespit edilmiş, sözkonusu kullanımın davacı tarafın tescilli, ayırtediciliği yüksek “...” markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu görülmüştür. Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmaktadır.
Yapılan incelemede; ... kod numaralı ürünlerin davacı ürünleri ile iltibas yarattığı bu haliyle davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile bu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Davada talep edilen yoksun kalınan kazancın, 6769 sayılı Kanunun 151/2-b maddesi kapsamında hesaplanması tercih edilmiştir. 6769 sayılı Kanunun 151’nci madde l’nci fıkrasında; “Hak sahibinin uğradığı zarar fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar” hükmü, 2’nci fıkrasında; “Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır” hükmü yer almış maddenin davacımn tercihi olan (b) bendinde ise yoksun kalınan kazancın “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” şeklinde belirleneceği belirtilmiştir. Kanundaki bu düzenlemeye göre tazminat olarak hesaplanacak kazanç, tecavüz edenin tecavüz konusu sınai mülkiyet hakkım kullanılmasından elde ettiği net kazancın tamamı olacaktır. Tazminat olarak belirlenecek tutar, mütecavizin sınai mülkiyet hakkını kullanmak suretiyle elde ettiği toplam gelir veya satış cirosunun tamamı değil, bunlardan genel gider ve olağan masrafların çıkartılmasından sonra kalan “net kazanç” veya diğer bir ifadeyle “net kar” olarak belirlenecektir. Burada, dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, davalının tazminat hesaplamasında dikkate alınacak kazancının “tecavüz edilen sınai mülkiyet hakkının kullanılması yoluyla” elde edilmiş olmasıdır. Dolayısıyla bu yöntem dâhilinde yapılacak hesaplama için davalı tarafından, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz suretiyle elde edilmiş bulunan gelirin hesaplanması gerekmektedir. Yargıtay ve öğretide genel kabul gören uygulamaya göre, bu hesaplama yönteminde öncelikle davalı mütecavizin ticari faaliyetinin boyutu belirlenmeli, tecavüze konu ürünlerden ne kadar sipariş aldığı, ne kadar ürettiği, ne kadar stok bulunduğu, ne kadar satış yaptığı, satış fiyatının ve kar marjının ne olduğu gibi hususlar dikkate alınarak mütecavizin sınai mülkiyet hakkım kullanmak yoluyla elde ettiği net gelir belirlenmelidir. Zira KHK’nin bu maddesi, davalının tecavüz edilen sınai mülkiyet hakkım kullanmakla veya taklit etmekle elde edebileceği muhtemel gelire göre değil, sınai mülkiyet hakkım kullanmakla fiilen elde ettiği kazanca göre hesaplanmasını öngörmektedir. Davalının /sınai mülkiyet hakkım kullanma yoluyla elde ettiği gelirin belirlenebilmesi için de ya tecavüz edenin bütün faaliyetinin/gelirinin tecavüz edilen sınai mülkiyet hakkı kullanılarak gerçekleştirilmiş olması ya da mütecavizin, sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiil veya ürününün, faaliyetinin bir kısmım oluşturmakla birlikte defter ve belgelerinden tecavüz edilen sınai mülkiyet hakkım kullanmakla elde ettiği gelirin belirlenebilmesi gereklidir.
Somut olayda, davalı, ayakkabı üretim ve satışıyla iştigal eden bir tüzel kişi olup, cevap dilekçesinde yapılan açıklamalara göre, ... markası ile bot, bay ve bayan ayakkabı, spor ayakkabıları ve sandalet imalatı yapmaktadır. Yani, ana faaliyeti ayakkabı imalat ve satışından ibarettir. Davalı defterlerinde yapılan incelemede, ayakkabı satış faturalarının, herhangi bir kod numarası ve model ismi/kodu itibariyle değil hitap ettiği tüketici kitlesine göre düzenlendiği, doğal olarak defter kayıtlarında bu şekilde yer aldığı tespit edilmiştir.
Konuyla ilgili bilirkişi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmede, davalının ... kod numaralı ürünlerinin davacı ürünleri ile iltibas yarattığı tespit edilmiştir. Ancak, davalının defter ve fatura gibi mali belgelerindeki ürünler, bu ve benzeri kodlar ile değil az yukarıda açıklanan ebat isimleriyle yer aldığı için defterlerden doğrudan bu kod altındaki ürünlerin satış, stok, elde edilen ciro, satış kazancı v.b. bilgilere ulaşılmasının mümkün olmadığı görülmüştür.
Bu durumda, dosyaya, yasal defterlerin dışmda diğer destekleyici mahiyette muavin defter, stok/satış listeleri, ürün çeşit sayısı, çeşit bazındaki ürün satış miktarı v.b. özetle, doğrudan tecavüze konu kod numaralı ürünlerin satış Ve stok miktarlarım gösteren veya toplam ürün çeşit, miktar ve gelirlerinden hareketle dava konusu ürünlerden elde edilen gelirin hesaplanmasına yarayabilecek hiçbir doküman sunulmadığından salt defter kayıtlarından hareketle tecavüze konu ürünlerden elde edilen kazancın hesaplanmasına yönelik bir tespit yapılması da mümkün olmamaktadır.
Ancak, yapılan değerlendirmede; davalının tecavüze konu ürünlerden elde ettiği kazancın; davalının 2016 yılında elde ettiği toplam kazancı “davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ürün katalogunda yer alan 45 çeşit ürün ile katalogda yer almayıp yukarıda, davacı ürünleri ile iltibas yarattığı belirlenen 9 çeşit ürün (iltibas yarattığı tespit edilen 2 ürünün kod numarası katalogda yer almakladır) olmak / üzere” toplam 54 çeşit üründen elde ettiği kabulünden hareketle hesaplanmasının makul ve hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır..
Ayrıntıları hem istinaf öncesi hem istinaf sonrası alınan bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere, 2015 yılı için 55.350,65 TL, 2016 yılı için 10.955,52 TL olmak üzere toplam: 66.306,17 TL yoksun kalınan kazanç hesaplanmıştır.
Marka hakkına tecavüzden dolayı davacının elem ve üzüntüye kapıldığı, manevi olarak zarar gördüğü sonucuna varılmış, manevi tazminat miktarı, tecavüz eyleminin işleniş şekli, kusurun ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereğince takdiren belirlenmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda davacının TPMK nezdinde tescilli markaları olan ve aynı zamanda tanınmış marka niteliğinde bulunan ... tescil numaralı markası ile bu markayla benzer mahiyette bulunan ...,...,..., ...,... numaralı markalarının bulunduğu, davalının ... kod numaralı ürünlerinde davacı adına tecilli bulunan "..." görselli markalarla benzer mahiyette "..." şeklinde kullanımlarının bulunduğu anlaşılmakla davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, maddi ve manevi tazminat ile dava konusu ürünlerin satışının yapıldığı internet sitelerine erişimin engellenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca her ne kadar hükmün 3 nolu bendinde içerikten çıkarılmaya ilişkin davalı tarafa süre verilmemiş ise de bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla gerekçeli karar yazım sırasında hükmün ilgili bendine 2 haftalık süre verilmesine ilişkin husus derc edilmiştir. ilişkin Tüm bu sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davacının ... şeklindeki görsel ibare taşıyan markasının davalı tarafın ... kod numaralı ayakkabı ürünlerinde kullanılan ... uygulamasının karıştırma ihtimaline sebebiyet vermek suretiyle tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, menine, bu ürünlerde internette ve sair ticari mecralarda kullanımının yasaklanmasına, bu ürünler ile ilgili her türlü ticari kullanımın ve tanıtımının yasaklanmasına, ürünlere el konulmasına ve masrafı davalılardan alınmak üzere imhasına, ürünlerin üretilmesinin yasaklanmasına, sırf bu ürünleri üretmek için kullanılan bir makine veya teçhizat tespit edilmediğinden bu talebin reddine,
2-66.306,17 TL maddi tazminatın ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinin dava tarihinden daha sonra olması dikkate alınarak dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari faiz ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
3- Dava konusu edilen ..., ... ile ... isimli internet sitelerine erişimin engellenmesine ilişkin talep yönünden davalı tarafça kullanımı yapılan ... kod numaralı ayakkabı ürünlerinin 2 hafta içerisinde içerikten çıkartılmasına, çıkartılmadığı takdirde kararın kesinleşmesiyle birlikte ilgili url'lere erişimi engellenmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 4.597,68 TL karar harcından peşin yatırılan 853,88 TL'nin mahsubu ile kalan 3.743,80 TL bakiye karar harcının davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Kabul edilen tecavüze ilişkin talepler yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6- Kabul edilen maddi tazminata ilişkin talep yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8- Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili yararına hesap olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan: 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 302,65 TL posta gideri olmak üzere toplam 16.302,65 TL ve 1.676,28 ,00 TL harç (peşin+başvuru+ıslah) olmak üzere toplam 18.219,28 TL yargılama giderinden kabul/red oranına göre 15.476,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
12-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
13-Hüküm kesinleştiğinde hükmün masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.08/04/2025

Katip ...
¸

Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim