Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/97
2025/103
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/97 Esas
KARAR NO : 2025/103
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/10/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şirketinin araç bakım, onarım ve yedek parça tedarik alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı ... A.Ş.'nin müvekkili ile ticari faaliyetleri sebebiyle kendi şirketlerine ait veya yönlendirdikleri araçlarda meydana gelen her türlü hasarın onarımı ve bu araçların rutin bakımlarının yapılması hususlarında anlaştıklarını, taraflar arasında yapılan bu anlaşmaya binaen araçların onarımını yaparken ihtiyaç duyulan parçaların tedariğinin de dava dışı şirket Yoğun Yedek aracılığıyla karşılanacağının davalının da bilgisi dahilinde olduğunu, davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiden dolayı, taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi oluştuğunu, Müvekkilinin, davalının talep ettiği araçların bakım ve onarımını yaparak değişmesi gereken parçalarını değiştirmiş, sunduğu hizmetin bedellerini faturalandırarak davalıya tebliğ etmiş ve aralarında fiilen de bir cari hesap ilişkisi meydana geldiğini, müvekkili tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz da edilmeyerek fatura muhtevalarının davalı tarafından kabul edildiğini, ancak davalının sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödemelerin uzun bir süredir yapılmaması üzerine müvekkili tarafından davalı ...'e karşı tahsil edemediği bakiye alacaklarına istinaden ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalı, alacağın tahsilini engellemek için haksız ve kötüniyetli bir şekilde herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek borca itiraz ederek icra takibinin durduruldurulduğunu, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali istemi ile talebimine istinaden arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak toplantının anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı tarafından sözleşmeye uygun bir ödeme gerçekleştirilmediği gibi uzun zamandır fatura bedellerinin de hiç ödenmediğini, faturalar yönünden takip tarihi itibariyle 993.304,71 TL bakiye borcunun bulunduğunu belirterek, davalının ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasındaki yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun haksız itirazı sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takibi yetkisiz icra dairesinde başlatmış olup huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, İcra İflas Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrası uyarınca para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesinin HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanması suretiyle belirleneceği, bu suretle HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, Aynı kanunun ''Sözleşmeden doğan davalarda yetki'' başlıklı 10. maddesinde ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alındığını, davacı yanın, müvekkili şirket ile aralarında hasar onarımı, rutin bakım ve yedek parça temini konusunda anlaştıklarını ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmeden kaynaklandığının iddia edildiğini, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Borçlar Kanunu madde 89'da ifa yerinin neresi olacağının belirlendiğini, aksine bir anlaşma yoksa para borçları için ifa yeri alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğunu, davacının, amir hükümlere dayanarak icra takibinin ve ikame edilen huzurdaki davanın yetkili mahkeme ve icra dairesinde açıldığını iddia etmişse de işbu durumun hukuka aykırı olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan para alacakları olduğunda yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri genel yetki kuralı ile birlikte alacaklının yerleşim yeri olacağını, somut olay nezdinde davacı şirketin fatura tarihi olan ödeme zamanındaki yerleşim yeri, faturalarda da sabit olduğu üzere ... İlçesi ... İli; müvekkilinin ise yerleşim yerinin ... İlçesi ... İli olduğu, davacının, müvekkili aleyhine başlattığı icra takibinin müvekkili şirketin yerleşim yeri uyarınca yetkili İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Dairelerinde başlatmadığı gibi kendisinin yerleşim yeri uyarınca yetkili İstanbul Adliyesi İcra Dairelerinde de başlatmadığını, genel ve özel yetki kurallarının aksine hukuken yetkisiz icra dairesi olan ... İcra Dairelerinde icra takibi başlatıldığını, icra takibinin başlatıldığı icra dairesi kanunen ve Yüksek Mahkeme içtihatları uyarınca yetkisiz bir icra dairesi olduğunu, işbu sebeple dahi huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, taraf şirketlerin sicil kayıtları celp edilmiş, incelenmiştir.
Dava, ticari hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İşbu dava dosyası, Mahkememizin 2024/667 Esas sayılı dava dosyasından tefrik edilmiştir.
Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir.
Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. (Yargıtay HGK ... E. ... K.).
Eldeki itirazın iptali davasına esas icra takibi, ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasıdır. ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı takip borçlusuna ödeme emri gönderilmiş, davalı yasal süre içinde 13/06/2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz etmiş, öte yandan ödeme emrine karşı itiraz dilekçesinde ayrıca ve açıkça yetki itirazında bulunmuş, ... İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, yetkili icra müdürlüğünün genel yetki kuralı uyarınca yerleşim yeri olan (...) İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri olduğunu bildirmiştir.
Bilindiği üzere, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olan genel mahkemelerde görülen ancak İİK' nın 67. maddesinde düzenlenen özel bir dava türüdür.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
İtirazın iptali davasının genel mahkemelerde açılıp görülebilmesi için öncelikle yetkili icra müdürlüğünden başlatılmış ve geçerli bir ilamsız icra takibi olmalıdır. Böyle bir icra takibi yoksa, itirazın iptali davasının dava şartları / görülebilme koşulları da yoktur.
Öte yandan az yukarıda belirtildiği üzere, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. İtirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.
İİK' nın 50.maddesi hükmü uyarınca yetkili icra müdürlüğünün tayininde; anılan Yasa hükmünde atıf uyarınca 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunun yetkiye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanacaktır.
Somut olaya bakıldığında; HMK' nın 6.maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme / icra müdürlüğü davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın / takibin açıldığı tarih itibariyle yerleşim yeri icra müdürlüğü olup, celp edilen ticaret sicil kayıtları uyarınca takip ve dava tarihi itibariyle davalının yerleşim yerinin Üsküdar / İstanbul olduğu belirlenmiştir. Bu itibarla, HMK 6. maddesindeki genel yetki kuralı uyarınca İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri yetkilidir.
Diğer taraftan, taraflar arasında açık hesap usulü işleyen cari hesap ile faturalardan doğan ticari hizmet sözleşmesi mevcuttur. Davacı açık hesap usulüne dayanak oluşturan faturalara konu bedelleri talep etmektedir. Bu bakımdan HMK 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi / icra müdürlüğü de yetkili olacaktır. Davacı fatura bedellerinin tahsili için icra takibine giriştiğine göre, ifası istenen borç para alacağından kaynaklanmaktadır. 6098 s. TBK 89/1. maddesi uyarınca para alacaklarında, alacaklının yerleşim yeri mahkemesi / icra müdürlüğü de yetkili olacaktır. Dava dilekçesi, icra dosyası, ödeme emri, vekaletname ve davacı şirketin celp edilen ticaret sicil kayıtları uyarınca takip ve dava tarihi itibariyle davacının yerleşim yeri ...olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, HMK 10. maddesindeki özel yetki kuralı uyarınca da Gaziosmanpaşa İcra Müdürlükleri yetkilidir.
Öte yandan, taraflar arasında hizmet sözleşmesi akdedilmiş, işbu sözleşmenin 5. maddesinde sözleşmeden doğabilecek tüm anlaşmazlıkların çözümünde İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi / icra müdürlüğünü sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde/icra müdürlüğünde açılır. (HMK 17). Taraflar tacir olup yazılı şekilde yapılan yetki sözleşmesi geçerlidir ve takip hukuku bakımından İstanbul İcra Müdürlükleri de yetkilidir.
Ne var ki, hem genel hem de özel yetki kuralları uyarınca ... İcra Müdürlüklerinin yetkili olmadığı, davacının tamamen yetkisiz bir icra müdürlüğünde icra takibinde bulunduğu görülmüştür.
Somut olayda, ... İcra Müdürlüklerini yetkili kılan hiçbir yetki kuralı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı takip borçlusunun icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının öncelikle incelenip değerlendirilmesi gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarının bu doğrultuda olduğu, icra müdürlüğünün yetkisinin tayininde İİK 50. maddesi uyarınca HMK' nın yetkiye dair hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiği, davacının yetki noktasında seçimlik hakka sahip olmasına rağmen icra takibini yukarıda açıklandığı üzere yetkili icra müdürlüğünde başlatmadığı, somut olayda .... İcra Müdürlükleri yetkili olmadığından, eldeki itirazın iptali davası bakımından usulüne uygun yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/2. ve HMK 115. madde hükümleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, ayrıca hem davanın usulden reddine karar verilmesi hem de davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden yasal koşulların oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı üzere;)
1-Takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkili olmaması nedeniyle usulüne uygun yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/2. ve HMK 115. madde hükümleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davanın usulden reddine karar verilmesi ve ayrıca yasal koşulların oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı ve 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Dosyanın tefrik sonucunda oluşturulması ve bu dosya üzerinden herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından davacı aleyhinde yargılama gideri takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. ve 13/1. maddeleri uyarınca belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Arabuluculuk yargılama giderine tefrik öncesi yargılaması devam eden Mahkememizin 2024/667 Esas sayılı dosyasında verilecek karar sonucunda değerlendirileceğinden, ayrıca bu dosya üzerinden arabuluculuk yargılama gideri takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.
Katip
E- İmza
Hakim
E-İmza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.