Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/653
2026/106
9 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/653
KARAR NO : 2026/106
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücu)
DAVA TARİHİ : 18.09.2025
KARAR TARİHİ : 09.02.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...'a ait ... plakalı aracın ... numaralı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile... tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete yapılan ihbarla, 03/06/2022 tarihinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç ve davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın karıştığı yaralamalı ve maddi hasarlı zincirleme trafik kazası meydana geldiğinin tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğun, kazaya istinaden hasar gören araçların müvekkili şirkete başvuruları üzerine yapılan ödemeler neticesinde poliçede bulunan 100.000,00-TL'lik teminatın tükendiğini, davalı şirketin ... plakalı araçta meydana gelen hasar için müvekkil şirkete başvuru yaptığını, ... hasar numaralı dosyasından davalı şirkete 23/12/2022 tarihinde 21.642,00-TL ödendiğini, ancak daha sonra yapılan incelemede davalı şirketin başvuru ekranında kaza tarihinin 30/06/2022 olarak görünmesi sebebi ile müvekkilince başvurunun farklı bir kazaya istinaden yapıldığı düşüncesiyle ödemenin yapıldığının tespit edildiğini, 03/06/2022 tarihli kaza için poliçe limiti tükenmiş olduğundan müvekkili şirketin davalı şirkete söz konusu ödemenin iadesi için başvurduğunu, ancak davalı şirketin ödemeyi iade etmediğini, müvekkili şirketin sehven yaptığı bu ödeme neticesinde davalı şirketin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77. Maddesi gereğince sebepsiz zenginleştiğini, davalının ödemeyi iade etmesi gerektiğini, davalı aleyhine bu nedenle ... 31. İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete, 17.05.2022/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiş olan ... numaralı ... Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, 03.06.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili 06.06.2022 tarihinde müvekkil şirkete hasar ihbarında bulunulduğunu, yapılan ihbar üzerine ... nolu hasar dosyasının açıldığını, ... plakalı araç üzerinde 31.778,87.-TL onarım bedeli belirlendiğini, bu bedelin parça tedariğini gerçekleştiren ...'ya ve onarımını yapan anlaşmalı servis ...Şti.'ne ödendiğini, yapılan ödemeden sonra, ... plakalı aracın İMS sigortacısı sıfatı ile .. Sigorta A.Ş.'ne başvurularak rücu talebinde bulunulduğunu, ... Sigorta A.Ş. tarafından da 23.12.2022 tarihinde 21.642.-TL ödendiğini, alınan ödemenin zararı karşılamaması nedeniyle bakiye 10.136,87.-TL'nin ödenmesi için ... plakalı aracın sahibi ve aynı zamanda ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı ...'dan talepte bulunulduğunu, bu bedelin 03.10.2023 tarihinde tahsil edilerek dosyanın kapatıldığını, müvekkili şirket aleyhine "Sebepsiz Zenginleşme" nedeniyle dava açılamayacağını, bu talebin davacının sigortalısı ...'a yönlendirilmesi gerektiğini, sebepsiz zenginleşenin müvekkili şirket olmadığını, sebepsiz zenginleşenin davacının sigortalısı ... olduğunu, çünkü ... Sigorta A.Ş. Tarafından ödenen 21.642.-TL ile bu miktarda borçtan kurtulan ve bu bedelin düşülmesinden sonra bakiye 10.136,87.-TL'sını ödeyerek borcu sona eren tarafın ... olduğunu, bu nedenle davacının "sebepsiz zenginleşme" nedeniyle davasını ve talebini, ... plakalı aracın sahibi ve sigortalısı ...'a yönlendirmesi gerektiğini, davacının %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteğinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; sigortacının dava dışı sigortalısı ile aralarındaki sigorta poliçesi gereğince davalı sigorta şirketine ödediği hasar (tazminat) bedelinin sehven yapıldığı iddiasına dayanan ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca istirdatı amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Borca İtiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında kazanın varlığı, sigorta poliçeleri ve yapılan ödeme hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun; davacının hataen yaptığı ödemeyi geri isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin tutanaklar, hasar dosyası, trafik tescil kayıtları toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 31. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 10.08.2023 tarihinde, davalı aleyhine, dava dilekçesinde açıklanan olaya dayanarak, 21.642,00.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 16.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 16.08.2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, yetkiye, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 18.09.2025 tarihinde 21.642,00.-TL asıl/toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
İcra Dairesinin Yetkisine İtiraz Yönünden;
Davalı taraf icra müdürlüğüne verdiği borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de itiraz dilekçesinde yetkili icra dairesi gösterilmediğinden yapılan itirazın HMK.nun 19/2.maddesi gereğince dikkate alınmamıştır.
Pasif Husumet Yokluğu İtirazı Yönünden;
Davalı taraf husumet itirazında bulunduğundan bu hususun da değerlendirilmesi gerekir.
Husumet sorunu HMK.nun 116. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığı gibi, davanın her safhasında taraflarca itiraz konusu yapılabileceği gibi kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkemece de re'sen göz önünde tutulması gerekir.
Davacı vekili, davalı tarafa yapılan dava konusu ödemenin poliçe limitinin dolmasına rağmen sehven yapıldığını ileri sürerek, yaptığı ödemenin davalının malvarlığında sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını ileri sürerek kendisine iadesini istemekte olup bu amaçla icra takibi başlatmıştır.
6098 sayılı TBK.nun "Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri" başlıklı 77.maddesi gereğince, "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.
Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur."
Davacı vekili davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürmekte ise de iddiaya ve dava dilekçesindeki anlatımlara göre davada sebepsiz zenginleşen kişi TBK.nun 77.maddesi gereğince davalı sigorta şirketi değildir. Ödenen para ile davalı sigorta şirketinin malvarlığında bir artış olmamıştır. Davalı sigorta şirketi ... nolu hasar dosyasında ... plakalı araç için belirlenin 31.778,87.-TL onarım bedelini dava dışı ...'ya ve onarımını yapan anlaşmalı servis ... Ltd. Şti.'ne ödemiş, ödediği bedeli davacıdan (21.642,00.-TL) ve davacının sigortalısından (10.136,87.-TL) tahsil etmiştir. Davacı sigorta şirketi, davalının talebini poliçe limitinin dolması nedeniyle geri çevirmiş olsa idi dava konusu ödeme sigortalı dava dışı ... tarafından yapılması gerekecekti. Diğer bir anlatımla davacının sigortalısı sehven yapılan dava konusu ödeme kadar borçtan kurtulmuş, dolayısıyla onun malvarlığında azalma olmadığından sebepsiz zenginleşmiştir. Bu nedenle davada davalıya husumet düşmemektedir. O halde davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
Kaldı ki davacı sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kendisi tarafından düzenlemiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken bu şekilde davranmamış ve poliçe teminatını aşan bir ödemeyi iradi olarak gerçekleştirmiştir.
Her ne kadar TBK’nın 78/1 maddesi "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir." hükmünü havi ise de, davacı sigorta şirketinin, kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi "Kendisini Borçlu Sanarak” yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün değildir.
Bu durumda, poliçede teminat dışı kaldığı halde yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu ödemenin davacı sigorta şirketine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği kabul edilmelidir.
Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; Davacı tarafından, sigortalının ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı tek taraflı kaza sonucunda, araçta bulunan ve davalı/sigortalının eşinin vefat etmesi nedeniyle açılan hasar dosyası kapsamında alınan aktüer raporu doğrultusunda ve konuya ilişkin poliçe ve sair belgeler incelenmek sureti ile davalı/sigortalıya (eşinin vefatı nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı olarak) yaptığı ödemenin, davalnın aracın işleteni olduğu, yapılan ödemenin teminat dışı olması nedeniyle sehven yapıldığı ileri sürülerek, ödemenin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iadesinin talep edildiği davada aynı şekilde karar vermiştir (Yargıtay 17.HD.nin 16.04.2019 tarih ve ... E. ...K. - benzer şekilde Yargıtay 4.HD.nin 28.02.2024 tarih ve ... E....K.).
Açıklanan nedenlerle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın HMK.nun 114/1-d. Maddesi gereğince pasif husumete ilişkin dava şartı yokluğundan REDDİNE,
1-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 21.642,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınıp DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK.nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/02/2026
KATİP - HAKİM -
e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.