mahkeme 2025/596 E. 2025/537 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/596

Karar No

2025/537

Karar Tarihi

15 Ağustos 2025

T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2025/596
KARAR NO : 2025/537

DAVA : TAZMİNAT (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/08/2025
KARAR TARİHİ : 15/08/2025

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Mahkememizin 2025/451 E. Dosyasında ...A.Ş.tarafından ... aleyhine açılan Haksiz Rekabetten Kaynaklanan Tazminat davasına davalı/karşı davacı ... vekilinin davaya cevap ve karşı-dava dilekçesinde özetle; Tüketici durumunda olan müvekkilinin mağduriyeti için haklı eleştiride bulunmasında suiniyet bulunmadığını, müvekkilinin haklı eleştirisini haksız rekabet içine sokuşturmanın, tağyir ve tevil etmenin hukuk cahilliğinin yanında hukuksuz bir şekilde tüketiciyi baskı altına almak olduğunu, davacı şirketin, müvekkilinin aracını zamanında ve eksiksiz bir şekilde onarmadığı gibi haksız ve mesnetsiz iddialar ile huzurdaki davayı açmakla birlikte müvekkilinin kişilik haklarını açık bir şekilde ihlal ettiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca; kişilik hakları hukuka aykırı şekilde saldırıya uğrayan kişinin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat talep etme hakkına sahip olduğunu, davacı şirketin eylemleri ve asılsız ithamları neticesinde müvekkilin maruz kaldığı elem, üzüntüsünün telafisi amacıyla 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava, tüketici işleminden kaynaklanan manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Öncelikle mahkememizin davaya bakmakta görevli olup olmadığının üzerinde durmak gerekir. Zira 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Huzurdaki dava anılan maddede belirtile; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir.
Nispi ticari davalar ise TTK.nun 5.maddesinde düzenlenmiş olup, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesi, tüketici işleminin kapsamını esaslı biçimde değiştirmiş, aynı Kanunun 83/2. maddesi ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme yapılması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." diyerek kanunun uygulama alanını daha da genişletmiştir.
6502 sayılı Kanunun 3. maddesinde “Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi kapsar.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Bu hüküm mülga 4077 sayılı Kanunun 3/h bendindeki tüketici işlemi tanımından daha kapsamlıdır. Bundan böyle 6502 sayılı Kanunun tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile içeriği az yukarda yer alan 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle yukarda sayılan sözleşme ve işlemler tüketici mahkemesinin görev alanına girmiştir.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacının tüketici olduğu ve davalı şirketten binek (hususi) otomobili için servis hizmeti aldığı ve hizmetin alımından sonra ve gelişen olaylar neticesinde manevi olarak zarara uğradığını iddia etmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayandığı temel ilişki tüketici işlemidir. Davacı ... davalı şirketten aldığı servis hizmetinden memnun olmadığını sosyal medya platformunda paylaşmasından kaynaklı olarak davalı şirketin mahkememizde açtığı Haksız Rekabetten Kaynaklanan tazminat davasına karşılık olarak manevi tazminat davası açmıştır. Bu dava karşı dava şeklinde değil de bağımsız olarak açılmış olsa idi zaten temel ilişki tüketici işlemi olduğundan Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerekecekti. Zira tüketici olan davacı tacir olmadığından, aldığı hizmet ticari olmadığından tazminat davası ticaret mahkemelerinde görülemez. Kendisine karşı TTK.da düzenlenmiş olması nedeniyle mutlak ticari dava olan Haksız Rekabetten Kaynaklanan tazminat davası açılmış olması, huzurdaki (karşı) davayı ticari dava yapmamaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki temel ilişki oto servis hizmeti ilişkisinin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir (Emsal; Yargıtay 13.HD.nin 13.11.2014 tarih ve ... E....K.ile Yargıtay 20.HD.nin 13.10.2016 tarih ve ... E.... K Yargıtay 17.HD.nin 28.02.2013 tarih ve ... E....K.ile Yargıtay 3.HD.nin 23.03.2015 tarih ve ...E....K.ile İstanbul BAM 19.HD.nin 20.05.2024 tarih ve ... E..... K.ile aynı dairenin 16.05.2024 tarih ve ...E. ...K.ile İstanbul BAM 18.HD.nin 07.12.2017 tarih ve ... E. ...K.).
Açıklanan nedenlerle, tüketici ilişkisinden kaynaklanan davalara bakma görevi tüketici mahkemelerine aittir. Bu nedenle görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE,
6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/08/2025

KATİP ...

HAKİM ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim