Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/422
2026/96
5 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/422 Esas
KARAR NO : 2026/96
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/06/2025
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı faktoring icra takip dosyasından müvekkili şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibi ikame ettiğini, anılan takipte dayanak belgenin, ... seri numaralı 44.000 TL bedelli ...tarafından müvekkil şirkete keşide edilen 15/03/2025 keşide tarihli çek olduğunun anlaşıldığını, takibe dayanak teşkil eden çekin arka yüzündeki müvekkili şirketin cirosu taklit bir şekilde yapıldığını ve sahte ciro ile çekin tedavüle sokulduğunu, anılan icra dosyası kapsamında davalı faktoring şirketinin kötüniyetli hacizlerinin engellenmesi maksadıyla ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası üzerinden İİK md.72/3 uyarınca ihtiyati tedbir talep edildiğini ve nihayetinde tesis edilen karar doğrultusunda gerekli infaz işlemleri gerçekleştirildiğini ve eş zamanlı olarak da zorunlu arabuluculuğa başvuru yapıldığını, müvekkili şirketin davalı faktoringe ya da diğer cirantalara karşı herhangi bir borcu ve ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin imza ve kaşeleri taklit edilerek tedavüle sokulan çekteki müvekkili şirket imzalarının sahte olduğunu, takibe dayanak gösterilen çekin kayıp/çalıntı çek olduğunu, müvekkili şirketin cirosu olmaksızın uhdesinde kaybolduğunu ve taraflarınca ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden 11.12.2024 tarihinde kaybolan çeklerin iptali istemiyle dava ikame edildiğini, akabinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, ciro silsilesi incelendiğinde müvekkili şirketin uhdesindeyken çalınan çeklerin davalı ... tarafından ele geçirildiğini ve müvekkili şirket cirosunun da taklit edilmesiyle çalıntı çeklerin kullanılarak tedavüle sokulduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirketin davalı ... ya da devamındaki diğer davalı cirantalarla hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple sahte imza ile tedavüle sokulan dava konusu çekle alakalı müvekkili şirketin hiçbir borcu olmadığından davalarının kabulüne karar verilmesini, müvekkili şirkete gelen bir ihbar neticesinde kaybolan çeklerin davalı faktoring eline geçeceği bilgisi aldığını ve çekin ön yüzünde müvekkili şirketin unvanının yazılı olması ve cirosunun bulunmamasından kaynaklı olarak sahte cirolu evraka işlem yapmaktan imtina edilmesi maksatlı davalı faktoringe ihtarname gönderildiğini, nihayetinde davalı faktoring şirketi gerek bu ihtarnameye rağmen gerekse de ... ilanlarına rağmen sahte cirolu çek nedeniyle takip başlatıldığını, öte yandan davalı faktoring şirketi muhatap bankaya çekleri ibraz edip tahsil etmek istese de çeklerin kayıp çalıntı çek olduğunu ve mahkeme kararıyla çekler hakkında ödemeden men yasağı verildiğini öğrendiğini, bununla beraber davalı faktoring şirketinin faktoring işlemini yapmasına olanak sağlayan davalı ....ve davalı ... arasındaki faturalaşma hareketleri incelendiğinde hayatın olağan akışına aykırı bir zamanlama diliminde faktoring işleminin yapıldığının anlaşıldığını, gerçekten de davalı firmalar kendi aralarında anlık faturalaşmaya istinaden anlık faktoring yaptırdıkları görüldüğünden ve davalı faktoring şirketinin böylesine basiretsiz bir durum içerisinde bulunması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan müvekkili şirkete karşı ikame edilen icra takibi kapsamında kötüniyetli olduğunu, davalı faktoring dava konusu çeki takibe koymak suretiyle hareket etmesi ve bu takipte müvekkili şirketi borçlu olarak göstermesinin açıkça kötüniyetin varlığını ispat ettiğini, davalarının kabulüne, müvekkili şirketin, davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti ile ... 31. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin müvekkili şirket yönünden iptaline, davalı faktoringe gönderilen ihtarnamenin tarihi içeriği ve davalı faktoringin faktoring takibe konu çeklerin dayanağını teşkil eden faturaların düzenlenme tarihleri de göz önünde bulundurulduğunda icra takibinde talep edilen alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınarak müvekkil şirkete verilmesine, İİK md.72/3 uyarınca ihtiyati tedbir kararını tanzim eden ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş dosyasının derdest dava dosyasına alınmasına ve değişik iş dosyasına yatırılan teminatın mahkemeye gönderilmesinin istenilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin takip konusu çeki 6361 sayılı yasa md.9/2'ye uygun şekilde temlik alan olan iyi niyetli hamil olduğunu, 6361 sayılı yasa md.9/2 gereğince faktoring işlemine konu olan alacağı teşvik eden faturalar denetlendiğini, çekteki ciro zincirinin kontrol edildiğini ve ciroların faturalar ile uyumlu olduğunun görüldüğünü, faktoring işlemi açısından 6361 sayılı yasada faktoring şirketlerine yüklenen başkaca yükümlülük bulunmadığını, bunun aksinin ileri sürülmesi halinde davacı tarafın iktisapta bile bile davacı zararına hareket edildiğinin ispatlanması gerektiğini, ancak davacının soyut iddialar dışında müvekkilinin bile bile kendi zararına olacak şekilde çeki iktisap ettiğine dair somut bir delil sunamadığını, faktoring işlem belgelerinde görüleceği üzere davacının faktoring işleminin tarafı olmadığını, davacının imza itirazı açısından, çekin fiili keşide tarihine müvekkili çeki 06.12.2024 tarihinde iktisap ettiğinden çekin bu tarihten önce keşide edildiği ve tedavülde olduğunu, yakın tarihte atılmış imza örneklerini içerir belge asıllarının toplanması gerektiğini, şirket yetkilisinin tatbike medar imzalarının da alınarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bu kapsamda delillerin toplanması gerektiğini, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 04/02/2026 tarihli feragat dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında dava konusu iddia ve talepleinden, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden koşulsuz ve şartsız olarak feragat ettiklerini, feragat beyanları doğrultusunda hüküm kurulmasını, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ...Şirketi vekilinin 06/02/2026 tarihli feragat dilekçesinde özetle; Davacı tarafça sunulan feragat dilekçesinin kabulünü ve lehlerine herhangi bir yargılama giderine veya vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, ... 31.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden, muhatabı ..., keşidecisi ... Şirketi, seri numarası ..., bedeli 44.000,00-TL olan çeke ilişkin imza inkarı sebebiyle çek nedeniyle ve icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti sebebiyle açılan menfi tespit davasıdır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74). Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır (Harçlar Kanunu 22/1).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Dosya kapsamında davacı vekilinin 04/02/2026 tarihli feragat dilekçesinde, davadan feragat ettiklerini beyan ettiği; davalı ... Şirketi tarafından sunulan 06/02/2026 tarihli beyan dilekçesiyle ise yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava olması, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat etmeye özel yetkisi bulunması, feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davacı vekilinin kayıtsız ve şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan gerekçelerle davacının kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra sunulan feragat beyanı sebebi ile davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 312. maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur.
HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı olan 488,00-TL'nin, başlangıçta peşin olarak yatırılan 996,56-TL'den mahsubu ile fazla olan 508,56-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 2.597,90-TL posta ve tebligat giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Tarafların talepleri göz önünde bulundurularak taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ve yatırılan teminatın resen ilgilisine iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.