Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/39
2025/105
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/39 Esas
KARAR NO : 2025/105
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 17/09/2014
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2014 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozma ilamı üzerine verilen, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile bozulmakla yargılamaya devam olunduğu, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2023 tarih,... Esas,...Karar sayılı kararı ile "Davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit istemli davanın reddine" dair verilen karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/12/2024 tarih,... Esas, ...Karar sayılı kararı ile davacı ... Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının bu davacı yönünden bozulmasına dair karar verildiği ve yargılamaya devam edildiği anlaşılan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .. Ltd. Şti. tarafından diğer müvekkili adına düzenlenen çekin boş olarak kaybolduğunu, çeki davalının bankaya ibraz ettiğini, çekteki imza ve yazıların müvekkillerine ait olmadığını belirterek, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ...'nün yanında çalıştığını, davacıların çeki kira sözleşmesi gereği dava dışı ...'ye verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Toplanan Deliller:
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...numaralı ceza soruşturma dosyasının UYAP kayıtları,
Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı bilirkişinin 09/12/2019 tarihli kök ve 18/02/2020 tarihli ek raporu,
Tasfiye Halinde ... Şirketi'ne ait en son sicil kayıtları,
... 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları,
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları,
... Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, dava konusu çekteki yazı ve imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmaması nedeniyle borçlu olmadıklarına tespit istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle menfi tespit davasının hukuki niteliği, menfi tespit davasının icra takibine etkisinin irdelenmesinde ve yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır.
Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas ... Karar).
Davacı ... Ltd. Şti. tarafından diğer davacı ... adına düzenlenen çekin kaybolduğu, çeki davalının bankaya ibraz ettiği, çekteki imza ve yazıların davacılara ait olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi neticesinde ... Bankası ... Şubesinin ... numaralı hesabına ait ... seri numaralı 65.000,00-TL bedelli çek üzerindeki davacı şirket yetkililerine atfen atılan imzaların davacı şirketler yetkililerine ait olmadığına dair kanaat bildirildiği, soruşturma dosyasında daimi arama kararı verilmesi sebebiyle bekletici sorun yapılmasına gerek olmadığı hususları tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacılar vekilinin, dava dilekçesinin "Açıklamalar" başlığı altındaki ilk paragrafında, keşideci şirket yetkilisinin ağabeyi tarafından dava konusu çeki "... Şti.ne cirolu ... seri nolu çeki.." kaybettikleri beyanında bulunduğu, öte yandan davacı keşideci şirket tarafından her ne kadar çekin tamamen boş olarak kaybedildiği iddiasıyla çekin iptali istemiyle dava açılmış olsa da ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ... Karar sayılı 16/12/2010 tarihli ilamında, tamamen boş olarak kaybedilen çekin kıymetli evrak statüsünde olmadığından, koşulları oluşmayan davanın reddine karar verildiği, mezkur çek iptali davasında diğer davacı lehtarın taraf olmadığı , buna göre mahkememizce, davacılar vekilinin dava dilekçesindeki, çekin boş olarak kaybedildiği beyanı ile dosya kapsamındaki diğer delillerin birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan bilgiler ışığında, lehtar olan davacı ...Şti adına atılı imzanın şirket yetkililerine ait olmadığına yönelik imza inkarı bulunduğu, lehtar bakımından çekin cirolanarak verildiğine dair dosya kapsamında beyan bulunmadığı, yapılan imza incelemesi neticesinde şirket adına atılı imzanın şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, davaya konu çekteki lehtar adına atılı sahte imzanın hukuksal nitelendirmesine gelince; bilindiği üzere sahtelik def'i, senet metninden anlaşılan mutlak def'ilerden olduğundan iyiniyetli olsa dahi herkese / hamile karşı ileri sürülebileceği (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar; Yargıtay 19.Hukuk Dairesi...Esas ... Karar), eldeki davaya konu çekteki lehtar / ilk ciranta imzasının davacıya ait olmaması sebebiyle, davacı ... Şti bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacı ...'nin dava dilekçesindeki beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde çekin boş olarak kaybedildiğinin birçok kez tekrar edildiği ve imzaların da şirket yetkililerine ait olmadığının ifade edildiği, karakol ifade tutanağında ve çek zayi davasında da bu beyanlarla aynı doğrultuda çekin boş olarak kaybedildiğinin ifade edildiği, bu durumda imza incelemesi ile çekteki keşideci ve lehtara ait imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı da sabit olduğundan davacı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacıların kötü niyet tazminatı istemi bakımından yapılan değerlendirmede; dava konusu çekte davalı hamilin kendisinden önceki cirolar sebebiyle çekteki imza sahteliğini bilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle icra takibinde kötü niyetli olduğu açıkça davacılar tarafından ispat edilemediği, 2004 sayılı İİK'nın 72/5.maddesindeki tazminata yönelik yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi ...Esas... Karar); çekte ciro silsilesinin koptuğu anlaşıldığından çekin iptaline karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere );
Davacı ... ve davacı ... Ltd. Şti tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit istemli davanın KABULÜ ile,
1-... Bankası .... Şubesi ... numaralı hesaba ait ... seri numaralı 65.000,00-TL bedelli çekten dolayı davacıların BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, çekin İPTALİNE,
2-Davacıların kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (65.000,00-TL) alınması gereken 4.440,15-TL harçtan peşin alınan 965,25-TL'nin mahsubu ile eksik olan 3.474,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı ...Şti. ve davacı ...Şti. tarafından peşin olarak yatırılan 965,25-TL harcın davalıdan alınarak davacılar ...Ltd. Şti. ve ...Şti.'ye verilmesine,
5-Davacılar .... Şti. ve ...Şti. tarafından yapılan 1.280,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 154,40-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacılar ...Şti. ve davacı ...Ltd. Şti. taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ...Şti. ve ...Şti.' ye verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacılar vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve temyiz harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile Yargıtay'a temyiz yasa yolunun açık olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı temyiz yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.