mahkeme 2025/24 E. 2025/587 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/24
2025/587
12 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/24 Esas
KARAR NO : 2025/587
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 10/01/2025
KARAR TARİHİ : 12/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Konkordato talebinde bulunan davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İİK. m. 285 ve 286 hükümleri uyarınca, ödeme güçlüğüne düşen müvekkil şirketin alacaklılarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacıyla sayın mahkemenizce bir yıllık kesin konkordato mühleti verilmesini, konkordato sürecinin işletilmesi istemi ile, mahkemece ...tarih ve ... sayılı İcra Ve İflâs Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerinin nazara alınarak oluşturulacak tensip kararı uyarınca müvekkil şirketin malvarlığının korunması için, geçici mühlet kararı verilmesi taleplerini içermekte olduğunu, müvekkili firmanın ticari kayıtları ve ödeme-konkordato projesi incelendiğinde; her ne kadar mücbir sebeplerden dolayı mevcut durumda şirket borçlarını ödeyemez hale gelmiş olsa da, şirketin malvarlıkları, kârlılık oranı ve cirosu gözetildiğinde yaratılacak kaynak ve ek kaynaklar ile müvekkil şirketlerin içine düşmüş olduğu ödeme güçlüğünü yenerek faaliyetlerini sürdürebileceğini, müvekkilinin konkordato projesinin şirketin özvarlığının ortaya çıkmasına büyük yardımının dokunacağı, ödeme projesinin öngörülen şekilde uygulandığı, gerekli tedbirlerin mahkemece alınması ve devam eden işlerden beklenen gelirin şirketin aktifine girmesi halinde şirketin borcunu ödeyemez durumdan kurtulabileceğini, bu durumda müvekkili şirkete borçlarını yapılandırma mühleti ve fırsatı vermeden iflasa sürüklenmesini beklemek, çok sayıda alacaklıyı, sektöründe markalaşmış ve tanınmış bir işletmenin kapanmasına şirketin çalışanlarını ve ailelerini mağdur edecek, doğrudan ve dolaylı olarak piyasadaki birçok gerçek ve tüzel kişiye zincirleme şekilde büyük zararlar vereceğini, müvekkili şirket hakkındaki genel bilgilendirme ile taleplerine yönelik yasal ve mali koşullar aşağıda detaylı olarak mahkemeye arz edildiğini, şirketin ana faaliyet konusu katı yakıtlar ve bunlarla ılgılı urunlerın toptan Tıcaretı (Lınyıt, Tas K.Muru, Odun K.Muru, Kok K.Muru, Yakacak Odun Vb.) işi ile iştigal ettiğini, faaliyette bulunduğu sektörde, stok maliyetleri yüksek olmasından kaynaklı olarak finansman ihtiyacının fazla olması nedeniyle ihtiyaç duyulan kredilerin temininde yaşanan kriz nedeniyle zorluklar yaşanması, dünyadaki ve ülkemizdeki ekonominin genel seyrindeki sıkıntıların kaçınılmaz olarak şirkete de yansıması ve stok maliyetlerinin çok yükselmesi, ekonomide yaşanan daralma, müvekkil şirketi de içinde bulunduğu sektörü de olumsuz olarak etkilemiştir. İşbu nedenle borçlu şirketin şu ana kadar ödemelerinde henüz bir aksama yaşamamakla beraber, genel ekonomik seyre göre, önümüzdeki süreçte piyasa ödemeleri ve banka kredilerini ödemekte zorlanabileceğini, konkordato taleplerinin kabulü ile müvekkil şirket haciz tehdidi olmaksızın mevcut işlerine devam edebileceğinden, kaynaklarını paraya çevirip, satışlarını ve karlılığını arttırarak, tüm borçlarını ödeyebileceğini, müvekkili şirketin ödeme güçlüğünden ve bu güçlük dolayısıyla müvekkiller aleyhine yapılan ve yapılacak olan icralardan dolayı borca batık duruma düşeceği ve dolayısıyla iflastan kurtulmak ve yine borçlarını vadesinde ödeyememesi dolayısıyla borçlarını ödeyebilmek ve şirketin faaliyetlerini devam ettirebilmek için İ.İ.K . 285 maddesi uyarınca konkordato mühleti talebinde bulunmak zarureti hasıl olduğunu, müvekkili şirketin, adi (rehinsiz) borçlarını ödemesi için konkordato tasdik kararından itibaren 30.11.2024 tarihi itibariyle borçlarından herhangi bir iskonto yapılmadan projenin mahkemece tasdikinden sonra 30 (otuz) ay olduğunu, bu vadelerin 3 aylık eşit taksitler halinde ödeneceğini, öngörülen konkordato süresi borçlarının ödenebilmesi için yeterli olacağını, ayrıca adi borçlar için yıllık %25 faiz ödeneceğini, şirketin iflası halinde alacaklarının ancak %55,38 ‘ünü tahsil edebilecek olan şirketinin alacaklıları, konkordato teklifimizin kabulü ile alacakların %125 oranında tahsil edebileceklerini, müvekkili şirketin ticari faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288, 294 ve 295. maddeleri ve devamı gereğince; öncelikle İcra ve İflas Kanunu’nun 287. Maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK.’nın 288. maddesi çerçevesinde ilanına, tensiben derhal ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve şirkete komiser tayinine, davacının konkordato talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına konkordatonun tasdikine, karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK m.286 vd hükümlerinden kaynaklanan konkordato talebine ilişkindir.
Mahkememizce 13/01/2024 tarihi itibariyle konkordato talep eden şirket lehine üç ay süre ile geçici mühlet kararının verildiği, 11/04/2024 tarihi itibariyle ise iki aylık geçici mühlet kararının verildiği, akabinde komiserlerin görevlerine devam ettiği sabittir.
Kesin mühlete geçilmeden eldeki aşamada konkordato komiser heyetinin sunmuş olduğu 08/04/2024 tarihli raporda "şirketin 28.02.025 tarihli mali kayıtlarına göre genel olarak personel maaşlarına, kamuya olan yükümlülüklerinin yerine getiremediği, Diğer bir ifade ile mevcut faaliyetleri ile şirketin olağan giderlerini dahi karşılayamadığı şeklinde, şirket'in net işletme sermayesini kaybettiği, şubat 2025 muhtasar beyannamelerine göre 3 kişi istihdam ettiği, şirket'in 28.02.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda özkaynaklarının 10.358.776.34 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, Şirket tarafından hazırlanan 28.02.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda ise Şirket'in rayiç değer özkaynaklarının (*)4.780.920,50 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, şirketin sunulan ön projeye göre taşınmaz ve taşıt satışından 28.589.509,78 TL kaynak ön görülmesine karşın şirketin iş bu taşınmaz ve araçların rayiç değerlerinin 9.350.000,00 TL olarak gösterilmiş olduğu, Bu durumda şirketin sadece bu kaynaktan dolayı 19.239.509,78 TL kaynak açığının olduğu nazara alındığında sunulan ön proje kapsamında Konkordatosunun başarıya ulaşma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olmadığı, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin büyük ölçüde; Ticari faaliyetin devamı ile elde edilecek ticari kar'a, Ticari alacak , duran varlıklardan elde edilecek gelire bağlı olduğu görülmüştür. şirketin alacak tahsilatlarının tahsil kabiliyetleri ve şirket faaliyetleri için gerekli asgari tutarları dikkate alınarak bu kaynak tutarının revize edilmediği, geçmiş faaliyet karlarının dikkate alınarak ticari kardan elde edilmesi öngörülen kaynak tutarının revize edilmediği gibi satıslar nazara alındığında hedeflenen satıs miktarı ve kara ulasılmasının mühlet sonrası yapılan satışlar nazara alındığında hedeflenen satış miktarı ve kara ulaşılmasının mümkün olamayacağı, duran varlıklardan elde edilecek gelir kaynağının detaylı olarak açıklanması bu durumda revize edilen kaynakların elde edilen kaynaklara eklenmesi gerektiği ancak söz konusu kaynağın detaylandırılması ve bilirkişi raporlarına ulaşılmasının mümkün olmadığından konkordato ön projesinin başarıya ulaşmasının kuvvetle muhtemel olmadığı" şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizce oluşturulan 30/05/2025 tarihli ara kararda altı ay süre ile kesin mühlet verilmesi takdir olunmuştur. Ayrıca aynı duruşmada "davacı vekilinin 26/05/2025 tarihli dilekçe içeriği ve eki revize proje dikkate alındığında, ayrıca konkordato komiser heyetinin 27/05/2025 tarihli ve bilirkişi kurulunun hazırlamış olduğu 29/05/2025 tarihli raporları karşılaştırıldığında ve konkordato komiser heyetinin 27/05/2025 tarihli raporlarında sonuç açısından değişen herhangi bir hal olup olmadığı hususunun muhasebesel, işletmesel açıdan yeniden ele alınmak suretiyle ve iki hafta içinde görüş sunulmasına, bu konuda konkordato komiser heyetinin görevlendirilmesine" dair ara karar oluşturulmuştur.
Anılan konkordato komiser heyeti, kesin mühlete geçilmesi noktasında olumsuz nitelik taşımakla birlikte projenin başarısız olup olmadığının ehil bilirkişi kurulu aracılığıyla araştırılmasının takdir olunduğu, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. Geçici mühletin dolması nedeniyle kesin mühlete geçilmiş ise de bu konuda ayrıca bilirkişi inceleme ara kararı dahi oluşturulmuştur.
Mahkememizce konusunda ehil üç kişilik bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 10/09/2025 tarihli raporlarında; " 18/06/2025 tarihli komiser heyeti raporuna ana hatları ile iştirak edildiği, zira borçlu şirket tarafından sunulu revize projede yer alan konkordato kaynaklarının tek tek değerlendirilmesi neticesinde mevcut kaynakların revize projenin başarıya ulaşması için yeterli olmadığı, dolayısıyla projenin bu haliyle başarlı olamayacağının değerlendirildiği" şeklinde görüşlerini bildirmişlerdir.
Böylelikle gerek konkordato komiser heyeti ve gerekse konkordatonun finansal ve muhasebesel açıdan başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair inceleme yapan bilirkişi kurulu raporlarında borçlu şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı açıklanmıştır.
Bilindiği üzere 2004 sayılı İİK'nın 292/1.b bendine göre, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılıyor olması konkordato talebinin reddine yol açan bir haldir.
"Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur.
Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır. Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir. Bu aslında konkordatonun amaçladığı sonuçlardan biridir.
Konkordato sürecinde, dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen sermaye artırımı, iş ortaklığı yapılması vs. gibi durumların da nazara alınması, değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılması gerekmektedir." (Yargıtay 6.HD...E. ...K.sayılı kararı)
Mahkememizce atanan bilirkişi kurulu konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşamayacağı noktasında görevlendirilen, konkordato komiserliği dahi yapan bilirkişilerden atanmıştır.
Konkordato komiser heyetinin 05/09/2025 tarihli raporlarında ise "konkordato komiser raporu faaliyetlerinin gözlemlenmesi neticesinde, şirketin 30.11.2024 bilançosuna göre toplam varlıklarının 43.843.943,16 TL olduğu, ancak vadeli yükümlülüklerinin 31.054.995,76 TL seviyesinde bulunduğu; net işletme sermayesi 16,2 milyon TL olarak negatif gerçekleştiği, bu durumun şirketin likidite yetersizliği olduğunu, hazır değerlerin 3.595,91 TL gibi son derece düşük bir seviyede bulunması nedeniyle, şirketin günlük faaliyetlerini dahi nakit akışıyla sürdüremediği, dolayısıyla konkordato ödemelerinin güvence altına alınamadığı, revize projede beyan edilen 20.000.000 TL ek kaynak (10 milyon TL ortak katkısı, 6 milyon TL tahsil edilecek alacak, 4 milyon TL kredi) için hiçbir somut belge, banka taahhüdü veya teminat sunulmadığı, bu kaynağın tamamen beyana dayalı olması nedeniyle projenin uygulanabilirliğini zayıflattığı, ticari alacakların tahsil edilebilirliğine dair mutabakat yapılmamış, karşılık ayrılmamış ve tahsil kabiliyeti belirsiz kalmış; duran varlıkların ise 9466'sının (yaklaşık 19,3 milyon TL) tamamlanmamış yatırımlardan oluşması nedeniyle kısa vadede nakde çevrilme imkânı sınırlı olduğu, şirketin revize projeye göre 2025 yılında hiçbir ödeme yapmayacağı, ilk ödemenin ancak 2026 yılında 1.000.000 TL olarak planlandığı, toplamda 5 yılda 9.500.000 TL ödeme taahhüt edildiği; bu durumun alacaklıların haklarını en az bir yıl boyunca fiilen askıya aldığı, projede öngörülen satış ve kâr artışlarının (2025-2029 arasında satışların 11,8 milyon TL'den 29,8 milyon TL'ye çıkması, kârın O'dan 2,3 milyon TL'ye yükselmesi) piyasa koşullarına göre iyimser ve gerçekleşmesi zor varsayımlara dayandığı, şirketin ... ilindeki taşınmazlarının toplam değerinin 6.863.383 TL olduğu, ancak bu varlıkların konkordato ödemelerine kaynak olarak kullanılmasına ilişkin bir plan, rehin veya satış taahhüdü bulunmadığı, komiser ve mahkeme veznesine yatırılmamış olması nedeı şirketin konkordato sürecine ilişkin asli yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu durumun konkordato talebir ciddiyetini ortadan kaldırdığı, dosya kapsamındaki raporlar ve ekli belgeler birlikte değerlendirildiğinde, şirketin borca batık olmamakla birlikte, mevcut haliyle konkordato projesinin başarıya ulaşmasının kuvvetle muhtemel olmadığı, konkordato kurumunun şirket tarafından kendi lehine zaman kazanmak amacıyla kullanıldı bu haliyle alacaklıların menfaatlerini korumadığı, dolayısıyla konkordato talebinin reddi gerektiği" şeklinde görüş bildirmişlerdir.
İİK m.286 vd.hükümleri çerçevesinde konkordato müessesesinin dürüst borçlular tarafından talep olunabileceğine dair normatif bir düzenleme mevcut olmasa dahi doktrinde de kabul olunduğu üzere konkordato esasen elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir.
Nitekim 15/03/2018 değişikliği öncesinde hukukumuzda mevcut olan konkordato kurumuna ilişkin yapılan çalışmalarda da "mehil kararından itibaren borçlu, komiserin nezareti altındadır. Bu süre içinde borçlunun davranışları mühim olduğu gibi tahkik edilen mali durumu, bilanço ve hesapları itibariyle birçok kusurların meydana çıkması da mümkündür. Bazen, alacaklıların müracaat veya itirazda bulunmaları sayesinde borçlunun (bilinmeyen taraflarının) açığa çıkması ve komiserin aydınlatılması da ihtimali dahilindedir. İşte borçlu, bu süzgeçten geçip alacaklıların zararına olarak doğruluk haricinde, pek büyük hiffetle hiçbir iş yapmadığı takdirde hüsniyet bakımından konkordatoya ehil ve layık sayılır. (Enver Buruloğlu-Yuda Reyna, Konkordato Hukuku ve Tatbikat, İstanbul, 1968, Sayfa 58)"
Dosya incelendiğinde davacı borçlunun konkordato talebinde bulunduğu, davacı borçlu şirket olan... Şirketi yönünden geçici mühlet aşamasından sonra kesin mühlete geçildiği ancak kesin mühlet aşamasında sunulan komiser heyeti raporunda borçlu şirketin konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı, konkordato teklifinin alacaklıların aleyhine olduğu, konkordatonun başarı şansının olmadığı şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Komiser raporunda borçlu şirketin likidite yetersizliği içinde olduğu ,şirketin günlük faaliyetlerini dahi nakit akışıyla sürdüremediği, dolayısıyla konkordato ödemelerinin güvence altına alınamadığı, revize projede beyan edilen ek kaynağın somut belge taahhüt ve teminata dayanmadığı, dolayısıyla projenin uygulanabilirliğini zayıflattığını, projede öngörülen satış ve kar artışlarının gerçekleşmesi zor varsayımlara dayandığı, komiser ve bilirkişi ücretlerinin dahi mahkeme veznesine yatırılmadığı, şirketin konkordato sürecine ilişkin asli yükümlülüklerini dahi mahkeme sürecinde yerine getirmediği, dolayısıyla projelerin uygulanabilir olmadığı, komiser heyeti raporu ile mahkememize sunulmuş olup daha sonra bu raporun denetimi açısından oluşturulan üç kişilik bilirkişi heyetince de gerek konkordato projesi gerek revize projenin başarıya ulaşma şansının olmadığı, dolayısıyla bu projenin başarıya ulaşamayacağı rapor edilmiştir. Ancak dava konusu edilen şirketin borca batık olmadığı rapor edilmiştir.
Yargıtay içtihatlarında geçtiği üzere konkordato talebinde bulunan kişilerin dürüstlük ilkesine riayet etmesi ve kötüniyetli olmaması gerekir. Müdahale talebinde bulunan alacaklıların alacaklarını uzun süredir alamadıkları gibi sırf konkordato talepleri yüzünden makul sürenin geçtiği, bu hali ile konkordato müessesinin amacına aykırı durumların oluştuğu, borçlu ve alacaklılar arasında konkordatonun amacı olan alacaklılar aleyhine dengenin bozulduğu, bu aşamadan sonra sunulabilecek yeni revize projelerin tamamen konkordato sürecini uzatmak amacıyla yapılmış işlemler olabileceği, bunun da kabulünün mümkün olmadığı, sunulan konkordato komiserleri raporuna ilişkin ve bunu teyit eden bilirkişi heyeti raporunda yukarıda yazılı özet beyanlar göz önüne alındığında davacı borçlunun talep ettiği konkordato projesinin başarısız olduğu, yine konkordato heyeti ve bilirkişi raporlarında söz konusu şirketin borca batık olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin iflasına karar vermek gerekmediği göz önüne alınarak başarısız olan konkordato projesi ve davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı davacı ... ŞİRKETİ tarafından ileri sürülen konkordato talebinin REDDİNE,
Adı geçen davacı şirket hakkında mahkememizce verilen tüm mühletlerin ve tedbirlerin 12/09//2025 günü saat: 15:57'den itibaren kaldırılmasına,
Konkordato komiserlerinin görevlerine 12/09/2025 günü saat 15:57 itibariyle son verilmesine,
Konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine,
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı davacı ... ŞİRKETİ hakkında iflas kararı verilme şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
Davacı hakkındaki konkordato talebinin ret olunduğunun, tüm geçici ve kesin mühlet kararlarının tümünün, mühletin etkisi kapsamında olan ve olmayan İİK ve HMK çerçevesinde verilmiş olan tüm geçici hukuki koruma tedbirlerinin kaldırıldığının ve konkordato komiserinin görevine son verildiğinin daha önce ilan yapılan Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, davacının peşin olarak yatırdığı 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından harcanan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine,
Davacı vekilinin ve şirket temsilcisinin ve bir kısım alacaklıların yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı 12/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.