mahkeme 2025/142 E. 2025/256 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/142

Karar No

2025/256

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/89 Esas
KARAR NO : 2025/242

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2016
KARAR TARİHİ : 26/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01/03/2016 tarihinde ... adresindeki evinin önünde park halinde olan... plakalı aracına davalı ...' un sürücüsü olduğu... plakalı aracın çarpması sonucunda kaza meydana geldiğini, müvekkilinin davalı şirketçe yapılmış ... poliçe ile aracı sigortalattığını, aynı şeklide davalıların aracının da ...Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, kaza neticesinde 01/03/2016 tarihinde kaza tespit tutanağı tutulduğunu, davalı sigorta şirketinin ekspertiz işlemini hiçbir neden sunmadan geciktirdiğini ve herhangi bir ön rapor veya ara rapor sunmadığını, bu nedenle müvekkilinin aracının bir türlü tamir aşamasına geçemediğini ve hem iş kaybına hem de gördüğü zarardan fazlasını görmesine neden olduğunu, müvekkilinin ... 10. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile 42 gündür rapor hazırlamayan davalı sigorta şirketine sözleşme hükümleri ve genel hükümler uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesini ihtar ettiğini, davalı şirketin ihtarnameye hiçbir şekilde cevap vermediği gibi ek veya ara rapor hazırlamadığını, 01/03/2016 tarihinden aracın eski haline getirilecek olduğu tarihe kadar geçen sürede müvekkilinin aracını kullanamamasından ve araçta meydana gelen değer düşüklüğünden kaynaklanan zararların davalı sigorta şirketince tazmininin gerektiğini, dava konusu kaza sonucunda müvekkilinin aracının hurdaya çıkacak hale geldiğini ve aracın çok büyük değer kaybına uğradığını, davalı ...' un kazada %100 kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ' nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalılara dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalılar ... ve ...cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 31.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının sorumluluğu ve nihayetinde poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, 2918 KTK 97.maddesine göre zarar görenin dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmasının yasal zorunluluk olduğunu, davacı tarafın değer kaybı tazminat talebine ilişkin olarak dava yolu gitmeden önce sigorta şirketine başvuru yapmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, aracın güncel km' sinin ve ikinci el değerinin göz önüne alınmasının gerektiğini, gelir kaybı, kar kaybı, iş durması kira mahrumiyeti gibi zararların ZMMS poliçesi kapsamı dışında kaldığını, bu nedenle davacı tarafın aracının tamirde kaldığı süre boyunca araçsız kalması nedeniyle uğradığı zararlardan müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde;
"... Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi hasara dayalı değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; ... ili ... ilçesinde 01/03/2016 tarihinde davalılardan ... Sigorta A.Ş.' nin ZMMS sigortacısı olduğu, davalı ...'ya ait ...plaka sayılı araç, davalı sürücü ...'un sevk ve idaresinde iken, davacıya ait olan ve ikametinin önünde park halinde bulunan ... plaka sayılı araca arka kısımlarından çarpmak suretiyle trafik kazası meydana gelmiş, davacıya ait araç hasara uğramıştır. Davacı trafik kazası nedeniyle hasara uğrayan aracı için değer kaybı ve araç mahrumiyet zararını talep etmektedir.
Davaya konu trafik kazası, 01/03/2016 günü saat 18:00 sıralarında gerçekleşmiştir. Davalı sürücü ...'un aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek park halinde bulunan davacıya ait aracın arka kısımlarına çarptığı, akabinde aracın duramayarak binanın bodrum katının cam ve korkuluklarına çarparak durabildiği, kazanın tek yönlü asfalt yolda meydana geldiği, gündüz saatlerinde havanın açık ve zeminin kuru olduğu, görüşe ve sürüşe engel bir durumun olmadığı, davalı sürücünün 1,00 promil alkollü olduğu, kazanın park halindeki araca çarpılmasından ötürü münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleştiği, kazada davacıya atfedilebilecek bir kusurun olmadığı, tüm kusurun alkollü şekilde araç kullanarak direksiyon hakimiyetini kaybeden davalı sürücüde olduğu açıktır. Tarafların talepleri ve itirazları sonucunda; Mahkememizce meydana gelen kazada tarafların kusurlu olup olmadıkları ve varsa kusur durumunun yüzdesel olarak tespiti için dava dosyası, küll halinde makine mühendisi bilirkişiye gönderilmiş, kusur konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi 08/02/2021 tarihli raporunda; davalı sürücü ...'un KTK 47/d, 48, 52/1-b, 56/1-c, 84/1-l madde hükümlerini ihlal ettiğinden %100 oranında asli kusurlu olduğunu; davacının ise herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğinden kusurunun bulunmadığı mütalaa etmiştir. Kazanın oluş şekli nazara alındığında kusur raporuna itibar edilmiştir.
Bilindiği üzere, trafik kazası sebebiyle bir araç zarara uğradığında öncelikli olarak aracın tamirinin mümkün olup olmadığı ya da pert-total sayılması gerekip gerekmediği araştırılmakta; değer kaybına yönelik maddi tazminat istemleri bu duruma göre değerlendirilmektedir. Aracın tamirinin ekonomik olması durumunda, değer kaybı tazminatı; aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre belirlenmektedir (Y. 17. H.D. 23/10/2017 tarih ve ...E.,... K.). Aracın tamirinin veya pert total sayılmasının ekonomik olması, kişilerin subjektif arzularına göre tayin edilmemekte, aksine "ekonomik" olması objektif esaslara göre tespit edilmektedir. Davaya konu aracın kaza tarihinden önceki 2. el piyasa değeri ile dosya kapsamında hasara yönelik tamir masrafları karşılaştırıldığında onarım bedelinin rayiç değere yaklaşması nedeniyle makine mühendisi bilirkişi raporunda, tamirinin ekonomik olmayacağını ve pert total kabul edilmesi gerektiğini belirlemiştir. Aracın kaza tarihi itibariyle yaşı, modeli, markası, özellikleri, kazada hasar alan bölgeler, kaza sonrası onarılan parçalar, rayiç fiyatları, piyasa değerleri ve diğer özellikleri nazara alındığında pert total sayılması gerektiğine ilişkin görüşe itibar edilmiştir. Bu bağlamda, ekonomik olarak pert total sayılması gereken bir araçta değer kaybı oluşmayacağı aşikardır. Yargıtayın yerleşik uygulaması da aynı yöndedir. (Y. 17. H.D. ...E., ... K.). Bu aşamada bir hususu daha vurgulanmak gerekirse, makine mühendisi ...0/10/2018 tarihli raporunda; her ne kadar davacıya ait araçta değer kaybı oluşmayacağını mütalaa etmiş ise de; yerleşik uygulama olan fark kriteri yerine, yeni genel şartlar uyarınca baz formül hesaplamasına göre değer kaybının olmadığı tespit edildiğinden sonucu itibariyle aynı kanaate varılsa dahi bu rapordaki görüş esas alınmamıştır. Davalı sigorta şirketinin aynı yöntemle hesaplama yapılmasını talep etmesi de yerinde görülememiştir Zira, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve ...E., ... K. sayılı kararı sonrasında genel şartların iptaline karar verildiğinden genel şartlardaki esaslara göre değer kaybının belirlenmesi mümkün değildir (Aynı yönde gerekçe için bakınız.. İstanbul BAM 9. H.D. ...E., ... K.). Nihayetinde, davacıya ait aracın tamirinin ekonomik olmaması, objektif esaslara göre pert - total sayılması gerektiğinden değer kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahrumiyeti zararı, araç sahibi olan kişilerin, trafik kazası nedeniyle araçtan mahrum kalmaları şeklinde ortaya çıkan zarardır. Araç maliki, kusurlu olan karşı taraf araç sürücüsü ve işleteninden zararının tazmini isteyebilir. Genel şartlar ve Yargıtayın kökleşen içtihatlarına göre araç mahrumiyet zararından ZMSS sigortacısı sorumlu değildir. "Gerçek zarar" ilkesine göre, bu nitelikteki isteklerde, öncelikle hasara uğrayan ve bu nedenle kullanılamayan aracın onarılması, kullanıma hazır hale getirilmesi için lazım gelen makul sürenin belirlenmesi gerekir. Bu belirleme, işin uzmanlarınca yapılmalıdır. HMK'nın 266 ve izleyen maddelerine göre makine mühendisi bilirkişiden davacının aracının uğradığı hasarın nitelik ve boyutlarına göre ne kadar sürede onarılabileceği konusunda görüş alınmalıdır. Aracın onarım süresi belirlendikten sonra ise, davacının bu süre zarfında, hasar gören aracı yerine dışarıdan temin edeceği bir aracı kullanması halinde bunun kendisine getireceği mali yükün belirlenmesi gerekir. Bu mali yük, davacının uğradığı araç mahrumiyeti zararıdır. Somut olayda davacı, tamir süresince araçtan mahrum kaldığını, bu nedenle taksi ve diğer ulaşım araçlarını kullanmak zorunda kaldıklarını belirterek 15/02/2019 ve 17/02/2021 tarihli bedel artırım dilekçeleri ile 6.750,00 TL mahrumiyet zararı isteminde bulunmuş, dosyaya delil olarak taksi ücret fişlerini sunmuştur Somut olayda yukarıda detayları açıklandığı üzere aracın tamirinin ekonomik olmaması ve pert - total sayılması gerektiği halde, davaya konu aracın tamir ettirildiği ve hasar bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği, bu yüzden araç mahrumiyet zararı, araç tamir edildiğinden zararın kapsamı, aracın ortalama tamir süresi tespit edildikten sonra emsal bir aracın kiralama fiyatı ile çarpılması sonucunda ortaya çıkacak olan tutardır (Y. 17. H.D. ... E.,... K.). Dosya, araç mahrumiyet zararının tespiti için hasar ve tazmin konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından düzenlenen 08/02/2021 tarihli raporda ortalama tamir süresi ve emsal araç kriterine göre araç mahrumiyet zararı 900,00 TL olarak belirlenmiştir. Rapor ayrıntılı, tarafların ve Mahkemenin denetimine açık ve gerekçeli olduğundan hükme esas alınmıştır. Araç mahrumiyet zararından zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin gerçek zarar ilkesi nedeniyle sorumlu olmadığından davalı ...Sigorta A.Ş. bakımından bu zarar kalemi yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş ..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 28/12/2023 tarih ve... Esas -... Karar sayılı ilamında;
"...Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hasarlı hali, hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti gerekir.( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... E - ...K)
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas 08/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda aracın onarımının ekonomik olmadığı pert total olarak tespit edilmiş, kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hasarlı hali arasındaki fark yönteme göre 5.000,00 TL belirlenmiş ise de sovtaj bedeli belirlenip düşülmeden hesaplanması ile mahkemece pert total olduğundan değer kaybı olmayacağı belirtilerek bu yönden davanın reddi doğru olmamıştır.
Davacı taraf, kazadan sonra davalı sigorta şirketinin müvekkilinin zararını karşılaması için sözleşme gereğince davalı sigorta şirketi sigorta ekspertiz işlemlerinin hiçbir neden sunulmadan geciktirilmiş olması nedeniyle aracın bir türlü tamir aşamasına geçemediğinden iş kaybına ve gördüğü zarardan fazlasını görmesine sebebiyet verdiği için zarar tazmini talebinde de bulunmuştur.
Dava konusu trafik kazasının 01/03/2016 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından davalı sigortadan ne zaman eksper talebinde bulunulduğu, dava dışı servis tarafından davalı sigortaya ne zaman onarım teklifinde bulunulduğu, davalı sigorta tarafından teklifin kabul edildiği ve aracın onarımı yapılarak davacı yana teslim edildiği tarihlerin ayrıntılı araştırılıp sorularak, sigorta tarafından dava dışı yetkili servis tarafından yapılan tekliflerin makul süre içerisinde değerlendirilip değerlendirilmediği, aracın sigortanın onay tarihinden sonra Genel Şartlar B.2.2.5 maddesi gereği makul sürede tamirinin yapılıp yapılmadığı uzun sürmesinin davalı sigortanın eylemlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, gecikme var ise gecikmeden aracın onarımını yapan dava dışı yetkili servisin ya da sigortacının sorumlu olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir..." denilerek Mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir.


BAM kararı uyarınca eksik tahkikatın giderilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Dosya, İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yüksek Makine Mühendisi ... ve Sigortacılık alanında uzman sigortacı bilirkişi ...'tan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 15/01/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle ve sonuç olarak; ''... 1-) ...plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü davalı ...’un %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, kaza tarihinde malik-işleteni davalı ...’nun aynı oranda, ZMS (Trafik) sigortacısı ... A.Ş.’nin aynı oranda ve azami 31.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, 2-) Park halindeki ... plaka numaralı hususi otomobili bulunduğu yere park eden sürücüsü ...’ya atfı kabil kusur bulunmadığı, 3-) Hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, 4-) Kaza tarihinde davacı ...’ya ait... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının gerçek zarar ilkesi ve Yargıtay’ın müstakar içtihatlarına göre 5.000,00 TL mertebesinde olduğu, kaza kaza tarihinde maddi zararlarda araç başına azami 31.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olan ... plakalı otomobilin ZMS (Trafik) sigortacısı davalı ...A.Ş.’nin hasar onarım bedeli tazminatı olarak yaptığı 17.324,67 TL tutarındaki ödemenin tenzili ile 13.675,33 bakiye limit kaldığı, Davacı ...’nın vekili ... tarafından davalı ... A.Ş.’ye hitaben hazırlanan 26.04.2018 tarihli yazıda özetle; değer kaybının karşılanmadığı, ödenmesi için başvuru yapılması zorunlu olduğu, ihtarnamenin tebliğinden itibaren yasal süre olan 15 gün içinde değer kaybının ödenmesine diğer hususlarla birlikte ihtar olunduğu dikkate alındığında, işbu ihtarnamenin davalı sigorta şirketine tebliğ tarihinden itibaren (taleple bağlı kalınarak) 15 gün bitim tarihinden itibaren işleycek yasal faizi ile birlikte (sigortalı araç ve kazaya karşıan maddi zarara uğrayan araç hususidir) değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden talep edilebileceği, (bakiye limit dahilinde değer kaybı zararından, davalı sigorta şirketinden diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağı) 5-) Her ne kadar Araç Mahrumiyeti zararı, davalı sigorta şirketi yönünden teminat kapsamında olmadığı, yansıma zarar olarak değerlendirilmesi gerektiği yüksek yargı tarafından kabul edilmiş olsa da, davacı tarafın aracının onarımı ve servisten çıkarılması hususunda davalı sigorta şirketinin hizmet ayıbının bulunduğu, işbu hizmet ayıbından kaynaklı oluşan araç mahrumiyeti zararının da diğer davalılara yükletilemeyeceğinin ve himzet ayıbından kaynaklı olarak Genel Şartlar ve limitler göz önüne alınmaksızın davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğuna, Kaza tarihinde davacı ...’ya ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin onarımı için 20 günün yeterli olduğu, ancak aracın onarılmış halde tesliminin kaza tarihinden itibaren 30.08.2016 tarihine kadar organizasyonda yaşanan bir takım aksaklıkların nedeniyle yaklaşık 6 ay uzamasının hizmet ayıbından kaynaklandığı ve zararın artmasında etkili bir faktör olduğu, mahrumiyeti nedeniyle Sayın Mahkeme tarafından; • Taksi ulaşımı giderlerinin esas alınması durumunda uğranan zararın toplam 11.290,00 TL olduğu, makul 20 gün onarım süreci içerisinde 01.03.2016-21.03.2016 tarihleri arasında ödenen toplam 38 adet taksi fişine denk düşen 1.577,00 TL’sinden davalı sürücü ve işletenin, kalan 9.713,00 TL’sinden davalı sigorta şirketinin hizmet ayıbı nedeniyle poliçe limiti-genel ve özel şartları dışında sorumluluğu bulunduğu, • Eşdeğer başka bir araç kiralanması durumunun esas alınması durumunda; günlük ortalama 50,00 TL’den 182 gün mahrumiyet boyunca da uğranacak zararın KDV hariç 9.100,00 TL olacağı, makul 20 gün onarım süresine denk düşen 1.000,00 TL’sinden davalı sürücü ve işletenin, kalan 8.100,00 TL’sinden davalı sigorta şirketinin hizmet ayıbı nedeniyle poliçe limiti-genel ve özel şartları dışında sorumluluğu bulunduğu, tespit, hesap, sonuç, görüş ve kanaatine varılmıştır ...'' şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı vekili 06/02/2025 tarihli ıslah dilekçesinde; dosyaya sunulan ticari taksi serbest meslek makbuzlarının incelenmesi neticesinde kaza tarihi olan 01.03.2016 tarihinden 13.08.2015 tarihine kadar 7,5 ay süreyle ulaşım için taksi kullandığı, 15/01/2025 tarihli rapor doğrultusunda araç mahrumiyet zararının toplam11.290,00 TL olduğunu, bu tutar üzerinden zararlarının ödenmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi hasara dayalı değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir.
... ili ... ilçesinde 01/03/2016 tarihinde davalılardan ...A.Ş.' nin ZMMS sigortacısı olduğu davalı...'ya ait ... plaka sayılı aracın davalı sürücü ...'un sevk ve idaresinde iken, davacıya ait olan ve park halinde bulunan... plakalı aracın arka kısımlarına çarpmak suretiyle trafik kazası meydana gelmiş, davacıya ait araç hasara uğramıştır.
Davalı sürücü ...'un aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek park halinde bulunan davacıya ait araca çarptığı, akabinde de duramayarak binanın bodrum katının cam ve korkuluklarına çarptığı, kazanın tek yönlü asfalt yolda meydana geldiği, gündüz saatlerinde havanın açık ve zeminin kuru olduğu, görüşe ve sürüşe engel bir durumun olmadığı, davalı sürücünün 1,00 promil alkollü olduğu, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleştiği, kazada davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, bilakis tüm kusurun alkollü şekilde araç kullanarak ve direksiyon hakimiyetini kaybeden davalı ...'da olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce kusur durumunun tespiti için dosya makine mühendisi bilirkişiye tevdi, davalı sürücü ...'un 2918 s. KTK 47/d, 48, 52/1-b, 56/1-c, 84/1-l madde hükümlerini ihlal ettiğinden %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu; davacının ise herhangi bir kural ihlali olmadığından kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bilindiği üzere, trafik kazası sebebiyle bir araç maddi hasara uğradığında öncelikli olarak aracın ekonomik olarak tamirinin mümkün olup olmadığı ya da pert-total sayılması gerekip gerekmediği araştırılmalıdır.
Aracın tamirinin ekonomik olması durumunda, yerleşik içtihatlar uyarınca değer kaybı tazminatı; aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre belirlenmektedir (Yargıtay 17. H.D....E., ...K.). Aracın tamirinin veya pert total sayılmasının ekonomik olması, kişilerin subjektif arzularına göre tayin edilmemekte, aksine "ekonomik" olması objektif esaslara göre tespit edilmektedir. BAM istinaf kararından sonra mahkememizce makine mühendisi bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırılmış, İ.T.Ü.de görevli makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan 15/01/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere kaza tarihi itibariyle onarım masraflarının aracın rayiç değerinin %50'sini aşmasına rağmen mevcut veriler uyarınca onarımının ekonomik olduğu, pert - total sayılmasının uygun olmadığı, nitekim somut olayda da davalı sigorta şirketi tarafından araca pert - total işleminin uygulanmadığı, aracın anlaşmalı serviste onarımının yapılarak davacıya teslim edildiği nazara alındığında onarımın ekonomik olduğu, bu suretle kaza tarihi itibariyle hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre değer kaybının 5.000 TL olduğu hesaplanmıştır. Somut olaydaki veriler ile örtüşen, değer kaybı yönünden ise gerekçeli ve denetime elverişli olan 15/01/2025 tarihli rapora itibar edilmiş, hükme esas alınmıştır.
Mahrumiyeti zararı, araç sahibi olan kişilerin, trafik kazası nedeniyle araçtan mahrum kalmaları şeklinde ortaya çıkan zarardır. Araç maliki, kusurlu olan karşı taraf araç sürücüsü ve işleteninden zararının tazmini isteyebilir. "Gerçek zarar" ilkesine göre, bu nitelikteki isteklerde, öncelikle hasara uğrayan ve bu nedenle kullanılamayan aracın onarılması, kullanıma hazır hale getirilmesi için lazım gelen makul sürenin belirlenmesi gerekir. Bu belirleme, işin uzmanlarınca yapılmalıdır. HMK'nın 266 ve izleyen maddelerine göre makine mühendisi bilirkişiden davacının aracının uğradığı hasarın nitelik ve boyutlarına göre ne kadar sürede onarılabileceği konusunda görüş alınmalıdır. Aracın onarım süresi belirlendikten sonra ise, davacının bu süre zarfında, hasar gören aracı yerine dışarıdan temin edeceği bir aracı kullanması halinde bunun kendisine getireceği mali yükün belirlenmesi gerekir. Bu mali yük, davacının uğradığı araç mahrumiyeti zararıdır.
ZMMS Genel Şartlar uyarınca, araç mahrumiyet zararından ZMMS sigortacısı sorumlu değildir.
Ancak, somut olayda davacı tarafından aracın tamirinin geciktirilmesine bağlı olarak makul sürede tamir işlemlerini gerçekleştirmeyen davalı sigorta şirketinin de kusurlu olduğu ileri sürüldüğünden Genel Şartlar dışında davalının genel hükümlere göre sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tartışılması zorunludur.
Esasen, istinaf kararında kaldırma sebebi olarak bu durum vurgulanmış, tartışma ve gerekçe oluşturulması istenmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, istinaf kararı uyarınca "davacı tarafından davalı sigorta şirketinden ne zaman eksper talebinde bulunulduğu, dava dışı servis tarafından davalı sigortaya ne zaman onarım teklifinde bulunulduğu, davalı sigorta şirketi tarafından teklifin kabul edildiği ve aracın onarımı yapılarak davacı tarafa teslim edildiği tarihler" araştırılarak sorulmuş, bu hususta tarafların beyan dilekçeleri, davalı sigorta şirketi kayıtları, hasar dosyası, ekspertiz raporu ve diğer belgeler celp edilmiştir
Dava konusu trafik kazasının 01/03/2016 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından kaza tarihi itibariyle resmi kolluk görevlilerine kaza tespit tutanağı tutturulduktan sonra aynı gün 01/03/2016 tarihinde hasar ihbarında bulunulduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 03/03/2016 tarihinde eksper görevlendirmesinin yapıldığı, ancak dosya kapsamı ile sabit olduğu üzere davacının 13/04/2016 tarihli ihtarnamesine kadar eskper tarafından aracın tamiri noktasında herhangi bir işlem yapılmadığı, dava dışı servis tarafından davacıya ne zaman onarım teklifinde bulunulduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından onarım teklifinin ne zaman kabul edildiğine yönelik hasar dosyası kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, taraflardan sorulmasına ve BAM istinaf kararı uyarınca araştırma yapılmasına rağmen cevap alınamadığı, ancak ekspertiz kesinleştirme işleminin 18/08/2016 tarihinde tamamlandığı, davacıya aracı onarılarak 23/08/2016 tarihinde teslim edildiği, onarım işlemleri kapsamında 02-20-26 Eylül 2016 tarihlerinde davaşı sigorta şirketi tarafından hasar ödemeleri yapıldığı görülmüştür. Onarım tekliflerine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından davalı sigorta şirketinin hasar onarım tekliflerini makul bir süre içinde değerlendirip değerlendirmediği noktasında herhangi bir kanaate varılamamıştır. Ancak, davalı sigorta şirketinin 03/03/2016 tarihinde eksper ataması ve onarım işlemlerine başlamasına rağmen davacıya aracı aylar sonrasında 23/08/2016 tarihinde teslim ettiğinden ZMMS Genel Şartlar B.2.2.5. maddesi uyarınca hasar ihbarının üzerinden 3 ay geçmekle davalı sigorta şirketinin kötü ifa ve akde aykırılık sebebiyle makul onarım süresini aşan kısmından munzam zarar kapsamında ve genel hükümler çerçevesinde araç mahrumiyet zararından sorumlu olması gerektiği sonucuna varılmıştır. (Yargıtay 17. HD. ... E. ... K.). Diğer taraftan sigortacı bilirkişi tarafından ibraz edilen 15/01/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere, araç mahrumiyet zararı her ne kadar ZMMS teminat kapsamı dışında olsa da, davacının aracının onarımı ve servis işlemlerinin tamamlanması noktasında davalı sigorta şirketinin hizmet ayıbının bulunduğu, hizmet ayıbından kaynaklanan zararın araç maliki ve sürücüsü olan diğer davalılara yükletilemeyeceği, hizmet ayıbından davalı sigorta şirketinin ZMMS Genel Şartlar ve poliçe limitleri dikkate alınmaksızın genel hükümler uyarınca sorumlu tutulması gerektiği ifade edilmiş, yukarıda açıklanan gerekçelere ilave olarak sigortacı bilirkişinin mütalaasına da iştirak edilmiştir.
Araç mahrumiyet zararı, davacıya ait aracın mevcut hasarına göre makul tamir süresi tespit edildikten sonra emsal bir aracın kiralama fiyatı ile çarpılması sonucunda ortaya çıkacak olan tutardır (Yargıtay 17. H.D. ... E., ...K.). Dosya, araç mahrumiyet zararının tespiti için İ.T.Ü.de görevli makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 15/01/2025 tarihli raporda araçtaki mevcut hasara göre makul tamir süresinin 20 gün olduğu ve emsal bir aracın kaza tarihinde günlük 50,00 TL bedelle kiralanabileceğinden araç mahrumiyet zararının 1.000,00 TL olarak belirlendiği, bu tutardan işleten ve sürücü olan davalıların sorumlu oldukları belirlenmiştir. Ancak, davalı sigorta şirketinin hizmet kusuru sebebiyle aracın onarım ve servis işlemlerinin geç tamamlandığı, makul tamir sürelerinin fazlasıyla aşıldığı, makul tamir süresini aşan kısımdan aracın geç onarımı ve teslimi sebebiyle davacının ZMMS genel şartları ve poliçe limitleri dışında - genel hükümler çerçevesinde işleten ve sürücü olan davalılar dışında davalı sigorta şirketinden 8.100,00 TL zarar talebinde bulunabileceği, bu suretle toplam 9.100 TL mahrumiyet zararından makul tamir süresine isabet eden 1.000 TL sinden davalılar (sürücü ve işleten) ... ve...'nun sorumlu olduğu, ancak makul tamir süresini aşan 8.100 TL 'lik kısımdan davalı sigorta şirketinin hizmet ayıbı kapsamında genel hükümler dairesinde sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı tamir süresince araçtan mahrum kaldığını, bu nedenle taksi ücretlerinin esas alınmasını talep etmiş 11.290,00 TL üzerinden davasını ıslah etmiş ise de, yerleşik içtihatlar uyarınca araç mahrumiyet zararında aracın makul tamir süresi tespit edildikten sonra bu süre içinde emsal bir aracın kiralama fiyatı ile belirlenmesi sonucunda ortaya çıkacak tutarın esas alınması gerektiğinden davacının 06/02/2025 tarihli ıslah dilekçesi nazara alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davacının 06/02/2025 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda,
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davacının ... plaka sayılı aracında meydana gelen 5.000 TL değer kaybı tazminatının davalılar ...ve ...için 01/03/2016 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının ... plaka sayılı aracında meydana gelen 9.100,00 TL araç mahrumiyet tazminatının - 1.000 TL'sinden davalılar ... ve ...; 8.100 TL'sinden davalı ... Sigorta A.Ş. sorumlu olmak kaydıyla - davalılar ... ve ... için 01/03/2016 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 894,86TL harçtan başlangıçta peşin alınan 29,20 TL, 183,59 TL tamamlama harcı ve 87,00 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 595,07 TL harcın davalılardan (davalılar ... ve ...'nun bu tutarın 110,07 TL'sinden sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla) alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 29,20 TL peşin harç, 183,59 TL tamamlama harcı, 87,00 TL ıslah harcı, 9.300,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.806,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 11.405,79 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan‬ 9.172,24 TL'sinin davalılardan (davalılar ... ve ...'nun bu tutarın 4.201,02 TL'sinden sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 13.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalılar ... ve ...'nun bu tutarın 6.000,00 TL'sinden sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı ...A.Ş. yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile 3.190,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği, ancak önceki kararın yalnızca davacı tarafından istinaf edilmesi ve davalının ise herhangi bir istinaf talebinde bulunmaması nedeniyle davacı lehine vekalet ücreti yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğundan, önceki hükümde karar altına alınan 900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye VERİLMESİNE,
7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/03/2025

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim