Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/87
2025/112
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/87 Esas
KARAR NO : 2025/112
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: dava konusu talebin zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, öncelikle arabulculuk başvurusu yapıldığını, ancak sonuçlanana kadar karşı tarafın TC kimlik numarası ve adresi bilinmediğinden, müvekkili ile iletişim kurduğu cep numarasının arabulucu ile paylaşıldığını, arabuluculuk görüşmeleri için verilen süre doluncaya kadar araştırılmalar yapıldığını, buna rağmen kendisine hiçbir şekilde ulaşılamadığını, borçlusu müvekkili ... ve ... olan 150.000-TL bedelli 15/05/2023 vadeli teminat senedinin ödemesinin yapılmış olduğu halde davalı tarafça müvekkile teslimi gerçekleşmediğinden senedin tekrar kullanılması ihtimaline binaen borçlu olmadıklarının tespiti ve senedin iadesi veya geçersiz sayılması için işbu menfi tespit davasını açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkili yapılan bir işten dolayı davalıya verilecek bedelin teminatı olarak işbu senedi verdiğini, senet arkasına da teminat olduğu kaydını düştüğünü, buna rağmen müvekkilinin işin bedelini tahsil edemediği halde davalının öldürmeyle tehdit etmesi sebebiyle ödeme mecburiyetinde olmadığı senedi ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin ödemelerin kısmı kısım, eline para geçtikçe yatırılacağını ve tamamlayacağını bildirdiğinde ise herhangi bir problem olmadığını, ödemelerin kardeşinin hesabına yapılmasının yeterli olduğunu, tüm ödemeler tamamlandığında ise sende iade edeceğini bildirdiğini, 29/03/2023 tarihinde 65.000,00 TL, 10/04/2023 tarihinde 20.000,00 TL, 01/06/2023 tarihinde 10.000,00 TL, 15/06/2023 tarihinden 15.000,00 TL, 16/06/2023 tarihinde 10.000,00 TL, 21/06/2023 tarihinde 20.000,00 TL, 19/09/2023 tarihinde 10.000,00 TL ödeme gerçekleştirerek senet bedeli olan toplam 150.000,00 TL bedelli senedi elinde bulunduran davalı tarafın beyanı üzerine kardeşi olduğunu iddia ettiği şahsın IBAN numarasına yatırdığını, ödeme sonrasında davalı tarafın teminat senedini iade etmediği gibi ayrıca müvekkili sık sık arayarak kendisini tehdit etmeye devam ettiğini, kendisinin işlerinin yolunda gitmediğini, ödemelerin yetmediğini, daha fazlasını istediğini beyan ettiği gibi işbu senet için 35.000 dolar daha ödeme istediğini, hem tehditleri hem senedi iade etmemesi hasebiyle davalı hakkında suç duyurusunda da bulunulduğunu, taleplerinin kabulü ile 15/05/2023 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, senedin kullanıma ve icra takibine konu edilme ihtimaline binaen senet hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...soruşturma sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
...bank Anonim Şirketi'nden ... Iban numaralı, ... adına olan hesabın, 2023 yılı Mart-Eylül tarihi aralığındaki hesap dökümleri ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe:
Dava, kambiyo senedine dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacılar tarafından davalıya 15/05/2023 tarihli teminat bonosu verildiği, bono bedelinin tamamının ödendiği ancak bononun bedelsiz kalmasına karşın davacılara iade edilmediği iddiasıyla davalı aleyhine bonodan kaynaklı menfi tespit istemli işbu davanın açıldığı, davalı tarafın cevap dilekçesi sunmayarak iddiaların inkarı cihetine gittiği, sunulan bono suretine göre 15/05/2023 ödeme tarihli ve 150.000,00-TL bedelli bonoda davacıların keşideci, davalının ise lehdar olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/12/2003 tarih... Esas ... Karar, 12/10/2011 tarih... Esas ... Karar, 04/12/2013 tarih ... Esas ... Karar, 14/05/2014 tarih ... Esas... Karar, 17/04/2015 tarih ... Esas... Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 691/1.maddesi).
Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. "Bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, soyut bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip, edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin "kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu" yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır.
Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (YİBK'nın 12/04/1933 tarih 1933/30-6 sayılı ilamı).
Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira, davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir
Usul hukukunda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, 6100 sayılı HMK'nın 201.maddesideki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, senede karşı senetle ispat zorunluluğuna ilişkin kuralın istisnaları da m.203’de belirtilmiştir.
Yapılan genel açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların bonodaki imzayı inkar etmediği, bononun davalıya teminat nedeniyle verildiğini ve fakat borcun ödendiğini iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, yukarıda vurgulandığı üzere, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı-borçluların herhangi bir bedel-malen kaydı içermeyen bonoya ilişkin borcun ödendiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, celp olunan banka dekont örneklerine göre, davacılar tarafından, nüfus kayıt örneğine göre davalının kardeşi olduğu tespit edilen dava dışı ...'e, 29/03/2023 tarihinde 65.000,00-TL, 10/04/2023 tarihinde 20.000,00-TL, 01/06/2023 tarihinde 10.000,00-TL, 15/06/2023 tarihinde 15.000,00-TL, 16/06/2023 tarihinde 10.000,00-TL, 21/06/2023 tarihinde 20.000,00-TL ve 19/09/2023 tarihinde 10.000,00-TL olmak üzere toplamda bono bedeli olan 150.000,00-TL tutarında ödeme yapıldığı, dekontlarda ise "15 mayıs 2023 vadeli ... verilen ..., ..." açıklamalarının yer aldığı, açıklama içeriklerine göre bono ödeme tarihi ve lehdarı ile keşidecilerinin açıklamalarda bulunduğu ve toplam bedel dahil olmak üzere bilgilerin dava konusu ile örtüştüğü, davacıların bu itibarla bononun bedelsiz kaldığı iddiasını yazılı deliller ile ispat ettiği, dekont içeriklerinin davacıların iddiasını doğrular nitelikte olduğu anlaşılmakla bononun bedelsiz kaldığı ve bedelsizlik def'inin keşideci davacılar tarafından lehdar davalıya karşı ileri sürülebileceği değerlendirilmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-Dava konusu, keşidecileri davacılar ... ve ..., lehdarı davalı ..., ödeme yeri İstanbul, ödeme tarihi 15/05/2023 olan 150.000,00-TL bedelli bonodan kaynaklı davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,
2-Kabul edilen dava değeri (150.000,00-TL) üzerinden alınması gereken 10.246,50-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 9.818,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan 702,00-TL yargılama gideri ve 427,60-TL peşin harç toplamı olan 1.129,60-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacılar ... ve ... dava ve duruşmalarda kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... ve ...'a verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
Katip ...
Hakim ...
TASHİH ŞERHİ
6100 sayılı HMK m.304 "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmünü içermektedir.
HÜKÜM:
Mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dosyasından verilen 11/02/2025 tarihli hüküm fıkrasında sehven isim yanlış yazılarak (... yerine ...) ... şeklinde yazıldığı anlaşıldığından;
''Dava konusu, keşidecileri davacılar ... ve ..., lehdarı davalı ..., ödeme yeri ..., ödeme tarihi 15/05/2023 olan 150.000,00-TL bedelli bonodan kaynaklı davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,''
yazıldığı anlaşılmakla mahkememiz dosyası HMK m.304 gereği resen ele alınmakla hükmün 1 numaralı bendinin,
''Dava konusu, keşidecileri davacılar ... ve ..., lehdarı davalı ..., ödeme yeri İstanbul, ödeme tarihi 15/05/2023 olan 150.000,00-TL bedelli bonodan kaynaklı davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,''
şeklinde TASHİHİNE,
Mahkememiz kararının bu şekilde tashihine, tashih şerhinin gerekçeli ek karar arkasına yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 304.maddesine göre karar verildi.
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.