Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/764

Karar No

2024/867

Karar Tarihi

9 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/542 Esas
KARAR NO : 2024/854

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/09/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği müvekkili şirketçe davalı adına düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedellerine dayalı olarak yapılan icra takibine davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilmiş olduğundan itirazının iptali gerektiğini, davacı müvekkili ile davalı arasında ''Müvekkil şirket tarafından Davalının ticari işletmesi için seçilip hazırlanacak müzik listelerinin dijital ortama aktarılarak davalı şubelerinde umuma iletilmesi" konusunda 01.01.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından davalı şirket adına 05.03.2024 düzenleme tarihli, ... fatura numaralı, 04.04.2024 vade tarihli 58.680,00-TL tutarındaki fatura ile 03.04.2024 düzenleme tarihli, ... fatura numaralı, 03.05.2024 vade tarihli 58.680,00-TL tutarlı faturalar düzenlendiğini, söz konusu faturaların davalı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiğini ve davalı şirket tarafından söz konusu faturalara itiraz edilmediğini, ancak davalının fatura bedellerini vadesinde ödemediğini, davalıya fatura bedellerinin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, davalının vaki ihtara rağmen fatura bedellerini ödemediğini, bu nedenle söz konusu fatura bedellerinin tahsili için davalı şirket aleyhine ... 37.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının 06.06.2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini, ... Arabuluculuk Bürosu nezdinde ... dosya numarası ile ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile fatura bedeli, faizi ve diğer tüm ferileri ile tahsili için başvuru yapıldığını, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamadığını, davalının borca itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı tarafından takibe itiraz dilekçesinde herhangi bir itiraz gerekçesi ileri sürülmediğini, takibe konu borcun müvekkiline ödendiğine ilişkin bir ödeme belgesi de ibraz edilmediğini, davalı şirketin takibe konu faturalara süresinde itiraz dahi etmediğini, bu nedenle davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali gerektiğini, takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz eden davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davalının borca itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin fatura alacağı ve gecikme faizi alacağı tarafların arasındaki sözleşmeye dayalı olduğunu, likit ve muaccel durumda olduğunu, bu nedenle davalının asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin yetkili icra dairesinde açılmadığını, müvekkilinin adresinin İstanbul ili Beykoz ilçesi sınırlarında olduğunu,... İcra Dairelerinde açılması gerekirken ... İcra Dairelerinde açıldığını, davanın da yetkisiz Mahkemede açıldığını, davanın icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açılması ve Mahkemenizin yetkisizliği sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, görevli mahkeme hususunun resen incelenmesi gerektiğini, davacının, dava konusu alacağın müvekkili şirket ile aralarında ticari ilişkiden kaynaklanmakta olduğunu iddia ettiğini, dava konusu hizmetin müvekkili şirkete verildiğine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı tarafından hiçbir belge sunulmadığını, davanın faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkin olduğunu, davaya konu somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın; ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği iddia olunan faturadan kaynaklanan alacak nedeni ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkin olması hasebiyle, davacının kendi ticari kayıtlarında dayanak belgeleri olmadan, alacaklı olarak gözükmesi, davalıdan alacağı bulunduğunu göstermeyeceğini, faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağını, müvekkili şirketin davacı yana faturadan kaynaklı borcu bulunmadığından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, bilirkişiye bu hususta yerinde inceleme yetkisi verilmesini, dava konusu talep edilen alacak likit bir alacak olmadığını, alacağın likit olduğunun kabulü için gereken şartların oluşmadığını, müvekkili şirketçe talep edilen alacağın unsurlarının bilinmediğini, taraflar arasında alacağın miktarının belirlenmesi yönünden mutabakata da varılamadığını, bu bakımdan talep edilen alacağın varlığı ancak yargılama ve yargılama esnasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğinden davacının icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, davacı yanca takip talebinde, takip öncesi ve sonrası faiz talebine, faiz başlangıç tarihine ve türüne de itiraz ettiklerini, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca davacı şirketin takip konusu ettiği alacak bakımından haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğunu, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, açıklanan nedenlerle davacının müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 37.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası, fatura suretleri, taraflar arasında imzalanan 01/01/2021 tarihli marka ve lisans sözleşmesi, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, BA- BS formları, 11/03/2024 tarihli ihtarname celp edilmiş incelenmiştir.
Dava, lisans sözleşmesi uyarınca davacı lisans verenin lisans sözleşmesine konu yazılımın kurulması, dijital müzik listelerinin hazırlanması ve umuma açık müzik hizmeti verilmesi kapsamında lisans sözleşmesine konu hakkın özüne ilişkin olarak edimini tam ve her türlü ayıptan ari şekilde yerine getirdiği iddiasına dayalı ve bu suretle lisans sözleşmesi uyarınca düzenlenen fatura alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, 01/01/2021 tarihli sözleşme uyarınca lisanslı... oynatıcı ve müzik dağıtımı yazılımının kurulduğunu, ...'nin "..." markasına ait kataloğundan dijital müzik listelerinin hazırlandığını, sözleşmede kararlaştırılan mahallerde umuma açık şekilde müzik hizmetinin verildiğini, ancak bu hizmetlerden kaynaklanan fatura alacaklarının ödenmediğini ileri sürmektedir.
Davalı, davacının kendilerine herhangi bir hizmet vermediğini, faturanın ifa safhasına ilişkin tek taraflı düzenlenen bir belge olduğunu ve alacağın varlığını kanıtlanmadığını, davacının hizmetin verildiği iddiasını ispatlaması gerektiğini savunmaktadır.
O halde, öncelikle ispat külfeti olup davacı tarafta olup, davacının icra takibinin dayandığı fatura içeriğindeki hizmetleri davalı tarafa verdiğini, hasılı alacağın varlığını ispatlamak zorundadır.
Bu noktada uyuşmazlığın temeli, lisans sözleşmesine konu hakkın özüne ilişkindir.
Nitekim, taraflar arasındaki lisans sözleşmesi uyarınca davacı lisans verenin lisans sözleşmesine konu yazılımın kurulması, dijital müzik listelerinin hazırlanması ve umuma açık müzik hizmeti verilmesi kapsamında lisans sözleşmesine konu hakkın özüne ilişkin olarak edimini tam ve her türlü ayıptan ari şekilde yerine getirdiği iddiasını / vakıasını TMK 6.ve HMK 190. maddesi uyarınca ispatla yükümlüdür.
Bu çerçevede, lisans sözleşmesine konu hakkın özü, lisans sözleşmesi kapsamında hizmetlerin verilip verilmediği, lisans sözleşmesine konu hakkın kullanımı (davalı tarafça hizmetin verildiği inkar edildiğinden) uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır.
O halde, davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğunun taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması zorunludur.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 24. maddesinde Temsil Hakkı "Bir eserden, doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarıyan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir. Temsilin umuma arz edilmek üzere vukubulduğu mahalden başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir. Temsil hakkı; eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması halinde, yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan, diğer gerçek ve tüzelkişilerce kullanılamaz. Ancak, 33 üncü ve 43 üncü maddelerdeki hükümler saklıdır."
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 25. maddesinde İşaret, Ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla Umuma İletim Hakkı: "Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine aittir. Eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir. Bu madde ile düzenlenen umuma iletim yoluyla eserlerin dağıtım ve sunumu eser sahibinin yayma hakkını ihlal etmez." şeklinde düzenlenmiştir.
Fikir ve Sanat ve Eserleri Kanunu 1.maddesinde tanımlanması yapılan eserlerin yorumlanması ve kullanılmasından kaynaklanan maddi ve manevi uyuşmazlıklara bakmaya görevli mahkemenin aynı Kanun'un 76. maddesi gereğince dava konusunun miktarına ve kanunda gösterilen cezanın derecesine bakılmaksızın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde, iddia savunmanın ileri sürülüş biçimine göre, lisans sözleşmesine konu hakkın özüne ilişkin olarak yapılacak incelemede 5846 sayılı Kanunun 24. ve 25. (Temsil Hakkı ve Ses / Umuma İletim Hakkı) maddelerinin incelenmesi, tartışılması ve değerlendirilmesinin, 5846 s. FSEK 76. maddesi hükümleri uyarınca özel görevli ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi alanına girdiği, hasılı anılan Yasal hükümler uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Konuya ilişkin ayrıca yargı uygulamasına da bakılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığa ışık tutabilecek ve emsal nitelikteki;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ...E. , ... K. sayılı ilamında: (ayrıca işbu dosyanın davacısının taraf olduğu birebir emsal karar)
"...Somut uyuşmazlıkta; davacı şirket, lisans sözleşmesine dayalı olarak dava açmış olup lisans hakkına dayalı olarak .. bulunmuştur. Davalı vekili de müvekkilinin umuma müzik hizmeti verdiğini iddia etmektedir. Bu kapsamda her iki tarafın hakkın kullanımı hususunda ihtilafı olduğu ve davacının lisans sözleşmesinin geçerli olduğunu iddia ettiği dikkate alındığında davacının hakkının FSEK kapsamında olup olmadığına ilişkin delillerin Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerekli görülmekle..."
(Ayrıca umuma açık müzik yayını ve lisans sözleşmesi için Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu ve karar içeriğinde ... A.Ş.den bahsedilen başka bir karar için bakınız. İstanbul BAM 16. HD. ... E. ... K. )
Bu çerçevede, uyuşmazlığın çözümünde iddia savunmanın ileri sürülüş biçimine göre, lisans sözleşmesine konu hakkın özüne ilişkin olarak yapılacak incelemede 5846 sayılı Kanunun 24. ve 25. (Temsil Hakkı ve Ses / Umuma İletim Hakkı) maddelerinin incelenmesi, tartışılması ve değerlendirilmesinin 5846 s. FSEK 76. maddesi hükümleri uyarınca özel görevli ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi alanına girdiği, anılan Yasal hükümler uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaatine varılmakla; HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı üzere);
1-HMK 114/1-c. ve HMK 115/2. madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-HMK.nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL (NÖBETÇİ) FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'ne tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20. maddesine göre kararın kesinleştiği tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde dosyanın resen ele alınarak Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/12/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim