mahkeme 2024/50 E. 2025/571 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/50
2025/571
15 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/50
KARAR NO : 2025/571
DAVA : ÇEK İSTİRDAT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/02/2023
KARAR TARİHİ : 15/09/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ve ... 1.ATM.de açılan, mahkemenin 19.09.2023 tarih ve ...E. ...K.sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderilen MENFİ TESPİT davasının tevzi sonucunda yukarıdaki esasa kaydedildikten sonra mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ciro yoluyla gelen ... Bankası ...Şubesine ait keşideci ...Şirketi olan ... tarihli ... seri numaralı 33.000,00 TL bedelli çekin 15/03/2022 tarihinde kaybolduğunu, müvekkilinin tüm aramalarına rağmen bulunamadığını, kaybolan çekin iptali için ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası kapsamında çekin iptali davası açıldığını, dava konusu çekin davalı ... tarafından 25/11/2022 tarihinde ... Bankası'na ibraz edildiğinin tespit edildiğini, çekin ibraz edilmesi nedeniyle istirdat davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, dava konusu çekin davacı müvekkilinin elinden rızası dışında çıktığını, dava konusu çekin davalının elinde olduğunu, ciro silsilesinde çekin arka kısmında yer alan yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ...'nun ciro silsilesinde kendisinden sonra gelen kişi ve şirketleri tanımadığını, davalının iyi niyetli hamil olmadığını, bu nedenle dava konusu edilen ... seri numaralı 33.000,00 TL bedelli çekin davalıdan istirdatını ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... 1.ATM 19.09.2023 tarih ve... E. ... K.sayılı kararı ile yetkisizlik kararı vererek dosyayı mahkememize göndermiştir.
CEVAP:
Davalı vekili ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin pasif/aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin pasif /aktif husumet yokluğunda davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu çeki ... isimli kişiden aldığını, çekin bankada karşılıksız çıkmasından kaynaklı tekrar aynı kişiye verdiğini, bu nedenle müvekkilin son hamil olmadığından söz konusu davanın tarafı gösterilemeyeceğini, davanın yetkili olmayan yer mahkemesinde açıldığını, müvekkilinin adresi İstanbul olup davanın davalının ikametgah adresinde açılması gerektiğinden yetki itirazında bulunduklarını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarından bulunduklarını, dava dilekçesinde davacı ciro silsilesin de bulunan bulunan imzanın davacıya ait olmadığı belirtilmiş ise de bilindiği üzere kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesinin geçerli olduğunu, davacının ciro imzasının sahte olması diğer ciranta imzalarının geçerliliğini etkilemediğini, çek üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olması nedeniyle müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, müvekkilinin çekin davacının rızası dışında elinde çıktığı bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları anlaşılamadığından bu iddialarını açıklayarak somutlaştırması ve çekin kendisinde olmadığını beyan ettiğinden buna ilişkin delillerini sunması için HMK.nun 31.maddesi gereğince süre verilmiş, davalı vekili 05.02.2024 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazının hukuki dayanağını açıklamamış, çekin davalıdan önceki ciranta...'ye teslim edildiğinden, bu şahsın tanık olarak dinlenmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; dava konusu çekin haksız yere elinden çıktığı (kaybolduğu), davalı hamilin iyi niyetli olmadığı iddiasıyla, TTK.nun 792.maddesine dayalı Çek İstirdat davasıdır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuştur. Bu itirazların hukuki dayanakları anlaşılamadığından davalı vekilinden HMK.nun 31.maddesi gereğince açıklama istenmiş, davalı vekili 05.02.2024 tarihli dilekçesi ile beyanda bulunmuş ise de zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazının hukuki dayanağını açıklamamış, mahkememizce de bu itirazların hukuki dayanağı bulunamadığından bu yönde bir inceleme ve tartışma yapılamamıştır.
Taraflar arasında çekin varlığı dışında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davalının yetkili hamil olup olmadığı (husumet), davacının elindeki dava konusu çekin haksız yere elinden çıkıp çıkmadığı, öyle ise davalının çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın açıldığı 23.02.2023 tarihi itibariyle TTK'nın 792. maddesi kapsamında açılan çek istirdadı davasında arabuluculuğa başvurmak dava şartı değildir. (Emsal; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2020 tarih ve ... E. -...K.ile İstanbul BAM 44.HD.nin 10.06.2021 tarih ve E. ...K....).
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, tüm dosya kapsamı ile beraber yapılan yargılama sonunda;
Davacı taraf, dava konusu çeki kaybettiğini belirterek 06.04.2022 tarihinde "Zayi Nedeniyle Kıymetli Evrak (Çek) İptali" davası aşmış, yargılama sonunda ... ATM 02.03.2023 tarih ve ... E.... K.sayılı kararı ile dava konusu (15/03/2022 tarihinde kaybolduğu belirtilen) ... tarihli ... seri numaralı 33.000,00 TL bedelli çekin ... (TCKN ...) tarafından ... Bankası ... şubesine ibraz edilmiş olması nedeniyle Karar Verilmesine Yer Olmadığına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından da çekin arkasında bulunan ismi altındaki cironun (imzanın) kendisine ait olmadığını belirtilerek davalı aleyhine çek istirdat davası açılmıştır.
Davalı taraf, dava konusu çeki kendisinden önceki ciranta ... isimli şahıstan aldığını, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle aldığı kişiye iade ettiğini, bu kişinin tanık olarak dinlenebileceğini belirterek çekin kendilerinde olmadığını savunmuştur.
Davalı vekili tanık dinletme isteminde bulunmuş ise de;
6100 sayılı HMK.nun "Senetle ispat zorunluluğu" başlıklı 200. Maddesi gereğince; "(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
(2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir." hükmü gereğince davacı vekilinden tanık dinletme talebine muvafakatı olup olmadığı sorulmuş, davacı vekili 14.02.2025 tarihli beyan dilekçesi ile muvafakat vermemiştir.
Yetkisiz mahkemece davacı tarafın imza inkarı nedeniyle imza incelemesi başlatılmış, imza örnekleri toplanmış, mahkememizce de davacı asilin imza örneklerinin alınması için talimat yazılarak süreç tamamlanmış ise de imza incelemesi için şark olan çek aslının dosyaya intikali sağlanamamıştır.
Davalı taraf çekin kendisinde olmadığını savunmakta ise de iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekir. Zira çek bankaya ibraz edildikten sonra geriye ciro olmayacağı için çekin önceki cirantaya iadesi alacağın devri hükmündedir. Bu devri yazılı olarak ispatlayamamıştır. Belgeye karşı tanık dinletme talebi de davacı tarafından kabul edilmemiştir. Ortada dava konusu çek nedeniyle başlatılmış bir icra takibi de bulunmadığından çekin davalının elinde olduğunun kabulü zorunludur.
Dava Türk Ticaret Kanunu'nun 792.maddesine dayanan çek istirdat davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Elden Çıkan Çek" başlıklı 792.maddesi gereğince; Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.
Davalının söz konusu çeki ağır kusur veya kötü niyetle elinde bulundurduğu, davacının elinden çekin haksız ve hukuka aykırı şekilde çıkmasına neden olan kişilerce işbirliği halinde ortak kasıt altında veya bu durumu bilerek veya bilebilecek durumda olup ağır kusur ile hareket ettiği ispatlanamamıştır. Ortada bir ceza soruşturması ve dava yoktur. Çek icra takibine de konulmamıştır. Bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 563,56-TL harçtan mahsubu ile 51,84-TL eksik peşin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/09/2025
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.