Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/467

Karar No

2024/855

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/467 Esas
KARAR NO : 2024/855

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/07/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 26/06/2018 tarihinde iki tarafa borç yükleyen acente sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeyle ... A.Ş. firması, ... Şirketi Firmasını Karayolu ile şehirler arası, uluslararası eşya taşımacılığı konusunda acente olarak tayin ettiğini, bu kapsamda ... A.Ş. firmasına ait taşıtların yükleme, boşaltma hizmetleri, kargo kabulü, kargo teslimi ve diğer acentelik hizmetleri acente olarak tayin edilen müvekkili şirket tarafından yapılacağının düzenleme konusu yapıldığından bu yöndeki görevleri müvekkili şirket tarafından eksiksiz, tam olarak yerine getirildiğini, TTK kapsamında bir ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerin yapılmasına aracılıkta bulunmak ya da bunları tacir adına yapmakla görevli olan acentenin borç ve yükümlülüklerini düzenlendiğini, buna göre acentenin TTK'da gösterilen borçlarının; müvekkilinin işlerini görme, menfaatlerini koruma, bilgi verme, verilen talimatlara uygun hareket etme, önleyici tedbirler alma, müvekkile ait parayı zamanında ödeme, rekabet yapmama olarak belirtildiğini, müvekkili firmanın TTK ve sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme süresi ve feshi hususunun sözleşmeler ile hüküm altına alındığını, ayrıca tarafların tek taraflı olarak bu sözleşmeyi fesih etme hakkı olduğunu, sözleşmenin süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile bu sözleşme fesih edilebilir düzenlemesine yer verildiğini, davalı tarafın müvekkili firmaya böyle bir fesihname göndermediğini, TTK 121.2 maddesi hükmü doğrultusunda müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmenin süresiz hale geldiğini, TTK'a göre belirsiz süre için yapılmış acentelik sözleşmesini, taraflardan her birinin üç ay öncesinden ihbar etmek suretiyle sona erdirebileceğini, acentenin de tacir niteliğine sahip olduğu hallerde bu ihbarın TİK 18.3'te öngörülen şekilde yapılması gerektiğini, feshi ihbarının geçmişe etkili olmadığını, davalı tarafın ne sözleşmede belirtilen fesih usullerine, ne de TTK'da belirtilen fesih usullerine uymadan ve müvekkil firmaya ihbarname göndermeden fesih işlemi yaptığını, TTK'ya göre sözleşmenin haklı bir neden olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymadan feshi halinde sözleşmeyi fesh eden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğunu, acentelik sözleşmesini haklı neden olmadan veya üç aylık ihbar süresine uyulmadan feshetmesi halinde acente aracılık yaptığı ya da sözleşmenin ifası ile hak kazanacağı ücretten yoksun kalacağından acente, yoksun kaldığı bu ücreti TTK 121.4 dayanarak karşı taraftan tazminat olarak isteme hakkı mevcuttur hükmü yer aldığını, Yargıtay 11. HD. 29.6.2000 tarih ve E...., K. ...sayılı kararının emsal olduğunu, haksız feshi durumunda acentenin kazanç kaybının ödeneceği belirtildiğini, belirsiz süreli acentelik sözleşmesi, haklı neden olmaksızın derhal fesh edilirse, haksız feshe maruz kalan taraf başlanmış işlerin tamamlanmaması nedeniyle uğradığı zararları, Türk Ticaret Kanununun 121/1. maddesi gereğince talep edebileceği aynı zamanda belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin haksız feshi durumunda ortaya çıkan tek zararın, söz konusu hükümde öngörülen, başlanmış işlerin tamamlanamaması yüzünden uğranılan zarar olmadığı, bunun yanı sıra, acentelik sözleşmesinin fesih önellerine uyulmadan feshedilmesinden kaynaklanan diğer zararların da tazmini gerektiği tarafların en azından fesih öneli süresi boyunca elde edebilecekleri, ancak haksız fesih nedeniyle yoksun kaldıkları kazançlarda zarar kalemi olarak ortaya çıktığını ve haksız feshi yapan tarafın bunları da ödemesi gerektiğinin belirtildiğini, belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin haklı neden olmaksızın acenteye veren tarafça derhal feshedilmesi durumunda, acente Türk Ticaret Kanununun 121/4. maddesi gereğince başlanmış işlerin tamamlanmaması nedeniyle uğradığı zararı ve Türk Ticaret Kanunu ilgili maddelerince düzenlenen tazminatın koşulları için ayrıca Borçlar Kanununun 96. maddesi gereğince sözleşmenin 3 aylık fesih süresinden önce sona ermesi nedeniyle yoksun kaldığı kazancın tazminini talep edebileceğini, bu tazminatla acentenin fesih süresine uyulsaydı, bulunacağı ekonomik konuma getirilmeye çalışıldığını, acentenin 3 aylık fesih önelinde elde edebileceği ücretleri tazminat olarak talep edebileceğini, bu ücretlerin hesaplanırken tasarruf edilen harcamalar ve diğer gelir elde etme olanaklarının değerlendirileceğini, feshedenin kusurunun ağırlığı ödenecek tazminat miktarında dikkate alınacağını, müvekkilinin sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı taraf sözleşmeye ve kanunlara aykırı davrandığını, feshi süresine dahi uymadan sözleşmeyi feshettiğini, Borçlar Kanununa göre haksız feshi sonucunda davalı tarafın; maddi ve manevi zararı gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin maddi zararının sözleşmeye uyulmaması yüzünden uğradığı zarar olduğunu, müvekkilinin davalının sözleşmeye uymaması sonucundaki mal varlığı ile sözleşmeye uyması halinde oluşacağı mal varlığı arasındaki fark olduğunu, davalının sözleşmeye uyacağı düşüncesi ile müvekkilinin bir çok yatırımlarda bulunduğunu, davalının sözleşmeye uymaması sonucunda müvekkil iş yerini kapatmak zorunda kaldığını ve işçilerin kıdem ve ihbar tazminatını ödemek zorunda kaldığını, davalının sözleşmeye uymaması neticesinde müvekkilinin ticari hayatının sona erdiğini ve iflasın eşiğine geldiğini, sözleşme devam edeceği düşüncesi ile yaptığı tüm yatırımların ödeme endişesi içine girdiğini ve yaptığı yatırımları ödemek için kendi mal varlığını yok hesabına satmak zorunda kaldığını, Borçlar Kanuna göre davalının sözleşmeye uymaması neticesinde şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısıyla bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalma olması halinde kusurlu tarafın bu zararı gidermek için manevi tazminat ödemekle yükümlüdür hükmü yer aldığını, davalı şirketin mallarını elinden çıkarmaya başlaması, üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkulleri başka şirket üzerine muvazaalı olarak devretmeye başlaması, banka hesaplarını boşaltmaya başlaması ve şirketin aktiflerini azaltması ve şirket adına kayıtlı kamyonları satışa koyması sebebiyle İİK gereği davalının menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ve araçlarına ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 TL maddi tazminat, (denkleştirme ve borçlar kanuna göre haksız feshi sebebiyle 3 aylık hakediş) alacağını 24/03/2023 tarihli ihtarnameden başlamak üzere işleyecek ticari faiz ile birlikte ve 150.000,00 TL manevi tazminat alacağını yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın ibraz ettiği ve ibraz olunan taraflar arasında akdedilen "acentelik sözleşmesi (eşya)" sözleşmesinin (7) numaralı maddesinde aynen " ....iş bu sözleşmeden doğacak ihtilafların vukuunda ... Mahkeme Ve İcra Daireleri Yetkilidir. " denildiğini, 6100 sayılı HMK' unun 17.maddesi hükmününde bu durumu içerdiğini, HMK'nun 18/2.maddesi hükmününde belirtildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile yetki sözleşmesi, yetki şartının kararlaştırıldığını ve yetkili mahkemenin, ... Mahkemeleri olduğu belirlendiğini, anılan yetki sözleşmesinde, aksi kararlaştırılmamış olmakla, mahkemeniz yetkili olmayıp, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu itibarla da yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetkisizlik sebebiyle reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dava dosyasının yetkili, ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinini, diğer taraftan müvekkili şirketin merkezinin ABD'de olan dünyaca maruf ve meşhur ... şirketler grubunun ve dünyanın her ülkesindeki ... logosu ile uluslararası taşıma yapan şirketlerin / firmaların, Türkiye'deki hizmet ortağı olarak olup, ... logosu ile yurt içi ve uluslararası paket ve hızlı kargo taşımacılığı işi ile iştigal etmekte olan % 100 yabancı sermayeli bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin taşımasını üstlendiği kargoların alıcılarına ulaştırılması veya taşınmasını temin bakımına müşterilerinden kargo ve paket toplanması ve alıcılarına ulaştırılmasını temin bakımına paket ve kargoların ayrıştırılması işlemlerinin yapılması için Türkiye'nin bazı bölgelerinde ve büyük illerinde aktarma merkezleri bulunmakta ve keza paket ve kargoların toplanması ve toplanan paket ve kargoların alıcılarına teslim edilmesi ve taşıma ücretinin tahakkuk ve tahsilinin yapılması bakımına da bir çok il ve ilçede şubeleri ile davacı gibi servis sağlayıcıları/acenteleri bulunduğunu, müvekkili ile davacının yetkilisi olan ...'nın temsil ve ilzam ettiği dava dışı ... Şirketi arasında 09.12.2017 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiğini ve adı geçen şirketin, müvekkili şirketin ... acentesi olduğunu, sonrasında ise adı geçen şirketin münfesih acente olduğunu, davacı şirket ile münfesih acente arasında akdedilen protokol ile davacı şirketin, adı geçen şirketin ... acenteliğinin tüm borç ve yükümlülüklerinden 05.03.2018 tarihinden itibaren sorumlu olduğunu belirttiğini, ertesi günü de 06.03.2018 tarihinde, davacı "... Şirketi" ile müvekkili arasında Eşya Acentelik Sözleşmesi ve Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü akdedildiğini, bu suretle de davacının müvekkil şirketin, ... servis sağlayıcısı / acentesi olduğunu, davacı şirketi temsil ve ilzam eden / yetkilisi ...'nın, yine mahkemenin... Esas sayısı ile görülen davanın davacısı olan, müvekkili şirketin (eski) ... acentesi olan "... Şirketi'ni de münferit imzası ile temsil ve ilzama mezun yetkilisi olduğunu, müvekkili şirket tarafından ... 43.Noterliğinden keşide edilen ... tarihli ... Yevmiye sayılı ihtarname ile 09.12.2017 tarihli acentelik sözleşmesinin fesih edildiğini müvekkili şirketin ... acentesi olan ... Şirketi'ni de münferit imzası ile temsil ve ilzam ettiğini, kendisi, temsil ve ilzama yetkili olduğu ... Şirketi ile müvekkili şirket arasında akdedilen ... acenteliğinin fesih edilmesi üzerine, temsil ve ilzama yetkili olduğu huzurdaki davanın davacısı ... Şirketi ile müvekkili şirket arasında akdedilen ... acenteliğini devam ettirmeyeceğini beyan ettiğini, davacı şirketin ortaklarından / hissedarlarından olan ...'ın, müvekkili şirket yetkilileri ile görüşerek, kendisinin davacı şirketin ortaklığından ayrıldığını, ... acenteliğini kendisinin yürütebileceğini belirtmiş, bunun üzerine ...'ın temsil ve ilzam ettiği / hissedarı olduğu, ... Limited Şirketi ile 01.10.2022 tanzim tarihli acentelik sözleşmesi ve ek protokolü akdedildiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ... acenteliğinin müvekkili şirket tarafından fesih edilmiş olmadığını, davacı şirketin temsil ve ilzama mezun olan ..., ... acenteliğini fesih edilmesi üzerine, yetkilisi olduğu ... Merkez ve ... Merkez acenteliğini devam ettirmeyeceğini beyan etmesi üzerine, her iki şirketin hissedarları olan ... ve ... ile acentelik sözlemesi ve ek protokolü akdedildiğini ve ...'ın yetkilisi olduğu ... Şirketi, 01.10.2022 tarihi itibarı ile müvekkili şirketin ... acentesi olduğunu, müvekkili şirketin ... acentesi olan ... firmasının unvanındaki, (M) harfi, davacı şirketin yetkilisi olan ...'yı, (T) harfi ...'ı, (C) harfi de ...'i ifade ettiğini, müvekkili şirketin o tarihte ... acentesi olan huzurdaki davanın davacısı MT Kargo firmasının unvanındaki (M) harfi davacı şirketin yetkilisi olan ...'yı, (T) harfi de ...'ı ifade ettiğini, dolayısı ile ... acenteliğini, müvekkili şirket tarafından fesih edilmediğini, davacı şirketi temsil ve ilzama mezun ... tarafından fiili / eylemli olarak fesih edildiğini, huzurdaki davanın bu sebeple reddine karar verilmesini, arz ve izah olunduğu üzere yetki itirazının kabulü ile mahkemenizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, karar verilmesini acentelik sözleşmesinin, iddia edildiği gibi, müvekkili şirket tarafından değil, davacı acenteyi münferit imzası ile temsil ve ilzam eden ... tarafından eylemli olarak fesih edilmiş olmakla, huzurdaki davanın bu sebeple reddine karar verilmesini talep ettiğini, bu talep kabul görmediğinde ise yukarıda izah olunduğu ve TTK' unun 122.maddesinde açık bir şekilde belirtildiği üzere acentelik sözleşmesinin fesih edilmesinden itibaren bir yıl içerisinde, denkleştirme / portföy tazminatı talep edilebileceğinden, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi 2022 yılı Eylül / ekim ayında sonlanmış olmakla, davanın bu sebeple reddine karar verilmesini, davacı yanın beyan ve iddialarının hukuki dayanağı bulunmadığını, TTK' unun 121/4.maddesine ve 122.maddesine tevfikan talep edebileceği maddi tazminat bulunmadığını, davacı yanın maddi tazminat talebinin bu sebeple reddine karar verilmesini, davacı yanın manevi tazminat talebinin haksız ve hukuksuz olduğunu, davacı yanın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Taraf şirketler arasında imzalanan 26/06/2018 tarihli acentelik sözleşmesi, ... 13.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Arabuluculuk tutanakları, fatura suretleri, müşteri portföyüne ilişkin liste celp edilmiş, incelenmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan denkleştirme tazminatı ile hak ediş alacakları ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dava dilekçesi davalı tarafa 14/08/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 6100 s. HMK 317/2. maddesi gereğince iki haftalık cevap verme süresi 28/08/2024 tarihinde sona ermektedir. Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Acentelik sözleşmemesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemli işbu dava, adli tatile tabi davalardan olduğundan anılan Yasa hükmü uyarınca cevap verme süresi adli tatilin bittiği 31/08/2024 (HMK 102) tarihten itibaren 1 hafta uzayarak 07/09/2024 tarihinde sona erecektir. Ne var ki, 07/09/2024 tarihi Cumartesi gününe denk geldiğinden, 6100 s. HMK 93.maddesi uyarınca sürenin son gününün tatil gününe rastlaması sebebiyle, süre tatili takip eden ilk iş günü olan 09/09/2024 tarihinde bitecektir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinin 09/09/2024 tarihinde dosyaya sunulduğu, hasılı değinilen tüm Yasal hükümler uyarınca cevap dilekçesinin yasal süre içinde mahkememize ibraz edildiği tespit edilmiştir.
Davalı yasal süre içinde sunduğu cevap dilekçesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin ise taraflar arasında imzalanan ve varlığı tartışmasız olan acentelik sözleşmesindeki yetki sözleşmesi / yetki şartı gereğince ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Taraflar arasında akdedilen ve varlığı tartışmasız olan 26/06/2018 tarihli Acentelik Sözleşmesinin 7. maddesinde "İş bu sözleşmeden doğacak ihtilafların vukuunda ... Mahkemeleri yetkilidir" şeklinde yetkili mahkemenin belirlenmesine yönelik yazılı yetki şartı/ sözleşmesi kararlaştırılmıştır.
Yetki ilk itirazı usule ilişkin savunma sebeplerinden biri olup davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle yetkili mahkemenin hangi mahkeme olduğu ve somut olayda Mahkememizin yetkili olup olmadığının tartışılması ve değerlendirilmesi zorunludur.
Yetkiye ilişkin yasal düzenlemelere bakıldığında:
HMK 17. maddesi "tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.".
Somut olaya bakıldığında; hem davacının hem de davalının ticari şirket / tüzel kişi tacir olduğu, 6100 s. HMK 17. maddesi uyarınca tacirler arasındaki yazılı yetkili şartının / yetki sözleşmesinin geçerli olduğu ve taraflar için sözleşmenin yetki şartına ilişkin bu hükmünün bağlayıcı nitelikte bulunduğundan yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır.
Nitekim, davalı vekili mahkememizin ön inceleme duruşmasında dosyanın yetkili mahkeme olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talebini yinelemiştir.
Açıklanan nedenler karşısında, davalının yetki ilk itirazının kabulüne, yazılı yetki şartı ve 6100 sayılı HMK 17. maddesi hükmü uyarınca davayı görmeye yetkili olan ... (Nöbetçi) Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davalının yetki ilk itirazının kabulü ile; HMK 116/1-a. madde yollamasıyla HMK 114 ve 115 madde hükümleri uyarınca davanın usulden reddine, Mahkememizin yetkisizliğine,
2-Karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde yetkili olan ... (Nöbetçi) Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-Karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştirilmiş ise kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesine,
4-Başka mahkemede davaya devam edilmesi söz konusu olmadığında dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine,
5-HMK 331/2 maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine,
6-Harç ve tüm yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/12/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim