Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/466
2024/848
3 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/466 Esas
KARAR NO : 2024/848
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/07/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şirketi ile davalı arasında 01/04/2019 tarihinde iki tarafa borç yükleyen acente sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyle ...Şirketi firması, ...Şirketi Firmasını Karayolu ile şehirler arası, uluslararası eşya taşımacılığı konusunda acente olarak tayin ettiğini, belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin haklı neden olmaksızın acenteye veren tarafça derhal feshedilmesi durumunda, acente Türk Ticaret Kanununun 121/4. Maddesi gereğince başlanmış işlerin tamamlanması nedeniyle uğradığı zararı ve Türk Ticaret Kanunu ilgili maddelerince düzenlenen tazminatın koşuları için ayrıca Borçlar Kanununun 96. Maddesi gereğince sözleşmenin 3 aylık fesih süresinden önce sona ermesi nedeniyle yoksun kaldığı kazancın tazminin talep edebileceğini, bu tazminatla acente 3 aylık fesif önelinde elde edebileceği ücretleri tazminat olarak talep edeceğini, davalı şirketin mallarını elinden çıkarmaya başlaması, üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkulleri başka şirket üzerine muvazaalı olarak devretmeye başlaması, banka hesaplarını boşaltmaya başlaması ve şirketin aktiflerini azlatması ve şirket adına kayıtlı kamyonları satışa koyması sebebiyle İKK gereği davalının menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ve araçlarına ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 TL maddi tazminat alacağını 24/03/2023 tarihli ihtarnameden başlamak üzere işleyecek ticari faiz ile birlikte ve 150.000,00 TL manevi tazminat alacağını yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, kısmi alacak davasının kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK'nın 17/1.maddesinde, tacirler arasında yetki sözleşmesi yapılmış ise de aksi kararlaştırılmadıkça, davanın sadece sözleşme ile berilenen mahkemede açılacağı hüküm altına alınmış olmakla, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 7. Maddesinde, ... Mahkemeleri yetkili kılındığını, mahkemenin yetkili olmadığını, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi ile üstlenilen acentelik işi, müvekkili şirketin taşınmasını üstlendiği kargoların, davacı acentenin sorumluluk sahası olan ...'deki müvekkili şirket müşterilerinden toplanması ve müvekkili şirket müşterilerine teslimi işi olmakla, TTK'nın 121/4.maddesinde belirtilen "(4) Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşme fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır. "hükmü içeriğindeki, sözleşme feshi esnasında, başlanılmış işlerin bulunmaması sebebiyle, tarafı oldukları, ibraz ettikleri emsal yargı kararları gereğince davacı acentenin TTK'nın 121/4. Maddesinde tevfikan talepte bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, acentelik sözleşmesi içeriğinde, davacı acenteye sözleşme yapma yetkisi verilmediğini, pazarlama yetkisi verilmediğini, davacı acentenin yeni müşteri bulma, müşteri kazandırma gibi hak ve yetkisi bulunmadığını, denkleştirme tazminatı talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, aksinin kabulü halinde ise sözleşmenin feshi tarihinden itibaren bir yıllık süre dolmuş olması nedeniyle TTK'nın 122/4. Maddesi hükmü gereği hukuken mümkün olmadığını, davacı yanın maddi tazminat talebinin bu sebeplerle reddine karar verilmesini, manevi tazminat talep etme hakkı olmadığın,ı manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan denkleştirme tazminatı ile hak ediş alacakları istemlerine ilişkindir.
Davalı taraf, yasal süre içinde sunduğu cevap dilekçesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin ise taraflar arasında imzalanan ve varlığı tartışmasız olan acentelik sözleşmesindeki yetki sözleşmesi -yetki şartı- gereğince ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Taraflar arasında akdedilen ve varlığı tartışmasız olan acentelik sözleşmesinin 9.10.maddesinde "İş bu sözleşmeden doğacak ihtilafların vukuunda Bakırköy Mahkeme ve İcra Daireleri yetkilidir" şeklinde yetkili mahkemenin belirlenmesine yönelik yazılı yetki şartı kararlaştırılmıştır.
Yetki ilk itirazı usule ilişkin savunma sebeplerinden biri olup davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle yetkili mahkemenin hangi mahkeme olduğu ve somut olayda Mahkememizin yetkili olup olmadığının tartışılması ve değerlendirilmesi zorunludur.
Yetkiye ilişkin yasal düzenlemelere bakıldığında:
6100 sayılı HMK'nın 17.maddesi "Tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklindedir.
Somut olaya bakıldığında; hem davacının hem de davalının ticari şirket / tüzel kişi tacir olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 17.maddesi uyarınca tacirler arasındaki yazılı yetkili şartının / yetki sözleşmesinin geçerli olduğu ve taraflar için sözleşmenin yetki şartına ilişkin bu hükmünün bağlayıcı nitelikte bulunduğundan yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenler karşısında, davalının yetki ilk itirazının kabulüne, yazılı yetki şartı ve 6100 sayılı HMK 17. maddesi hükmü uyarınca davayı görmeye yetkili olan Bakırköy (Nöbetçi) Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davalının yetki ilk itirazının KABULÜ ile; 6100 sayılı HMK'nın 17. Maddesi uyarınca davanın usulden reddine, Mahkememizin yetkisizliğine,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştirilmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesine,
4-Başka mahkemede davaya devam edilmesi söz konusu olmadığında dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine,
6-Harç ve tüm yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/12/2024
Katip
Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.