Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/428

Karar No

2024/871

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/352 Esas
KARAR NO : 2024/850

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/05/2022
KARAR TARİHİ : 03/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 14/06/2024 tarihinde saat 07:00 sıralarında .. Mahallesinden ... ilçesi istikametine tescilsiz ve plakasız motosiklet ile seyir halinde olan sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki motosiklete ... Mahallesi ... bulvarı üzerinde sol şeritte seyir halinde iken sağ şeritte seyir halinde olan sürücüsü / plakası talep edilemeyen tır aracının sağa dönüşü esnasında dorsenin uzun olması nedeni ile motosiklete çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeni ile müvekkilinin ağır yaralandığını, sakatlık yaşamış olduğunu ve vücudundaki ağır yaraların halen devam ettiğini, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli sakatlık için 500.00 TL, geçici sakatlık için 500,00 TL, geçici bakıcı giderleri için 500,00 TL nin kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın haksız ve hukuksuz olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini, dayanak gösterilen kazaya ilişkin hiçbir somut evrakın sunulmadığını, kaza ile ilgili, kamera kaydı, tanık beyanı kamera görüntüsünün bulunmadığını, kazanın meydana geldiği belirtilen yerinin hızlı sürüşe imkan olmayan, kaza yapmanın oldukça güç bir yer olduğunu, ayrıca kazanın karşı taraf sürücünün hatası ile meydana gelmiş olduğunun ispatlanması gerektiğini, kazada motosikletin plansız olduğunun emniyet kayıtları ile sabit olduğunu, geçici iş göremezlik, bakım gideri ve tedavi giderlerine yönelik müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, bu sorumluluğun SGK ya ait olduğunu, ayrıca SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faizin baz alınması gerektiğini, bu nedenler ile davalının reddedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 19/11/2024 tarihli feragat dilekçesinde özetle; Geçici bakıcı taleplerinden feragat ettiklerini, bu yönünde dosyanın yeninden ATK gönderilmemesini, ATK faturası ve eksik ıslah harç bedelinin de yatırıldığını, 2025 yılı dosyanın güncel aktüerya hesaplamasına dahil olmaması adına duruşmanın öne alınarak davanın karara çıkartılmasını talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... ve ... tarafından hazırlanan 22/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu,
... sayılı, ... tarihli Adli Tıp Kurumu mütalaası,
... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğün'den ...'ya ait tıbbi tedavisine ilişkin evraklar,
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...Soruşturma dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği'den...'ya üt tüm tedavi evrakları,
... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden ...'ya ait sosyal ve mali durum tutanağı,
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı (bakıcı gideri, sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı) istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, 14/06/2016 tarihinde tescilsiz ve plakasız motosiklet ile seyir halinde olan davacı sürücü ...i'nin sevk ve idaresindeki motosiklete seyir halinde iken sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen tırın sağa dönüşü esnasında dorsesinin uzun olması nedeni ile motosiklete çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı tarafından karşı araç sürücüsü tespit edilemediğinden bahisle davalı ... Hesabı aleyhine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, plakası tespit edilemeyen tır sürücüsünün, meskun mahalde seyir halindeyken trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uyması ve sağa manevra yapması dönmesi gerektiğinde öncelikle yol görüş ve trafik akış durumu ile aracın teknik özellik, görüş durumu, yol durumu vb. ve büyüklüğü dikkate alınarak ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokacak hareketlerden sakınarak müteyakkız şekilde seyir halinde olması gerekirken dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek dönüş esnasında dorsesi ile çarpmak suretiyle sebebiyet vermiş olduğu kazada %70 oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nin ise, araç kullanırken trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uyması ve yol, görüş durumu, aracının teknik özellikleri vb. hususları dikkate alarak hızını azaltması ve müteyakkız şekilde seyir halinde olması gerekirken gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile sebebiyet vermiş olduğu kazada %30 oranında tali kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir herhangi bir sebep bulunmadığı; bu itibarla davalı ... Hesabı'nın 5684 sayılı Kanunun 14/2-a. maddesi hükmü uyarınca davacının uğramış olduğu cismani zarardan araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu sürekli iş göremezlik kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu ... Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamında, kaza tarihinin 14/06/2016 olduğu gözetilerek Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu'nun 20/11/2023 tarihli 18180 karar numaralı raporu ile, davacının meydana gelen kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu ve iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Aktüerya bilirkişisi tarafından, kaza tarihi olan 14/06/2016 itibariyle resmi belgeli gelir beyanı olmadığından net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, aktif dönem hesabına AGİnin dahil edilmesi gerektiği, TRH 2010 tablosu esas alınarak ve progresif rant yöntemi uyarınca (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi... Esas ... Karar, ... Esas ...Karar, ... Esas ...Karar, ... Esas... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) hesaplama yapıldığında meydana gelen kazada yaralanarak %8 oranında malul kalan davacının gelir kaybından dolayı geçici tam iş göremezlik zararının hasara sebebiyet veren sürücünün %70 kusur oranına göre 2.732,07-TL olduğu, sürekli maluliyet tazminatının ise 513.562,28-TL olduğu, toplam tazminat tutarının ise 516.294,35-TL olduğu; oysa meydana gelen kazada plakası tespit edilemeyen aracın Karayolları Trafik Kanunu'ndaki mali mesuliyet sigortası yaptırmaya ilişkin zorunluluğa rağmen sigorta yapılmaması halinde; işletenin hukuki sorumluluğunu ... Hesabının üzerine aldığı, sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, kaza tarihinde geçerli olan ZMMS Poliçesi teminat limitinin 310.000,00-TL olduğu kanaatinin bildirildiği, bu durumda davalı ... Hesabı'nın toplam sorumluluk miktarının 310.000,00-TL olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre tanzim edilen bilirkişi raporu, ATK raporu, taraf iddia ve savunmaları, değer artırım dilekçesi, bakıcı giderine yönelik talepten feragat edilmiş olması, davalı ... Hesabı'nın poliçe limiti olan 310.000,00-TL dahilinde sorumluluğu göz önünde bulundurularak, 2918 sayılı KTK 99. maddesi uyarınca davalının 8 iş günü sonrasında 21/04/2022 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, öte yandan 5684 sayılı Kanun 14/2-a ve ... Hesabı Yönetmeliğinin 9./1-a. maddesi uyarınca plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sebebiyle zarar talebinde bulunulduğundan davalı hakkında yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacının bakıcı gideri talebinin feragat nedeniyle reddine,
2-Sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatından ibaret toplam 310.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 21/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Hesabı'ndan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (310.000,00TL) üzerinden alınması gereken 21.176,10-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,60-TL peşin harç ve 988,00-TL tamamlama harcı toplamı olan 1.068,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 20.107,50‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı taraftan tahsil edilen 1.068,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 13.021,25-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 12.886,89-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 49.600,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 3.232,07-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı'ya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 1.543,90-TL'sinin davalıdan,
b)Davanın red oranına isabet eden 16,10-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın ve yatırılan 10.000,00-TL teminatın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2024

Katip

Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim