mahkeme 2024/308 E. 2026/6 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/308
2026/6
6 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/308 Esas
KARAR NO : 2026/6
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 16/05/2024
KARAR TARİHİ : 06/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.Ş. tarafından toplam 5 adet ağır vasıta aracın ...'nde yerleşik dava dışı ... adlı firmaya satıldığını, emtianın...'den ... Limanma sevkinin, müvekkilinin sigortalısı alt nakliyeci sorumluluğunda denizyolu ile taşımanın yapıldığını, tahliye limanında, eşyadaki hasarın tutanak ile tespit edildiğini, müvekkili tarafından hasar ihbarı üzerine açılan hasar dosyasına aldınlan ekspertiz raporuna dayanılarak 26.151,21 Euro hasar tutarının tazmin edilerek TTK 1472'nci maddesi gereğince yasal halefiyet elde edildiğini, zarardan sorumlu olan fili taşıyıcı davalıdan, ödenen tazminat tutarının rücuen tahsili ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranında faizi talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın, TTK 855'inci maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımına uğradığını, hasarın süresinde taşıyıcıya ihbar edilmediğini, TTK 1188/3'e göre de rücu için hak düşürücü sürenin dolduğunu, 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkilinin asıl değil, fiili taşıyıcı olduğunu, uyuşmazlığın çözümünde CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulama alanı bulunmadığını, liman işletmecisinin tahliye sonrası düzenlediği tutanağın limanda tutulmadığını, hasarın müvekkiline ihbar edilmediğini, herhangi bir gözetim raporu veya gemiz kaptanı imzalı hasar tutanağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, 02.05025.2023 tarihinde, diğer taşıyıcı tarafından aldınlan survey raporunda hafifnitelikte hasar göründüğünü, hasarın değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğuna dair net bir kanıt sunulamayan uyuşmazlıkta davacının talebinin fahiş olduğunu beyan ederek, davanın usuklen ve esastan reddi talep edilmiştir.
Toplanan Deliller:
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 08.11.2025 tarihli bilirkişi raporu, celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava; sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472-1481.maddeleri uyarınca sorumlulardan rücuen tahsiline ilişkindir.
Söz konusu hasarın, deniz taşımacılığı sırasında olduğu ve emtianın tahliyesi esnasında zararın tespit edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Türk Ticaret Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkındaki 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesine “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca bu Kanunun 4. kitabında yeralan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir” içerikli fıkra hükmü eklenmiştir. 6762 sayılı TTK'nun 4.maddesi, son fıkra hükmü ile bu kanunun Deniz Ticaret Kitabında düzenlenen uyuşmazlıklardan kaynaklanan hukuk davalarını görmek üzere Deniz İhtisas Mahkemelerinin kurulması hususu düzenlenmiştir.
Bu düzenleme gereği, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca 01.04.2005 tarih ve 188 sayılı karar ile "... II-Denizcilik ihtisas mahkemesi kurulmayan yerlerde,
a)-Ticaret mahkemesi bulunan yerlerde;
1-Bir ticaret mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin,
2-Birden fazla ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı ticaret mahkemesinde,
b)Ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde;
1)Bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede,
2)Birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde bakılmasına,..." düzenlemesini içeren ilke kararı yayınlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 4.maddesinde Deniz İhtisas Mahkemelerine ilişkin bir düzenleme yer almamakta olup, 6103 sayılı TTK Uygulanması ve Yürürlüğü Hakkındaki Kanunun 8.maddesi ile kanunun yürürlüğe girmesinden sonra TTK'nun, Deniz Ticaretine ilişkin uyuşmazlıkların hangi mahkemelerde görüleceğine ilişkin düzenleme yapılmıştır.
6762 sayılı eski Türk Ticaret Yasası’nın 4. maddesine eklenen fıkra ile 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Yasası’nın 5/2. maddesi ve 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekline Dair Kanun'un 8. maddesi, aynı yönde ve birbirinin devamı niteliğinde düzenlemeler olmayıp, 6762 sayılı eski TTK'nın 4/son maddesi ve HSK'nın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin Kurulmasına dair 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ve devamında 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri yönünden getirilen düzenleme, daha sonra alınan 10.07.2012 tarih ve 188 sayılı ve 08.09.2014 tarih ve 1945 sayılı HSK kararları ile İstanbul ve İzmir için yeniden görevli mahkemelerin belirlenmesi şeklinde özelleştirilmiş, diğer bir ifade ile 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı karar ile asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri yönünden getirilen sistem korunmamıştır.
Dolayısıyla 6103 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince HSK'ca ... ve ... İllerinde TTK'nın Denizcilik Kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere görevli mahkemeler belirlenmiş, bu illerin dışında ise böyle bir görevlendirme yapılmamıştır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı)
Bu haliyle 6762 sayılı TTK m.4/3 hükmü ile 6102 sayılı TTK m.5/2 hükmünün birbirinin karşılığı olmadığı açıkça anlaşılmakta olup; aynı finans mahkemelerinde olduğu gibi kanun ile kurulan bir mahkeme olmaksızın 10.07.2012 tarih ve 188 sayılı ve 08.09.2014 tarih ve 1945 sayılı HSK kararları ile İstanbul ve İzmir için yeniden görevli mahkemelerin belirlenmesi ile Deniz İhtisas Mahkemeleri belirlenmiştir.
Deniz İhtisas Mahkemeleri yönünden; 10.07.2012 tarih ve 188 sayılı ve 08.09.2014 tarih ve 1945 sayılı HSK kararları ile belirlenen ihtisas mahkemeleri ile diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu da içtihatlarla ile açık hale gelmiştir. Bu kapsamda
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı "...Takibe konu faturalar incelendiğinde itirazın iptali davasına konu edilen faturaların gemi bakımı nedeniyle verilen hizmetten dolayı düzenlendiği ve bu haliyle davaya bakma görevi, 6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi uyarınca ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile İstanbul ili mülki hudutları içerisinde Deniz İhtisas Mahkemesi olarak belirlenen ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşılmaktadır. Görev konusu istinaf sebebi yapılmamış ise de, görev kamu düzenine ilişkin dava şartı olduğundan HMK 355'1 maddesi uyarınca dairemizce res'en inceleme ve değerlendirme yapılmıştır...";
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamı "...Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin davaya bakabilmesi için davanın deniz ticaretinden kaynaklanması gerekli ve zorunlu olup, somut olayda uyuşmazlık taraflar arasındaki deniz dibinin taranmasına ilişkin sözleme gereğince hak edilen bedelin ödenmesine ilişkin ilişkindir. Dava konusu alacak madde kapsamında sayılan deniz alacağı niteliğinde olmadığından, tarafların her ikisi de tacir olup, uyuşmazlık da ticari işletmeleri ile ilgili hususlardan doğmuştur. Deniz ticaret mahkemesinin görevine giren bir uyuşmazlık söz konusu olmayıp, davaya bakma görevi genel mahkeme niteliğindeki Asliye Ticaret Mahkemesi’ne aittir...." şeklinde görev ihtilaflarının çözüldüğü görülmektedir. (Yargı yeri belirlemeye ilişkin bakınız. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 24/12/2021 tarih... Esas ...Sayılı Kararı)
Bu haliyle; yukarıdaki emsal içtihatlardan da anlaşıldığı üzere Hakimler ve Savcılar Kurulu, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki belirleme yetkisi kapsamında belirlenen ihtisas mahkemeleri ile diğer aynı derece mahkemeler arasındaki ihtilafların görev ilişkisi olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır
Dosyanın incelenmesinde, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, meydana gelen zararın deniz taşımacılığı esnasında oluştuğu, deniz alacaklarının 6102 sayılı TTK'nın 1352/1. maddesinde düzenlendiği, buna göre; "Deniz alacağı; aşağıda sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istem anlamına gelir:" dedikten sonra 21 bent şeklinde sıralandığı, aynı maddenin (h) bendinde "Gemide taşınan, bagaj dâhil, eşyaya gelen veya bu eşyaya ilişkin zıya veya hasar"ın da deniz alacağı olarak kabul edildiği, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğu (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01.11.2007 tarih, ... E-K sayıyı merci tayini kararı ile ilgili olarak 11. Hukuk Dairesinin 19/03/2012 tarih ve...E.... K.), zira deniz alacağının sadece malın taşınması ile sınırlı olmayıp, yükleme boşaltma gibi liman hizmetlerini de kapsadığı, bu nedenle uyuşmazlığın, deniz taşıması sırasında kaynaklanan hasarın bedelinin tazmini talebine ilişkin olduğundan, deniz taşımacığılı ilişkin davalara bakmakla görevli mahkeme ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine,
2-Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine,
Bu suretle dosyanın akabinde ... 17.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-Belirtilen sürede talep olmadığı takdirde mahkememizce 6100 sayılı HMK'nın 20.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine,
4-Yargılama, harç ve giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/01/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.