Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/299
2025/114
12 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/299 Esas
KARAR NO : 2025/114
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2024
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş'nin müvekkiliniden değişik tarihlerde tıbbi sarf malzemesi ve medikal malzeme satın aldığını, davalıya alının malzemelerin teslim edildiğini, ancak davalı tarafın malzemelerin ücretini ödemediğini, taraflarınca alacaklar için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini ve kötü niyetli olduklarını, davalı taraf ile dava ikamesinden önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak sonuç alınmadığını belirterek ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: alacakların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafın, müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkil şirketin borcu olduğunu iddia etmiş ise de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının müvekkil hastane nezdinde ödenmemiş herhangi bir faturasının bulunmadığını belirterek davanın reddine, kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ayrıca aynı sebeplere dayanarak yine haksız icra takibi başlatan davacı tarafa yönelik takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak şartıyla icra inkar tazminatı karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası, BA - BS formları, dava konusu faturalar, taraf şirketlere ait ticaret sicil kayıtları, ticari defter ve belgeler celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, Mali Bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 14/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Taraflara ait takibe konu işlemlere ait ticari defter ve kayıtlar ile dosya içerisine alınan ... bildirimleri üzerinde yapılan incelemede davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturaların her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, tarafların takip tarihi itibari ile hesaplarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacı şirketin 3.10.2023 tarihi ile davalı şirketten 53.515,31-TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 3.500,00.-TL işlemiş faiz tespit edilmiştir. Nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere; Davaya konu asıl alacak yönünden; davacının takip tarihi itibari ile davaya konu asıl alacak tutarı olan 53.55,31.-TL alacaklı olacağı Faiz yönünden; davacı tarafın fatura tutarlarına TTK m1530 maddesine göre asıl alacağa takip öncesi işleyecek temerrüt faiz tutarının 3.500,00.-TL olacağı...." şeklinde tespit edilmiştir.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında ... A.Ş.nin konkordato başvurusunda bulunulduğu, Mahkemece 04/01/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, akabinde 04/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği, nihayetinde 28/09/2023 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiği görülmüştür.
2004 s. İİK 308/c-4. maddesi "Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206 ncı madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir..." şeklinde düzenlenmiştir. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dava dosyasında yapılan incelemede konkordato komiseri olarak görev yaptıkları tespit edilen ..., ... ve ...'e meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek davacı tarafından davaya konu edilen (04/08/2022,31/10/2022, 01/01/2023, 07/02/2023, 17/02/2023, 13/03/2023 tarihli) faturaların tamamının davalı şirketin kesin mühlet süresi içindeyken düzenlenmiş olduklarından yukarıda anılan Yasa hükmü uyarınca davalının bu faturalara dayalı borçlarının komiserlerin izniyle akdedilmiş borçlardan olup olmadığı hakkında müşterek şekilde mahkememize yazılı beyan dilekçesi sunmaları için süre ve imkan verilmiş, komiser heyeti tarafından mahkememize sunulan 31/05/2024 tarihli dilekçe ile dava konusu faturaların tamamının geçici mühlet kararından sonra komiser heyetinin izni ile doğan borçlar olduğu ve konkordato şartlarına tabi olmadığı ifade edilmiştir / vurgulanmıştır.
Dava konusu (fatura) alacakların, konkordatoya tabi olan alacaklardan olmadığı tespit edilmiştir.
Bu bağlamda, 2004 s. İİK 308/c-4.maddesi uyarınca davacı tarafından geçici mühlet kararından sonra doğan alacaklar hakkında, bu alacaklar konkordato şartlarına tabi olmadığı için icra takibi başlatılması ve (takibe itiraz üzerine) itirazın iptali davası açılması mümkündür. Böylelikle konkordato davasının, eldeki davaya etkisi açıklanmış ve usuli bir noksanlık bulunmadığı belirlenmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunmuştur. Ancak, taraflar arasında satım sözleşmesine dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, sözleşmeden doğan davalarda TBK uyarınca genel zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğu, satıma konu malların fatura tarihleri - alacağın muaccel olduğu tarih ile ile dava tarihi arasında genel zaman aşımı süresinin dolmadığı açık olduğundan davalının zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiş, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davacı, malların teslim edildiğini, ancak fatura alacaklarının ödenmediğini ileri sürmektedir.
Davalı, ödenmemiş herhangi bir fatura bulunmadığını savunmuştur.
Davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında satım sözleşmesi uyarınca medikal ürünlere karşılık olarak icra takibine konu altı adet fatura düzenlendiği, tamamının e-fatura şeklinde düzenlenmesi sebebiyle davalı tarafa tebliğ edildiği hususunda tartışma bulunmadığı, davalının faturalara karşı süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, yine bu faturaları davacı tarafa iade etmediği belirlenmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ... E.... K. sayılı emsal içtihadında belirtildiği üzere, takibe ve davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin yahut hizmet verildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD. ... E.... K., Yargıtay 19. HD. ... E. ... K.; Yargıtay 19.HD. ...E. ... K.). Bu amaçla, davalının BA formları celp edilmiştir. Davalının ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden temin edilen BA formlarında davacı tarafından düzenlenen davaya konu faturaların tamamının dönem formlarında kayıtlara alınması için Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirdiği / beyan edildiği belirlenmiştir. Öte yandan, mali bilirkişi tarafından davalının ticari defterlerinde yapılan incelemede faturaların tamamının davalı tarafça kendi defterlerine kaydedildiği belirlenmiştir.
O halde, fatura konusu malların davalı tarafa teslim edildiği sübuta ermiştir / ispatlanmıştır.
Esasen faturalardaki malların - medikal ürünlerin davalıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında çekişme yoktur. Davalı, tüm faturalarının ödendiğini ve ödenmemiş herhangi bir fatura bulunmadığını ifade etmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4).
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının ve davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmekle ticari defter ve belgelerinin sahipleri lehine delil vasfının bulunduğu belirlenmiştir.
Davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda takip tarihi itibariyle davalıdan cari hesap sebebiyle 86.330,89 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davaya konu tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura miktarlarının ticari defterlere davacı adına alacak kaydedildiği, takip tarihi itibariyle davacının cari hesaptan 86.330,89 TL alacaklı olduğu, ayrıca davalı tarafından davaya konu faturalar sebebiyle herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, tarafların ticari defter ve belgelerinin birbirini teyit ettiği, davaya konu faturaların tamamının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan cari hesap sebebiyle 86.330,89 TL alacaklı olduğu, eldeki itirazın iptali davasına esas faturalar yönünden ise davacının 53.515,31 TL alacaklı olduğu ispatlanmıştır.
Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı faturalar sebebiyle davacının alacağının olmadığını ileri sürmüştür. Ne var ki, basiretli hiçbir tacir kendi aleyhine olan hususları ticari defterine kaydetmez. Davalı şirket tarafından faturalar ticari defterlere kaydedildiğine göre, artık davacının fatura bedelleri kadar davalı taraftan alacaklı olduğunun kabul edilmesi zorunludur. Öte yandan, her iki tarafın ticari defter ve belgelerinde davaya konu faturaların ödendiğine yönelik herhangi bir belge ve kayıt yoktur.
Bilindiği üzere, usulüne uygun şekilde tutulsun ya da tutulmasın, ticari defterler, sahiplerinin aleyhine delil teşkil ederler (HMK 220/4).
Mali Bilirkişinin 14/01/2025 tarihli raporu muhasebesel yönden gerekçeli, ayrıntılı, tarafların ve mahkemenin denetimine açık olup, muhasebe bilimi yönünden yapılan incelemelerin, açıklamaların ve hesaplamanın isabetli tespit ve değerlendirmeler içermesi sebebiyle (işlemiş faize yönelik açıklamalar ve hesaplama hariç olmak üzere) hükme esas alınmıştır.
Bilindiği üzere, muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarıyla temerrüte düşer. Temerrüt için öncesinde ihtar yapılmamışsa, borçlu ancak takip yapılması veya dava açılmasıyla temerrüte düşecektir. Bu bağlamda, alacaklının icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunabilmesi için takip öncesinde davalı borçluyu temerrüte düşürmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı takip talebinde her ne kadar dava konusu faturalar için 3.500,00 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de; faturalar yönünden takip öncesinde davalı tarafı temerrüte düşürdüğünü ispat edemediğinden davacının işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Mali bilirkişi raporunda TTK 1530. maddesi uyarınca işlemiş faiz hesabı yapılmakla birlikte; İstanbul BAM 12. HD. ... E., ... K. sayılı ilamında takip öncesi işlemiş faiz bakımından vurgulandığı üzere "..Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. VUK hükümlerince faturanın muhteviyatı belirlenmiş olup, fatura üzerinde yazılı bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve salt faturaya itiraz edilmeyerek ticari defterlere işlenmesi taraflarca kararlaştırılmış kesin vade olarak kabul edilemez. Somut olayda, faturaya dayalı alacak yönünden takip öncesinde bir temerrüt uyarısının bulunmadığı sabittir. Bu nedenle davacının takip öncesi işlemiş faize ilişkin talebi yerinde değildir." şeklindeki emsal ilamıyla husus açıklanmıştır. Kaldı ki, somut olaydaki hukuki ilişki bakımından TTK 1530. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle, bilirkişi raporunun işlemiş faiz kısmına yönelik açıklamalara itibar edilmemiştir.
Bu çerçevede, dava konusu tüm faturaların tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olması, tarafların ticari defter ve belgelerinin biribirini teyit etmesi, davacının alacaklı olduğunu ispat etmesi, davalının ise fatura bedellerini ödediğini ispatlayamaması karşısında mahkememizce hükme esas alınan 14/01/2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 53.515,31 TL Asıl Alacak yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, ancak takip öncesinde davalının temerrüte düşürüldüğü davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının icra takibindeki fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine, ayrıca açık hesap usulü ve faturaya dayalı alacağın likit ve muayyen olduğu İİK 67/2. maddesindeki yasal koşulların bulunduğu anlaşılmakla davacı lehine icra inkar tazminatına karar verillerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 53.515,31 TL Asıl Alacak yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 53.515,31 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (53.515,31 TL) üzerinden alınması gereken 3.655,63 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 688,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.967,03 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 688,60 TL peşin harç, 180,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.868,60 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 5.508,34 TL' sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (53.515,31 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (3.500,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 3.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 3.379,00 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 221,00 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/02/2025
Katip
E- İmza
Hakim
E- İmza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.