mahkeme 2024/204 E. 2025/657 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/204
2025/657
7 Ekim 2025
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/204 Esas
KARAR NO : 2025/657
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/03/2024
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile dava dilekçelerinde de ek olarak sundukları cari hesap ekstresine ekli sıralı ödenmeyen faturalardan kaynakla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine haksız olarak yetkiye ve borca itiraz ettiğini, davalı borçlu üzerine taraflar arasındaki ticari münasebeti inkar etmemekle birlikte icra takibine karşılık borcu olmadığını iddia ederek borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, iş bu itirazlarında iptali gerektiğini, davacı müvekkili cari hesap ekstresinde sıralı olan faturalara konu malları teslim ederek işbu faturaları davalının adresine e fatura olarak tebliğ ettiğini, davalı tarafın hiçbir şekilde işbu akdi ilişkiyi inkar etmediğini, kısmi olarak da ödeme gerçekleştirdiğini, davalı borçlu, icra takibini sürüncemede bırakmak üzere haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, icra takiplerinde takip tarihinden itibaren ticari faiz talep edildiğini, takibin öncesinin işlemiş faiz söz konusu olmadığını, bu yöndeki itirazında dayanaksız olduğunu, icra takip dosyalarında talep edilen ticari faize yönelik itirazlarında bir dayanağının söz konusu olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı müvekkilinin zarara uğramış olduğu ve ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkmasının önlenmesi için öncelikle teminatsız aksi takdirde mahkememizin uygun göreceği bir teminat mukabilinde davalı şirketin 3. Kişilerdeki hak ve alacakları ile UYAP ortamından sorgu yapılarak adına kayıtlı araç ve taşınmazların tespiti neticesinde tedbiren kayıtlarına ihtiyat-i haciz kararı verilmesine, davalarının kabulüne karar verilerek, davalının yetkiye, borca, faize ve takibe yönelik tüm itirazların iptali ile icra takiplerinin devamına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edip icra takiplerini sürüncemde bıraktıklarından davalı borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresi Yenişehir/Mersin olup, HMK 6.maddesi uyarınca yetkili mahkemelerin Mersin Mahkemeleri olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın var olduğu belirtilen alacakların tamamının ayrı ayrı zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin müvekkili şirkete düzenlemiş olduğu faturalara ilişkin tüm ödemelerin yapıldığını, bahsedilen ödenmeyen faturaların müvekkili şirketçe kabul edilmediği gibi müvekkili şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığını, müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığı gibi icra takibine itirazının da kötü niyetli olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
İstanbul ...icra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
...Defterdarlığı'ndan davacı şirketin BA/BS formları,
...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin BA/BS formları,
Mersin ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat yazısı doğrultusunda bilirkişi Tahsin Kara tarafından hazırlanan bilirkişi raporu,
Bilirkişi ...tarafından hazırlanan 11/09/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla yürütülen İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 24.01.2024 tarihinde, 106.374,30-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "cari hesap ekstresine ekli ve sıralı 14.09.2023-17.11.2023 tarihleri arasındaki ürün satışına ilişkin faturalardan kaynaklı bakiye toplamda 106.374,30 TL" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 02.02.2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 08.02.2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 26.03.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın esasına geçmeden önce belirtmek gerekir ki, işbu davanın, faturadan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, 2004 sayılı İİK'nın 50.maddesi atfıyla 6100 sayılı HMK'nın 10.maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 89.maddesi uyarınca para alacağından kaynaklı tazminat istemli huzurdaki takibin alacaklının yerleşim yerinde de açılabileceği anlaşıldığından ve davacının yerleşim yeri Kağıthane/İstanbul olduğundan, İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu değerlendirilmekle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine ve ön sorunun bu suretle halline karar verilmiştir. Ayrıca davalı şirketin, cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunduğu, somut olayda, davacının para alacağından dolayı dava açtığı, davacının yerleşim yerinin de yetkili olduğu, bu yerin ise İstanbul Mahkemelerinin yetki alanında olduğu, davacının seçimlik hakkını bu yönde kullandığı anlaşılmakla mahkememizin yetkisine yapılan yetki ilk itirazının da reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte, dava ve takip konusu olan faturaların Eylül-Ekim 2023 tarihli olması, icra takip tarihinin 24/01/2024 olması, davanın 26/03/2024 tarihinde açılaması, alacağın genel zamanaşımı süresine tabi olup 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmaması dikkate alındığında davalı tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülen zamanaşımı def'inin de reddine karar verilerek işin esasına geçilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında inceleme yapılması amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine dair kaydın bulunup bulunmadığı, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağı olup olmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalılardan faturaya ve cari hesaba dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, ve kimden alacaklı olduğu, alacak tutarının davalılar tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, tanzim edilen 11.09.2025 tarihli birleştirici mahiyetteki rapor ile, davacı ...'ın defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş ticari defterler ve beratların, karşı taraf kayıtları ve dış delillerle örtüştüğü ölçüde delil değerine sahip olduğu, davacının e-faturalarının davalı Ramada'nın yevmiye/e-defterlerinde 2023 Eylül-Ekim döneminde yoğun şekilde yer aldığı, defterlere kaydedilmediğine ilişkin savunmanın somut kayıtlar karşısında doğrulanmadığı, vergi dairesi yanıtlarına göre tutarların karşılıklı BA/BS'de göründüğü, ticari ilişkinin ve belge adedi/tutarlarının çapraz doğrulamasının sağlandığı, 27.12.2023 tarihli imzalı teyitte davacının kayıtlarına göre 142.574,30-TL cari hesap bakiyesi üzerinde tarafların mutabık kaldıkları, belgenin davalı kaşe/imzasını taşımakta olduğu, 10.01.2024 (15.500,00-TL) ve 11.01.2024 (20.700,00-TL) tahsilatlardan sonra bakiye 106.374,33-TL'ye indiği, bu tutarın tamamının sonradan ödendiğine ilişkin kanıt sunulmadığı, faturaların e-tebliğine rağmen davalıdan 8 gün içinde TTK m.21/2 kapsamında yazılı itiraz belgesi bulunmadığı; defter kaydı, BA/BS ve cari mutabakatla birlikte faturaların kabul edilmiş sayıldığı, davacı tarafın takip konusu alacağın dayandığı faturaların hem kendi ticari defterlerinde hem de davalı defter kayıtlarında sabit olduğu, taraflar arasında cari hesap mutabakatı olduğu nazara alındığında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 106.374,30-TL tutarında bakiye alacağının ispatlandığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu durumda, tarafların ticari defter ve kayıtları, BA/BS formları, celp edilen deliller ile bilirkişi raporları dikkate alındığında takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan 106.374,30-TL alacaklı olduğunun doğrulandığı, taraflar arasında cari hesap mutabakatı olduğu nazara alındığında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 106.374,30-TL tutarında bakiye alacağının ispatlandığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve faturaya dayanıp belirli olduğundan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 106.374,30-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (106.374,30-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 21.274,86-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl alacak olan 106.374,30-TL'ye takip tarihi olan 24/01/2024 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,
4-Kabul edilen dava değeri (106.374,30-TL) üzerinden alınması gereken 7.266,43-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.284,74-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.981,69-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 7.266,43-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 315,00-TL posta ve tebligat gideri ile 14.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.315,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.