Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/727

Karar No

2025/107

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/727 Esas
KARAR NO : 2025/107

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/03/2017
KARAR TARİHİ : 11/02/2025

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2018 tarih, ... Esas, ...Karar sayılı kararı ile "Davanın kabulü ile, davacının davalı hakkında başlatmış olduğu ... 35. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin davamına" dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 24/06/2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği ancak Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 11/09/2023 tarihli ... Esas ve...Karar sayılı kararı ile sipariş formundaki edimlerin yerine getirilip getirilmediği hususunda teknik bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılan ve Mahkememizce yargılamasına devam edilen "İtirazın İptali(Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılama sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında yazılım aboneliği hizmet sunumuna ilişkin 04/11/2015 tarihli abonelik sözleşmesi ve 05/11/2015 tarihli sipariş formu düzenlendiğini, davalının bu sözleşme kapsamında düzenlenen 09/11/2016 tarihli fatura bedelini ödemediğini, yazılım lisanslarının dava dışı üretici firmadan doğrudan lisans kullanıcısı olan müşteri adına oluşturulduğunu, kullanıcı adına lisanslama yapıldığından münhasıran davalı şirket için oluşturulan lisansların bedelinin ödenmemesinin kabul edilemeyeceğini, sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan sipariş formunun 12.maddesinde abonelik bitiş tarihinden önce iptal edilemeyeceğinin kabul edildiğini, ayrıca sözleşmede ücretin fiilen kullanım değil, satın alınan hizmetler ve içerikler esas alınarak belirleneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin yazılım hizmetini davalıya sunmasına rağmen 134.441,19 TL tutarındaki alacağının ödenmediğini, bunun üzerine ... 35. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, davalının takibe itirazının iptaline ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasındaki sözleşmenin 12.3 maddesinde, sözleşmenin süresinden önce ve herhangi bir gerekçe göstermeden 30 gün önceden 25/10/2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin faturaya konu 2016 Kasım-2017 Kasım dönemine ait hizmet almadığını, davacıya ikinci yıl abonelik bedeli altında borcu bulunmadığını, sözleşmenin 12.4 maddesinde, sözleşmenin müvekkili tarafından 12.3 maddesi gereği feshi halinde, davacının kalan süre için aldığı ücreti dahi müvekkiline ödenmesi gerektiği kararlaştırılmışken, davacının alacak talebinin anlaşılmadığını, sipariş formunun sözleşmenin eki niteliğinde olduğunu, sipariş formunun sözleşmenin genel ve esaslı hükümlerini düzenlemeyeceğini, sözleşmenin esaslı unsurlarının sözleşmenin icrasına ilişkin eklerinde düzenlenmesinin mümkün olmadığını, davacının takip başlatmakla kötüniyetli olduğunu, davanın reddini ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası,
Taraflara ait ticaret sicil kayıtları,
... tarafından hazırlanan 08/03/2024 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 26/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe:
Dava, yazılım lisans hizmeti ücretinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalılar aleyhine, 24/01/2017 tarihinde, 132.750,00-TL alacak ve 1.691,19-TL işlemiş faiz toplamı olan 134.441,19-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "09/11/2016 tarihli, 132.750,00-TL tutarlı ... seri numaralı faturadan kaynaklanan takip tarihi 25/01/2017 tarihli döviz alış kuru üzerinden belirlenen alacak" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine yasal süresinde olan 03/02/2017 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple süre henüz işlemeye başlamayacağından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 02/03/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, taraflar arasında 05/11/2015 tarihli abonelik sözleşmesi akdedildiği, davacının 35.000,00-USD bedelli fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine takip başlattığı, ihtilafın temelinde; taraflar arasındaki sözleşmenin ilk hizmet yılı sonunda davalı tarafça feshedilip edilmediği, sözleşmenin ikinci yıl içinde yenilenip yenilenmediği noktasında toplandığı görülmüştür.
Davalı taraf, sözleşmeyi ilk hizmet dönemi sonunda sözleşmeye uygun olarak feshettiğini, sözleşmenin ikinci hizmet dönemi için yenilenmediğini savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 12.3 maddesi; "Müşteri, sözleşmeyi süresinde önce herhangi bir zamanda ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin 30 (otuz) gün öncesinden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle işbu sözleşmeyi tazminatsız olarak feshedebilir" hükmünü, sipariş formunun 13. maddesi ise; "Bu sipariş kapsamında belirtilen abonelik otomatik olarak yenilenecektir. Sipariş bitim tarihinden en geç 30 gün önce müşterinin yazılı olarak hizmeti sonlandıracağını bildirmesi durumunda abonelik yenilemesi yapılmayacaktır" hükmünü düzenlemektedir.
Davalı tarafça, sözleşmeyi fesih hususunda noter ihtarnamesi bulunduğunu belirtilmişse de, uhdesinde bulunan bu belgenin yahut fesih ihtarnamesinin sunulmadığı, ayrıca ilgili belgenin noterden celbine dair beyanının dahi söz konusu olmadığı, bu nedenle davalının sözleşmeyi usulüne uygun feshettiğini kanıtlayamadığı kabul edilmiştir. Diğer taraftan dava konusu takibe dayanak fatura alacağı yazılım lisans hizmetine ilişkin olup davacının edimin yerine getirmesi halinde alacağın ödenmesi gerekeceğinden dava konusu edilen 2. dönem için hizmet verilip verilmediği, sözleşme ile sipariş formundaki edimlerin yerine getirilip getirilmediği hususlarında teknik bilirkişi raporu alınması gerektiği değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda tanzim edilen bilgisayar mühendisi bilirkişiler tarafından tanzim edilen 08/03/2024 tarihli ve 26/12/2024 tarihli raporlar ile müşterek şekilde, lisans alındığı zaman kullanılsın yahut kullanılmasın teknik olarak alınan süre bedelinin ödeneceği, yani gsm hatlarında cep telefonlarına verilen taahhüt gibi kullanılmaya bağlı bir husus olmadığı, zira söz konusu hizmetin verilebilmesi ve hizmetin sunulabilmesi için birçok altyapı yatırımı ve masrafı yapıldığı, davada davacı tarafça ürün lisansının 09/11/2015-08/11/2017 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde davalı tarafa satışının gerçekleştirildiği, öyleyse ikinci kısım olan 09/11/2016-08/11/2017 tarihleri arasındaki kısım için ürünün kullanılmadığı gerekçesiyle fatura bedelinin ödenmemesinin söz konusu olamayacağı, davacı tarafından teknik olarak hizmetin verildiği, sözleşme feshedilmiş olsa dahi sipariş formu gereği davacının edimini yerine getirdiği hususlarında kanaat bildirildiği, raporların birbiriyle örtüşür olup dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alınabilecekleri kabul edilmiştir.
Bu kapsamda, dosya kapsamında sunulan deliller uyarınca, davacı tarafça ürün lisansının 09/11/2015-08/11/2017 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde davalı tarafa satışının gerçekleştirildiği, bu durumda sistemin aktif olması sebebiyle davacının edimini yerine getirdiği, öyleyse dava konusu fatura alacağının ödenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu alacak fatura alacağı olup likit olduğundan bahsedilebileceğinden icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 132.750,00-TL asıl alacak ve 1.691,19-TL işlemiş faiz toplamı olan 134.441,19-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (134.441,19-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 26.888,23-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl alacak olan 134.441,19-TL'ye takip tarihi olan 24/01/2017 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (134.441,19-TL) alınması gereken 9.183,68-TL harçtan peşin alınan 2.295,92-TL'nin mahsubu ile bakiye 6.887,76-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.295,92-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 3.165,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan 4.198,78-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve temyiz harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile Yargıtay'a temyiz yasa yolunun açık olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı temyiz yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025

Katip

Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim