mahkeme 2023/595 E. 2025/425 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/595

Karar No

2025/425

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/595 Esas
KARAR NO : 2025/425

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/09/2023
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/05/2016 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle ...'in kullandığı araçta yolcu olan müvekkili ...'nun yaralandığını, taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk anlaşamama tutanağının ekli olduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı K.T.K.'nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında ... plaka sayılı aracın ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ...Üniversitesi Hastanesi'nden 24/08/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %11,7 oranında malul kaldığını, davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 500,00 TL sürekli iş göremezlik, 250 TL geçici iş göremezlik, 250 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tahkim başvuru dosyalarında, müvekkili şirket bakımından verilen bir kesin hüküm bulunduğundan, davacının aynı olay sebebiyle yeniden aynı talebi dava konusu yapmasının mümkün olmadığını, davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra ikame edilmiş olması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, davadan önce, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamış olduğunu, bu nedenle dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, mahkemenin ön inceleme safhasına geçmeden önce dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davayı ve sorumlulukları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirkette sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kurusunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranı ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce belirlenmesi gerektiğini, hukuk mahkemesi hakimi, ceza mahkemesi hakiminin kararıyla bağlı olmadığı gibi salt savcılık veya ceza yargılaması dosyasından alınan bilirkişi raporunda taraflara atfedilen kusur durumlarıyla yetinilmeyip, kazada tarafların kusur durumlarının belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişi tarafından kusur dağılımına ilişkin ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınması gerektiğini, olaylarına uygulanması gereken zorunla mali mesuliyet sigortası genel şartalar uyarınca sürekli maluliyet zararı GİG süresinin bitiminden itibaren, TRH 2010 mortalite tablosu esas alınarak %1,8 teknik faize göre ve net asgari ücretlere göre hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa peşin olarak ödenecek tazminatın davacı tarafından mevduat ağırlıklı faiz oranları ile yatırım olarak değerlendirilmesi durumunda; davacı tarafın, peşin aldığı tazminattan reel getiri elde edeceğini ve bu getirinin maaş artışlarından daha yüksek oranda olacağını, davanın usulden reddine, aksi halde, davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliği'nden ... numaralı belge, ekonomik sosyal durum tespiti,
... Sigorta Anonim Şirketi'nden poliçe ve hasar evrakları,
...Üniversitesi Rektörlüğü Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü'nden 2 adet rapor fotokopisi,
... Üniversitesi Rektörlüğü Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği'nden 1 adet yazı, 1 adet rapor fotokopisi,
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden tedavi belgesi, 1 adat cd,
... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden 6 adet belge örneği,
... Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan ... soruşturma sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, 31/05/2016 tarihli trafik kazasına ilişkin davacının davalı sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, ve tedavi gideri isteminden ibarettir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
6100 sayılı HMK’nın 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.
Aynı Kanunun 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.
Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.
Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken;
1-Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması,
2-Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi,
3-Yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi,
4-Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.
Öte yandan, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 31/05/2016 tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, Mahkememizce tüm tedavi evraklarının celbi akabinde dosyanın ilgili yönetmelik hükümleri dikkate alınarak rapor tanzim edilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu'nun 29/03/2024 tarihli ve 6112 sayılı ön raporu doğrultusunda davacı hakkında "Yeni çekilecek, sağ el 2. Parmak kırğına yönelik kırık/yaralanma alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin dijital ortamda (DICOM), bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi, yeni çekilecek kraniyal manyetik rezonans (MR) grafisinin dijital ortamda (DICOM), bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi" amacıyla rapor düzenlenebilmesi için Mahkememiz kalemine başvurmak ve elden takip yetkisi almak üzere öncelikle süre ve imkan verildiği, akabinde gerek davacı vekili gerekse davacı asil adına ayrı ayrı tebligat çıkartılarak kesin süre verildiği, kesin süreye riayet edilmemesinin sonuçlarının açıkça ihtar edildiği, buna karşın muayene gününe yahut eksikliklerin giderilmesine yönelik başvuru yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu sebeple, tedavilere dair eksik tüm belgeler de dosyaya konularak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması amacıyla davacı asil ve davacı vekili adına ayrı ayrı usulüne uygun tebligat çıkartılmış olmasına karşın, belirlenen kesin sürelerde başvuru yapılmadığından ve davanın reddine karar verileceği hususu açıkça ihtar edildiğinden, ayrıca eldeki celp edilen delillere göre ATK tarafından dosya üzerinden rapor düzenlenmesi mümkün olmadığından ve bu sebeple muayene günü verilip ön rapor düzenlendiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 269,85-TL peşin harçtan mahsubu ile, eksik olan 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 674,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2025

Katip

Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim