Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/594
2024/754
12 Kasım 2024
T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/594
KARAR NO : 2024/754
DAVA : TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/09/2023
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.11.2021 tarihinde davalı şirket tarafından ... numaralı poliçe ile sigortalanan ... plakalı ...'a ait aracın, ... yolunda iken müvekkilinin de içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu, yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın KTK 52/1-a maddesini ihlal etmesi sebebiyle asli kusurlu olup müvekkili ...'ın bahse konu kazada kusuru olmadığını, müvekkilinin ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 22.05.2023 tarihli maluliyet raporu uyarınca sürekli iş göremezlik oranının %12 (oniki) olduğunu, müvekkilinin bahse konu kaza döneminde brüt 4.526.81-TL maaşla çalışmakta olup tazminatının net ücret üzerinden hesaplanmasına muvafakat ettiklerini, uğranılan zararın ödenmesi amacıyla 16.05.2023 tarihinde her ne kadar sigorta şirketine başvuru yapılmışsa da 28.07.2023 tarihinde gelen cevap yazısında ...Cumhuriyet Başsavcılığı ...soruşturma nolu ve ...nolu uzlaştırma raporuna istinaden taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığı anlaşılmış olup, CMK’nun 253/19. Maddesi gereği talebimizin değerlendirilemeyeceğinin mail yolu ile bildirildiğini, uzlaştırma raporuna istinaden tazminat ödemekten imtina edilmesini kabul etmediklerini, zira, CMK 'nın ilgili maddesi uyarınca her ne kadar bedeni ve manevi zarara bağlı olarak tazminat davası açılamayacağı hüküm altına alınmışsa da sadece lafzi yorum yapılmasının zaten mağdur olan kazazedenin mağduriyetinin artmasına sebebiyet vereceğini, somut olayda suç konusu fiil nedeniyle uzlaşma tarihinde gerçek zarar bilinmediğinden cüzi bir bedel karşılığında uzlaşıldığını, kazaya karışan kusurlu araç sahibi ve şoförünün memur olması ve suça konu eylemlerinden yana memuriyetlerine son verilecek korkusu ile müvekkili sürekli olarak ve hızlıca anlaşmaları konusunda ısrarlı görüşmeler yaparak gerçek zararın ne olabileceği konusunda müvekkiline düşünme fırsatı vermediklerini, müvekkilinin, henüz ayağında meydana gelen kırılma ve işlemlerden dolayı kalıcı bir maluliyetin meydana geldiğini bilmemekte, bir şekilde iyileşeceğine dair umut ve beklenti nedeniyle şüpheli ile sigortalı ile uzlaştığını, taraflar arasındaki uzlaşmanın temel dayanağının, şikayetten vazgeçilmesi ve manevi tazminata yönelik olup kalıcı maluliyet yönünden bir anlaşma tanzim edilmediğini (Emsal; İstanbul BAM, 8. HD., 2018/126E. 2019/4106K. 19.12.2019T.), kaldı ki, uzlaştırma tutanağının son maddesinde "müşteki, müşteki vekili ve müşteki yakınları tarafından şüpheli ve ruhsat sahibi aleyhinde başkaca maddi veya manevi tazminat talebi olmayacaktır." şeklinde şerh düşülmüş olup; müteselsil sorumlu davalı sigorta şirketinin ibra edilmediğini, açıklanan nedenlerle davalının tazminat sorumluluğunun devam ettiğini, uzlaşma tutanağının sadece davalının borçtan kurtulmak üzere haksız bir gerekçe olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek, müvekkilin uğramış olduğu kalıcı iş göremezliğinin tespiti ile belirli hale gelecek olan maddi zararın şimdilik 1.000,00.-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığını, sigorta şirketine başvuru şartının eksiksiz olarak yerine getirilmeden dava açıldığını, söz konusu kazaya ilişkin olarak mağdur-davacının ... Cumhuriyet Savcılığı ... soruşturma nolu dosyasında uzlaştığını ve ... nolu uzlaştırma raporu ile uzlaşma sağlandığının açık olduğunu, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.2020 tarihli ve ... E. ... K. sayılı ve 29.12.2022 tarihli ve ... E.... K. sayılı kararı ile KTK’de yer alan birtakım hükümlerin iptaline karar verilmiş ise de davada ilgili kararların uygulama alanı bulunmadığını, malüliyetin tespiti için Adli Tıp Kurumundan kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından adli tıp trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının olay nedeniyle yaralanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacının davalı sigorta şirketine 12.05.2022 tarihinde başvurduğu, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşıldığından bu yöndeki usuli itirazlar yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili, davacının ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yürütülen soruşturma dosyasında uzlaştığını, CMK.nun 253/19.maddesi gereğince tazminat davası açamayacağının ileri sürmekte ise de; söz konusu yasal düzenleme Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 Tarihli ve ...,...Sayılı Kararı (RG; 18.10.2023 tarih ve 32343) ile bu fıkrada (CMK.nnu 253/19) yer alan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;..." ibaresi iptal edilmiştir. Anayasa mahkemesi kararları, Anayasa’nın 153. Maddesi gereğince geriye yürümez ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2005 tarih ve ... E. ...K. sayılı kararında da işaret edildiği üzere, Anayasanın 153 maddesinde "iptal kararları geriye yürümez" hükmünün, iptal kararlarının kesinleşen işlemlere tesir etmeyeceği anlamında olup, elde bulunan uyuşmazlığın sürdüğü davalarda "geriye yürümeme" kuralının uygulanamayacağı, aynı şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.11.2004 tarih ve ... E. ... K. İle 16.03.2005 tarih ve... E....K. sayılı ilamlarında da Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının görülmekte olan bütün davalarda uygulanması gerektiğine karar vermiştir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi iptal kararlarında temel kural derhal etki kuralıdır ve derdest davalara derhal uygulanmaktadır. Bu kuralın istisnası kazanılmış haklardır. Özellikle söz konusu iptal kararı usul hükümlerini ilgilendirdiğinden derhal uygulanma ilkesi gereği iptal kararı uzlaşma tarihinden sonra verilmiş ise de söz huzurdaki davada uygulanarak, ceza davasındaki uzlaşmanın davamıza bir etkisinin olmadığı kabul edilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ...Sosyal Güvenlik Merkezi'nin ...tarihli cevabi yazısında olay nedeniyle davacı sigortalıya 23.11.2021-27.03.2021 tarihler arası 12.486,72 TL rücuya tabi geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, olay iş kazası olarak değerlendirilmediğinden gelir bağlanmadığı, maluliyet oran tespiti hesaplanmadığı ve peşin sermaye değeri ile ilgili bir ödeme yapılmadığı, kaza tarihi itibariyle 7233.10 meslek kodu ile Makine Montaj ve Bakım Onarımcısı olarak çalıştığı bildirilmiştir.
Yargılama devam ederken 11/11/2024 tarihli celsede davacı vekili beyanında davalı ile sulh olduklarını, ancak yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda netlik sağlanamadığını, bu hususun açıklığa kavuşturulması için süre verilmesi talep edilmiş, bu konuda beyanda bulunmak üzere iki hafta süre verilmiştir.
Duruşma sonrası davalı vekilince 11/11/2024 tarihinde dilekçe sunularak, davacı tarafla yapılan uzlaşma neticesinde davacı tarafa ödeme yapıldığını, lehine çıkabilecek yargılama gideri ile vekalet ücretinden feragat ettiklerini belirtmiştir.
Davacı vekilince de 12/11/2024 tarihinde dilekçe sunularak, işbu davada, gelinen aşamada davadan feragat ettiklerini belirterek, feragat doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, incelenen vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu dikkate alınarak, basit yargılama usulüne tabi olan davada kesin hüküm oluşturan feragat nedeniyle aşağıdaki şekilde davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
1-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile eksik 157,75 karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Talep gibi, taraflar lehine/aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, tarafların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/11/2024
KATİP
HAKİM
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.