Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/435
2025/51
21 Ocak 2025
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/435 Esas
KARAR NO : 2025/51
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2023
KARAR TARİHİ : 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/11/2022 tarihinde saat 12:20 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken önünde aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı tır aracına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, davalıya ait araç sürücüsünün KTK Madde 54/1a maddesini ihlal etmiş olduğunu, bu nedenle %100 kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile müvekkilinin aracında değer kaybı meydana gelmiş olduğunu ve orijinalliğini kaybetmiş olduğunu, aracın kasko değerinin TSB kayıtlarına göre 1.781.241,00 TL olduğunu, müvekkilinin araç kiralama işi ile iştigal etmiş olduğundan kazanç kaybı meydana gelmiş olduğunu, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL araç mahrumiyet/kazanç kaybı 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren, işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili ... adına 79.398,00 TL değer kaybı için yapılan icra takibinde rakam belirtilmiş olduğundan belirsiz alacak davası açılamayacağı, ayrıca davacının araç kiralama şirketi olduğuna göre kira bedelinin bilinmediğinin düşünülemeyeceği, söz konusu kazada müvekkili kusurunun bulunmadığını, öncelikle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, gerekli hukuki gerekler yerine getirilmeden icra takibi başlatılmış olduğunu, ayrıca davanın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yapan şirkete ihbar edilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Cevap: İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda uzman bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerektiğini, davacının belirtmiş olduğu hasar miktarlarının fahiş olduğunu, tek taraflı alınmış olan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 11/06/2024 tarihli bilirkişi raporu,
... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ... Şirketi'ne ait sicil dosya sureti,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden poliçe ve hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı bilgisi, eksper rapor bilgisi,
... İcra Dairesi'nin ... İcra dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... 2. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
Türkiye Noterler Birliği'nden ... plaka sayılı araca ait tescil bilgileri ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, 07/11/2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybının ve kazanç kaybının karşı araç maliki ve sürücüsünden tahsiline ilişkindir.
Haksız Eyleme ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 07/11/2022 tarihinde sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ve davacı adına tescilli ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken önünde aynı istikamette seyir halinde olan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ve davalı şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı tıra çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Kusura ve Davalıların Sorumluluklarına İlişkin;
Toplanan deliller ışığında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, ... plaka sayılı römork sürücüsü davalı ...'nın meskun mahalde seyir halinde iken trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uyması, ve sollamaya başlamadan önce kendisini takip eden sürücülerin kendisini geçmeye başlamamış olması, önündeki sürücünün başka bir taşıt veya aracı geçme niyetini belirten uyarma işaretini vermemiş olması, ve geçeceği aracın hızı ile geçme esnasındaki kendi hızını da göz önüne alarak iki yönlü trafiğin kullanıldığı taşıt yollarında karşıdan gelen trafik dahil karayolunu kullananların tümü için tehlike veya engel olmadan geçme için kullanacağı şeridin yeteri kadar ilerişinin boş olması, gerektiği, ayrıca geçme, geçilecek aracın solundaki şeritten yapılması gerektiği, geçilecek aracın sür ses ve ışık cihazları ile uyarılarak, geçerken kullanılan şeritte güvenli mesafe gidildikten sonra işaret verilip izlenecek şeride girmekle tamamlanması gerekirken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile hatalı şerit değiştirme sonucu sebebiyet vermiş olduğu kazada %75 oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin ise meskun mahalde seyir halinde iken trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uyması, ve hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurması ve önündeki araçlar ile takip mesafesini muhafaza etmesi gerekirken dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu sebebiyet vermiş olduğu kazada %25 oranında tali kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından, davalıların meydana gelen zarardan %75 oranında sorumlulukları bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.
Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir. Bu husus Hukuk Genel Kurulu'nun 24/06/1983 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir.
Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.
Yine 6098 sayılı TBK'nın 61.maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar, ... Esas ...Karar).
Somut uyuşmazlıkta, %75 kusurlu olan ... plaka sayılı aracın sürücüsünün davalı ... ve kaza tarihi tescil kayıtlarına göre araç malikinin ise davalı ... Şirketi (yeni ticaret unvanı ile ... Şirketi) olduğu, bu itibarla davalıların meydana gelen zarardan birlikte ve %75 oranında sorumluluğu bulunduğu açıktır. Kaldı ki araç malikince aracını fiili ve hukuki yararlanması başkasına ait olacak şekilde devrettiğinden söz edilemeyeceğinden araç malikinin işletenlik sıfatının kalktığından bahsedilemeyeceğinden zarar ile arasındaki illiyet bağının ortadan kalktığından ve zarardan sorumlu olmadığından söz edilemeyecektir.
Değer Kaybı ve Hasar Bedeli Hesabına İlişkin;
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih ... Esas ... Karar).
Ticari kazanç kaybı tazminatının ise, davacının mahrumiyet zararının, aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 09/12/2019 tarih ... Esas ...Karar) gerekmektedir.
Dosya kapsamında anılan ilkeler ve yerleşik kararlar dikkate alınarak tanzim edilen bilirkişi raporu ile, aracın kazadan önceki kazasız ikinci el piyasa rayiç değerinin 1.280.000,00-TL olduğu, kaza sonrası ise onarılmış haliyle değerinin 1.200.000,00-TL olduğu, bu durumda değer kaybının 80.000,00-TL olması gerektiği, davalıların kusuru nispetinde hesaplama yapıldığında değer kaybı talebinin 60.000,00-TL olabileceği, kazanç kaybı yönünden ise aracın makul onarım süresinin 10 iş günü olduğu, kaza tarihi itibariyle muadil araç kiralama bedeli olan günlük 600,00-TL üzerinden hesaplama yapıldığında 6.000,00-TL araçtan mahrum kalma zararının oluşacağı, ancak aracın kullanılması nedeniyle oluşacak yakıt gideri, bakım gideri, amortisman vb giderlerin tenzil edilmesi gerektiği, bu hesaba göre davacının kazanç kaybı alacağının bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi yanıtı, aracın eski tramer kayıtlarına göre bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davacının maliki olduğu araçta kaza nedeniyle meydana gelen ve illiyet bağı bulunan değer kaybı olan 60.000,00-TL'nin dikkate alınması gerektiği, ancak kazanç kaybı oluşmadığı tespit edildiğinden buna yönelik talebin ise reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Temerrüde ve Faize İlişkin;
Davalı sürücü ve araç maliki bakımından herhangi bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın haksız eylem tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleşeceği, bununla birlikte, davacı aracın hususi araç olduğu anlaşıldığından tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizin hesaplanması gerektiğideğerlendirilmiştir..
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Araç değer kaybı olan 60.000,00-TL'nin haksız eylem tarihi olan 07/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine,
2-Davacının kazanç kaybı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (60.000,00-TL) üzerinden alınması gereken 4.098,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL peşin harç ve 1.022,95-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.202,85-TL harcın mahsubu ile eksik olan 2.895,75-TL harcın davalılar ... ve ... Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 1.022,95-TL ıslak harcı olmak üzere toplam 1.202,85-TL harcın davalılar ... ve ... Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine,
5-Davacı ... Şirketi tarafından yargılama nedeniyle yapılan 4.295,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 4.288,35-TL'sinin davalılar ... ve ... Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine, kalan bakiyenin davacı ... Şirketi'ne üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar ... ve ... Şirketi tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-İhbar olunan ...Anonim Şirketi tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı ... Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine,
9-Davalılar ... ve ... Şirketi dava ve duruşmalarda kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacı ... Şirketi'nden alınarak davalılar ... ve ... Şirketi'ne verilmesine,
10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin
a)3.114,81-TL'lik kısmının davalılar ... ve ... Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen,
b)5,19-TL'lik kısmının ise davacı ... Limited Şirketi'nden 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacının ve E-duruşma ile katılan davalılar vekilinin yüzüne karşı, ihbar olunan vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.