Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/264

Karar No

2024/865

Karar Tarihi

9 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2023/264
KARAR NO : 2024/865

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2018
KARAR TARİHİ : 09/12/2024

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen 25/10/2019 tarih ve 2018/409 E. 2019/827 K.sayılı kararın İstinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin 07/03/2023 tarih ve 2022/180 E. 2023/211 K.sayılı kararı ile hükmün kaldırılarak dosyanın iadesi üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki akdi ilişki çerçevesinde davalıya verilen reklam hizmetleri alacağı nedeniyle ... 8. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan 18.172,37-TL asıl alacak ve 213,37 TL işlemiş ticari faiz alacağı konulu icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle davalı şirket aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibine yapılan itirazlarında, esas itirazlarının yanında icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğini, Mahkemece öncelikle bu konuda karar verilmesini, bu durumun itirazın iptali davasının ön şartı olduğunu, huzurdaki davaya dayanak icra takibi açısından yetkili İcra Dairesinin ... İcra Müdürlüğü ve dolayısıyla da yapılacak bir itiraz sonrası açılacak itirazın iptali davasında yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, davaya konu icra takibine dayanak 01.01.2018 ve 05.02.2018 tarihli iki adet fatura olduğunu, ancak ... 2.Noterliği ... tarih ... yevmiye ihtarname ile davaya konu icra takibine dayanak faturalardan 05.02.2018 tarihli 8.850,00 TL bedelli faturayı, davacı firmadan herhangi bir hizmet alınmadığından dolayı kabul etmediklerini ve iade ettiklerini, yine aynı şekilde davaya konu icra takibine dayanak 01.012018 tarihli fatura kapsamında davacıdan alınan herhangi bir hizmet olmadığı gibi böyle bir faturanın varlığından davacı yasal yollara başvurunca haberdar olduklarını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını belirterek haksız davanın reddine, müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari hizmet satım sözleşmesine (Sosyal Medya ve Kreaitif Ajans Hizmetleri Sözleşmesi) ilişkisine dayalı fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince; Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 26/03/2018 tarihinde, davalı aleyhine, 01.01.2018 tarih ve 9.322,00.-TL bedelli, 05.02.2018 tarih ve 8.850,00.-TL bedelli iki adet faturaya dayanarak, 18.172,00.-TL asıl alacak, 213,37.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.385,37.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 29/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 31/03/2018 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 09/05/2018 tarihinde 18.385,37.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Yapılan yargılama sonunda mahkememizin 25/10/2019 tarih ve ...E.... K.sayılı kararı ile "... Mahkememizce davacının ticari defterleri incelenerek alınan mali bilirkişi raporunda ise özetle; davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usule uygun tutulmuş ve yasal tasdiklerinin süresinde yapılmış (sahibi lehine delil teşkil eder mahiyette) olduğu, takip ve dava konusu iki faturanın defterlerinde kayıtlı olduğu, BS formuyla vergi dairesine bildirilmiş olduğu, ticari ilişkinin başladığı Kasım 2017 ve Aralık 2017 döneminde davacının davalıya düzenlediği faturalardaki Sosyal Medya ve Kreatif Ajans Hizmet Bedeli tutarlarının 2018 yılı Ocak ve Şubat ayları içinde değiştirmediği, aynı tutarda faturalandırdığı, davacı tarafından dosyaya sunulan görseller ile sonrasında bilirkişiye iletilen e-posta yazışmaları ve ekindeki görsellere göre, bu dava özelinde düzenlenen faturalarda bahsi geçen reklam hizmetinin verildiği, sunulan görsellerin ...internet sayfasında ve twitter hesabında şu anda bulunmadığı, ancak 12 Şubat 2018 tarihinde 16.44'te ...twitter hesabında yayınlanan bir kaç reklam görselinin 17.23'te alınmış çıktısının kendisine ibraz edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının faturalarını düzenlediği tarihlerde devam ettiği, davacı tarafın, yasal defterlerdeki bilgiler ışığında dava konusu edilen faturalardan dolayı davalıdan 18.172,00-TL alacaklı olduğu tespit ve görüşleri bildirilmiştir.
Davacının sahibi lehine delil niteliği taşıyan defterlerinde kayıtlı 01/01/2018 tarihli ... nolu 9.322,00- TL bedelli faturanın davalı ticari defterlerinde de aynen kayıtlı ve BA formuyla mal alışı olarak bildirilmiş olması, faturaya itiraz da edilmemiş olduğu, yani bu fatura yönünden her iki taraf defter ve açık hesabının mutabık olduğu, davalı defterinde bu faturayla ilgili borç kapanış kaydı bulunmaktaysa da, herhangi bir ödeme def'inde bulunulmadığı gibi dosyaya sunulan bir ödeme delili de olmadığı, bu fatura yönünden davacının alacak hakkını HMK md.221'e göre ticari defter-kayıt deliliyle ispatlamış olduğu anlaşılmaktadır.
05/02/2018 tarihli...nolu 8.850,00 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olsa da davalı defterinde kayıtlı olmadığı gibi süresinde noter kanalıyla faturaya itiraz ve iade edilmiş olduğu, bu durumda yerleşik Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, davacının hizmet teslimini yazılı delille ispatlamasının zorunlu olduğu, davacı vekilince yasal sürelerde delil olarak sunulan ve bilirkişi incelemesi sırasında bilirkişiye ibraz edilen görseller ve e-mail yazışmalarının çoğunluğunun 2018/Ocak ve öncesi ticari ilişkiye dair olduğu, dava dilekçesinde dayanılan ve delil dilekçesi ekinde sunulan "2-8 Şubat 2018 Sosyal Medya Planı" ismiyle hazırlanmış görseller sunulmuşsa da bunların bir kısmının dava dışı ... firmasına ait olması, bir kısmı ...'ye ait reklamlar olsa da, görsellerin hazırlanmış olmasının tek başına davalının sosyal medya reklamlarının gerçekleştirildiğini yani hizmetin davalıya teslim edilmiş olduğunu ispatlar sayılamayacağı, basit yargılama usulüne tabi davada dava dilekçesinde delil olarak dayanılmayan ancak ön inceleme celsesi öncesi sunulan delil listesi ekinde ve ön inceleme celsesi sonrası verilen delil dilekçesi ekinde, ayrıca bilirkişi incelemesinde bilirkişiye sunulan e-posta yazışmalarının ise dava dilekçesinde delil olarak dayanılmaması nedeniyle, hizmet teslimi konusunda delil olarak kabulüne HMK md. 318-319-320 kapsamında yasal olanak bulunmadığı, davalı vekilince iddianın genişletilmesine ve yeni delil sunulmasına muvafakat etmediklerine dair beyan dilekçesi ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde açık beyanda bulunulduğu, kaldı ki bu e-postaların da sadece 1 tanesinin Şubat ayına ilişkin olduğu ve dava dışı ... görsellerine ait olduğu, davacı vekilince sunulan 16.07.2018 tarihli dilekçede (tebliğ zarfında sehven yazılan cevaba cevap verilebileceği şeklindeki şerhe istinaden cevaba cevap dilekçesi olarak sunulan dilekçe) davalı şirketin diğer bir şirketi olan ... adına da hizmet verildiği beyan edilmekle, sunulan görseller ve e-postaların bir kısmının dava dışı ... bir kısmının da dava dışı ...'a ait olduğu, çoğunun Şubat öncesi dönemlere ilişkin olduğu, davalı firmaya Şubat ayında verilen hizmetle ilgili delil sunulamadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, Şubat dönemine ait fatura içeriği hizmetin teslimi yazılı delille ispatlanamadığından, bu fatura yönünden alacağın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre, Ocak-2018 fatura alacağı yönünden takip tarihi itibariyle alacak ispatlandığından, ancak Şubat faturası hizmet teslimi ile takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından, aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne, kabul edilen kısım yönünden alacak likit ve itiraz haksız olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, reddedilen kısım yönünden ise davacının takip başlatmakta kötüniyeti ispatlanamadığından davalının bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının ... 8.İcra Dairesi ... sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 9.322,00-TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle aynı koşullarda devamına, fazla istemin reddine, alacağın %20'si oranında 1.864,40-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmün taraf vekillerince istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin 07/03/2023 tarih ve ... E.... K.sayılı kararı ile "... Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı fatura bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı vekili taraflar arasındaki sözleşme gereğince üstlendikleri edimi yerine getirdiklerini, davalı iş sahibinin iki adet fatura bedelini ödemediğini, yaptıkları takibe haksız itiraz edildiği belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise takibe konu faturalardan 05.02.2018 tarihli faturaya süresinde itiraz ederek iade ettiklerini, 01/01/2018 tarihli faturanın ise hiç tebliğ edilmediğini, davacının iddia ettiği hizmetleri vermediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasında, davalı şirket adına görsel çalışmalarının oluşturulması, hazırlanması ve gerekli uyarlamaların yapılması, sosyal medyada tanıtım, pazarlama ve iletişim çalışmalarının yapılması konusunda sözleşme yapıldığı, 2017 yılında davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı tarafça kabul edilerek bedellerinin ödendiği, ihtilafın davacı tarafça düzenlenen 2018 yılına ait iki adet faturadan kaynaklandığı, bu faturalardan 01/01/2018 tarihli olanan davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 05/02/2018 tarihli faturanın ise davalı tarafça süresinde itiraz edilerek iade edildiği sabittir.
Davalı her ne kadar takibe konu iki adet fatura içeriği hizmetin verilmediğini savunmuş ise de takibe konu 01/01/2018 tarihli davacı faturasını ticari defterlerine kaydetmiş olup bedelinin ödendiği iddia ve ispatlanamamıştır. Davalı söz konusu davacı faturasına itiraz etmeyerek faturayı ticari defterlerine kaydetmekle fatura içeriğini kabul etmiştir. Bu durumda fatura içeriği mal veya hizmetin verilmediğini ispat külfeti davalıdadır. Davalı fatura içeriği hizmetin verilmediğini ispatlayamadığı gibi davacı tarafça dosyaya sunulan görsellerden, bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerden fatura içeriği sosyal medya reklam hizmetinin verildiği sabit olduğundan davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir.
Eser sözleşmesinde eserin teslimi tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilir. Davacı da dava dilekçesinde delil olarak tanık deliline dayanmış, mahkemece verilen süre içinde tanıklarının isim ve adreslerini bildirmiştir. Davalı vekili de verdiği 25/08/2019 havale tarihli, 14/02/2019 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde ve 24/10/2019 havale tarihli beyan dilekçesinde davacının birinci tanık listesinde bildirdiği tanıkların dinlenilmesini talep etmiştir.
Buna göre davaya ve takibe konu 05/02/2018 tarihli fatura içeriği hizmetin verilip verilmediği konusunda davacı tanıklarının dinlenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tanıkları dinlenilmeden söz konusu fatura içeriği hizmetin verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi ile esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a6 maddesi ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ispatlanamadığından reddine karar verilen takibe konu 05/02/2018 tarihli fatura içeriği hizmetin verilip verilmediği konusunda davacı tanıklarının dinlenilmesinden sonra oluşacak sonuç dairesinde karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir...." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Davacı tarafından düzenlenen, icra takibine ve dolayısıyla davaya konu 05/02/2018 tarihli ... nolu 8.850,00 TL bedelli fatura içeriğindeki hizmetin davalıya teslim edilmiş olup olmadığı yargılamanın bu aşamasındaki temel sorundur. Mahkememiz fatura içeriğindeki hizmetin tesliminin tanıkla ispatlanamayacağı görüşündedir ve talebi bu nedenle reddetmiştir.
İstinaf mahkemesi ise hizmet tesliminin tanıkla ispatlanabileceği görüşündedir ve davacı tanıklarının dinlenmesini istemektedir. Kararımız bu nedenle, yani tanıkların dinlenmemiş olması nedeniyle kaldırılarak dosya daire görüşüne uygun şekilde inceleme yapılması için gönderilmiştir.
İade kararı doğrultusunda davacı tanıkları ... ve ... hizmetin teslimi ile ilgili olarak dinlenmiştir.
İstanbul BAM 53.HD.nin iade kararında yukarıda da açıklandığı üzere davacının birinci tanık listesinde bildirdiği tanıkların dinlenilmesi gerektiğine işaret etmiştir.
Mahkememizin 14.04.2023 tarihli celse ara kararı ile davacı tanıkları ... ve ...'ın tanık olarak dinlenmesine sehven karar verilmiş ise de 19.06.2023 tarihli celsede 25/06/2018 tarihinde 22/06/2018 tarihli tanık listesi verildiği, bu listede ..., ... ve ...'in tanık olarak dinlenmesinin talep edildiği, sehven ikinci kez verilen tanık listesindeki tanıkların çağrıldığı, ikinci kez tanık listesi verilemeyeceği anlaşıldığından, birinci tanık listesindeki tanıkların önümüzdeki celse dinlenmelerine karar verilmiştir.
Davacı tanığı ... beyanında; "Ben ...A.Ş.'nin sahibiyim, biz davalı tarafa reklam ve sosyal medya hizmeti verdik, hizmeti vermeye devam ederken ay sonunda yeni ayı planlamak için davet edildik, 25 ocakta bunun için toplantıya gittik, bir anda sizden hiç memnun değiliz, çalışmayacağız dediler, toplantı da yapmadılar, oysa biz bayağı hazırlıklı gitmiştik, daha önce bize çalışmalarımızdan memnun olmadıklarına ilişkin yazılı veya herhangi bir yolla bildirmemişlerdi, biz de teşekkür ettik, yapmış olduğumuz hizmetlerin bedelini istedik, biz normalde bir ay boyunca çalışma yaparız, daha sonra bunları takip ederiz ve sonraki ayın 5inde önceki ayın çalışmalarını fatura ederiz, biz ayın 25'inde gittiğimiz için ocak ayının da hakedişini istedik, 25'inde gittiğimizde ay sonuna kadar çalışmalarımızı zaten yapmıştık, bunun bedelini istedik, ancak fatura 25'inden sonra sonraki ayın 5'inde kesildiği için hizmetimiz yapılmamış gibi değerlendirilerek fatura iade edildi, bildiklerim bu kadardır." demiştir.
Davacı tanığı ... beyanında; "Ben halen ...A.Ş.'de yönetici ve aynı zamanda tasarımcıyım, ben tasarımın başında olduğum için görevim tasarımların yapıldığının ve eksiksiz teslim edildiğinden emin olmaktır, bu firmaya reklam ve sosyal medya ajansı hizmeti vermekte idik, ocak ayında da bu hizmeti sonuna kadar verdik, hatta şubat ortasına kadar tüm çalışmalarımızı hazırlayıp teslim ettik, ocak ayının sonuna doğru görüşmeye gittik, şubat ayı için hazırladıklarımızı sunmak için, ancak oraya gittiğimizde bize şubat ayında çalışmak istemediklerini söylediler, ancak zaten ocak ayındaki tüm çalışmaları yapıp hatta şubat ortasına kadar teslim etmiştik, biz hizmetimizi verip verdiğimiz ayın sonunda faturamızı kesmekte idik, yani ocak ayı boyunca tüm hizmeti teslim etmiştik, şubat ayında da onun faturasını kesmiştik, ancak onlar verdiğimiz hizmete karşılık olan faturayı kabul etmeyip reddettiler ve hizmetimizin karşılığını ödemediler, bildiklerim bu kadardır." demiş, davalı vekilinin talebi üzerine sorulduğunda ise "Az önce dinlenen tanık Koray ağabeyim olur." demiştir.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde alınan 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2018 yılı ticari defterlerinin (Yevmiye Defteri) TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış tasdiklerinin yapıldığı ancak inceleme tarihi itibariyle yasal tasdik süresi dolmadığından kapanış tasdiklerinin yapılmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafından bu dava Özelinde açılan faturada bahsi geçen Reklam hizmetinin verildiği, verilen hizmet için Ocak 2018 tarihli faturada Reklamla ilgili bir bedelin yazıldığı, davacı tarafın dava dosyasında paylaştığı görsellere göre (12.02.2018 tarihli) ve sonrasında tarafıma iletilen maille ilgili yazışmalar ve ekindeki görsellere dayanarak taraflar arasında ticari ilişkinin var olduğu, bu ilişkinin davacının faturalarını düzenlendiği Ocak ve Şubat 2018 tarihlerinde devam ettiği, ticari ilişkinin başladığı Kasım 2017 ve Aralık 2017 döneminde davacının davalıya düzenlediği faturalardaki "Sosyal Medya ve Kreatif Ajans Hizmet Bedeli" tutarlarının 2018 yılı Ocak ve Şubat ayları içinde değiştirmediği, aynı tutarda faturalandırdığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların yasal defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, faturalarla ilgili mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, davacı tarafın yasal defterlerdeki bilgiler ışığında dava konusu edilen faturalardan dolayı davalıdan 18.172,00.- TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalının ticari defterlerinin talimat yoluyla incelenmesi neticesinde alınan 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacının ibraz ettiği e-defter ve belgeler incelendiğinde, 2017 - 2018 yılı ticari defterlerinin (Yevmiye Defteri) TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların alındığı, kapanış tasdiklerinin yapıldığı bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davalı şirketin ticari defter kayıtlarında davaya konu ve icra takibine dayanak;
a) 01.01.2018 tarih ve ... nolu 9.322,00TL bedelli faturanın veresiye hizmet alışı (borç) olarak kayıtlara alındığı ve bu fatura bedelinin icra takip tarihinden sonra 31.12.2018 tarihinde "... tarafından kapatılan/kullanılan" açıklaması ile kapatılmış olduğu,
b) 05.02.2018 tarih ve ... nolu 8.850,00TL bedelli faturanın ise defterlerde kayıtlı olmadığı, Şubat/2018 dönemine ait "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba) beyannamesinde davacıdan mal/hizmet alındığına dair beyan edilmediği, davalı şirketçe bu faturaya yasal süresi içinde itiraz edilerek davacı şirkete iade olunduğu,
Davalı şirketin icra takip dayanağı 01.01.2018 tarihli 9.322,00TL bedelli faturayı ticari defterine kayıt ederek, 2018/Ocak dönemine ait Form Ba ile vergi dairesine bildirilmesi nedeniyle; Davacı şirketin 01.01.2018 tarihli fatura içeriği hizmeti davalı şirkete verdiğini ispat etmiş olabileceği, davalı şirketçe icra takip tarihinden sonra 31.12.2018 tarihinde “... tarafından kapatılan/kullanılan” açıklaması ile hesap kapatılmış ise de, bu fatura bedeli için ödeme yapıldığını gösteren herhangi bir ödeme belgesi ibraz edilmediğinden, davacı şirketin 01.01.2018 tarihli faturadan dolayı davalı şirketten 9.322,00.-TL alacaklı olabileceği, davacı şirketçe, icra takibine konu faturalar içeriğinde yazılı hizmet, “e- mail yazışmaları”, “medya planlamasında kullanılan ...ye ait reklamlara ait görseller, dava dosyasına sunulmuş ise de; 05.02.2018 tarihli faturaya konu alacağın davacı şirket tarafından verilen hangi tarihli "sosyal medya ve kreatif Ajans hizmetine” ilişkin olduğunun ve bu hizmetlerin gereği gibi yerine getirilip getirilmediğini değerlendirmek uzmanlık alanım dışında olduğundan; süresinde itiraz ve iade edilen 05.02.2018 tarihli 8.850,00.-TL bedelli faturada belirtilen "sosyal medya ve kreatif ajans hizmetinin" davalı şirkete verilip verilmediği ile bu faturadan dolayı davacının alacaklı olup/olamayacağının mahkemenin takdirinde bulunduğu yönünden görüş bildirilmiştir.
Reklam hizmetinin verilip verilmediğinin tespiti bakımından daha önce alınan bilirkişi raporları yeterli görülmediğinden ve talimatla alınan bilirkişi raporunda da bu duruma işaret edildiğinden, raporların takdirinin mahkemeye ait olması nediniyle; Medya, Basın-Yayın, Radyo-TV Sinema, Reklam ve Tanıtım Yönetmen, Yapımcı, Oyuncu Sunucu hususlarında uzman bilirkişi...'tan görüş istenmiş, verilen 13.10.2024 tarihli sektör bilirkişi raporunda; Dosyada biri ... bir diğeri ... için ayrı ayrı düzenlenmiş iki adet “...” ve ekinde “...” isimli sözleşmenin olduğu, işbu sözleşmelerde davacı ile davalı firmanın taraf olarak göründüğü, sözleşmelerin 01.10.2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğunun, 01.10.2018 tarihine kadar yürürlükte kalacağının ve 12 (on iki) ay sonunda kendiliğinden sona ereceğinin ilgili maddelerde belirtimiş olduğu, ancak işbu sözleşmelerde tarafların imza ve kaşelerinin yer almadığı, diğer taraftan davacının ...ve ... ile ilgili Kasım 2017, Aralık 2017, Ocak 2018 ve 2018 yılının Şubat ayının ortalarına kadar pek çok tasarım, reklam ve sosyal medya içerik üretimi yapmış olduğunun hem e-posta yazışmalarından, hem dosyada mevcut görsellerden, hem de tanık beyanlarından anlaşıldığı, davacı tarafından davalıya sunulmuş hizmetlerin bazılarında, özellikle Ocak 2018 ve Şubat 2018 dönemlerinde sunulmuş olan hizmetler için davalı firmadan “uygundur” cevabının alındığının göründüğü, E-posta yazışmalarında da isimleri geçen pek çok proje için yapılmış olan pek çok tasarım, reklam ve/veya sosyal medya içeriklerinin, davalının sosyal medya hesaplarından paylaşıldığının dosyaya sunulmuş olan belgelerde görüldüğü, davacıya facebook, instagram gibi 3. Şahıs sosyal medya kanallarından gönderilmiş faturalar ve verilmiş hizmet detaylarından da davalı firma yayınlarının yapıldığının anlaşıldığı, sektör prensiplerine göre reklam veren firmalara önce hizmet verildiği, sonrasında verilmiş olan hizmetlerin fatura edildiği ve akabinde reklam veren firmalar tarafından ödemelerin gerçekleştiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davaya ve icra takibine konu faturaların iki adet olup, birincisinin 01.01.2018 tarih ve .... nolu 9.322,00TL bedelli fatura, ikincisinin 05.02.2018 tarih ve ...nolu 8.850,00.-TL bedelli faturalar olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin icra takip dayanağı 01.01.2018 tarih ve ... nolu 9.322,00TL bedelli fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, itiraza uğramadığı gibi 2018/Ocak dönemine ait Form Ba ile vergi dairesine nedeniyle söz konusu hizmeti aldığı yönünde tereddüt yoktur.
İkinci fatura olan icra takip dayanağı 05.02.2018 tarih ve A-013619 nolu 8.850,00.-TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak itiraz edilerek davacıya iade edildiği anlaşılmaktadır. O halde bu faturaya ilişkin hizmetin verilip verilmediğini incelemek gerekmektedir.
Mahkememizce alınan 13.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; Dosyada biri ... bir diğeri ... için ayrı ayrı düzenlenmiş iki adet “Sosyal Medya Ve Kreatif Ajans Hizmetleri Sözleşmesi” ve ekinde “...” isimli sözleşmenin olduğu, bu sözleşmelerde davacı ile davalı firmanın taraf olarak göründüğü, sözleşmelerin 01.10.2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğunun, 01.10.2018 tarihine kadar yürürlükte kalacağının ve 12 (on iki) ay sonunda kendiliğinden sona ereceğinin ilgili maddelerde belirtilmiş olduğu, ancak işbu sözleşmelerde tarafların imza ve kaşelerinin yer almadığı, ancak taraflarca da inkar edilmediği açıktır.
Diğer taraftan davacının ...ve ...ile ilgili Kasım 2017, Aralık 2017, Ocak 2018 ve 2018 yılının Şubat ayının ortalarına kadar pek çok tasarım, reklam ve sosyal medya içerik üretimi yapmış olduğu (raporda ayrıntılı olarak işlenen) e-posta yazışmalarından ve dosyada mevcut görsellerden anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından davalıya sunulmuş hizmetlerin bazılarında, özellikle Ocak 2018 ve Şubat 2018 dönemlerinde sunulmuş olan hizmetler için davalı firmadan “uygundur” cevabının alındığı, e-posta yazışmalarında da isimleri geçen pek çok proje için yapılmış olan pek çok tasarım, reklam ve/veya sosyal medya içeriklerinin, davalının sosyal medya hesaplarından paylaşıldığının dosyaya sunulmuş olan belgelerde görüldüğü anlaşılmaktadır.
Davacıya facebook, instagram gibi 3. Şahıs sosyal medya kanallarından gönderilmiş faturalar ve verilmiş hizmet detaylarından da davalı firma yayınlarının yapıldığının anlaşıldığı, sektör prensiplerine göre reklam veren firmalara önce hizmet verildiği, sonrasında verilmiş olan hizmetlerin fatura edildiği ve akabinde reklam veren firmalar tarafından ödemelerin gerçekleştiği yönünde bilirkişi görüşüne itibar etmemek için bir neden görülmediğinden, yapılan açıklamalar doğrultusunda icra takip dayanağı olan 05.02.2018 tarih ve ... nolu 8.850,00.-TL bedelli ikinci faturaya ilişkin reklam hizmetinin verildiği kabul edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının ... 8. İcra Müdürlügünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 18.172,37.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (18.172,37.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 3.634,47.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.241,35-TL olup, peşin alınan 313,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 927,36-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 88,05-TL, bilirkişi ücreti 5.093,00-TL toplamı 5.181,05-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 5.120,92-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 349,89‬-TL'nin toplamı 5.470,81‬-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafça yapılan 450,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 5,22-TL yargılama giderinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 18.172,37-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 213,37-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2024

KATİP

HAKİM

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim